Turkiyede dul kadin olmak...

-

Off-Topic - Genel - Alıntı: Orjinal Mesaj Sahibi adenia ohoo maşallah canlı görüntülü yapalım bu sohbeti... vallaha süperiz. ben ilk defa böylesi bir sohbet görüyorum. mükemmel ötesiyiz, internette bir numarayız )) helal bize.... hayır ama dedikodular baş agrıtır inansanda inanmasanda adın bir çıktımı inmez 9'a... en azından çoluguna çocuguna yazık! o yüzden ben diyorum dul bir kadın çok beklemeden evlenmeli olmuyorsa birşey diyemem... onu



Geri Dön   Wardom.Org > Off-Topic > Genel

6363 ziyaretçi, 78 mesaj.
 
Eski06-03-2008, 00:10   #51
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
ohoo maşallah canlı görüntülü yapalım bu sohbeti... vallaha süperiz. ben ilk defa böylesi bir sohbet görüyorum. mükemmel ötesiyiz, internette bir numarayız)) helal bize....

hayır ama dedikodular baş agrıtır inansanda inanmasanda adın bir çıktımı inmez 9'a... en azından çoluguna çocuguna yazık! o yüzden ben diyorum dul bir kadın çok beklemeden evlenmeli olmuyorsa birşey diyemem... onu bırakın 70'lik dedeler evlenme peşinde!
o baş ağrıları sizin zihniyetinizdekilerde olur !!!!
biz çevremizi o zihniyetteki insanlardan uzak tutmaya azami gayret ettğimiz için başımızın ağrısı aspirinle geçiyo !
 

Eski06-03-2008, 00:13   #52
TASADAM
 
Turkiyede dul kadin olmak... - TASADAM

Arkadaşlar size bir örnek vereyim.Birgün peygamber efendimiz camide hanımıyla oturuyorlarmış.O sırada oradan birkaç kişi geçer.Peygamberimiz hemen onların yanına gider ve Bu benim eşimdir der.Onlar da biz güveniyor anlamındacevap verince içinizde vesvese şüphe kalmasın diye söyledim der peygamber efendimiz.
Olaya bu açıdan bakıldığında toplumumuz dul kadına pek iyi gözle bakmıyor.Evli hanımlar kocamı ayartır gözüyle bakıyor.Erkeklerden bazılarının bakış açısı malum.Oysa dul bir kadının
dünya ihtiyaçlarının görülmesi dinimizce övülmüştür.Fakat dul kadın denilince ya acınacak
bir kadın profili yada tehlikeli bir rakip veya kolay elde edilecek bir profili beliriyor toplumumuzda.Aslında dul olan bayanda yaşantısına dikkat etmelidir.Ve çevresindeki insanların da ona yardımcı olması gerekir.Zaten eşini bir şekilde kaybetmiş ve onun olumsuz psiklojisi ile hayatta tutunuyor.Bir de bu gözle bakılınca hepten hayattan kopuyor.Yanlızlığa itiliyor.Sanki bir AİDS li gibi davranılıyor toplumumuzda.Bu anlayışın değişmesi gerekir.
Unutmayalım ki biz , eşimiz ,annemiz veya babamız,bacımız ablamız dul kalabilir.Onlara toplumun ansıl davranmasını istiyorsak bizde başkalarının dullarına öyle davranalım.
Saygılarımla
 

Eski06-03-2008, 00:17   #53
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

teyzem hakkında sokagında bile bir laf çıkması bizi üzer. şimdi bu aile sahipsiz! ailede erkek yok o zaman ne olacak? herşeyi düşünmek lazım. dedigim gibi insanların agzını dilini baglayamassın bir hatanı görür büyütür ve seni düşürmeye çalışır. bunlarda var! evt taşadam mesela biz teyzem için uygun bir insan arıyoruz bu yanlış mı ? dogrusu budur. seninde dedigin gibi dul kadının dünyalık ihtiyaçlarının görülmesi dinimizce zaman kaybetmeden yapılmalıdır.

Düzenleyen adenia : 06-03-2008 00:20.
 

Eski06-03-2008, 00:25   #54
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

kimse kimseye baki değil kadınları dul kalınca evlendirmeyi düşüneceğinize eğitmeyi okutmayı düşünün önce!!!

çekin kadınların üzerinden gözlerinizide dilinizide elinizide artık !!!

yeter yahu erkeklik bu değil!!! yazık bana adenia seninle hemcinsim malesef!!
 

Eski06-03-2008, 00:32   #55
TASADAM
 
Turkiyede dul kadin olmak... - TASADAM

storm42 dul bir kadının eğitilmesi,okutulmasından bahsetmişsin.Bu yapılabilir.Varsayalım ki yapıldı.Ama yine de dul bir insanın ihtiyaçlarına çözüm olmaz.Arkadaşım hiç 30 yıl biryastığa baş koyduğun eşini kaybettin mi.Bunu anlayamazsınız.İnsanlar yaşlandıkça konuşacak dertleşecek birilerini ararlar.Akşam tek başına kalmak istemezler.Ne oglunun evine ne de kızının evine sığabilirler saray gibi de olsa.Adenia nın dediğinde bir sakınca yok.Eğer evlenmesi onu mutlu edecekse neden olmasın.Ve oda özgür birey.Kendi kararı böyleyse
yardımcı olmak doğru bir davranış olur.Saygılarımla
 

Eski06-03-2008, 00:40   #56
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

ben evlenmesin demedim, evlensinde demedim, diyemem çünkü, kendi kararıdır!

ayrıca dul kaldıktan sonra değil, normal zamanlarında eğitimden bahsettim.

