Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım)

-

Milli Unsurlar - Milli Değerlerimiz - Merhaba Arkadaşlar, Son günlerde yaşanan gergin olaylar ile birlikte böyle bir başlık açmayı uygun gördüm, ve milli değerlerimiz kategorisinde sabit başlıklarda mevcut olmayan bir yazı olarak tespit ettim... Milli ve Manevi Değerlerimize Sahip Çıkalım Bir medeniyetin oluşumunda maddi unsurlar kadar milli ve manevi değerlerde önemlidir. Medeniyetleri oluşturan insandır. İnsan ise hem maddi hem manevi özellikleri olan bir varlıktır. Bedeni özelliklerinin



Geri Dön   Wardom.Org > Milli ve Dini Unsurlar > Milli Unsurlar > Milli Değerlerimiz

 
Eski14-01-2011, 23:14   #1
whimper
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - whimper
Post Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım)

Merhaba Arkadaşlar,

Son günlerde yaşanan gergin olaylar ile birlikte böyle bir başlık açmayı uygun gördüm, ve milli değerlerimiz kategorisinde sabit başlıklarda mevcut olmayan bir yazı olarak tespit ettim...

Milli ve Manevi Değerlerimize Sahip Çıkalım
Bir medeniyetin oluşumunda maddi unsurlar kadar milli ve manevi değerlerde önemlidir. Medeniyetleri oluşturan insandır. İnsan ise hem maddi hem manevi özellikleri olan bir varlıktır. Bedeni özelliklerinin yanı sıra manevi özellikleri de insanı insan yapan özelliklerdir. Maddeye önem verip maneviyatını unutan bir insan yaşam bulduğu bu dünyada mutlu bir hayat sürmesi mümkün değilse, maddi değerlere önem
verilip manevi değerler unutulduğu müddetçe bir medeniyetin uzun sürmesi de aynı şekilde mümkün değildir.
Günümüzde bir yandan şiddet ve terör olayları, hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk olayları dünyada yaşayan bütün insanların maddi hayatını tehdit ederken, diğer yandan da maddiyata önem vermenin, inanç değerlerinin arka plana itilmesi gerekliliğini ortaya koymaya çalışan bilimsel izahı olmayan birçok yanlışlıklar ortaya sürülmektedir. Bizleri kurtaracak pek çok model önümüze sürülmek istense de çağımızda ki bu problemlerle başa çıkabilmemizin yolu, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmakla olacaktır. Nitekim bugün birçok toplum kurtuluşu kendi milli ve manevi değerlerine geri dönmekle mümkün olacağını ifade eder hale gelmiştir.
Bir milleti millet yapan temel değerlerin başında milli ve manevi değerler gelmektedir. Vatan, bayrak, kültür, dil, marş vb. gibi unsurlar milli değerlerimizi Din ise, manevi değerlerimizi ifade etmektedir. Bugünkü konumuzda milli ve manevi değerlerimizin neler olduğunu ve hayatımızın neden vazgeçilmezlerinden olduğunu ifade etmeye çalışacağız.

Vatan
Üzerinde yaşanılan ve kültürün oluşturulduğu topraklara vatan denilmektedir.Vatan sadece toprak parçası değildir. Vatan üzerinde yaşayan insanlar için hürriyet demektir. Esaret altında olmamak demektir. Bu sebeple yaşadığımız bu topraklara bir toprak parçası olarak bakmamak gerekir. Nitekim Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşında vatanımızın önemini şöyle ifade etmektedir.
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
Vatanı sevmek, düşmanlara onu terk etmemek, kendisine gelecek her türlü zarara karşı gerekli tedbirleri almak ve gerektiği zaman onun için canını vermek kutsal bir vazifedir. Türkiye’miz bizim için en vazgeçilmezlerdendir. Atalarımız bu topraklar için kendilerine düşen bütün vazifeleri layıkıyla yerine getirmişler, bu topraklara namahrem elini değdirmektense ölmeyi şeref sayarak şehitliğe sevinçle uçmuşlardır. Bugün, vatanımızı muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için bize düşen vazifeleri en güzel şekilde yerine getirmeliyiz. Ayrıca şu husus unutulmamalıdır ki, vatan sevgisi imandandır.

