Wardom Forum

Forum

Ağu
31
Teröristleri ihbar edenlere ödül
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suç faillerinin yakalanmasına yardımcı olanlara veya yerlerini, yahut kimliklerini bildirenlere para ödülü verilmesine dair İçişleri Bakanlığı yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.
İçişleri Bakanlığına ait "Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik"e, Resmi gazete'nin bugünkü sayısında yer verildi.
Yönetmeliğe göre, ödül miktarı sağlanacak bilgi, aydınlatılacak suç veya ihbar edilecek fail dikkate alınarak Ödül Komisyonu tarafından belirlenip ilan edilecek. Acak bu miktar 200 bin lirayı geçemeyecek.

Suç failinin terör örgütünde üst düzey yönetici olması veya aydınlatılacak suçun toplumda oluşturduğu infial ve etki de dikkate alınarak, ödülün miktarı, Ödül Komisyonu'nun önerisi ve İçişleri Bakanının onayı ile 20 katına kadar artırılabilecek.

Bir kişi, bu yönetmelik kapsamında birden fazla suçun aydınlanmasına veya birden fazla failin yakalanmasına yardımcı olursa, ödül miktarı, aydınlatılmasına yardımcı olduğu her suç ve fail için ayrı ayrı belirlenebilecek.

Kaynak
Milliyet
http://www.milliyet.com.tr/teroristleri-ihbar-edenlere-odul-gundem-2110242/


Ağu
10
Android olmasaydı, Samsung ve HTC gibi devler bugün iPhone karşısında yok olabilirdi. İşte kanıtlar!

Apple'ın iPhone her geçen gün daha da güç kazanıyor ama akıllı telefon yarışında yalnız değil. Motorola, HTC, Samsung, LG ve Sony, tüm güçleriyle iPhone'u takip ediyorlar. iPhone'un rekabette yalnız kalmamasını ve bu 5 dev firmanın da Apple ile yarışabilmesini sağlayan tek bir isim var: Android.

Google'ın mobil işletim sistemi, yarışa iPhone'dan geç girse de arayı hızla kapattı ve akıllı telefon pazarının tek bir marka ile anılmasını engelledi. Gelin, Android'in bu 5 firmaya Apple'la rekabette nasıl katkıda bulunduğunu beraber inceleyelim...

Motorola – Droid ile hayat buldu

Android'den bahsederken ilk değinmemiz gereken firma şüphesiz Motorola. Cep telefonları tarihinde çok önemli bir rolü olan Motorola, RAZR'dan sonraki en büyük çıkışını 2009'da Android sayesinde Droid ile gerçekleştirdi. Droid X ve Atrix 4G gibi büyük başarı yakalayan telefonların yanı sıra BackFlip ve Cliq gibi tutmayan telefonları olsa da Motorola'nın Android'e çok şey borçlu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 2011'in ilk çeyreğinde 4,1 milyon adet akıllı telefon satan Motorola, bu sayede 212 milyon dolar beklenen zararını da 89 milyon dolara indirmeyi başardı.

HTC – Windows Mobile'ı unuttu

Adı uzun süre Microsoft'un mobil işletim sistemi ile beraber anılan HTC, 2007 yılından sonra iOS ve Android'e karşı hızla güç kaybeden Windows Mobile'i terk etme kararı alırken büyük bir kumar oynadı. Ama G1 ile Android'e taşınan HTC kısa sürede oynadığı kumarın tuttuğunu ispatladı. Nexus One, EVO 4G ve G2 gibi telefonlarla büyük başarı yakalayan HTC'nin finansal rakamlarına baktığımızda da bu kararının ne kadar doğru olduğunu görebiliyoruz. Bir yıl önceye göre satışlarını %192 arttıran HTC, 2011 yılında tam 9,7 milyon adet akıllı telefon satmayı başarmıştı.

Samsung – Galaxy S mucizesi

Android'e geçişte en geç kalan firmalardan biri olan Samsung bu gecikmeyi Galaxy S gibi kelimenin...
Ağu
10
Herkesin hayatında bir Nokia telefon vardır diye tahmin ediyoruz. Bundan dolayı geçmişe doğru ufak bir yolculuk yapmaya ne dersiniz?



