Geri Dön   Wardom.Org > Off-Topic > Komplo Teorileri

 
Eski17-03-2006, 23:38   #1
wardomkolik
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - wardomkolik
Exclamation Said-i Nursi ve Nurculuk

İşte Said-i Nursi ve Nurculuk hakkında yapılmış geniş bir araştırma yorumsuz bilginize sunuyorum


Nurculuğun Türk Milliyetçiliği ile bağdaşıp bağdaşmadığının hükmünü
vermeden
önce “Nurculuk nedir?” sorusunu cevaplamak gerekir.
Gazetelerde, Radyolarda, Televizyonlarda ikide bir görülen Nurcular
aralarında toplumun en alta tabakasından, aydına (?!) (mühendis, avukat
,doktor,öğretmen…) kadar her türlü adamın bulunduğu gerçek adı Said-i
Kürdi
(yazımızın ilerleyen safhalarında kendisinden toplumca bilinen adı ile
yani
Saidi Nursi olarak bahsedilecektir) olan fakat daha sonra kendine
"Saîd-i
Nursî" adını layık gören çağdaşları ve çalışma arkadaşlarının ifadesi
ile
okur fakat yazamaz, imla bilmez yaşadığı seksen sene boyunca içinde
yaşadığı
millet olan Türk’ün lisanını adamakıllı öğrenememiş birinin kurduğu
akımdır.
Bu sözde İslami akımın kurucusu Saidi Nursi olduğuna göre öncelikle
işin
köküne inerek Saidi Nursi’nin nasıl biri olduğunu aziz Türk milletine
anlatmak isteriz.

Saidi Nursi Cahildir:

Kendisinden asrın harikası “"Bedîüzzaman" olarak bahseden Sait bir
risalesinde radyodan bahsederken dünyanın bir ucundan söylenen bir
sözün
kilometrelerce uzaklıktaki bir kutudan duyulmasını kutudaki meleklerle
açıklamaktadır. Günümüzde beş yaşında bir çocuğa kendini güldürecek
iddiaları ve tarihi vesikalar ile sabit olduğu üzere az okur ama
yazamaz,
imla bilmez (bkz. Kürd Said’in Mezhebi Hakkında Reddiye Armağanı Son
Osmanlı
Şeyhulislamı Mustafa Sabri) biri için cahillik herhalde ağır bir itham
olmasa gerek.

Saidi Nursi Türk Düşmanıdır:

Kürt Sait risalelerinde Ye'cüc Me'cüc denen ve dünyayı yok edecek olan
korkunç yaratıkların Özbek, Tatar ve Kırgız gibi Türk boyları olduğunu
söylemekte ve soydaşlarımızı "akvâm-ı vahşiyye" (yani vahşi kavimler)
olarak
tabir etmektedir.
Ye'cüc ve Me'cüc kelimeleri Arapça’ya başka bir dilden girmiştir.
Frenkler
buna "Yagug ve Magug" demişler, Şeytanın zürriyeti olduğuna
inanmışlardır.
İslâm inancına göre ise, Ye'cüc ve Me'cüc, esrât-i saattan yani
kıyametin
kopacağına işaret sayılan büyük alâmetlerdendir. Ye'cüc ve Me'cüc
Kur'ân-i
Kerîm'de iki âyette geçer ve her ikisinde de (Kehf, 18/94 , Enbiya,
21/96-97) yer yüzünde bozgunculuk yapan ve kıyamet vakti ortaya çıkıp
tüm
insanlığa saldırarak dünyayı yakıp yıkacak kötü güçler olarak
anlatılmaktadır.
Görüldüğü üzere burada Sait gene din kisvesine sığınarak çarpık
fikirlerini
yaymaya çalışmakta ve Türk’e düşmanlığını kusmaktadır.

Saidi Nursi Koyu Bir Kürt Milliyetçisidir:

Saidi Nursi’nin 1327 ( 1909 ) yılında, İstanbul'da Vezir hanındaki
İkbal-i
Millet matbaasında basılmış "İki Mekteb-i Musîbetin Şahâdetnâmesi Yahut
Divan-i Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürd-î" adlı eserinde açıkça Kürtçülük
yapmakta ve Kürtleri uyanmaya ve Kürt milliyetçiliği etrafında
birleşmeye
davet etmektedir.