Bayrak
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, olarak tarif edilen bayrak, sadece kumaştan ibaret değildir. Bayrağa değer veren bir milletin kendisidir. Arif Nihat Asya Bayrak şiirinde bu hususu ne güzel ifade etmiştir.
Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Şanlı bayrağımız al kırmızısını, Yüce Şehitlerimizin kanından ay yıldızını ise, şehitlerimizin tertemiz kanına yansımasından almıştır. Bayrağımız her birimizin sevdasıdır. Milletimizin temel nişanesidir. Her nerde görülürse Şanlı tarihimizi hatırlar ve Yüce Milletimizin varlığını yanımızda hissederiz.

Kültür
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları oluşturmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütününe denir. Kültür, toplumların oluşturduğu bütün güzellikleri ifade eden bir kavramdır. Şiir, hikaye, müzik, vb. gibi sözlü veya yazılı edebiyatın ürünü olan ve dili oluşturan bütün eserler, bayramlar, seyirlik oyular, mimari, yeme-içme, giyim-kuşam ve halk oyunları hep kültürün birer parçasıdır.
Bugün özellikle bozulmamasına yönelik en büyük gayreti kültürümüze göstermeliyiz. Çünük bugün, kendi kültürümüzde olmayan birçok şey kendi kültürümüz gibi yansıtılmaktadır. Düğünlerimizde, eğlencelerimizde, cenazelerimizde toplum yaşantımızın her kesiminde kendi özümüze ait şeylerin yavaş yavaş yıpratılarak hayatımızdan çıkarılmaya çalışıldığına şahit olmaktayız. Mesela yılbaşı eğlenceleri tamamen kendi kültürümüzün mahsulü değildir. Bu tür eğlencelerde hem bedenimizi yıpratan hem de toplumsal bütünlüğümüzü bozan alkollü içecekler çokça alınmakta, harcamalar israf boyutunu aşmakta ve kumar gibi aramıza düşmanlık sokan oyunlar oynanmaktadır. Oysaki bu gibi şeyler kültürel mirasımıza ve dini inançlarımıza tamamen ters şeylerdir. Bu sebeple dinimizle bir bütün olarak birleşmiş kültürümüze sokulacak her türlü yanlışlıklar, toplumumuzdaki birlik ve beraberliği sekteye uğratacaktır.

Dil
Bizi birbirimize bağlayan aramızdaki iletişimi sağlayan büyük nimetlerden biride “dil” dir. Görünüş itibariyle küçük bir et parçası olan dil, yaptığı işler bakımından büyük bir vasıtadır. İyi veya kötü düşünceler dil ile açıklanır. Sevgiler ve nefretler dil ile ifade edilir.
Yüce Kitabımızda dilimizi kötü sözlerden korumamız istenmekte, gerçek kurtuluşa erenlerin özelliklerinden biri de dillerini kötü şeylerden koruyanlar olduğu ifade edilmektedir. Sevgili Peygamberimiz de bir hadisinde müminlerin özelliğinden bahsederken sözü güzel söyleyenler olduğunu bildirmiştir. Konumuzla ilgili hadis şöyledir.
« لَيْس المُؤْمِنُ بالطَّعَّانِ ، وَلا اللَّعَّانِ ، وَلا الْفَاحِشِ ، وَلا الْبَذِيء »
“Mümin, insanları lanetlemeyen, kötü söz ve çirkin davranışlar sergilemeyen kimsedir.”
İnsan olarak bize yakışan konuştuğumuz zaman incitmeden, kötü kelimeler kullanmadan ve kendi dilimizin güzelliklerini kullanarak hoş söz söylemek olmaktır.
Bizim en büyük zenginliklerimizden biri Türkçemizdir. Bugün üzülerek görmekteyiz ki, güzel dilimiz Türkçe yerine yabancı kelimelerin kullanımı çokça fazlalaşmıştır. İletişimimizi sağlayan dil artık insanlar arasındaki iletişimi tam anlamıyla sağlayamaz hale gelmiştir. Kuşaklar arasında dile bağlı çatışmalar olduğunu görmekteyiz. Bu sebeple bizlere düşen büyük görevler vardır. Öncelikle kendimiz güzel dilimiz Türkçeyi tam anlamıyla öğrenmeli, öğrendiğimizi hayata tatbik ederek örnek bir hayat sürmeli ve kendi öz dilimizi gelecek nesillerimize aktarmalıyız.

