Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar

-

Milli ve Dini Unsurlar - Türk ve Dünya Tarihi - Osmanlı Devleti'nde Kullanılan Silahlar; Ateşsiz Silahlar Kılıç,Ok,Sapan,Bozdoğan,Topuz (gürz),Kamçı,Döğen,Balta,Meç,Şimşir,Gaddara,Yatağa n,Hançer,Kama,Mızrak,Cirit,Kantariye,Kastaniçe,Sün gü,Zıpkın,Tırpan,Çatal,Halbart,Mancınık,Müteharrik kule. Ateşli Silahlar Toplar;Şayka, Zarbazen,Miyane zarbazen,Şahî zarbazen,Şakloz,Drankı,Bedoluşka,Marten,Ejderhan,K olonborna,Miyane,Balyemez adlarındaki toplar Tüfekler;Şişhaneli karabina,Çakmaklı,Fitilli çeşitleriyle tüfek ve tabanca. Koruyucular;Zırh,Karakal,Miğfer,Dizçek,Kolçak,Kalk an Silahların bir kısmı; 800) {this.width=800;this.alt='Orijinal boyutu icin tiklayin';}" onmouseover="if(this.alt) this.style.cursor='pointer';" onclick="if(this.alt) window.open('http://www.damon.co.nz/Turkey/14Sword.jpg');" border="0" /> 800) {this.width=800;this.alt='Orijinal boyutu icin tiklayin';}" onmouseover="if(this.alt) this.style.cursor='pointer';" onclick="if(this.alt) window.open('http://www.damon.co.nz/Turkey/12OldGuns.jpg');" border="0" /> 800) {this.width=800;this.alt='Orijinal boyutu icin tiklayin';}" onmouseover="if(this.alt) this.style.cursor='pointer';"



Geri Dön   Wardom.Org > Milli ve Dini Unsurlar > Türk ve Dünya Tarihi

 
Eski02-01-2011, 20:51   #1
ßeNAsLıNDaYoHuM
 
Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar - ßeNAsLıNDaYoHuM
Thumbs up Osmanlı Devleti'nde Kullanılan Silahlar

Osmanlı Devleti'nde Kullanılan Silahlar;
Ateşsiz Silahlar

Kılıç,Ok,Sapan,Bozdoğan,Topuz (gürz),Kamçı,Döğen,Balta,Meç,Şimşir,Gaddara,Yatağa n,Hançer,Kama,Mızrak,Cirit,Kantariye,Kastaniçe,Sün gü,Zıpkın,Tırpan,Çatal,Halbart,Mancınık,Müteharrik kule.

Ateşli Silahlar

Toplar;Şayka,
Zarbazen,Miyane zarbazen,Şahî zarbazen,Şakloz,Drankı,Bedoluşka,Marten,Ejderhan,K olonborna,Miyane,Balyemez adlarındaki toplar

Tüfekler;Şişhaneli karabina,Çakmaklı,Fitilli çeşitleriyle tüfek ve tabanca.

Koruyucular;Zırh,Karakal,Miğfer,Dizçek,Kolçak,Kalk an

Silahların bir kısmı;





Devamı gelecek..

Düzenleyen ßeNAsLıNDaYoHuM : 02-01-2011 21:21. Sebep: Başlık eklemek..
 
anahtar kelimeler     0
Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar
anahtar kelimeler:

türklerin kulandıkları silahlar, eski silahlar kılıçlar ve oklar, hun devletinin kullandığı silahlar, ilk turklerin kullandigi silahlar, eskiden savaşlarda kullanılan silahlar, eski turklerde silah, osmanlı devletinde kullanılan silahlar, türklerin kullandıgı ilk silah, selçuklu zamanı silahları, türklerin kullandığı silahlar nelerdir.

eski türklerin kullandığı silahlar, eskiden kullanılan silahlar adlari, eski türklerin kullandığı silahlar nelerdir, turklerin kullandigi savas aletleri, ordunun kullandığı silahlar nelerdir?, türklerin kullandığı araçları nelerdir, türklerde kullanılan silahlar nelerdir, eski zamanlarda kullanılan silahların adları, türklerin eskiden kullandığı silahlar.

eski türklerde silahlar, eski türk silahları, eski turk tabanca, eski zamanın silahları, eski türklerde bozdoğan, hunların savaşta kullandığı silahlar, türk devletlerinde kullanılan savaş aletleri, eski türklerde mancınık, osmanlı devletinin kullandığı silahlar.

eskiden tabanca isimleri, eski türklerin kullandığı oklar, eski silahlar osmanlı silahları, Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar.