ülkemizde malesef hala okutulmayan kız çocukları var, sonra berdele, töre cinayetine, veya (adı neyse) kayınıyla evlendirilen yüzlerce kadın var.

kadının okuması ayıp, sokağa çıkması günah bu zihniyete.. ama erkeğin 4-5 kadın alıp inekten sonra sofraya oturtması doğru değilmi..

vah benim ülkem
 

Eski06-03-2008, 00:41   #57
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

eğitelim ama nasıl? kadınlarımızı kızlarımızı eğitelim okutalım elbette; ama dini bakımdan da yetiştirelim. nerede nasıl davranması gerektigini de öğrenmeliler. mesela bugünlerde aihm'den din derslerini zorunlu olmaktan çıkaran bir karar çıktı. peki o zaman insanlarımız din eğitimlerini nerede ve nasıl alacaklar? herkesin dini kendine diyerek işin içinden kolaycı bir yaklaşımla çıkmak dogru bir fikir degil. imamhatipleri kapatalım, kuran kurslarını kapatalım, cemaatleri tarikatları yok edelim, din derslerini zorunlu olmaktan çıkaralım ? o zaman sonuç ?
iflas etmiş yok olmuş bir toplum... evt türk toplumunun böyle olmasını 4 gözle bekleyenler var!

birde bir şu fikrimi hemen söyleyeyim;
biz kadınlarımıza kızlarımıza iş bulalım iş alanları yaratalım iyi güzel de erkekler ne yapsın? evin direği bir erkek işsiz mi kalsın? dünyanın hiçbir ülkesinde bu modeli tutturabileceginizi düşünebiliyormusunuz? yani iş alanlarımız yok; iş,güç emek üreten bir toplum da degiliz. nüfusumuzda 73 milyon! şimdi hem erkeğe hem kadına iş vermek çok mantıklımıdır? dünyada zaten işsizlik hat safhada (düzelmeyecek ve daha da kötüye gidecek) üretim alanları dar kısıtlı örneğin afrika... o halde çözüm nedir?

Düzenleyen adenia : 06-03-2008 00:45.
 

Eski06-03-2008, 00:48   #58
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
eğitim ama nasıl? kadınlarımızı kızlarımızı eğitelim okutalım elbette ama dini bakımdan da yetiştirelim nerede nasıl davranması gerektigini de öğrenmeliler. mesela bugünlerde aihm'den din derslerini zorunlu olmaktan çıkaran bir karar çıktı. peki o zaman insanlarımız din eğitimlerini nerede ve nasıl alacaklar? herkesin dini kendine diyerek işin içinden kolaycı bir yaklaşımla çıkmak dogru bir fikir degil. imamhatipleri kapatalım, kuran kurslarını kapatalım, cemaatleri tarikatları yok edelim din derslerini zorunlu olmaktan çıkaralım ? o zaman sonuç ?

birde bir şu fikrimi hemen söyleyeyim;
biz kadınlarımıza kızlarımıza iş bulalım iş alanları yaratalım iyi güzel de erkekler ne yapsın? evin direği bir erkek işsiz mi kalsın? dünyanın hiçbir ülkesinde bu modeli tutturabileceginizi düşünebiliyormusunuz? yani iş alanlarımız yok; iş,güç emek üreten bir toplum da degiliz nüfusumuzda 73 milyon! şimdi hem erkeğe hem kadına iş vermek çok mantıklımıdır? dünyada zaten işsizlik hat safhada (düzelmeyecek ve daha da kötüye gidecek) üretim alanları dar kısıtlı örneğin afrika... o halde çözüm nedir?

konuyu dağıtmayalım fazla !
onlar başka konuda tartışılır, hem böyle iş alanında ekonomide kadın şurda çalışsın erkek burda diye cinsiyet ayrımı yapılmaz! çalışmanın manası kalmaz..

islami kurallar çerçevesinde kadınların çalışmasının hiçbir sakıncası olmadığı kanaatindeyim

bknz http://www.wardom.org/ulkucu-hareket...html?p=1667397 buradada bir alıntıyla fikrimi belirtmiştim ama onun yeri burası değil.

çalışan kadının hele hele dul bekar evli diye ayırılması ayrıyeten çetrefil !
 

Eski06-03-2008, 10:01   #59
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
eğitelim ama nasıl?

nerede nasıl davranması gerektigini de öğrenmeliler.

imamhatipleri kapatalım, kuran kurslarını kapatalım, cemaatleri tarikatları yok edelim, din derslerini zorunlu olmaktan çıkaralım

yani iş alanlarımız yok; iş,güç emek üreten bir toplum da degiliz. nüfusumuzda 73 milyon! şimdi hem erkeğe hem kadına iş vermek çok mantıklımıdır? dünyada zaten işsizlik hat safhada (düzelmeyecek ve daha da kötüye gidecek) üretim alanları dar kısıtlı örneğin afrika... o halde çözüm nedir?
bir kez daha. SAK ÜSTÜNDE DAMDAĞAN, KAZ BELİNE VURMAYI...
Şimdi adenia kardeş kadınları eğiteceğimiz sistemi de salık verecek bize. ver ver. bekliyoruz. kadınlar aptal ya, geri zekalı ya... nerde nasıl davranmaları gerektiğini öğreteceğiz onlara..

iş alanları yoksa, kısıtlıysa, aklı olan, becerisi olan değil, errrrkek olanlar almalı o işi. neden? çünkü evin direği onlar. iş alanlarının örneğini de çok güzel vermiş arkadaşım. örneğin afrika.. he he he.. adenia. talk show yapmayı dene. Cem Yılmaz'ın egemenliğine son verelim hep birlikte.

forumda adının geçmesi yasak olduğu için adını telaffuz etmediğim başörtüsü hakkında yılmaz kadın hakları savunucuları.. neredesiniz!!!
kadın haklarını savunmak mı, yoksa kadını örtüp sandığa kitlemek mi istiyorsunuz. işte tam size göre lokkum gibi bir konu. yoksa niyetiniz başkaydı da kadın haklarını korumak gibi bir takıyye içindemiydiniz. sizleri de bekleriz böyle önemli bir konuya. adenia hiç olmazsa çıkıp, ben buyum kardeşim. beni değiştiremezsiniz diyor. forumumuzun hanımları neredeler?? saygılar