Yukarıda bahsettiğimiz kitapta Saidi Nursi aynen şöyle demektedir.

“ Ebnâ-i cinsime burada birkaç söz söylemezsem, bence bahs nâtamam
kalır. Ey
Asurîler ve Keyânîlerin cihangirlik zamanından pişdar, kahraman
askerleri
olan arslan Kürtler!... Beşyüz sene yattınız. Yeter artık. Uyanınız.
Sabahtır. Yoksa sahrâ-i vahşette vahşet ve gaflet sizi vahşet
sahrasında
yağma edecektir. Hikmet-i ilâhî denilen makine-î alemin nizamı ve
telgraf
hattı gibi umum âleme mümted ve müteşa'ib kanun-i nûrân-î ilâhînin
müessisi
olan hikmet-i ilâhî ufk-i ezelden engüşt-i kaderi kaldırmış, size
emrediyor
ki, tefrika ile katre katre müteferrik su gibi zayi olan hamiyet ve
kuvvetinizi fikr-i milliyetle tevhit ve mezcederek zerrâtın câzibe-i
cüz'iyyeleri gibi gibi bir câzibe-i umum-î millî teşkili ile Kürt gibi
bir
kütle-i azîmi küre gibi tedvir ederek şems-i şevket-i islâmiyye
Osmâniyyenîn
mevkibinde bir kevgeb-i münevver gibi câzibesini ittiba ile muvazene ve
âheng-i umumiyyeyi muhafaza ediniz.
………….

"İnsan için çalışmaktan başka yol yoktur" sözünün öteki ifadesi, şahsî
teşebbüstür. Her kemâlin kurucu ve koruyucusu olan cesaret ve millî
namus
emrediyor ki, şimdiye kadar nasıl maddi şecaatte terakki ettinizse,
şimdi de
akıl ve medeniyet meydanında millî namusu çiğnetmeyiniz. Millî
duyguların
mâkesi olan, kıymetinizin ölçüsü olduğu halde ihmalinizle gayet
çapraşık
bununan diliniz, tûbâ ağacı gibi bir ağacın tecellisine müstatken,
böyle
kurumuş, perişan ve edebiyatsız kalmış olduğundan, diliniz sizden millî
hamiyete şikâyette bulunuyor. İnsanda kaderin sikkesi sikkesi lisandır.
Anadil tabiî olduğundan, kelimeler zihne kendiliğinden gelir. Zihin
çatallaşmaz, O zihne giren bilgiler taş üzerinde oyulmuş gibi bâki
kalır.
Millî dille görünen herşey hoş gelir. Millî hamiyetin bir misalini size
takdim ediyorum. O da Mutkili Halil Hayâlî Efendi'dir. Millî hamiyetin
her
şubesinde olduğu gibi, dil alanında da dilimizin esası olan elifbe,
sarf
(gramer) ve nahvini (sintaksını) vücuda getirmiştir. Hakikaten
Kürdistan
madeninde böyle bir hamiyet cevherine ratgeldiğinden, istikbalimizi
onun
gibi birçok cevherler ışıklandıracaktır.
İşte bu zat bir hamiyet örneği göstermiş ve tekemmüle muhtaç dilimize
bir
temel atmıştır. Onun izinden gitmeyi ve temeli üzerine bina kurmayı
hamiyet
sahiplerine tavsiye ediyorum.
Bedîüzzaman Saîd-i Kürdî “

Bize neden yazılarımızda Sait’e çattığımızı soranlara soruyoruz :

