Hikaye bu ya....

  1. mydos

    mydos Forum Ustası

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesaj:
    13,315
    Beğeni:
    2,713
    Bir İnek,

    bir Beygir,

    bir Eşek,




    Etrafa dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve üç yıl sonra buluşmaya karar verirler…

    Her biri başka yöne gider.


    Aradan üç uzun yıl geçtikten sonra buluşma yerine önce inek ve

    beygir gelir…


    İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüştür.


    Beygir merakla sorar: “Nedir bu halin inek kardeş?”


    İnek acıklı bir şekilde içini çekerek anlatır:


    “Sorma beygir kardeş… Bu insanlar çok merhametsiz…


    Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı.


    Bir inek daha bulup onu yanıma koyarak bizi çifte koştular, aç bıraktılar.

    Canımı zor kurtardım be kardeş.”


    Beygir de acı acı başını sallayarak anlatır:


    “Ah, sorma… Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler, ses çıkaramadım. Biri indi, öbürü bindi!


    Binmedikleri zamanlar zincire vurdular. Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğinde arkama kocaman bir araba bağladılar.


    Bu sefer birçoğunu yeniden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça, daha hızlı gitmem için kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım inek kardeş.”


    İnek ve beygir böyle konuşurken uzaktan eşek görünür.


    Hayli neşelidir. Islık çala çala, taşlara tekme ata ata, hoplaya zıplaya gelir.


    Mutludur. Üstelik şişmanlamıştır. Tüyleri pırıl pırıl parlamakta, gözlerinin içi gülmektedir. Üzerinde lacivert takımlar vardır.


    İnek ile beygir şaşırmış bir şekilde, “Nedir bu halin ? Neler oldu ? Neden böyle zevkten dört köşesin ?” diye sorarlar.


    Eşek keyifli bir şekilde anlatır:

    “Sizden ayrıldıktan sonra uzakta bir memlekete vardım. Birisi yukarı çıkmış bağırıyor, bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu.


    Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, yeri göğü inletirim.


    Sesimi duyan benim yanıma koştu, duyan duymayana haber verdi, etrafım insanla doldu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım.


    Haktan, Hukuktan, Refahtan, Adaletten filan bahsettim…”


    “Eee, sonra ne oldu?”

    “Ne olacak beni Başkan seçtiler !”


    “Deme yahu.. Yani sen başkan mı oldun ?”


    “Evet… Bir şey yapmama gerek kalmadı. Ben bağırdıkça onlar ’Seninle gurur duyuyoruz’ diye alkışladılar.


    Ben de yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım !”


    “Pekiii, senin eşek olduğunu anlamadılar mı yahu ?”


    “Valla, yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadı !”




    Ezop, MÖ 620-560
     
    • Beğen Beğen x 4
    • Bilgilendirici Bilgilendirici x 1
    #1
  2. alpi_09

    alpi_09 En istikrarlı üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2006
    Mesaj:
    15,645
    Beğeni:
    497
    Güzel modifiye edilmiş bir hikaye...
     
    #2
  3. alpay29

    alpay29 Super Moderator

    Katılım:
    26 Ekim 2010
    Mesaj:
    24,537
    Beğeni:
    3,419
    Allah Allah...

    bana bir şeyler çağrıştırıyor ama bir türlü çıkaramadım ...
     
    #3
  4. DuKe

    DuKe Forum Ustası

    Katılım:
    20 Kasım 2004
    Mesaj:
    4,259
    Beğeni:
    150
    Terbiyesizliğin lüzumu yok yazdığınız şeyler wardoma mal edilceğini düşünerek yazın.
     
    #4
  5. akay

    akay Super Moderator

    Katılım:
    23 Mart 2006
    Mesaj:
    7,150
    Beğeni:
    968

    Antik Yunan döneminde (MÖ 620-560 yılları arasında) Ege’de yaşayan ünlü masalcı Ezop’un iki bin altı yüz yıldır canlılığını yitirmeyen bir öyküsü var

    http://www.hurriyet.com.tr/inek-beygir-ve-esek-10100731
     
    • Beğen Beğen x 1
    #5
  6. alpay29

    alpay29 Super Moderator

    Katılım:
    26 Ekim 2010
    Mesaj:
    24,537
    Beğeni:
    3,419
    niye üzerinize alınıyorsunuz ki...(isim mi verdiler )

    adı üstünde ..

    hikaye dediler...
     