Düzenleyen Gila : 06-03-2008 10:06. Sebep: ilave bilgi
 

Eski06-03-2008, 10:07   #60
y.rn
 
Turkiyede dul kadin olmak... - y.rn

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi storm42 Mesajı Göster
başka arzun??
benim anamda dul kardeş.. kızkardeşimle birlikte benim yanımda kalıyolar, her ikiside kendi paralarını kazanıyolar..

ben babamı kaybettiğimde askerdim, kardeşim okuyordu, amcam yok, dedem yok, dayılarım kendilerine zor bakar, halalarım desen bizden bizim malımızı kaçırırlar, kime emanet edecem? elin tanımadığım adamına babamın kırkı çıkar çıkmaz anamımı verecem? hangi sebeple? hangi kitap yazar bunu? iki yengem var, bir bacım var allah korusun abilerime yada damadıma bişey olsa bacımı 40 günde evlendireyimmi? yada yeğenlerimi ne idüğü belirsiz bir üvey babayamı vereyim?

saçmalığın daniskası bu!!!
islamiyet bunumu emrediyor?

anam 14 yıldır babam sağkende öldüğündede kendi ekmeğini kazandı! babam öldüğünde asker harçlığımı annem yolladı!

atıp tutarken adam gibi atıp tutun bari be!
islamiyet asla bunu emretmiyor storm42 birakin islamiyet hic bir ahlak kanunu hic bir insanlik kanunu bunu emretmiyor..oncelikle allah sana hayatinda kolaylik versin ne iyi bir evlatmissinki annene bacina sahib cikabilmissin bunu yapamayan yapmayan o kadar cok hayirsiz evlat varki.. konuya gelince Evet bu konuda insanlar tarafından olgunlukla karşılanmalı bence.
Hiçbir dul bayana açık kapı!!!!!gözü ile asla bakılmamalı çünkü bunun vebali gerçektende verilemez asla.
Bir bayanın evliliği sürmemiş olabilir,kocası vefat etmiş olabilir ama bu demek değildir ki bu bayan namus duygusunu da yitirmiş.
Olgun bir insan,erkek ya da bayan olsun hiç fark etmez,yakınındaki zor durumda olan bir insana bu gözle bakmak yerine,ona karşı yardımcı olmayı tercih etmeli.

Türkiye de dul olarak yaşayan kadınlar öncelikle haytlarını kendileri için değil toplumdaki insanlar için yaşıyorlar. Kocasıyla birlikte yaşadığı şeyleri kocasından ayrıldıktan sonra veya kocası öldükten sonra ''alem ne der'' düşüncesiyle yaşayamadıklarını ben canlı olarak görüyorum. İnsan dünyaya bir kere geliyor ve hayatı ister eşli ister eşsiz doya doya yaşamak ister. ama maalesef toplumdaki dul kadınların hayatı doya doya yaşamaya nedense hakları yok.

Ama bilinmelidir ki dul kadın cesur ayakta kalmasını başaran hayata ve basit düşünceli insanlara boyun eğmeyen güçlü KADINDIR...

Türkiye'de kadın olmak...inanınız sizi teselli etmeyeceğim.....hele dul olmak...bereketin simgesi analarımız,kadınlarımız,kızlarımız.....sizin yeriniz burası değil...ben yine de umutluyum....kadınların sadece kadınlar gününde değil hergün akıllarda şiar olduğu zamanların temennisiyle..........sofrada yeri öküzümüzden sonra gelen ama o öküzü kendi besleyen,,,,evin dış kapı mandalı görevini gören ama dişi kuşun yaptığı yuvanız...

Bence de...

Güçlü kadın yanlız kadın olmasın da...Bu basitliğin içinde...

Hayat zor...İnsanlar maskeli...Kadınlar toplumda erkekten bu kadar sayıca üstünken....Kendimizi kıran yine kadın...



Konuye yorumlariyla dusuncelerini paylasan herkese tesekkurler ediyorum...


Saygılarımla.

Düzenleyen y.rn : 06-03-2008 10:21.
 

Eski06-03-2008, 10:18   #61
berry
 
Turkiyede dul kadin olmak... - berry

......................

Düzenleyen berry : 02-04-2009 15:54.
 

Eski06-03-2008, 10:18   #62
m@rduk
 
Turkiyede dul kadin olmak... - m@rduk

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
eğitelim ama nasıl? kadınlarımızı kızlarımızı eğitelim okutalım elbette; ama dini bakımdan da yetiştirelim. nerede nasıl davranması gerektigini de öğrenmeliler. mesela bugünlerde aihm'den din derslerini zorunlu olmaktan çıkaran bir karar çıktı. peki o zaman insanlarımız din eğitimlerini nerede ve nasıl alacaklar? herkesin dini kendine diyerek işin içinden kolaycı bir yaklaşımla çıkmak dogru bir fikir degil. imamhatipleri kapatalım, kuran kurslarını kapatalım, cemaatleri tarikatları yok edelim, din derslerini zorunlu olmaktan çıkaralım ? o zaman sonuç ?
iflas etmiş yok olmuş bir toplum... evt türk toplumunun böyle olmasını 4 gözle bekleyenler var!

birde bir şu fikrimi hemen söyleyeyim;
biz kadınlarımıza kızlarımıza iş bulalım iş alanları yaratalım iyi güzel de erkekler ne yapsın? evin direği bir erkek işsiz mi kalsın? dünyanın hiçbir ülkesinde bu modeli tutturabileceginizi düşünebiliyormusunuz? yani iş alanlarımız yok; iş,güç emek üreten bir toplum da degiliz. nüfusumuzda 73 milyon! şimdi hem erkeğe hem kadına iş vermek çok mantıklımıdır? dünyada zaten işsizlik hat safhada (düzelmeyecek ve daha da kötüye gidecek) üretim alanları dar kısıtlı örneğin afrika... o halde çözüm nedir?
işte erkeğin tipik bir egemenlik savaşı.
hakimiyeti kesinlikle kaybetmek istemiyorlar.
kadınlar hakkında söz sahibi amir konumundan vazgeçemiyorlar.
siz kendi dünyanızdakilerle ilgilenin
bizler atatürkçü mücadeleci eşit bireyler yetiştireceğiz.
 