Nokia 2110 ve 3110

1995 yılında piyasaya sunulan Nokia 2110, o kadar başarılı oldu ki 2 yıl sonra 1997’de “tek tuş” özellikli 3110 piyasaya sunuldu. 2110’u kullananlar varsa hatırlayacaktır; alttan kredi kartı büyüklüğünde sokulan sim kartının tam yerine oturmaması görüşmelerin yarıda kalmasına sebep veriyordu ve 3110 ile bu sorun giderildi.

Nokia 5110 Değiş Tokuş Kapak

Mobil sektörde “inovasyon” diye bir şey varsa bunu yapan ilk firma Nokia’dır. 1998 yılında değiş tokuş kapaklı telefonu 5110 ile piyasaya giriş yapan Nokia tüm dünya çapında ciddi satış rakamlarına ulaştı. Bu günlerde 4,7 mm kalınlığa sahip telefonların olduğu bir ortamda 3 santim kalınlığıyla Nokia 5110 sınırları çiziyordu…

Nokia 6110, 6130 ve 6150

Nokia için 1998 yılı oldukça hızlı geçti; zira firma arkası arkasıya 6110,6130 ve 6150 modellerini pazara sundu. Kızıl ötesi portu sayesinde veri gönderme ve almayla tanıştığımız ilk telefon olan bu seriyi 6210 ve efsane 6310 takip etti. 6310i ile de GPRS üzerinden internete girilebileceğini öğrenmiştik…

Nokia 8110

Nokia bu gün Nokia ise buna en önemli katkıyı yapan telefon Matrix filminde de kullanılan 8110’dur. Yine inovasyonun sınırlarını zorlayan Nokia günümüzde cep telefonu üreticilerinin “Flex” adı altında sattığı telefonları 1998 yılında satışa sunmuştu. Şahsımın da uzun süre kullandığı bu müthiş telefona o yıllarda 120.000 Lira verdiğimizi çok iyi hatırlıyorum…

Nokia 8210 ve Nokia 8810

1999 yılı bitmeden pazara sunulan Nokia 8210 ve Nokia 8810 telefonların artık küçülebileceğinin bir göstergesiydi. Küçük ve ince telefonların rağbet görmeye başladığı bir ortamda Nokia kullanıcıların farklı istekler duymaya başladıklarını bu seriden sonra ortaya koyduğu telefonlarla anladı.

Nokia 8850, Nokia 8890 ve Nokia 8910

Yine şahsımın kullandığı bir telefona geldi sıra. Nokia 8850...
Ağu
08
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık "(Yerli otomobil) Binek modeller bu ay içinde tanıtılacak. SUV modelinde menzil uzatma kitine ilişkin ek çalışma yapılıyor. Onun için bu modelin tanıtımı eylülde olacak" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli Otomobil çalışmalarına ilişkin, binek modellerin bu ay içinde tanıtılacağını, SUV modelinde ise menzil uzatma kitine ilişkin ek çalışma yapıldığını, bu nedenle söz konusu modelin tanıtımının eylülde gerçekleştirileceğini bildirdi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Işık, yerli otomobil çalışmalarında gelinen son noktaya ilişkin bilgi verdi.

Yerli otomobiller 4 Tip Olacak ve Bu ay Tanıtılacak:

Yerli otomobilin 4 tip olacağını daha önce de açıkladığını hatırlatan Işık, binek modellerin bu ay içinde tanıtılacağını, SUV modelinin ise eylül ayına kalacağını kaydetti. Işık, SUV modelin menzil uzatma kitine ilişkin ek çalışma yapıldığını, bu nedenle de söz konusu modeli eylülde tanıtacaklarını ifade etti.

Bunların ardından ise 30-40 araçlık filonun hazırlanacağını ve her türlü arazi testinin yapılacağını anlatan Işık, sonrasında ise seri üretime geçileceğini söyledi.