Eski02-01-2011, 21:16   #2
ßeNAsLıNDaYoHuM
 
Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar - ßeNAsLıNDaYoHuM
Thumbs up Selçuklu Ordusunda Kullanılan Silahlar

SELÇUKLU ORDUSUNDA KULLANILAN SİLAHLAR


Oğuzların Kınık boyundan olan Selçuklu Türkleri, İslam dünyasına Maver⒒ün nehr’den gelerek girdiler ve X. Yüzyılın sonlarına doğru Müslüman olarak, kendilerini İslamiyet’in hizmetine verdiler. Oldukça kısa bir sürede başarılı fetih hareketlerine girişen Selçuklular; Gaznelileri, Bizans’ı Şii Büveyhoğullarını mağlup edip, Abbasi Halifeliğinin ve Sünni İslam koruyuculuğu vazifesini üzerlerine aldılar..

Selçukluların iktidar ve yükselişinin temelini atan Türkmenler hafif silahlarla donatılmış, vurucu, üstelik çok çevik bir orduyu temsil etmekteydi . Ayrıca bu ordunun giderleri çok azdı. Selçuklular, bunlara karşı bir denge sağlamak, aynı zamanda tamamlayıcı bir askeri güç oluşturmak amacıyla geleneğe uygun olarak bir gulam ordusu, daha doğrusu bir paralı ordu kurdular. Güçlü orduları sayesinde ülkeyi etkili biçimde denetleme olanağı buldular. Böyle bir ordunun bakımı için gerekli parayı da ikta sistemini uygulayıp yaygınlaştırarak sağladılar. Türkmen ordusu tamamen süvarilerden oluşurken gulümlerden oluşan hassa ordusu ise hem süvari hem de piyadelerden müteşekkildi . Askerlerin giyim tarzı hakkında pek m olmasa da sarı külah(börk) takıp, keçe giydiklerini Süvari olduklarına göre muhtemelen, diğer Türkler gibi pantolon giydiler.
Selçukluların parlak zaferler kazanmasında, hafif süvari dayanan ordusu, öteden kullandıkları savaş stratejileri ve dönemin teknik bilgilerine yabancı bulmaları önemli rol oynadı . Rakiplerinin ok ve yayı sadece kullandığı bir dünyada Selçuklular, ok ucu olarak sivriltilmiş kemik kullandılar ve at üzerinde her pozisyonda ok kullanabilmek için talimler yaptılar.

SALDIRI SİLAHLARI

Ok Ve Vay

Ok, yay ile gerili kirişe takılarak uzağa atılan ucu sivri, düzgün, ince, bir çubuktur. Düzgün uçması için arka kısmına kuş tüyü geçirildi. Sivri ucu, önceleri çakmak taşından yapılırken, sonradan bunun yerine metal veya kemik kullanıldı, yay kirişi, manda boynuzundan yahut ağaç veya madenden yapılabilirdi.
Ok ve yayın bozkırlı kavimlerin olduğu hususunda tarihçiler hem fikirler. İskitler ve Hunlar bu konuda eskiçağın en maharetlileriydi. Zaten Oğuzlar, Oğuz Destanı’na dayanılarak Bozok ve Üçoklar diye iki kola ayrılmaktadır. Yani ok ve yayın Türkler için önemli ve hususi bir yeri vardır. Hakimiyet, tabiyyet ve da Bey, hususi mektuplarında tuğra olarak ok ve yay işaretini kullanmıştı . Selçuklu akınlarından rahatsız olan Gazneli Sultan Mahmud’a komutanı Arslan Cazib, Selçuklu erkeklerinin baş parmaklarını kestirmesini tavsiye , etmişti. Çünkü baş parmağı olmayan, dolayısıyla ok atamayan bir Türkmen yaşayamazdı.