İstiklal Marşı
Her milletin kendine özgü bir marşı vardır. Bizim marşımız İstiklal Marşı ise, toplumsal birlikteliğimizden, düşmana esir olmamayı şeref saymaktan, bu vatan uğruna can vermekten, cennet vatanı kimselere bırakmamayı ahdetmekten ortaya çıkmıştır. Marşımız Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınsa da aslında İstiklal Marşı, her birimizin yüreğindeki sevdanın dışa yansımasıdır. Her bir kıtası ayrı bir heyecanın ifadesidir. Nitekim her zaman dile getirdiğimiz ilk iki kıta hepimizin zihinlerine kazınmıştır.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Aile
Yüce Rabbimiz yaşadığımız bu alemi ve içinde var etmiş olduğu her şeyi insan için, onun mutlu ve huzurlu olması için yaratmıştır. İnsanın en mutlu ve en huzurlu olduğu yer ise ailesinin yanıdır. Aile hayatı sayesinde insan mutluluğa sükûnete erer. Bu hususu Yüce Rabbimiz bizlere şöyle bildirmektedir.
وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجاً لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”
Aile bir toplumun en küçük birimi ve temel taşıdır. İnsanların meydana gelişi, olgunlaşması ve sağlıklı nesillerin oluşması aile müessesesi ile mümkündür. Sağlıklı ve sağlam bir toplumun oluşması için birbirlerini seven, yardımlaşma ve dayanışma ruhu içerisinde kederleri ve sevinçleri paylaşan aile yapısına ihtiyaç vardır. Aileler ne kadar mutlu ve huzurlu olursa, toplumda o kadar güçlü ve kuvvetli olur. Bu sebeple toplumumuzun en önemli yapı taşlarından biri olan aile hayatının korunması hepimize üşen bir vazifedir.

Din
Bizi birbirimize bağlayan manevi unsur Yüce Dinimiz İslam’dır. İslam dini inananları kardeş olarak tanımlar. Kuran-ı Kerimde إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ “Muhakkak ki, inananlar kardeştir”buyrularak bu hususa işaret edilmektedir.
İslam Dinini üç ana unsuru vardır: İman, ibadet ve ahlak. İman altı iman esasından teşkil etmekte, ibadetler ve ahlak, Yüce Rabbimizin emri ve Peygamber Efendimizin hayatında şekillendirdiği unsurlardır. Dinin aslî unsurlarından olan iman bir bakıma dinin Tanrı’yı tanıma ve bilme (marifetullah) boyutu, ibadetler Tanrı'ya itaat boyutunu ve ahlâk ise Tanrı’yı sevme (mâhabbetullah) boyutunu teşkil eder. İmanın akıl ve bilgi, ibadetlerin inanç ve kanaat, ahlâkın ise gönül ve duygu kaynaklı olması her birinin mahiyeti gereğidir.
İslam Dininin temel kaynağı Kuran-ı Kerimdir. Kutsal Kitabımız bizleri yanlışla doğruyu birbirinden ayırt etmeye yönelten bir kitaptır. Dünya ve ahiret hayatımızın mutluluğu açısından bizlere bir hidayet rehberidir. Kuran-ı Kerimde bizlere bu husus şöyle hatırlatılmaktadır.
ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ
“Bu, (Kuran) kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.”
İslam Dininin ikinci kaynağı ise, Sevgili Peygamberimizin sünnetidir. İslam Dininde, Kur’an-ı Kerim’den sonra bilgi ve uygulama açısından en büyük kaynak, Hz. Peygamberin Sünneti kabul edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de tafsilatlı bir şekilde yer almayan emirlerin ve yasakların uygulama sahasına çıkması hep Sünnetle olmuştur. Bir beşer olarak günlük yaşantımız nasıl şekillenmeli, insanca yaşam nasıl olmalı, dünya ve ahiret huzurunu nasıl elde edebiliriz? sorularının en güzel cevabını, Sevgili Peygamberimizin Sünnetinde buluyoruz. Ailevi ilişkilerde mutluluğun anahtarı Hz. Peygamberin Sünnetinde saklıdır. Hz. Peygamberimizin Sünneti, Kur’an-ı Kerim’in en büyük tefsiridir. Bu sebeple, Sünnete tabi olmak, Kur’an’a tabi olmak anlamına gelmektedir. Kuran-ı kerimde bu hususa şeyle işaret edilmektedir.
قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
“(Ey Muhammed) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”Bu iki temel kaynaktan hareketle kıyas ve icma olmak üzere iki temel kaynağın yanı sıra, daha birçok kaynak geliştirilmiştir.
Şanlı Ecdadımız, İslam dinini benimsemiş, tarihten getirmiş olduğu kültürle özümsemiş, mimaride, sanatta ve daha birçok alanda eserler ortaya çıkarmıştır.
Sonuç itibariyle; Milli ve manevi değerler et ve tırnak gibi bir bütünün iki parçasıdır. Biri diğerinden daha az önemli değildir. Müslüman-Türk milleti olarak bizler, hür yaşamış, vatanını hiçbir düşmana terk etmemiş ve bu uğurda ölmeyi kendine şeref saymış, bayrağını gönderden indirmemiş, kendi kültürünü bütün dünyaya bildirmiş ve kendi kültürünü birçok medeniyete aktarmış, aile hayatını en sağlam temellere dayandırmış ve dini birikimlerini terk etmemiş bir millettir. İnsan, hayatından bir değer kaybolduğu zaman onun yerini dolduracak mutlaka bir şeyler bulmaya meyillidir. Bu sebeple milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmalı, tarihten getirdiğimiz güzelliklerimizi benimseyip hayatımıza adapte ettikten sonra bu hususlardan her birini çocuklarımıza aktarmalıyız. Unutmayalım ki, gelecek çocuklarımızın ellerinde şekillenecektir.