Eski06-03-2008, 12:51   #63
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi CerCerY Mesajı Göster
yaa okuyorum dünden beri yazmıycam yazmıycam diyorum ama yazmadan edemedim... ne demek bu senin dediklerin adenia.. arkadasım normalde dikkat etti isen 2 li polemiklere yada konusmalara girmem direk kendi düşüncelerimi yazar savunurum.. ama sana bir iki cevabım olucak cünkü bir bayan olarak bizler hakkımızı savunmayacaksak kim savunucak...



başka emrin arzun varmıydı adenia arkadasım ???? ne demek evde oturucak bir kadın hayvanmıdırki onu böyle istedigin gibi yönlendiriceksin.. sen ne kadar insansan bir kadında o kadar insandır.. aynen senin gibi nefes alır yaşar yemek yer v.s hani derler ya senin canın canda kadının ki patlıcan mı diye aynen sana söylencek laftır sanırım bu.. sen erkeksin diye istedigin özgürlükte yaşayacaksın ama kadına hayvan muamelesi yapıcaksın zorla diretmeyle eve kapatıcaksın... ben bekar bir genc kızım ama dulda olabilirdim.. kendimi koydumda biran dul bir insanın yerine... ben dulum diye kendimi eve mi kapatmam lazım... 40 gün sonra hiç bilmedigim istemediğim tanımadıgım biriylemi evlenmek zorundayım.!!! bir düşün önce belkide bu kadın kocasını cok seviyordu öldükten sonrada çok seviyor ama sanane onun sevgisinden dimi evlenmek zorunda kocasının yasını tutamadan evlenmek zorunda.. neymiş adı çıkmasınmış.. yok calısmayacakmıs.. onun bunun eline muhtacmı yaşamalı bir insan sadece bayan cinsiyetinde diye.. eşini kaybetmiş olabilir bir hayvan gibi eve kapatıp istemedigi biriyle evlendirip onun eline muhacmı yasamalı.. o zaman hiç yaşamasın daha iyi değilmi.!!! zaten senin düşüncelerine görede sanırım kadınlar neden var ki olmasa da olur..!!! kadınlar sadece soyunuzu devam ettirmek için var onun dısında bir insan gibi yasamaya hakları yok değilmi.!!! dedikodu meselesine gelince insanın agzı torba değil ki büzesin arkadasım.. sen evli olursun karını eve kapatırsın kimseye yüzünü göstermezsin.. ama aynen senin de dediğin gibi elalemin agzı torba değil ki büzesin.. millet belkide aa bu kadın var ya kocası onu eve kapatıo kocası evde yokken eve erkek atıyor diyebilir.. yani dul olmayan evli bir kadın hakkında da dedikodu cıkabilir.. ee ne demiş Atalarımız dilin kemiği yoktur.. kim ne derse desin dul kadın kendini biliyorsa namusu ile yaşam savaşını kendi ayakları üstünde verebiliyorsa gerisi boş arkadasım.. burası gelip geçici bir dünya herkes istedigini diyebilir.. Bu dünyadan göç edip gittiğimizde Allah'ın huzurunda dul bir kadına iftira edenle dul olupa kendi yasam savasını verdi diye laf yiyen aynı değildir meraklanma.. Allah gerekli cezayı gerekli kişiye verir.. kimse kimseye dul diye ceza veremez onu zorla eve kapatamaz yada bakası ile evlendiremez.. gerekli cezayı verecek olan gene Allah'tır..

hee bundan sonraki yorumlarınıda okudum gördüğüm manzarayı söyliyimi sana ??? bu yorumu yazmıssın herkes terslemeye baslayınca anası bacısı dul olanlar cıkıpta laf sölemeye baslayınca cevir kazı yanmasın misali resmen dediklerini değiştirmişsin.. aynen görünen bu yazdıklarında..



bu yorumuna gelinceee... senin kendine güvenin hiç mi yok arkadasım ??? Bir bayanla aynı işe başvurdugunda o alınır sen acıkta kalırsın korkusumu var... bir insan bay olsun bayan olsun farketmes öncelikle insan olsun ve kendini yetiştirmiş olsun... kusura bakma ama ilkokul mezunu yazmayı bile bilmeyen bir erkegin işe girmesindense tahsilli kendini yetiştirmiş bir bayanın işe girmesini tercih ederim... neymiş o erkek milleti işsiz kalıcak diye kadınlarmı cezalandırılacak yine.. tabi senin görüş açına göre bayan milleti 2. 3. sınıf bir milelt hiç bişeye hakları yok değil mi.!!! Sende tahsilini al kendini yetiştir git en iyi işe gir.. kusura bakma ama senden daha iyi kendini yetiştirmiş birisi tabikide seni açıkta bırakır bu bay olsun bayan olsun farketmez...


yazık diyorum... bir bayan olarak senin düşüncende bir erkeğin yakınında olan bayanlara acıyorum suanda.. belkide gelecegin en iyi doktorlarından avukatlarından olmaya aday o kapasitede birisi olmasına ragmen senin düşünce tarzında olanlar yüzünden evinden bile cıkmayan bir köleye dönüştürülecek.
ATATÜRK ün gençliği. eline, diline, aklına sağlık.
 