Mızrak

Uzun saplı ve sivri demir uçlu olan bu silah, saldırı veya savunma amaçlı kullanılabiliyordu. Memlükler, mızrağı savunma amaçlı kullanıyorlardı ve bu yüzden Memlüklü mızrakları demiriydi. Selçuklu mızrakları ise ahşap saplıydı. Bu sayede fırlatılmaları mümkün oluyordu

Kargı

Ucunda demiri olan bir nevi mızrak idi. Eskiden beri kullanımı yaygındı. Büyük Selçuklu ordusunda kullamlan “hatti” ve “gargı” adı verilen çeşitleri Bahreyn’de
üretilirdi .

Harbe
Piyadelerin kullandığı nisbeten kısa bir mızrak çeşidiydi.

Kılıç

Ateşli silahların yaygınlaşmasından önce kullanılan en meşhur harb aletidir. Bele asılarak taşınır. Kudret ve hakimiyetin sen İlk defa kimin, ne zaman kullandığı bilinmemektedir. Mesela Hititler kullanıyordu . Eski Türk Devletlerinde kılıç kullanımı ve imali oldukça yaygındı. Selçuklu kılıçları, Karahanlılarda tedarik edildiği gibi, Kayseri, Ahlat ve Divriği’de üretiliyordu. Selçuklu ve sonradan Osmanlı Devleti’nde ordu ihtiyaçlarını karşılamak için her eyalette kılıçhaneler kurulmuş ve kılıç ustaları yetiştirilmişti. Ayrıca Selçuklu Sultanları, devlet kuran Müslüman hükümdarlara istiklal ve hakimiyetini tanıdığını belirtmek için kılıç gönderirlerdi .

Kama

Sivri uçlu, iki yanı keskin, enlice bir tür bıçak olup Kafkas kökenlidir. Kın içinde, belde taşınırdı.

Pala
Ağzı enli, ortası geniş, uca doğru daralan kalın, kısa ve ağır kılıç çeşidiydi. Daha çok atlılar kul1anırdı .

Hançer
Ucu eğri ve sivri, yanları keskin, silah olarak kullanılabilen kamadan küçük bıçaktır. Düz veya tırtıllı olabilirdi. Erkeklerin çoğunlukla taşıdığı hançer, mertlik alameti olarak görülürdü. Batıni faaliyetleri sayesinde suikast silahı olarak kötü bir şöhret kazanacaktı.

Gürz
Türklerin topuz veya bozdoğan da dedikleri düşmanı yaralamak ve zırhını parçalamak amacıyla yakın çatışmada kullanılan, üzerinde boğumlar olan ve bir ucu öbüründen çok daha kalın bir silahtır. Demir, bakır, pirinç veya bronzdan yapılıyordu. Piyadelerin kullandıkları daha hafifti. Sultan Alparslan Malazgirt savaşında hem kılıç hemde gürz kullanmıştı .


Balta
Birçok araştırıp Avrupa’ya yayılan Asya kökenli akıncıları “baltalı savaşçılar olarak tanımlanmıştır . Buna rağmen yeryüzünde Kızılderelilerden Vikinglere kadar birçok toplumda silah olarak yaygın kullanıma sahipti. Uzun saplı, mızrağa benzer çeşitleri yanında, süvarilerin kullandığı kısa saplı el balaları da vardı.

Çekre
Dört köşeli, baş parmak kalınlığında, keskin uçlu bir ok olup kurma yoluyla atılırdı ve zırhları delici güçteydi.

SAVUNMA TİPİ SAVAŞ ALETLERİ

Kalkan
Savaşçıların ok, mızrak, gürz ve kılıç darbelerinden kendilerini korumak için kullandıkları alettir. Sol elle tutulurdu. Dikdörtgen, yuvarlak veya kabarık olabilirlerdi. Yapıldığı malzemeye göre isimler alırlardı. Mesela demir olanlara “hacefe”, çelik kalkanların yuvarlak olanına “yaleb” denirdi. Bir başka çeşidinin adı “matrak” idi. Kalkan imalatı ve üzerindeki süsleme işçiliği Türkiye sanatlarında mühim bir öneme sahiptir .