Ahmet ÜNAL

Özellikle son günlerde dil ile yaşanan tartışmalara da dikkat çekerek, bir milletin milli unsurlarından biri olan dil kavramı, günümüzde üzücü ki; tartışma konusu...
Unutmayın ki Türkiye Cumhuriyeti 'nin dili Türkçe 'dir. Bu değiştirilemezdir..





bir kısmı alıntıdır, bir kısmı kendi eklemelerimdir.
 
anahtar kelimeler     0
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım)
anahtar kelimeler:

www milli ve insani degerlerimiz nelerdir com, milli degerlerimiz nelerdir, milli ve insani değerlerimiz nelerdir, milli ve insani değerlerimize örnekler, milli kültür ve değerlerimize örnekler veriniz, toplumsal değerlerimize ornekler, ahlaki değerlerimize örnekler veriniz, milli ve insani değerlerimiz, milli ve manevi degerlerimizle ilgili siirler, milli,maddi ve manevi değerlerimizle ilgili şiirler.

milli değerlere örnekler, ikinci sınıf milli değerlerimiz nelerdir, değerlerimize örnekler, Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım).


Eski14-01-2011, 23:33   #2
salamanki
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - salamanki

teşekkürler konu için
 

Eski14-01-2011, 23:56   #3
TurkishOnlyTurkish
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - TurkishOnlyTurkish

Güzel şeyler yazmış ve emek sarf etmişsiniz..teşekkürler...
 

Eski15-01-2011, 09:13   #4
alfredmaler
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - alfredmaler

Çok güzel bir paylaşım ve hatırlatma.. Teşekkür ederim
 

Eski15-01-2011, 12:54   #5
grsu
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - grsu

Elinize sağlık sadece sen benlede olmaz herkez sahip çıkmalı.
 

Eski16-01-2011, 05:11   #6
varoş
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - varoş
Thumbs up

Güzel noktalara değinilmiş... Ders çıkarmak gerek...
 

Eski16-01-2011, 07:15   #7
gencim
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - gencim

COGU IYI GÜZELDE BU YAZI HIC UYMUSMU
Özellikle son günlerde dil ile yaşanan tartışmalara da dikkat çekerek, bir milletin milli unsurlarından biri olan dil kavramı, günümüzde üzücü ki; tartışma konusu...
Unutmayın ki Türkiye Cumhuriyeti 'nin dili Türkçe 'dir. Bu değiştirilemezdir..

degistirilir veya degistirilmez oda tartisilir

buradaki hata kim ne zaman nerede demistirki
türkiye cumhuriyetinin dili degismelidir

yapilan tartismada türkce olan türkiye cumhuriyetinin dili degistirilsinmi deniyor?

ikinci dilde kullanilsin deniyor

aslinda iki dil demeleri yanlis,ücüncü dil demeleri gerekiyor

ikinci dil zaten var ARAPCA

Okul demiyorlarda Kuran kursu ADI altinda ARAPCA ders veriliyor

foruma bakinca binlerce atam izindeyiz yazisi var

soruyorum simdi atam dediginiz kisi ATATÜRK size arapcami birakti

1932-1950 yillarinda türkiyede camilerde arapca ezan yasakti
1950den sonra bir partinin baskani yane basbakan bu yasagi kaldirdi
türkce ezanida yasaklamadi ama insanlar arapcada israrli kaldi niye?
yasak olmamasina ragmen neden hic bir yerde
camilerde türkce ezan okunmuyor veya okutulmuyor?
arabistandamiyiz türkiye cumhuriyetindemiyiz?