    • Beğen Beğen x 1
    #6
  7. alpi_09

    alpi_09 En istikrarlı üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2006
    Mesaj:
    15,645
    Beğeni:
    497
    Tam ben yazacaktım...

    Sen çok yaşa...
     
    #7
  8. alpi_09

    alpi_09 En istikrarlı üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2006
    Mesaj:
    15,645
    Beğeni:
    497
    Ezop Hakkında

    [​IMG]
    Prado Müzesi, Madrid
    Doğum M.Ö. 620
    Ölüm M.Ö. 560
    Meslek Masal yazarı

    Ezop (Yunanca: Aisopos), İ.Ö. VI. yy'da yaşadığı varsayılan eski Yunan masalcıdır. Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop'un yaşamıyla ilgili bilgiler kesin değildir.

    Bir söylentiye göre Trakya'da doğmuş, bir süre köle olarak Samos adasında yaşamış, azat edilince birçok yolculuk yapmış, Delphoi'ye yaptığı yolculuk sırasında bir cinayete kurban gitmiştir. Ancak Ezop'un bugünkü Emirdağ yakınlarında ki Amorium kentinde doğup büyüdüğü de dile getirilmektedir.

    Aristotales, Ezop'un yolsuzluktan yargılanan bir siyasetçiyi tilki ile kirpinin öyküsünü anlatarak nasıl savunduğunu şöyle anlatmıştır: Ezop mahkemede "bir tilkinin, başı pirelerle derde girmiş, bir kirpi de onu pirelerden kurtarsın mı diye sormuş, tilki, 'hayır, bu pireler doydu, artık fazla kan emiyorlar. Onları kovalarsan, yerlerine yeni, aç pireler gelir' demiş", dedikten sonra, jüriye dönerek, sözlerini şöyle bitirmiş: "Dolayısıyla saygıdeğer jüri üyeleri, müvekkilimi cezalandırırsanız onun yerine onun kadar zengin olmayan birileri gelir ve sizi daha da beter soyar."

    Ezop'un masallarını gerçekten yazdığı yolunda hiçbir kanıt yoktur. Ona mal edilmiş masalların bilinen en eski derlemesi, İ.Ö. IV. yy'da Phaleros'lu Demetrios tarafından hazırlanmış. Bu derleme daha sonra, İ.S. I. yy'da Latince olarak Phaedrus, Yunanca olarak Babrios tarafından yeniden kaleme alınmıştır. "Ezop Masalları" daha sonra XVII. yy. Fransız yazarı Jean de la Fontaine'in fabıllarına esin kaynağı olmuştur. Ezop fabl denen öyküleriyle ünlüdür. Anlattığı öyküler yaşama ilişkin bir öğüt ya da ders verir. Kahramanları ise hayvanlardır. Ezop'un öykülerinde hayvanlar konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Öyküden çıkarılacak ders, sonunda okura öğüt biçiminde verilir. Ezop'un yaşamına ilişkin çok az şey bilinir. İÖ 620'de doğduğu ve Fabl insanlar arasında geçmekte olan ibret verici olayların, hayvanlar arasında geçen olaylar haline dönüştürülerek anlatılmasıdır. Fabl, hem didaktik, hem de dramatik bir türdür. Latince Fabula kelimesinden gelir; masal, hikaye demektir. Eski Yunan'da zengin bir adamın kölesi olduğu sanılmaktadır. Adının Eski Yunan terimi, Yunanca "Helias"tan dolayı "Helenler" de denen, Yunanistan Yarımadasında yaşayan kavimler ve onların kurduğu eski devlet ve uygarlıkları anlatmak için kullanılır.