Miğfer
Başı dış belerden koruyan madeni başlık olup, tepesi sivri ve fes biçimindeydi. Bumu, kulakları, boynu muhafaza eden siperlik ve levhaları olabilirdi. Her devirde kullanılmıştı


Zırh
Vücudu silahlardan korumak için kullanılan çelik giyecektir. Avrupalıların, hareket kabiliyetini oldukça sınırlayan, ağır ve kalın zırhlara karşılık Selçuklu ve Memlüklerde, küçük parçaların birleşmesinden müteşekkil, hareket serbestliği veren kullanışlı ve hafif zırhlar kullandılar. Süvariler, kendilerini e en kıymetli yardımcıları olan atlarını korumak için de zırh kullandılar. Atlara giydirilen zırh; at alın, boyun ve sağrı zırhı olmak üzere üç parçaya 1.Kılıçarslan, Çavlı ile olan mücadelesinde kendisinde atının da zırhlı olması sebebiyle bir nehri geçmek isterken boğularak ölmüştü .

Cevşen ve Zemberek
Cevşen, örme zırh demekti. Çokal da bir zırh çeşidiydi. Çelik yada pirinçten mamül bir cins zırha da zemberek denirdi.

KUŞATMA ARACLARI

Mancınık

Gerilip bırakılarak, ucundaki taşı ileri fırlatan kaşık şeklindeki bir sopa ve düzeneğinden oluşan bu alet, hem saldırı silahı olarak hem de kale muhasaralarında kullanılırdı. Fenikeliler ve Romalılardan beri bilinen bu alet ile düşmanın üzerine veya aşırtma taş, gülle veya büyük oklar atardı .

Arrede

Bir nevi mancınıktır. Daha çok hafif taşların fırlatılmasında kullanılırdı .

Külünk ve Miskab (Nakkab)

Külünk, kazmaya benziyordu. Miskab ise delici bir aletti. Bunlar, kale kapısının zorlanmasında kullanıldılar .

DİĞER SAVAŞ GERECLERİ

Selçuklu Devleti’nin hüküm sürdüğü sahada hem Selçuklu’dan önce hem de sonra yaygın olarak filler kullanılmıştı. Mesela Gazneli Sultan Mesud’un Dandanakan’da Selçuklu ile savaşırken o, filler bulunuyordu. Eyyübi Sultanları da savaşlarda fillerden yararlanacaktı . Savaşlarda fil kullanıp kullanmadıklarını bilmiyoruz. Ancak faidelerini ve yaygın kullanımlarını gören Selçuklular, olasılıkla eskinin canlı tanklarından yararlandılar.

Barutu Çinlilerin icad ettiği, onlardan Müslüman Türkler ve Araplar vasıtasıyla Avrupa’ya geçtiği bilinmektedir. Ancak Çinliler, barutun patlayıcı özelliklerini bilseler de onu savaşta değil havai fişek yapımında kullanıyorlardı. Timur Han’ın askerlerini ellerinde tüfeğin ilkel şekli olan karabinalar olduğu halde avlanırken gösteren minyatürlerin mevcudiyeti, ayrıca Osmanlı Beyliği’nin toplar sayesinde Sırp Sındığı zaferini kazanmaları, barutun, daha XIV. yy’larda yaygın bir kullanıma sahip olduğu hakkında fikir verebilir. Fakat Selçukluların barutu kullandıkları hakkında elimizde malt olmadığı gibi bu konuda tahmin yürütmek bile zor. Yalnız, petrolden elde edilen, kolay tutuşan ve parlayıcı özelliği olan neft, kuşatmalarda kullanılıyordu. Hatta Irak Selçuklularının ordusunda bir neffatun (neftçiler)birliği vardı .

KİMYASAL SİLAHLAR
Nefti ve eğer kullanılıyorsa barutu, ateşli silahlar(patlayıcılar) grubuna dahil edebilirdik. Bu durumda kale kuşatmalarında ve düşmanın önünden kaçarken en başvurulan “kuyu zehirleme” olgusunda kimyasal silahların kullanıldığını kabul edebiliriz . Zehir olarak da herhalde Zırnık(Arsenik), Siyanür veyahut Kurşunlu veya Civali bileşiklerden birisi kullanılıyordu. Çünkü bu sayılanlar, eskiçağ ve ortaçağın en rağbet gören zehirleriydi.

Devamı gelecek..