1- Saidi Nursi, Kürdistan Azmi Kavi Cemiyetinin arzusu üzerine mahalli
Kürt
kıyafeti ile, boynunda dürbün, belinde tabanca ve kama, ayağında lapçin
ve
başında poşu olduğu halde İstanbul’a gelmiş ve büyük bir cüretle
Padişaha
cemiyetin “Sait” imzası altında yazdığı ve esası kürtçe öğretim yapacak
okullar açmaya dayanan dilekçeyi Padişaha sunmuştur. Saidi Nursi bu
hareketi
neticesinde tımarhaneyi boylanıştır. Sait daha sonra affedilip
memleketine
yollanmıştır.
Bugün Türk milliyetçisiyim diyen kişilerin tamamı ana dilde
eğitim,yayın ve
kültürel haklar adı altında Türk devletinde gayrı Türk unsurların
yürüttüğü
faaliyetlere karşıdır. Bununla beraber din kalkanı ile kendini saklamış
olmasından olsa gerek aynı camiada maalesef günümüzün Leyla Zana’sı
yada
Öcalan’ından farkı olmayan ve daha farklı isteklerde bulunmayan Saidi
Nursi’ye sempati besleyenlerle karşılaşmak mümkündür. Bu kişilere
sormak
gerekir Kürtçe eğitime karşısınızda neden Kürtçe eğitim istediği için
tımarhaneye atılan Saidi Nursi’ye karşı değilsiniz ?
2- Büyük Türk milliyetçisi ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa
Kemal
Atatürk’ün değişiyle "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler ve dervişler,
müritler,
meczuplar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat uygarlık
tarikatıdır."
Türk Milliyetçiliği aziz Türk Milletini dünyanın en ileri , en güçlü
milleti
yapma ülküsüdür. Risalesinde radyodan bahsederken dünyanın bir ucundan
söylenen bir sözün kilometrelerce uzaklıktaki bir kutudan duyulmasını
kutudaki meleklerle açıklayan birinin peşinden gidilerek bu ülkü
gerçekleştirilebilir mi ?
3- Kürt Teali Derneğinin 3 numaralı ve Kürt Maarifi Neşri Derneğinin
kurucusu, yazılarında açıkça Kırgız, Özbek, Tatar gibi Türk boylarını
Şeytan’ın zürriyeti manasına gelen “Ye'cüc Me'cüc” olarak tanıtan Saidi
Nursi’nin peşinden giderek nasıl Türk Milliyetçiliği , Turancılık
yapacaksınız ?

İslamiyet İle Nurculuk Bağdaşır mı ?

Kendisini asrın harikası “Bedîüzzaman” olarak tanımlayacak kadar
kibirli bir
şahsiyet olan Saidi Nursi, Asayı Musa ve Zülfikar adlı risalelerinde
Nur
suresinin bu asra göre kendisi için indiğini iddia etmektedir.

Bir çok kişinin sandığı gibi “Bedîüzzaman” rütbesini Sait’e ona hayran
olan
müritleri değil bizzat kendisi vermiştir. Bir çok yazsını da
“Bedîüzzaman
Saîd-i Kürdî “ yani “Asrın harikası Kürt Sait” olarak imzalamıştır.

Atatürk’ün ifadesi ile “(Tanrı) Peygamberimiz aracılığıyla en son dini
ve
uygar gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta
bulunmaya gerek görmemiştir. İnsanlığın kavrayış derecesi, aydınlanma
ve
olgunlaşması sayesinde her kulun doğrudan doğruya, tanrısal
düşüncelerle
temas kabiliyetine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki,
Peygamber, Peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz
kitaptır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C.I., s. 269 )


Örümceklenmemiş tertemiz bir İslami bakış açısı ile hal böyle iken
Kuran’daki bazı ayetlerin kendisi için indiğini iddia eden ve kendisini
asrın harikası zanneden bir delinin peşinden gitmek İslamiyete uyar mı?

Düzenleyen wardomkolik : 17-03-2006 23:42.
 

Eski17-03-2006, 23:43   #2
wardomkolik
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - wardomkolik

Osmanlı Şeyhulislamlardan Mustafa Sabri’nin (*) “Kürd Said’in Mezhebi
Hakkında Reddiye Armağanı” adlı kitabında, çağdaşı ve bir süre birlikte
çalıştığı Said-i Nursi hakkında pek çok şeyler söyler.
Bu kitapta geçen bazı ilginç bölümlerini hiçbir yoruma tabi tutmadan
aynen
aktarıyoruz.

