İçimizi ısıtan hikayeler-1

-

Off-Topic - Genel - HAYATININ SINAVI Etvan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savaşa katılmak üzere İngiltere'den ayrılacaktı, hicbirşeyden korkmuyordu ama duygusallığı nedeniyle, ülkesinden ayrılma fikri zor geliyordu ona. Ağır adımlarla büyük kütüphaneden içeriye girdi, bir kitap alıp oturdu ve okumaya koyuldu. Gerçektende çok güzel temalara değinmiş



Geri Dön   Wardom.Org > Off-Topic > Genel

 
Eski11-02-2009, 12:01   #1
mryilmazer
 
İçimizi ısıtan hikayeler-1 - mryilmazer
İçimizi ısıtan hikayeler-1

HAYATININ SINAVI
Etvan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savaşa katılmak üzere İngiltere'den ayrılacaktı, hicbirşeyden korkmuyordu ama duygusallığı nedeniyle, ülkesinden ayrılma fikri zor geliyordu ona. Ağır adımlarla büyük kütüphaneden içeriye girdi, bir kitap alıp oturdu ve okumaya koyuldu. Gerçektende çok güzel temalara değinmiş etkileyici bir kitaptı elindeki, ama daha da güzel olanı kitabı daha önce başkasının da okumuş ve bazı yerlere notlar almış olmasıydı.
Okuyanın notlar aldığı bölümler Evvan'ı da derinden etkiliyor, notları okudukça sarsılıyordu. Kim olabilirdi bu?
Hemen kütüphane memuresine gitti ve daha önce kitabı okuyan kişinin kim olduğunu öğrendi. Holly adında bir kadındı, adresini aldı ve eve varır varmaz bir mektup yazdı: "Büyük Kütüphanede bir kitap okudum. Eklediğiniz notlar karşısında hayranlık duyduğumu belirtmeliyim. 10 gün sonra Kore'ye gidiyorum, sizi tanımak - mektuplaşmak istiyorum. Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum."
Holly'den olumlu cevap geldi ve mektuplar ardı arkasına yazılmaya başlandı. Her yeni mektupta birbirlerinden biraz daha etkileniyor, yüreklerini birbirlerine biraz daha açıyorlardı. 2 sene bu şekilde geçip gitti. Ewan ve Holly birbirlerine belki binlerce mektup yazmış, her mektuptan ayrı tatlar almışlardı. Evvan'ın ülkeye geri dönme zamanı gelmişti, son mektubunda Holly*i görmek istediğini yazdı.
"Ancak seni tanıyabilmem için bana bir resmini gönder lütfen" diye ekledi. Holly buluşmayı kabul etti fakat resmi göndermedi.
"Resmin ne önemi var ki? Bizi ilgilendiren kalplerimiz değil mi? Yakama kırmızı bir çiçek
takacağım." dedi.
Günler birbirini kovaladı ve ülkeye döndü. Trenden indiği ilk anda gözleri Holly'i aradı.
Bir müddet bakındı, sonra kalabalığın arasından şimdiye dek gördüğü en güzel kadın
belirdi. Uzun boylu, çok güzel vücutlu, uzun sarı saçli, masmavi iri gözleri ve mavi
elbisesiyle muhteşem bir kadındı. Kadına doğru bir adım attı, ama yakasında hicbirşey
yoktu. Kadın gözlerine baktı ve "Merhaba denizci, benimle gelmek ister misin?" diye
sordu.
Tam o sırada güzel kadının omuzunun üzerinden arkasındaki yakasında kırmızı çiçek olan
kadını gördü. Kısa boylu, şişman sayılacak kiloda, gri kısa saçlı, tozlu uzun pardisesü ve
kalın bilekleriyle ö'ylece duruyordu. Ewan şaşkındı, az önce hayatında gördüğü en güzel
kadından bir teklif almıştı. Ancak karşısında da yüreğine aşık olduğu kadın duruyordu.
Kendini toparladı ve yanından geçen dünyalar güzeli kadına aldırmadan ilerledi. Elinde
Holly'le birbirlerini tanımalarını sağlayan kitap vardı. Elini uzattı,
"Merhaba Holly" dedi gözlerinin içi gülerek.
"Pardon" dedi kadın."Ben Holly değilim. Az önce buradan geçen sarı saçlı mavi elbiseli
bayan yakama bu çicegi taktı ve bunun hayatının sınavı olduğunu söyledi.
Sizi garın çıkışındaki cafe'de bekliyormuş "
 
anahtar kelimeler     0
İçimizi ısıtan hikayeler-1
anahtar kelimeler:

içini ısıtacak hikayeler, insanın içini ısıtan hikayeler, İçimizi ısıtan hikayeler-1.


Eski11-02-2009, 12:08   #2
mryilmazer
 
İçimizi ısıtan hikayeler-1 - mryilmazer
İçimizi ısıtan hikayeler-2

VASİYET
\
Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak,
onlara vasiyette bulunur: /
- Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum
17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yansını büyük
oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma
bırakıyorum.
Babalarının ölümünden sonra, mirası babalarının vasiyeti uyarınca paylaşmak üzere kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar. Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17sayısı ne 2' ye, ne 3' e, ne de 9' a bölünebilir.
" Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübe ehli, yaşlı bilgesi gelir!" diye düşünüp, ona giderek, danışılar. Bilge kişi
- "Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!" der.
Bu cömertliğe cok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler. Önce 2' ye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra 3'e bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra 9' a böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır. Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan bir deve kalır, yine. Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yaşlı bilgeye bşsvururlar. Bilge kişi güler ve
- İyi öyleyse!. Sorunun çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alayım.
**********
Bilge kişi tıpkı bilgi gibi katalizör olarak olaya girer, çözümü sağladıktan sonra olaydan çıkar. Sorunu çözmede insanlara yardımcı olur, ama kendinden de bir sey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da cok artan, tükenmez bir özelliğe ve güzelliğe sahiptir.

BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ
; Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmis. Bir gün Tanrı'ya sormuş;
- Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o
,-kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yasayacağım?
'- Tüm meleklerin arasından serim için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.
- Pekiiiii... İnsanlar bana birşeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?
- Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.
- Peki Tanrım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?
- Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.
- Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?
- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.
- Fakat ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.
- Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana Öğretecek.
O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanin sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar.
- Tanrım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?
- Meleğinin adının önemi yok yavrum, sen onu ANNE diye çağıracaksın...
 

Eski11-02-2009, 12:15   #3
mryilmazer
 
İçimizi ısıtan hikayeler-1 - mryilmazer
içimizi ısıtan hikayeler-3

VİETNAM
Vietnam'da savaştıktan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bîr hikaye anlatılır. San Francisco'dan ailesini aradı.
"Anne baba, eve dönüyorum, ama sizden birşey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum."
" Memnuniyetle, onunla tanışmak isterrz," diye cevapladılar. Oğulları, "Bilmeniz gereken birşey var" diye devam etti. "Arkadaşım savaşta ağır yaralandı. Bir mayına bastı ve bîr koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok, ve onun gelip bizimle kalmasını istiyorum." I "Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz."
"Hayır. Anne, baba, onun bizimle yaşamasını istiyorum." "Oğlum," dedi babası, "bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur. Bizim kendi hayatımız var, ve bunun gibi birseyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve i dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır." Oğlu o anda telefonu kapattı.
Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne-baba hemen San Francisco'ya uçtular ve oğullarının cesedini tesbit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar, ve bilmedikleri birşey daha ğgrenince dehşete düştüler: Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı.
************
Bu hikayedeki aile de birçoğumuz gibi. Güzel olan ya da birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay, ama bize rahatsızlık veren ya da yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmiyoruz. Bizim kadar sağlıklı, güzel ya da akıllı olmayan
insanların yanından uzak durmayı tercih ediyoruz. Neyse ki, bize bu şekilde davranmayan biri var.
Biz ne kadar bozulmuş olursak olalım, bizi sonsuz ailesinin yanına çağıran şartsız sevgiyle seven biri.
Bu gece, uyumadan önce, insanları olduğu gibi kabul edebilmemiz ve bizden farklı olanlara karşı daha anlayışlı olabilmemiz için gereken gücü vermesi için Allah'a kısa bir dua edelim. Kalbimizde arkadaşlık adında bir mucize yar. Nasıl olduğunu veya nasıl başladığını anlamazsınız. Ama bu özel armağanı bilirsiniz ve Arkadaşlığın Tanrı'nın en büyük armağanı
olduğunu anlarsınız. Gerçekten de arkadaşlar cok nadide mücevherlerdir. Sizi gülümsetip başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini size açmak isterler. Bugün arkadaşlarınıza onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin. Bu yazıyı ARKADAŞ olarak
gördüğünüz herkese gönderin. Eğer size geri gelirse, o zaman sonsuza kadar bir arkadasınız olduğunu anltyacaksınız.

ARKADAŞLIK HAFTASI
\ Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir' torba vermiş. " Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahtaperdeye bir çivi çak11 demiş. Gene, birinci (ilk) günde tahtaperdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol 'etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az cm çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtaperdenin önüne götürmüş. Gence "bugünden başlayarak tartısmayıp kavga etmediğin her gün için tahtaperdelerden bir çivi çıkart (sök)" demiş.
(Sünler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona "aferin iyi davrandın ama bu tahtaperdeye dikkatli bak. Artık cok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş.
Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime, bir yara (delik) bırakır. Bir çatalı bu arkadaşlara sokabilirsin ve çıkartabilirsin, Arkadaşına" bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak). Bir arkadaş ender bir mücehver gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar" demiş.
Bu hafta arkadaşlık haftasıdır. Sen de arkadaşlarına bu maili gönder, sana öonderene bile gönder. E mail sana döndüğü zaman ne kadar arkadaşın var öğreneceksin.
Sana iyi bir arkadaşlık haftası diliyorum. Senin arkadaşlığın için cok teşekkür ediyorum ve seninle tanıştığım için cok memnun oldum. Senin tahtaperdene koyduğum çm için beni affet.
 

Eski11-02-2009, 20:26   #4
efsane_edr
 
İçimizi ısıtan hikayeler-1 - efsane_edr

hepsi de çok çok güzel hikayeler...
saol...
 

Eski12-02-2009, 11:41   #5
melisa24
 
İçimizi ısıtan hikayeler-1 - melisa24

tşk çok hoşuma gitti ya
 

Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



pvp serverler, ukash, Maç Özetleri, diğer yarım son bölüm, kırmızı shop, dövme, kız oyunları


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.