Eski06-03-2008, 16:25   #64
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

İLMİHAL
İçeriği : İNSAN HAKLARI
Başlığı : Kadın Hakları

İslâm dini, zina ve fuhuşu önleyici tedbirler alması yanında, her müslümanın malının, kanının ve namusunun “Mekke kadar, Kâbe kadar” mukaddes ve dokunulmaz olduğunu ilân etmek sure-tiyle kabileler arası savaşı ortadan kaldırdı. Bu geliş-me en çok kadınlara yarar sağladı. Çünkü yeni düzen, on-ları esir düşüp câriye olmaktan, erkekler için gelişigü-zel bir tatmin aracı ve ganimet malı haline gelmekten kurtardı. Artık kadın iffetsizliğe zorlanamayacak, hatta iffetine gölge düşürücü sözler söylenemeyecekti (en-Nûr 24/4-6). Kız çocukların hor görülmesi kesinlikle yasak-lanmış (el-En‘âm 6/151; el-İsrâ 17/31); kız evlât ile er-kek evlât arasında hiçbir değer farkının bulunmadığı ifade edilmiştir (en-Nahl 16/56-59). Kadının fizyolojik bakımdan erkeğe göre zayıf olduğu gerçeği kabul edilmek-le birlikte (en-Nisâ 4/34), bu onun için horlanma sebebi sayılmayıp, aksine, bu vesileyle erkeğe, kadını himaye etme, sevgi ve şefkat gösterme, ihtiyaçlarını karşılama gibi görevler yüklenmiş (en-Nisâ 4/24-25); bütün bunla-rın ötesinde, kadına anne olması itibariyle hiçbir mede-niyette benzeri görülmeyen bir yücelik ve değer verilmiş (el-İsrâ 17/23-25); “Cennet annelerin ayakları altında” gösterilmiştir (Münâvî, Feyzü’l-kadîr, III, 361).

Kur’ân-ı Kerîm’in tasvir ettiği yaratılış sahnesine göre, önce erkek yaratılmış, daha sonra ve bizzat ondan (veya aynı asıldan) eşi (kadın) yaratılmış ve bütün insan-lar bu çiftten türemişlerdir (el-Bakara 2/187). Bu tasvir, öz ve esas itibariyle, kadın erkek ayırımı yapmaktan zi-yade bu ayırımın olmadığını, aslolanın “insan” olduğunu anlatmaktadır. Tasvirde ikinci olarak vurgulanan husus ise, erkek ve kadının, birbirlerinin hasmı ve rakibi de-ğil, bir bütünün parçaları oldukları ve birbirini tamam-layıp bütünledikleridir. Biri diğerine eş olmanın ve in-sanların türeme mekanizmasını oluşturmanın tabii gereği olan bu farklılık, kesinlikle ontolojik ve değer itiba-riyle bir farklılık değildir.

Kur’ân-ı Kerîm’de erkeğin kadından üstün yaratıldığı izlenimini veren âyetler, toplumsal bakış ve telakkileri yansıtmaktadır. Meselâ “Sayesinde Allah’ın bir kısmınızı diğer kısmınıza üstün tuttuğu şeye imrenmeyin, onun için iç geçirmeyin, hayıflanmayın. Erkekler kendi kazandıklarında pay sahibi olduğu gibi, kadınlar da kendi kazandıklarında pay sahibidir. Bu yönde Allah’ın lutuf ve ikramından iste-yin” (en-Nisâ 4/32), “Yine herkes (erkek ve kadın) ana baba ve yakınların bıraktıklarında aynı şekilde pay sahibidir-ler...” (en-Nisâ 4/33). “Erkekler, hem Allah’ın kendilerine sağladığı bu üstünlük (yani erkek yaratılmış olmaları) hem de bu uğurda harcamada bulunmaları sebebiyle, kadınların işlerini çekip çevirirler. Sâlih kadınlar uyumlu davranır-lar ve gizlilikleri Allah’ın istediği gibi korurlar. Ger-ginlik çıkarmalarından endişe ettiğinizde onlara nasihat edin, yataklarda sırtınızı dönün ve onları dövün. Eğer uyum sağlarlarsa, onların aleyhine davranmak için bahane arama-yın” (en-Nisâ 4/34).

Bu âyetlerde anlatılmak istenen husus insanlar ara-sında erkek olmanın avantajlı olduğuna dair yaygın te-lakkinin Allah nezdinde bir öneminin olmadığıdır. Evet, erkeklik ve kadınlık Allah’ın takdiri gereği olan bir şeydir. Yaratılış ve türeyiş bunun üzerine kurulduğu için, bir kısım insanların erkek, bir kısmının kadın olması kaçınılmazdır. Yaratılış gereği doğal farklılık-ların da etkisiyle mevcut toplumsal telakkilerin bir cinse üstünlük atfetmesi sebebiyle niye o cinsten olma-dığınıza hayıflanmayın. Bu Allah’ın takdiridir. Fakat Allah karşısındaki konum, Allah ile olan ilişkiler bakı-mından erkek kadın farkı olmadığı gibi insanî kazanımlar açısından da aralarında bir fark yoktur, kemale yürümede fırsat eşitliği vardır ve herkesin kazandığı kendisinedir. Kadın erkek farklılığı ve cinsler hakkındaki toplumsal telakkiler Allah açısından bir değere sahip değildir.

Kur’an’ın önerdiği hayat anlayışında temel öğe ve mu-hatap olarak insan alınmıştır. Bu bakımdan Kur’an’da, kadın-erkek ayırımı yapılmadan çeşitli hak ve sorumlu-luklardan, insan ilişkileriyle ilgili birçok ilke ve kuraldan söz edilir. Bu yüzden İslâm’da kadın da erkek de, çocuk da yetişkin ve yaşlı kimse de hiçbir cins, renk, yaş ve statü farkı gözetilmeksizin benzer bir ilgi ve öneme sahiptir. Dinî telakkiler, hak ve ödevler kural olarak o dine inanan herkesi eşit şekilde ilgilendirir, sadece erkeklere veya kadınlara özgü sayılmaz.