Degismez vede degistirelemez diye birsey yok

simdi yapilan tartismadada degissin diyende yok zaten




türkiyede 70milyondan fazla insan var kac kisi o arapca okunan ezani anliyor?
anlamasi icin arapca bilmesi gerekiyor arapcada baska bir dil degilmi?

resmi dil,ülkenin resmi parasi,ülkenin bayragi bunlara kimse degissin demiyor vede demezde.

bu diyecegim örnekte yanlis anlasilma olmasin bayrak konusunda
icinizde askerlik yapan varsa bilir
her bölügün ayri bayragi var. ülkenin bayragida yaninda var
her arabanin ayri sembolü var ama ayni ülkede hepside ayni yolu kullaniyor
iki dil olursa türkiye bölünürmüs parcalanirmis ARAPCA yillardir var
bir bölünme olmussa 1950den sonra o bölünme yapilmis zaten
yaygara koparanlar provokasyonlar sayesinde rant pesinde kosanlardir
onlar icin kime ne olmus ne olacak hic önemli degil
yeterki onlarin cepleri dolsun ve oturduklari yer saglam olsun
 

Eski16-01-2011, 13:53   #8
TurkishOnlyTurkish
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - TurkishOnlyTurkish

edit............

Düzenleyen TurkishOnlyTurkish : 16-01-2011 13:55. Sebep: burasına degildi bu cvp
 

Eski17-01-2011, 02:12   #9
Lazetic
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - Lazetic

teşekkürler konu için!
 

Eski18-01-2011, 16:06   #10
whimper
 
Milli Değerlerimiz Nelerdir? (okuyalım ve sahip çıkalım) - whimper

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi gencim Mesajı Göster
COGU IYI GÜZELDE BU YAZI HIC UYMUSMU
Özellikle son günlerde dil ile yaşanan tartışmalara da dikkat çekerek, bir milletin milli unsurlarından biri olan dil kavramı, günümüzde üzücü ki; tartışma konusu...
Unutmayın ki Türkiye Cumhuriyeti 'nin dili Türkçe 'dir. Bu değiştirilemezdir..

degistirilir veya degistirilmez oda tartisilir

buradaki hata kim ne zaman nerede demistirki
türkiye cumhuriyetinin dili degismelidir

yapilan tartismada türkce olan türkiye cumhuriyetinin dili degistirilsinmi deniyor?

ikinci dilde kullanilsin deniyor

aslinda iki dil demeleri yanlis,ücüncü dil demeleri gerekiyor

ikinci dil zaten var ARAPCA

Okul demiyorlarda Kuran kursu ADI altinda ARAPCA ders veriliyor

foruma bakinca binlerce atam izindeyiz yazisi var

soruyorum simdi atam dediginiz kisi ATATÜRK size arapcami birakti

1932-1950 yillarinda türkiyede camilerde arapca ezan yasakti
1950den sonra bir partinin baskani yane basbakan bu yasagi kaldirdi
türkce ezanida yasaklamadi ama insanlar arapcada israrli kaldi niye?
yasak olmamasina ragmen neden hic bir yerde
camilerde türkce ezan okunmuyor veya okutulmuyor?
arabistandamiyiz türkiye cumhuriyetindemiyiz?