“Bismillah, Hamdele, Salvele.. Saidi Kürdi meselesini tetkik ederken
başlıca
iki nokta üzerinde durmak icabeder. Birincisi; Müridlerinin SAİDİ i’zam
edeceğiz diye küfre kadar varan sözleridir. İkincisi ise; SAİD’in
izharı
keramet etmesi ve sureyi Nurun asıl muhatabının kendisi olduğu
hakkındaki
zu’mu batılı.. Belki de bu sözleri iğfalatı şeytaniyeyi, ilhamatı
hakikiye
zannedecek kadar ihtiyar ve mağşuş olmasındandır.
Müritlerinin sözleri mücmelen şunlardır : Sait layuhitidir, hatasızdır,
yanılmaz ve günah işlemez. Resulü Ekremden sonra Alemi İslamda böyle
büyük
bir adam gelmemiştir.. Sözleri aynen Kur’andır.. Beşeriyeti, Risaleyi
Nur ve
Sait kurtaracaktır.. Dünyada iki milyon kadar nurcu vardır. Bu insanlar
dünyanın hakiki Müslümanları ve Müslümanlığı yegane anlayan
insanlardır.. Bu
zata dil uzatanlar kafirler ve masonlardır.. Sait’in kitabını bir
dinsiz
okusa itiraz edemez.. vesaire..
Sait ise müritlerinin hilafına kendisi için iki şahsiyet tanır.
Birincisi :
Eski Sait’tir. Kürtçülük meselesiyle uğraşmış ve siyasete dalmış Saiti
Muhti’dir. (Yani günahkar Sait’tir.) Diğeri de Lahuyti, (günahsız),
ikinci
veya yeni Sait’tir. Kendisine göre sureyi Nurdaki manalar bu asra göre
ve
kendisi için nazil olmuştur. Keramet ehli, siyasetle meşgul olmıyan ve
bu
Asra zamanın kutbu olarak bakan bir insandır. Sureyi Nur’daki bu
meseleyi
ebced hesabı ile Mısır (?) uleması bulup Said’e haber vermişler.. Yani
Said’in Cebraili ebcedci alimler oluyor. (Asayı Musa ve Zülfikar adlı
kitaplara bakılsın..)
Şu iki kısaltmada görüldüğü gibi Saidi kürdi, Müritlerinden daha
insaflıdır.
Hiç değilse yaşadığı ömrün bir kısmı için hata kabul ediyor.. Müritleri
ise
onun tırnaklarını ve saçını saklayarak her şeyine bir kudsiyet izafe
ediyorlar. Malumatı diniyyeye, esasatı şeriyyeye vakıf olmayan bu
insanlar
çok büyük hatalara düşüyorlar. Biz hem onları, hem de sair Müslümanları
fıkhı müdevven haricinde (dinin belirli hükümleri dışında) teşekkül
etmiş
veya etmek istidadında bulunan bilumum nevpeyde (yeni çıkan) mezhep ve
cereyanlara karşı müteyakkız (uyanık) bulunmaları için bu satırları
yazdık.
Bu kadar büyütülen Saidi Kürdi kimdir :
Sait, kürt cemaatından, şafii mezhepli, nakşi tarikatlı, okur fakat
yazmaz,
imla bilmez, seksen sene içinde yaşadığı millet olan Türk’ün lisanına
hakkıyla vakıf olamamış, felaketten felakete sürüklenmiş, bir
hapishaneden
diğerine sürülmüş ve bugün seksen yaşını geçmiş ihtiyar bir adamdır.
Devletin büyük makamlarını uzun bir zaman ellerinde tutan bir zümre, bu
adamcağızı lüzumsuz yere mahkemeden mahkemeye ve hapisten hapise
sürükleyerek kahramanlaştırdılar ve zamanın müçtehidi mübeşşiri haline
getirdiler. Halbuki Deli Said’in ilim ve diyanetle ne alakası var?
Halk,
üzerinde bu kadar ısrarla durulan bu şahısta bir şeyler var zannile
büyüttükçe büyütmüş ve bu güne kadar gelmiştir. İşte bu idare
zümresinin
milletin başına sardığı belalardan birisi de budur. İ’zam etmeyi bu
gençlik
onlardan öğrendi. Bu da antitez olarak böylece doğdu.
Hayatı ömrünün üçte birini hapishanelerde, polis ve jandarma
nezaretinde
geçiren bu şahsın akibetini, Sultan Abdulhamit Han’a dil uzatan
insanların
çektiği ve düçar olduğu azap ve felaket muvacehesinde görüyoruz.
Elmalılı Hamdi ve benzerleri gibi selahiyetli din adamlarının
nedametleri
Mason Cemiyetinin reisi olan Rıza Tevfik’i bile intibaha getirmiş ve
nedametini izhar etmiştir. Sait’te buna ait bir satır yazıya rastlamak
hala
mümkün olamamıştır. Hatta, baştan başa Sultan Abdulhamit Han’a hücum
eden
“İki mektebi musibetin Şehadetnamesi” isimli kitabı yeniden basılmış ve
mahkemede hürriyet aşıkı ve kahramanı olduğuna delil gösterilmek
istenilmiştir.
Sait, Kürdistan Azmi Kavi Cemiyetinin arzusu üzerine mahalli Kürt
kıyafeti
ile, boynunda dürbün, belinde tabanca ve kama, ayağında lapçin ve
başında
poşu olduğu halde İstanbul’a gelmiş ve büyük bir cüretle Cuma
selamlığında
Padişaha cemiyetin “Sait” imzası altında yazdığı ve esası kürtçe
tedrisat
yapacak mektepler açmaya dayanan arizayı takdim etti. Memleketin ve
milleti
islamiyenin ittihadını bozmak gayesine matuf olan bu hareketi
canianesinden
dolayı haklı olarak tımarhaneyi boyladı. Sonra affolup memleketine
yollandı.