Yerli telefon üretimine de değinen Işık, sıfırdan bir telefon üretiminden ziyade, donanım ve yazılım konusundaki projeler oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Şu anda 3 projenin donanımla, 5 projenin de yazılımla ilgili destek almaya hak kazandığını belirten Işık, burada asıl önem verdikleri şeyin marka olduğunu ifade etti. Tüm parçaların illa Türkiye'de üretilmesi gibi bir isteklerinin olmadığını vurgulayan Işık, "Cep telefonunda önemli olan marka oluşturmak. Onun dışındaki tüm işlemleri artık bir şekilde elde edebiliyorsunuz" dedi.

kaynak
Tem
27
Çok değil, sadece 10 sene önce farklı her cihazınız için doğru adaptörü kullanmanız gerekmekteydi. Bugün ise telefonunuzu arkadaşınızın evinde şarj edebiliyor, tabletinizi istediğiniz bir PC'ye bağlayabiliyor ve dijital kameranızdaki fotoğrafları TV'nize aktarabiliyorsunuz. Tüm bunları standart haline gelen USB bağlantısına borçluyuz.

Ancak tüm sorunlar ortadan kalkmış değil. Tüm USB şarj adaptörleri, konektörler ve kablolar aynı olmadığından, bazıları cihazınızı şarj etmekte yetersiz kalabiliyor. Örneğin laptop'unuzdaki USB portlarından bir tanesi, diğerlerinden daha yüksek güç sağlayabiliyor. Masaüstü PC'lerin bazılarında ise USB portunu PC'niz kapalıyken bile kullanabiliyor ve telefonunuzu şarj edebiliyorsunuz. Peki cihazınızı farklı USB portlarını kullanarak şarj etmenin ona bir zararı var mı?

Yeni spesifikasyonlar

Bugün itibariyle dört USB spesifikasyonuna (tanımlamasına) sahibiz. Bunlar 1.0, 2.0, 3.0, 3.1 ve bunların yanında yeni eklenen USB-C konektöründen oluşuyor. Bir başka önemli bilgi ise her USB ağında bir host'un ve bir cihazın bulunması. Güç her zaman host üzerinden cihaza akarken veri, her iki yönde de aktarılabilmekte.

USB 1.0 ve 2.0'da standart bir port, 500mA'e (0,5A) kadar güç taşıyabiliyor. USB 3.0'da bu kapasite 900mA'e yükseltiliyor. Özel şarj portları 1.500mA'e kadar güç sağlayabiliyor. USB 3.1, SuperSpeed+ modu sayesinde aktarım hızını 10Gbps'ye çıkarırken 5V hattı üzerinden 1,5A ve 3A güç çekebiliyor.

USB-C ise tamamen farklı bir konektöre sahip. USB'nin aksine her iki yönde de takılabilen USB-C, teoride USB 3.0'ın iki katı veri aktarabiliyor ve daha fazla güç sağlayabiliyor. Apple, yeni MacBook'unda, Google ise yeni Chromebook Pixel'inde USB-C destekli USB 3.1 portuna yer veriyor. Bununla birlikte USB 3.1'i destekleyen eski stil USB portları da var.

USB cihazınızı patlatmanız mümkün mü?

500mA'lik portlar ile şarja özel 3.000mA'lik portlar arasında büyük bir güç farkı var. Peki 900mA'lik bir adaptörle gelen bir...
Haz
02
Sosyal platformlar, alışveriş siteleri ve diğer online mecralardan yararlanabilmemiz için oluşturduğumuz kullanıcı hesaplarının şifrelerini bir süre sonra unutulabiliyoruz. Google tarafından hazırlanan bir araştırmaya göre unutulan şifrelerin hatırlanması veya sıfırlanabilmesi için belirlenen "güvenlik soruları"na verdiğimiz cevaplarla parolamızı geri kazanma yöntemi, pek de güvenli değil.

Geçtiğimiz günlerde Stanford Üniversitesi'nden Joseph Bonneau ve Google çalışanlarının yaptıkları şifre kurtarma denemelerinde, "gizli soru" ile parola sıfırlama seçeneğinin çok düşük bir güvenlik düzeyinde olduğu sonucu ortaya çıktı. Bunun başlıca nedenlerinden biri, güvenlik sorularına verilen cevapların hackerlar tarafından tahmin edilememesi için sahte olarak belirleniyor olması. Araştırmaya dahil kullanıcıların yaklaşık yüzde 37'lik bir kısmı, tahmin edilmesi oldukça güç cevap belirledikleri için kendileri bile cevapları hatırlamakta zorlanıyor.