Düzenleyen ßeNAsLıNDaYoHuM : 02-01-2011 21:20. Sebep: Başlık eklemek..
 

Eski02-01-2011, 21:23   #3
ßeNAsLıNDaYoHuM
 
Eski Zamanda Türklerin Kullandığı Silahlar - ßeNAsLıNDaYoHuM
Asya Hun Devleti'nde Kullanılan Silahlar

Sadece hafif zırhla korunmuş ve tamamı atlı okçulardan oluşan bir ordunun, nasıl bunca orduları yok ettiği ve hattâ iyi eğitimli, tam zırhlı ve yüksek tecrübeli Roma lejyonlarını yendiği, ilk bakışta hayret vericidir. Bu zaferlerin sırrını çözebilmek için, Hunlar'ın savaş taktiklerini, silahlarını ve nasıl organize olduklarını iyi bilmek gerekir.

Atlar, Hun askerî kuvvetinin temel taşıydı. Daha sonraları Avarlar ve Macarlar gibi Türk kavimleri de atı, ataları Hunlar gibi iyi kullanmışlardır. Hun atları, Avrupa atlarından farklıdır. Bunlar daha küçük, tüylü ve daha dayanıklı, cesurdular. Bu atlar sayesinde Hunlar, düşmanlarından 5 kat daha uzun mesafeleri, onlarla eşit sürede alabiliyorlardı. Bütün askerler, yanlarında en az iki at taşırlardı ve bu yedek atlar sayısı, 5 e kadar çıkardı. Bunun, iki nedeni vardı. Eğer savaşta atı ölürse, diğer atlardan birini kullanabiliyordu ve üstelik çok sayıda at, düşmanların, Hun kuvvetlerinin miktarını tam olarak kestirmesini engelliyordu. Hun askerleri, ikmal yolları kurmazlardı. Her asker, yiyeceğini, silahını, çadırını, sefere çıkmadan önce ayarlamak zorundaydı ve bunları yedek atlara yüklerdi. Hun atları da, askerleri gibi, çok hafif zırhlı idiler. Hunlar, semeri kullanmasını biliyorlardı, fakat, üzengiyi kullanmamışlardır. Aslında kullanmalarına gerek olmadığı da bazı Çin ve Avrupa tarihçileri tarafından bahsedilmektedir. Çünkü, Hun askerleri, ata, sözleri ile hakim olabiliyorlar, böylece ok ve kılıç kullanırken, çok rahat hareket edebiliyorlardı. Emirlerle atların düşman atlarını ısırması ve yere düşen düşman askerinin ezilmesi sağlanıyordu. Üzengi, Avarlar sayesinde 5. yüzyılda Avrupa'da yayılmaya başlamıştır.

Hun atlı okçuları, "Birleşik Yay" diye bilinen, çok güçlü ve etkili, ağaçtan yapılma, boynuz ve deriyle kaplanmış bir yay kullanıyorlardı. Elbetteki bu yaylar, yerin altında binlerce yıl kaldıklarından, bugün sadece kemikle kaplanmış kısımları mevcuttur. Bir Macar okçuluk uzmanı ve seyisi, Lajos Kassai, yıllar sonra Hun hikâyelerine, buluntulara ve arkeolojik kazılara dayanarak Macar, Hun ve Moğol yaylarını üretmeyi başarmıştır. Bu şekilde bir yayla, bir asker, 2 yaya sahip olmuş oluyordu. Bu yaylar, kuru tutulmak zorundaydılar. Askerler, yanlarında deriden yapılma bir sadak taşırlardı. Bu çeşit bir yayı üretmek, genelde yarım sene alıyordu. Öncelikle kayın ya da akça ağaç diye bilinen uygun ve şekil alabilir bir ağaç olması gerekiyordu. Yay'ın gövdesine, boynuz ve sert odun parçaları yapıştırılıyordu. Deriyle kaplanarak, nem karşısında önlemler alınmış oluyordu. Bu yay sayesinde, Avrupalı askerlerin kullandıkları yaylardan daha etkili ve hızlı bir şekilde atış yapabiliyorlar, daha az yoruluyorlardı. Şimdi düşünün, 10 000 atlı asker, düşman karşısında ve atlarını sadece sözleri ve diz hareketleri ile yönetiyorlar, ellerinde en az 3-4 ok var, yani bu bir dakikadan az bir sürede, aynı anda 40 000 ok demek.