Kürtçülük uğrunda kendi padişahına sövecek kadar akıl ve iymandan bi
behre
(nasipsiz) Sait, bugün sahneye müçtehidi mübeşşir veya kutbu azam
olarak
çıkmış görünüyor ve cehelei nas da bu delinin etrafında haleleniyor.
Kendini
Kuranı aziymmüşşanın müdafii gibi gösteren Sait bizzat kendisi Kuranı
aziymüşşana muhalefet etmektedir. Gaybı yalnız Allah’ın bileceğini,
Kuranı
Keriymin kaç kere tekrar etmiş olmasına rağmen Sait, Hazreti Ali’nin
Celcelutiyye kasidesinde risalei Nur ve Siracünnur’un geçtiğini, bunu
keşfettiğine bizi inandırmak ister (İkinci Şua, Sahife 53).
İnsanın aklına öyle geliyor ki; “Acaba ben de Risalei Nur adlı bir
kitap
yazsam o zaman kasidedeki siracünnur kastı acaba hangimizin kitabı
olur?”
diyorum.
Risalelerin yazılışı da pek acayiptir. Bilmem kaçıncı Lem’anın kaçıncı
şuasının şu meyvesi zühre yıldızından gelmiş beşinci noktası olarak
yazılıyor. Sonra bunlar birleşerek Kuran cüzlerine imtisal derecesine,
Lemaat, Şuaat, Mektubat vs. Olacakmış.. Sözleri de “Sözcat” olmasa
bari.
İşbu reddiyeyi, hasreti ile yandığım vatanıma ve uğrunda bir ömür
çürüttüğüm
dinime ihaneti düşünen gerillacı asi Said’e son ihtar olarak yazdım.
Damarında bir damla Türk kanı olan her Müslümana, bu adamın Mason ve
Komünist kadar tehlikeli olduğunu ehemmiyetle hatırlatırım. Ve selamü
aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü.

Mustafa Sabri (*)
Osmanlı İmparatorluğu Sabık Şeyhülislamlarından” (1)