Kadın, yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci dere-cede bir değere sahip değildir. İlke olarak insanların en değerlisi, “takvâda en üstün olanıdır” (el-Hucurât 49/13). Kur’ân-ı Kerîm’de, farklı fizyolojik ve psikolo-jik yapıya sahip olan kadın ve erkekten biri diğerinden daha üstün veya ikisi birbirine eşit tutulmak yerine birbirinin tamamlayıcısı kabul edilmiştir (el-Bakara 2/187). İslâm inancına göre Hz. Âdem bütün insanlığın atası olduğu gibi, Hz. Havvâ da annesidir (el-Hucurât 49/13). Ehl-i kitabın, Âdem’i “aslî günah” işlemeye eşi-nin kışkırttığı şeklindeki inançları Kur’ân-ı Kerîm’deki bilgilerle bağdaşmaz. Nitekim Tevrat’ta “yasak meyve”yi, yılanın kadına, kadının da Âdem’e yedirdiği belirtilir-ken (Eski Ahid, “Tekvîn”, 3), Kur’an’da “Şeytan ikisini de ayartıp yanılttı” (el-Bakara 2/36) buyurularak her ikisi-ni de şeytanın aldattığı belirtilmektedir. Başka bir âyette, Havvâ’dan hiç söz edilmeyip, şeytanın doğrudan doğruya Âdem’e seslendiği ve “Ey Âdem! Sana ebedîlik ağa-cını, eskimeyen saltanatı göstereyim mi?” (Tâhâ 20/120) dediği ifade edilir.

Hukuk, toplumda var olan sosyal ve insan ilişkileri-nin açıklık, güven ve düzen içinde yürütülmesini, birey-lerin hak ve sorumluluklarının belirlenip dengelenmesini hedefler. Bunu gerçekleştirirken, toplumda var olan te-lakki ve değerlerin hukuka yansıması kaçınılmazdır. Bu itibarla tarihî süreç içerisinde müslüman toplumlarda oluşan hukuk kültür ve geleneğinde, kadının hukukî konu-muna, birey, anne, eş, vatandaş gibi çeşitli sıfatlarla sahip olduğu hak ve sorumluluklara veya tâbi olduğu kı-sıtlamalara ilişkin olarak yer alan yorum ve görüşlerin, âyet ve hadislerde sözü edilen ilke ve tavsiyelerin yanı sıra o toplumların bu konudaki gelenek, kültür ve telak-ki tarzlarıyla da yakın bağının bulunması tabiidir.

İslâm’da insanlık ve Allah’a kulluk bakımından kadın-la erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da kadının konumu erkekten fark-lı değildir. Kadınlar hakkında ibadet temizliği ve ibadetlere ilişkin bazı özel düzenlemelerin bulunması, bir cinsin kul olarak üstün tutulması veya ikinci derecede kabul edilmesi anlamında olmayıp, bunlar cinsin biyolo-jik yapı ve fıtrî özelliklerine binaen konmuş hükümler-dir.

İslâm hukukunda, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakı-mından kadınla erkek arasında fark yoktur.

Kişinin sonradan kazandığı vasıflar sebebiyle sahip olacağı haklar ve taşıyacağı sorumluluklar arasında di-ğer hukuk düzenlerinde olduğu gibi İslâm hukukunda da kişilerin durum ve özellikleri ölçü alınarak mâkul bir denge kurulmuştur. Bu yüzden kadın, askerlik, cihad, yakınlarının geçimini sağlama, yakınlarının işlediği cinayetlerden doğan kan bedeli borcuna katılma gibi malî ve bedenî borçlarla yükümlü sayılmamış veya malî yüküm-lülükleri asgarî seviyede tutulmuş, bununla dengeli ola-rak kadına mirastan erkeğe göre yarı pay verilmiştir. Kadının diğer malî ve ticarî alanlarda erkeklerle eşit konumda olduğu, kadın olması sebebiyle herhangi bir kı-sıtlamaya mâruz kalmadığı dikkate alınırsa, İslâm miras hukukundaki bu özel düzenlemenin böyle bir nimet-külfet dengesine dayandığı söylenebilir.

Kadın ticaret ve borçlar hukuku alanında erkeklerin sahip olduğu bütün hak ve yetkilere sahiptir.

Kadının şahitliğiyle ilgili olarak Kur’an’da yer alan “İki erkek şahit bulunmadığında razı olduğunuz şahitlerden bir erkek ve -biri yanıldığında diğeri ona hatırlatsın di-ye- iki de kadın şahit bulunsun” (el-Bakara 2/282) meâlin-deki âyetten kadının değer ve insanlık yönünden erkekten aşağı olduğu gibi bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Gerekçe unutma, şaşırma ve yanılmayla ilgili olup, geti-rilen hüküm hakkın ve adaletin yerini bulması amacına yöneliktir. Benzeri bir hüküm hadislerde bedevî erkekle-rin şahitliği hakkında da söz konusu edilmiştir. (Ebû Davud, “Akdiye”, 17; İbn Mâce, “Ahkâm”, 30) İçinde bulunduğu şartlar ve eğitim seviyesi itibariyle gerçeğin ortaya çıkmasına, hak ve adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunma imkânı sınırlı olan kişi ve gruplar için böyle bir düzenlemeye gidilmiş olması tabiidir. Öte yandan bu hükmün sadece malî haklar ve borçlar konusunda yapılacak şifahî şahit-likle ilgili olduğu, ihtiyaç duyulduğunda kadının da tek başına şahit olabileceği, yazılı beyan ve belge ile is-pat açısından kadın-erkek ayırımının gözetilmeyeceği yönünde doktrinde mevcut olan görüşler de burada asıl amacın kadının şahitlik ehliyetini kısıtlamak değil, adaleti en iyi şekilde sağlamak olduğu fikrini teyit eder.

NOT: Kuran-ı kerimde kadın ve erkegin konumu üzerine bir fikir sahibi olmanızı saglar düşüncesiyle sunulmuştur.
siz, siz olun hiçbirşeyi kurandan ayrı ve bagımsız olarak düşünmeyin, söylemeyin!

Kaynak: Diyanet işleri Başkanlığı İlmihali
 

Eski06-03-2008, 16:31   #65
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

Kadın Hakları konusunun bir devamı olarak kadının örtünmesi meselesine de değinilmiştir. güncel bir konu olması bakımından devamında bu konununda bir fikir vermesi düşünülmüştür.