Güvenlik sorularının zorluk seviyesini arttırarak hesaplarınızın ele geçirilme riskinizi bir nebze de olsa azaltabilirsiniz; bu doğru. Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi, şifreyi hatırlamak kadar, güvenlik sorularına verilen sahte cevapları hatırlamak da zor. Bir örnek daha... Uçuş numarası gibi zor bir soru seçeneği belirleyen Google çalışanlarının sadece yüzde 9'u, kısa bir süre sonra bile olsa, doğru cevabı hatırlayabilmiş.

Habere konu araştırmaya göre sorulara doğru cevaplar giren yüzde 63'lük kesim ise, özellikle "doğum yeriniz" veya "en sevdiğiniz yemek nedir" gibi basit soruları seçiyor. Bu da, yapılan birkaç denemeyle çözülüp kullanıcı hesaplarının kötü niyetli kişilerin eline geçmesini sağlayabiliyor.

Şu an için en güvenilir yöntem olarak SMS ile şifre sıfırlama veya e-posta yolu ile yeni şifre belirleme seçenekleri gibi görünüyor. Ama unutmayın; henüz hiçbir yöntem, kusursuz derecede güvenlik sağlayamayacaktır.
Haz
02
Tasarım, telefonlar arasında seçim yaparken en çok baktığımız nitelikler arasında. Hatta tercih sebebimiz, bazen sadece arka taraftaki Apple logosu, veya öndeki "Samsung" yazılı logo olabiliyor. Ancak telefonların çoğunlukla görmediğimiz dahili bileşenlerinde genellikle çok konuşulmayan birçok yenilik yapılıyor.

Qualcomm gibi yonga seti üreticileri, kullanacağımız telefonların nasıl olacağını her sene, sessizce tanımlıyorlar. Google ve Apple'ın Android ve iOS'ta yaptığı değişiklikler, çoğu zaman yonga setindeki teknolojinin buna el vermesi sayesinde bize sunuluyor.

Peki telefonların bugünkü nesle ulaşmasında hangi teknolojiler etkili oldu? Bir sonraki büyük yenilik hangisi olacak? İsterseniz gelin, cevapları birlikte arayalım.

Son senelerin en büyük yonga seti değişikliklerinden bir tanesinin çok yakınındayız. Mobil işlemcilerde 64-bit'e geçmeye başladık. Üstelik 64-bit yonga setleri, sadece en üst düzey telefonlara özel değiller - işlemcinin uygun fiyatlı telefonlara da girebildiğini gördük. Bunun en iyi örneklerinden bir tanesi, 83 dolara satılan (yurtdışı fiyatı) Huawei Ascend Y550. Cihaz, Qualcomm'un 64-bit Snapdragon 410 işlemcisini kullanıyor.

Peki 64-bit'in ne önemi var? 64-bit yonga setleri, 32-bit yongaların sahip olduğu kısıtlamalardan birine sahip değiller. 64-bit yonga seti daha çok RAM'e izin verdiği gibi, işlemcinin çok daha fazla veriyi aynı anda işlemesine olanak tanıyor. Bunlar elbette geleceğe yönelik yenilikler, ancak uzak bir gelecekten bahsetmiyoruz. Telefonlar, yakında video düzenleme için laptop'lara ve masaüstü PC'lere olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Hatta asıl oyun cihazımız haline gelebilirler.

Bunların ancak uzak bir gelecekte gerçekleşeceğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak size Microsoft HoloLens ve Oculus Rift gibi cihazların PC'lerle etkileşim şeklimizi yakında nasıl değiştireceğini incelemenizi tavsiye ediyoruz.

64-bit yolunun henüz başındayız. Bu yol, Qualcomm'un 2015 amiral gemisi yonga seti olan Snapdragon...
Testler yeni uygulama ile çok yakında...
escort beylikdüzü escort