Laik düzen ve Cumhuriyete karşı olan ve hatta Din ve milliyet adlı
makalesinde din adına Türkçe’den vazgeçmekten bahsedecek kadar koyu bir
siyasal İslamcı olan son Osmanlı Şeyhülislamı Mustafa Sabri ‘nin dahi
Said
hakkında söyledikleri ortada iken Said’in avukatlığını yapmak yada
izinden
gitmek Türk milliyetçilerine düşemez.
Yakın bir zamanda onun izinden giden ve onca Müslüman ülke varken her
nedense FBI ve CIA korumasında sağlık durumunu bahane ederek Amerika’da
ikamet eden Fetullah Gülen’den de bahsedeceğiz.
1) Tuhfetür Reddiye Ala Mezhebi Saiydil Kürdiyye, Mustafa Sabri, s.
3-14. /
Dünyada ve Türkiye’de Siyasal İslamcılık – Dr. Abdullah Manaz
(*) Şeyhülislam Mustafa Sabri miladi 1869 senesinde Tokat'ta doğdu.
Kayseri
ve İstanbul’da okudu. Müderris olup Fatih Camiinde ders verdi.
1900-1904
arasında II. Abdülhamit’in kütüphaneciliğini yaptı. II. Meşrutiyet’in
ilanından sonra Tokat mebusu olarak Meclis'e girdi. 1908-1912 arasında
Beyan-ul Hak mecmuasının başyazarlığını yaptı. 1910'da kurulan Ahali
Fırkası’nın ve 1911'de kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın
kurucuları
arasında yer aldı. 1913'de İttihatçıların Babıali baskını üzerine önce
Mısır’a sonra Romanya'ya kaçtı. I. Dünya Harbi'nde Romanya'ya giren
Osmanlı
ordusunca geri yollandı ve Bursa'da mecburi ikamete tâbi tutuldu.
1918'den
sonra şeyhülislamlığa getirildi. Kabine düşünce Ayan (senato) üyeliğine
atandı. 1919'da İskilipli Mehmed Atif ve Said Nursi (Kürdi) ile
birlikte
Cemiyet-i Müderrisi’nde çalıştı. 1920'de tekrar şeyhülislamlığa
getirildi.
Kabineden ayni sene içinde istifa etti. 1922'de yine Romanya'ya kaçmak
zorunda kaldı. Daha sonra 1924'de "150'likler" listesinde yer aldı.
Önce
Hicaz sonra Mısır’a geçti. 1938'de 150'liklerin affından sonra da
Türkiye'ye
dönmedi. 1954'te Mısır’da vefat etti.

Abdullah Budak
 

Eski17-03-2006, 23:44   #3
sss23
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - sss23

bu mu tarafsız yorumsuz yazı!!!!! sonsuz tane ünlem koyuyorum.ayıp ,yazık başka bişey demiyorum ayrıca araştırmanın sahibi kimdir ,? kaynakları detayları verirsen memnun olurum.
 

Eski17-03-2006, 23:44   #4
ESTERGON
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - ESTERGON

Size tamamen katılıyorum. Hatta müritlerinden fettullah gülen''in da CIA ajanı olduğu gün gibi aşikar.
Esen kalın.

edit: polemik yaratmaması amacıyla metatron tarafından değiştirilmiştir..

Düzenleyen metatron : 18-03-2006 00:53.
 

Eski17-03-2006, 23:56   #5
anatolian81
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - anatolian81

Bizim Nur cemaatine de, Süleyman cemaatine de, Alevi cemaatine de saygımız büyük, yeterki bu vatani sevip sahip çıksınlar bazıları gibi nankörlük yapıp arkadan vurmasınlar.
 

Eski18-03-2006, 00:00   #6
yuddha2005
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - yuddha2005

türkler bizim aklımız,bizde onların bileğiyiz diyen kimdir bi araştırın.
 

Eski18-03-2006, 00:00   #7
reha13
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - reha13

ya kardeş adama demediğini bırakmamışsın sonrada yorumsuz yazmışsın başlığa .
o zat turk ve kurtlrerin kaynaşıp et tırnak olmasında çok hizmetleri olmuş bir insan dır .
 

Eski18-03-2006, 00:01   #8
reha13
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - reha13

ayrıca ruslara karşı bu ülkeyi savunmuş hatta esir düşmüştür. ii araştır
 

Eski18-03-2006, 00:08   #9
meg
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - meg

Bu yaziyi yazan guzel kardesimin eserlerinden bir tanesini acip sadece ve sadece birkac safasini okumus olsaymis eminim o andan itibaren fikirleri degisirdi. taraftari yada karsiti degilim ama yazilanlarin tam bir karalama tam bi uydurma gercek disi oldugunu az biraz kapasitesi olan anlar diye dusunuyorum..
saygilarimla..
 