İslâm’da kadının konumuyla ilgili olarak çağımızda belki de en çok tartışılan konu, kadının örtünmesi mese-lesidir. Kur’an’da kadınların ev dışına çıkarken üzerle-rine örtü (cilbâb) almaları (el-Ahzâb 33/59), erkek ve kadınların gözlerini haramdan sakındırmaları, iffetleri-ni korumaları, kadınların ziynet yerlerini göstermemele-ri, başörtülerini yakalarının üzerine kavuşturmaları ve bağlamaları (en-Nûr 24/30-31) istenmiştir. Gerek bu ve benzeri âyetlerin ifade tarz ve üslûbu, gerekse Hz. Peygamber dönemindeki uygulamalar, kadınların örtünmesinin, tavsiye kabilinden veya örf-âdete ve sosyokültürel şart-lara bağlı ahlâkî çerçevede bir hüküm olmaktan öte dinî ve bağlayıcı bir emir olduğunu göstermektedir. Çağımıza kadar bütün İslâm bilginlerinin anlayışı ve asırlar boyu İslâm ümmetinin tatbikatı da bu yönde olmuştur. İslâm’ın örtünme, iffetini koruma, gözlerini haramdan sakındırma gibi emirleri sadece kadınlara yönelik olmayıp, hem ka-dınlara hem de erkeklere aynı üslûp ve kesinlikte ayrı ayrı yöneltilir, topluma da bu konuda gerekli tedbirleri alma görevi verilmiştir. Ancak örtünme konusunda kadınlara daha ağır bir sorumluluk yüklendiği ortadadır. Fa-kat bunu İslâm’ın kadına daha az değer verdiği, kadını sosyal hayatta geri plana ittiği şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Aksine bu kabil hükümleri İslâm’ın kadını koruma, yüceltme ve ona toplumda saygın bir yer kazan-dırma çabasının bir parçası olarak değerlendirmek gere-kir. Zaten utanma ve örtünme, canlılar içinde sadece insana has bir özelliktir. İslâm’ın aslî kaynaklarında erkek ve kadının örtünmesi ilke olarak konmuş, İslâm bilginlerinin de ortak görüşleri kadınların el, yüz ve ayakları hariç örtünmeleri, erkeklerin de diz kapağı ile göbekleri arasını örtmeleri gerektiği üzerinde ağırlık kazanmıştır. Ancak örtünmenin renk, üslûp ve şeklinin toplumların gelenek, zevk ve imkânlarıyla bağlantılı olacağı, bu sebeple de bölge ve devirlere göre farklılık gösterebileceği açıktır. Bu itibarla, asıl amacın kadın ve erkeğin iffetli ve meşrû bir hayat yaşamaları, aşırı-lıklardan, tâciz ve tahriklerden korunmaları olup, ör-tünme de bu amacı gerçekleştirmede önemli bir araç sa-yılmıştır.

2. olarak bu ilmihalde yine çok tartışılan FEMİNİZM meselesine deginilmiştir.

Çağımızda feminizm adı verilen hareket, tarihte kadı-nın kiliseye girmesini, İncil’e dokunmasını bile yasak-lamış olan zihniyete karşı bir tepki hareketi olması sebebiyle çıkış noktası bakımından haklı ise de, ahlâkî ve sosyal bakımdan çok olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçları iki noktada toplamak mümkündür.

Bir kere, feminizm hareketine kapılan kadın, genel o-larak kayıtsız şartsız özgürlük düşüncesiyle aile için vazgeçilmez olan birçok kural ve değerleri hiçe saymak-ta; esasen sosyal hayatın hiçbir alanında hiçbir insan için geçerli olmayan “Kendi hayatımı canımın istediği şekilde yaşamak hakkımdır!” şeklindeki anlayışı, bütün değerlerin üstünde bir değer ve kanun kabul etmektedir. Bu telakki, bütünüyle ahlâkî değerler ve kurallar ile kutsallık kazanan aile yuvasının iğreti bir hal alması-na, kadın ve erkeğin, aile sorumluluklarını çekilmez bir yük ve bir tür esirlik gibi algılamalarına yol açmaktadır. Bu hayat telakkisinin yaygın olduğu ülkelerde, eşine ve çocuklarına bağlılığı, yuvanın mutluluğuna kat-kıda bulunmayı kendi istek ve tutkularının üstünde tutan kadın tipi giderek özlemle aranır olmakta, nikâhsız bir-likte yaşamaların yaygınlaşması gibi Batılılar’ın bile korkutucu saydıkları olumsuz gelişmelerin temelinde de aynı anlayış yatmaktadır.

Sözde kadın özgürlüğünü savunan feminizmin ortaya çı-kardığı diğer bir olumsuz sonuç da erkeklerle ilgilidir. Bu gelişmeler karşısında erkekler genellikle üç değişik tavır sergilemektedirler: Kimileri olayı olduğu gibi kabul etmekte ve onlar da evlenip boşanmayı alışkanlık haline getirmektedir. Bazı erkekler eşlerini baskı zo-ruyla sadık kılmaya, yuvada tutmaya çalışmaktadır. Bazı-ları ise, zaten eşlerini başlarından atmak ve yuvayı yıkmak istediklerinden, boşanmanın olağan bir gidiş ha-line gelmesi bunların işini kolaylaştırmaktadır. Çünkü toplumda herhangi bir kurum -bu arada aile yuvası- bir defa kutsallığını ve değerini yitirdi mi, artık kişisel arzu ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutanlar bu kurumu yıkmakta bir sakınca görmemekte ve bu konuda ciddi en-gellemelerle de karşılaşmamaktadırlar. Batı’da ve Batı-lılaşma gayreti içinde olan ülkelerde feminizm hareketi-nin belki de en önemli olumsuz sonucu bu olmuş, aile, eşlerin karşılıklı bağlılık ve fedakârlığıyla yürütülen kutsal bir kurum olmaktan çıkıp her iki tarafta da ben-cillik, tek taraflı çıkar ve yarar egemen olmaya başla-mıştır. Bu gelişmelerden de yine sosyoekonomik konumu daha zayıf durumda olan kadın zarar görmektedir.