Degismez vede degistirelemez diye birsey yok

simdi yapilan tartismadada degissin diyende yok zaten


türkiyede 70milyondan fazla insan var kac kisi o arapca okunan ezani anliyor?
anlamasi icin arapca bilmesi gerekiyor arapcada baska bir dil degilmi?

resmi dil,ülkenin resmi parasi,ülkenin bayragi bunlara kimse degissin demiyor vede demezde.

bu diyecegim örnekte yanlis anlasilma olmasin bayrak konusunda
icinizde askerlik yapan varsa bilir
her bölügün ayri bayragi var. ülkenin bayragida yaninda var
her arabanin ayri sembolü var ama ayni ülkede hepside ayni yolu kullaniyor
iki dil olursa türkiye bölünürmüs parcalanirmis ARAPCA yillardir var
bir bölünme olmussa 1950den sonra o bölünme yapilmis zaten
yaygara koparanlar provokasyonlar sayesinde rant pesinde kosanlardir
onlar icin kime ne olmus ne olacak hic önemli degil
yeterki onlarin cepleri dolsun ve oturduklari yer saglam olsun
"degistirilir veya degistirilmez oda tartisilir"

bu konuda tartışılacak bir şey yok.. anayasanın değiştirilemez olan maddelerinde yer alıyor. Bir milleti oluşturan unsurlardan biri olan "dil" değiştirildiğinde milleti oluşturan unsurlardan birini kaybetmeniz anlamına gelir.

"ikinci dil zaten var ARAPCA

Okul demiyorlarda Kuran kursu ADI altinda ARAPCA ders veriliyor

foruma bakinca binlerce atam izindeyiz yazisi var

soruyorum simdi atam dediginiz kisi ATATÜRK size arapcami birakti"

"Kuran" orjinali arapça dilde yazıldığı için arapça adı altında öğretiliyor. Kuran Kursu dediğiniz yere arapça öğrenmek için değil, Kuran 'ı arapça (orjinal dilinde) okumayı öğrenmek, sureleri orjinal dilinde okumayı öğrenmek için gidersiniz. Kuran Kursu adı altında demek yanlış olur diye düşünüyorum.
Çünkü Kuran Kursunda sadece okumak değil, surelerin ezberlenmesi, namaz nasıl kılınır, islam dininin gerekleri vb. islam dini konusunda bilgiler kurs olarak verilmektedir.
bunu da arapça kursu olarak görmek yanlıştır..


Ezanın Arapça veya Türkçe okunması ile ilgili olarak; bunu diyanet en güzel şekilde yorumlar, çok temelini bilmiyorum ancak Türkçeleştirilerek uygulamaya gidilmesi yanlış olduğunu düşünüyorum. Neden derseniz; orjinal dilinde olmasının gerektiğini düşündüğümdendir. Aynı şekilde Kuran da arapça okunmalıdır, ancak tabi ki Türkçe meailini okuyarak ne anlatıldığını anlamak da gereklidir.


"türkiyede 70milyondan fazla insan var kac kisi o arapca okunan ezani anliyor?
anlamasi icin arapca bilmesi gerekiyor arapcada baska bir dil degilmi?"

anlamak isteyen açar internetten arar veya gider bir din adamına sorar.. Merak etmek yeterlidir ve öğrenmeye gayret etmek yeterlidir. Aynı şekilde okunan duaların anlamını da çoğumuz (ben de dahil) bilmiyoruz.. Türkçe okumak gerekmez ne anlama geldiğini öğrenmek için.. Yani demek istediğim az önce savunduğum orjinal dilinde okunması gerektiğini savunan biriyim.. Ancak daha doğrusunu diyanet açıklayabilir..

Bayrak konusunda söyleyebileceğim; Bir eyalet amblemi veya bir yörenin amblemi olmasının gerekliliği nedir bilmiyorum.. Arabalarda ticari amaç ile kurulmuş şirket logoları ile eyalet logosu arasında dağ kadar fark vardır.
Aynı şekilde askeriyede bulunan bölükler arasındaki o amblemleri sorgulayalım;
onlar bir topluluğu temsil ediyor, ordunun içindeki birimleri, ancak onlar nereye giderlerse gitsinler oradaki her askerin ne olduğunu ayırt etmek için yapılmış bir uygulama.. Askeriyenin içerisindeki toprağı temsil eden amblemler değildir onlar.

Ancak bu tartışılan logo veya simge; doğudaki topraklar için istenen bir simgedir.


Tüm tartışmayı bir kenara attım; apo ya "Sayın" diye hitap eden bir zihniyetin, bu ülkede faydalı veya zararlı önerdiği her düşünceye karşıyım..
kişisel görüşüm budur...


Okuduğunuz için teşekkürler
 

Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 14:13.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



pvp serverler, ukash, Maç Özetleri, diğer yarım son bölüm, kırmızı shop, dövme, kız oyunları


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.