Eski18-03-2006, 00:08   #10
sss23
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - sss23
Thumbs up

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi reha13
ayrıca ruslara karşı bu ülkeyi savunmuş hatta esir düşmüştür. ii araştır
aynen öyle.+ hicri 13 . asrın en büyük müceddid alimi olarak gösterilen birini anlayamıyoruz sanırım.

türk düşmanı demek yapılabilecek en büyük hakarettir,ve gerçeklere şaşı bakmaktır. milli mücadele döneminde bizzat savaşmıştır talebeleri ile birlikte.ayrıca başka yerde değil Türkiye de hizmet edilmesi gerektiğini özellikle tavsiye etmiştir...
 

Eski18-03-2006, 00:09   #11
KillLucifer
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - KillLucifer

wardomkolik aslinda ustu kapali nurculugun reklamini yapiyorsun farkinda degilsin
 

Eski18-03-2006, 00:25   #12
wardomkolik
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - wardomkolik

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi yuddha2005
türkler bizim aklımız,bizde onların bileğiyiz diyen kimdir bi araştırın.
Ne zaman demiş? Hangi risalesinde bir ornek ver de biz de gorelim.
 

Eski18-03-2006, 00:31   #13
reha13
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - reha13

arkadaşlar bana göre bu ülkeye en fazla nankörlüğü yapanlar kürtler değil onların sonradan tepkisel olarak buzulmalarına neden olan milliyetci vatan sever geçinen insanlardır.çanakkalee yatanların yarıdan çoğu doğu köekenli insanlardı. zaten o zamanlr kurt turk meseleside yoktu .osmanlı atalarımız bzi birbirimizle islam kardeşliği paydasında et ve tırnak yapmıştı.fakat sonraları avrupanın hastalığı olan ırk milliyetcilini fransızlardan alınca ( onların oyununa gelince)ayrılıklar başladı bunun sonucunda etki tepki misali kavgalar başladı. birbirimizi yemeye başladık.milliyetçi kadrolar dewletin butun kurumlarını babalarının çiftliğine dönüştürerek doğu kökenli kardeşlerini dışladılar.dewletin butun kaynajklarını kendi menfaaatlerine kullandılar .yani biz doğuluları asla bu ülkenin asli unsuru gibi görmediler . bir karış toprak için vatan millet sakarya allah ekber vb edebiyatları yaptılar doğuya hizmette gelince kaçmaya başladılar.üniersitelere başörtü yasağına ses çıkarmadılar. şimdi ise doğu batı arasında kardeşlik köprüsü kumaya çalışan insanları nankör diye niteliyorlar yazıklar olsun................
 

Eski18-03-2006, 00:31   #14
çita
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - çita

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ESTERGON
Size tamamen katılıyorum. Hatta müritlerinden Fetoşun da CIA ajanı olduğu gün gibi aşikar.
Esen kalın.
Acaba dünyada senin bir dikili ağacın varmı?aklınıza bile gelmiyecek yerlerde Türkiye ve Türkçe çok iyi biliniyor yer kaplamaması açısından çok az bir bölümünü sunuyorum H.z Alinin bir sözünüde es geçmeyelim "BANA BİR HARF ÖĞRETENİN KIRK YIL KÖLESİ OLURUM" bilmeden yaşamadan yargılamayın...
Gine

Hollanda

Kırgızistan

Kamerun

Madagaskar

Mali

Moritanya

Nepal

Orta afrika

Polanya

Türkmenistan koleji

Ukrayna

Verilen Seminerler

 

Eski18-03-2006, 00:35   #15
reha13
 
Said-i Nursi ve Nurculuk - reha13

ayrıca en yakın en sadık dostlarıda turk kardeşlerimizden çıkmıştır
 

Kapalı Konu





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 18:36.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



pvp serverler, su kaçağı, ukash, kız oyunları, su kaçağı, http://www.antalya-club.com, Erken Rezervasyon, Elektronik Sigara


Paylaşım sitesi Wardom.Org adresinde 5651/8 ve 125. madellere göre, tüm üyeler ve ziyaretçiler sitenin kullanımı ve yapılan paylaşımlarından kendileri sorumludur. Şikayetler için iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.