    Çiftçi bir halk olan Helenler ya da Eski Yunanlılar, tarihlerinin başlangıcında çok sade bir yaşam sürerler, sırtlarına kendilerinin dokuduğu yünden bir gömlek, ayaklarına sığır derisinden çarık giyerlerdi. Köylüler tek bir odadan ibaret olan kulübelerde oturur, evcil hayvanlarla birarada yatarlardı. Yunanca biçimi Aisopos'tur. Öykülerini insanlara hoşça vakit geçirtmek için anlattığı söylenir. Ezop'un öyküleri İÖ 300 dolayında derlenerek yazıya geçirilmiştir. Tilki ile Üzümler ve "Çoban ile Kurt" bunların en ünlüleri arasındadır.
     
    #8
  9. gorkem

    gorkem Forum Ustası

    Katılım:
    17 Şubat 2005
    Mesaj:
    3,531
    Beğeni:
    291
    PUHAHAHAHHAHAHAH,:):):):)
     
    • Beğen Beğen x 1
    #9
  10. mydos

    mydos Forum Ustası

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesaj:
    13,315
    Beğeni:
    2,713
    Hikayeden NEM kapanlar var :D:D:D
     
    #10
  11. DuKe

    DuKe Forum Ustası

    Katılım:
    20 Kasım 2004
    Mesaj:
    4,259
    Beğeni:
    150
    Pardon o zaman...
    bende aynı hikayenin farklı versionunu okudum hikaye bu yaaaaa....

    Aynı ekip ormanda yine dolanıyor bakıyorlar bir kaç ağaç kesilmesin diye eylem var ama eylem yapan eşşek grubunun yarısı okyanus ötesinde ki bir ormandan talimat ile orda diğer eşşekler ise bunun farkında aslana kafa tutup duruyor sonunda da eşşek cennetini boyluyorlar.

    Ama hikaye işte gocunulacak birşey yok kıssadan hisse, başkasının ipi ile SAPI ile yola çıkılmaz ;)
     
    #11
  12. T@M@Y

    T@M@Y Forum Ustası

    Katılım:
    9 Temmuz 2009
    Mesaj:
    4,896
    Beğeni:
    527
    DuKe, sıvama aşamasında :)
     
    #12
  13. DuKe

    DuKe Forum Ustası

    Katılım:
    20 Kasım 2004
    Mesaj:
    4,259
    Beğeni:
    150

    Bırak bro şimdi, körler sağırlar birbirlerini ağırlar :D:D:D

    aynı sıvamayı senin tayfa yapınca ooo ustalık şahane diyorsun.... ideolojik gözlükler ile bakarak anca arkanızı görürsünüz ;)
     
    #13
  14. T@M@Y

    T@M@Y Forum Ustası

    Katılım:
    9 Temmuz 2009
    Mesaj:
    4,896
    Beğeni:
    527
    DuKe zekice bir şey koyarsın ortaya karşıt görüş olsan da alkışlarız. Ama sırf cevap olsun diye kıçından hikaye uydurman hiç zekice değil.
    O yüzden sıçıp sıvama muhabbeti yaptım.
    Sıçma kısmı; Hikayeyi alınman. ( kastedileni doğru tahmin etmene rağmen)
    Sıvama kısmı; Kıçından hikaye uydurman.
    Daha zekice hamleler yapabilirsin bu tarz tartışmalarda.
     
    #14
  15. DuKe

    DuKe Forum Ustası

    Katılım:
    20 Kasım 2004
    Mesaj:
    4,259
    Beğeni:
    150
    Ne yapalım dostum hikayecilik benim işim değil ben realist bir adamım :D:D
     
    #15
  16. T@M@Y

    T@M@Y Forum Ustası

    Katılım:
    9 Temmuz 2009
    Mesaj:
    4,896
    Beğeni:
    527
    Genelde hikaye dinleyen taraftasınız. Ümmetin lideri, yoksulların umudu.
     
    • Beğen Beğen x 1
    #16
  17. alpay29

    alpay29 Super Moderator

    Katılım:
    26 Ekim 2010
    Mesaj:
    24,537
    Beğeni:
    3,419
    bu sidik yarışı hiç bitmez...:D

    [​IMG]
     
    #17
  18. akay

    akay Super Moderator

    Katılım:
    23 Mart 2006
    Mesaj:
    7,150
    Beğeni:
    968
    Şakşakçılıkta ve hıyarlıkta üstümüze yok...söylemeyede gerek yok ya :cool:
     
    #18
Yükleniyor...