Hun ordusu yakın savaşa pek girmese de, mecbur kaldığında genellikle mızrak ya da pala, hançer kullanırlardı. Askerler, küçük yaştan itibaren eğitilmeye başlanır, onlara at sürmesi, yay ve kılıç kullanması öğretilirdi. Okçuluk talimleri, genellikle fare, kuş, gelincik, daha sonra tavşan ve tilki gibi küçük hayvanlara karşı yaptırılırdı. Böylece, büyüdüğünde mükemmel derecede at süren ve yay kullanan, kusursuz bir atlı okçu savaşçı yetişirdi.

Hunlar gibi atlı göçebe milletler, genellikle savaşlarda mahvediciydiler. Kullandıkları taktikler, Avrupa orduları ve Çin piyadeleri için bilinmeyen ve sezilemeyen tuzaklarla doluydular. Hun askerleri, hep sayıca üstün kuvvetlerle savaştıkları için, öncelikle onların sayılarını etkisiz hale getirene kadar ok yağmuruna tutar, iyice yıpranan düşmana mızrak ve kılıç hücumuna çıkarlardı. Oklara karşı kalkan kullanmayı deneyen ordulara karşı ise, grup halindeki okçularla ateş ederlerdi. Önce havadan ok yağmuru başlar, diğer grup da hemen, kalkanlarını havaya kaldırmış askerleri oklardı. Genellikle, pusu kurarak hücum etme taktiği kullanılırdı. Avrupalı ve Çinli tarihçiler, Hunlar'ın en tehlikeli ve hileli taktiğini, yani bizim bildiğimiz Turan Taktiğini şöyle tanımlamışlardır: Ordu bütün kuvvetleri ile düşman hatlarına hücum eder, kısa bir süre çarpıştıktan sonra, bir işaretle geri çekilir, gözünü hırs bürümüş düşman, zaferi kazandığına inanıp Hun ordusunu takibe koyulur, ancak ani bir işaretle Hun atlıları, eğerlerinin üzerinde ters döner ve 3-5 ok atarak ön hücum hattının saldırısını kırarlar ve bu sırada yanlara açılmış Hun okçuları, düşmanı iyice çevirmiştir. Avrupa tarihçileri bile, bu taktikleri ve iyi organize olmuş savaş düzenini, barbar ve kana susamış ilkel kavimlerin yapamayacağını kabul etmiştir.

"Qaenk"ler okçuların zayıflattığı düşman ordularının içlerine girer ve "Sqmu" adı verilen özel yapılmış kılıçlarıyla düzen sağlamaya çalışan sersemlemiş orduları dağıtırdı.. Bu kılıçların özelliği, keskin yanının taraklı olmasıve jilet gibi keskinliğe sahip olmasıydı.. Hun demircileri kılıç yapımında çeliğe kattıkları özel bir madde ile kılıçların aşırı sağlam olmasını sağlarlardı; aşırı sağlam olmasının yanısıra yalnız kendi topraklarında ait olan bir bile taşıyla bileyledikten sonra askerlere verilirdi...

"Quank" orduları en fazla 1000 kişi tutulurdu ve savaş esnasında düşmanın gücüne göre azar azar gönderilirdi. Bu askerler savaş alanına ölmek için giderlerdi ve koca kalabalık yığınlarını iki ellerinde iki "Sqmu" kılıçlarıyla donatarak yere paralel tutar ve saf tutmaya çalışan ordunun safını yarardı...

Timin başında bulunan "Enrek Quank" adını verdikleri tim konutanının işaretinin ardında geri çekilerek kalan düşmanı üzerlerine çeker ve Hun Ordusuna "Turan Taktiğini" uygulamaları için ortam hazırlarlardı...

Genellikle katıldıkları savaşta, küçük bir tim olarak kaldıkları için Turan Taktiği esnasında kendi okçuları tarafından kaza okuna maruz kalarak hayatlarını kaybederlerdi...

Devam edecek..
 

Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:26.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



pvp serverler, ukash, Maç Özetleri, diğer yarım son bölüm, kırmızı shop, dövme, kız oyunları


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.