On dört yüzyılı aşkın İslâm tarihi boyunca müslüman toplumlarda, Batı’da ortaya çıktığı şekliyle bir kadın sorunu, buna bağlı olarak da kadının ezilmişliği ve kur-tarılması, kadın hakları gibi sosyal hareketler olmamış-tır. Bu olumlu durumu, uygulanan İslâm hukukunda kadının ve erkeğin hak ve sorumluluklarının dengeli ve ayrıntılı bir biçimde belirlenmiş olmasından çok, İslâm toplumla-rında hukukî kural ve yaptırımların da temelde dinî ve ahlâkî bir zemine dayanmış olmasıyla, İslâm’ın bireye kazandırdığı dünya görüşünün, hak ve sorumluluk anlayı-şının onun bütün insan ilişkilerini etkilemekte oluşuyla açıklamak daha isabetli olur.

Çağımızda İslâm’da kadın ve kadın hakları konusunda müslüman ve gayri müslim yazarlar tarafından bir hayli eser kaleme alınmış olup bu mevzuda zengin bir literatür ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu gelişmelerin temelinde günümüz müslüman toplumlarında kadın hakları ve anlayışı konusunda ciddi bir krizin yaşanmakta oluşundan çok, Batılı yazarların kendi toplumsal gerçek ve değerlerini, aile hayatıyla ve kadınla ilgili telakkilerini ölçü ala-rak İslâm dünyasına yönelttikleri tenkitler, Batılılaşma taraftarlarının aynı çizgideki önerileri, müslüman ya-zarların da bunlara cevap verme ve konuyla ilgili öze-leştiri yapma gayretleri yatmaktadır. Bu konuda samimi olarak ortaya konacak fikrî mesailerin ve özeleştirile-rin çok yararlı olacağını inkâr etmeksizin belirtmek gerekir ki, bütün grup ve kesimler gibi kadınların da sevgi, saygı ve mutluluktan daha çok pay alabilmeleri, müslüman toplumların, İslâm’ın getirdiği hayat anlayışı-nı, insana verdiği değeri, yüklediği ağır sorumluluğu ve insan ilişkilerinde hâkim kılmaya çalıştığı ölçüleri daha iyi kavramalarına bağlıdır.

Oluşmasında âdet ve geleneklerin de etkisinin bulun-duğu kişisel görüşlerin din telakki edilmesi çok büyük sıkıntılar doğurmaktadır. Her konuda zayıf veya kuvvetli olsun, herhangi bir hadisin, zaman ve çevre faktörünü dikkate almadan bir hükme esas ve dayanak yapılması son derece sakıncalıdır. Kendince İslâm’ı müdafaa etmeye çalışan veya onun adına konuşan kimselerin, eski dönem-lerin kendi şartlarının iz ve etkilerini taşıyan fıkhî görüşleri, tek İslâmî çözüm olarak takdim etmeleri, hem sorunların çözümüne bir katkı sağlamamakta hem de yaşa-nan olumsuzlukların İslâm’a mal edilmesi gibi olumsuz bir sonuca yol açmaktadır. Genel ilkeler ve bunların belli gelenekleri ve alışkanlıkları olan toplumlarda hayata geçirilme biçimi var. Dikkat edilecek hususlardan biri bu ikisini özdeşleştirmemek, ikincisi ise, bir dö-nemdeki hayata geçirilme biçiminin, o dönemdeki genel şartlara göre insan hakları açısından durumunun ne oldu-ğunu tesbit etmektir
 

Eski06-03-2008, 16:38   #66
UFF007
 
Turkiyede dul kadin olmak... - UFF007

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ayyash07 Mesajı Göster
Toplumda dul kadına potansiyel namussuz gözüyle bakılır. Elaleme göre dul bir kadının bir dostu, partneri muhakkak vardır. Olmadıysa bile olacak, evlilik dışı ilişkiler yaşanacaktır... Halbuki bir kadın içgüdülerini kontrol etmekte erkekten daha başarılıdır. Yani cinselliğin hazzını almış bir erkek, dul bir kadından daha fazla potansiyele sahiptir bu konuda. Ama nedense dul kadınlara yüklenilir hep...

Alın size bir ayrımcılık daha...
Bir iki cümleyle özetlemişsin... Katılmamak ne mümkün...
Teşekkürler...
 

Eski07-03-2008, 10:28   #67
berry
 
Turkiyede dul kadin olmak... - berry

......................

Düzenleyen berry : 02-04-2009 15:27.
 

Eski07-03-2008, 21:45   #68
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi CerCerY Mesajı Göster
ahh adenia kardesim ah cnm benim bak renkli yazılarla belirttiğin yerlerde ne güzel şeyler geçiyor.. kadın yada erkek olmanın üstünlük olmadıgı önemli olanın insanlık oldugu ne güzel anlatılıyor.. o zaman nedendir bu yok kadın calısırsa erkek ne iş yapıcak.. yok kadın dul gezemez hemen evlenmeli yok kadın sokaga cıkmasın sunu yapmasın bunu yapmasın saçmalıkları... hangi erkek bunlara uyuyor ki kadınlar böyle bir diretme ile karşılaşıyor... her zamanda dediğim gibi ne kadınlar ne erkekler üstün değildir.. önemli olan insan olmaktır...
benim güzel kardeşim burada ki bazı arkadaşlar diyorki ''kadın erkek eşittir'' diye yok öyle birşey... yazının tamamını okuyunca bu eşitlik Allah nezdinde ''insan olması'' bakımından bir eşitliktir. ve üstünlük yalnızca takva iledir.
kadın ve erkek birbirlerini bütünleyen bir konuma sahiptir. ama bir elmanın iki yarısı gibi degil. yani bak,

şimdi bazı arkadaşlar diyorki; kuranda erkek bazı haklar bakımından kadından üstündür ama biz eşitligi savunuyoruz diyorlar! yani sen allahın koydugu nizama karşı çıkıyorsun?

şimdi sen feministmisin? degilmisin?

2. olarak peki neden her yorumunda örtünmeye karşısın?
kadının örtünmesi ve feminizm üzerine yazılanlarıda oku ve bugünü degerlendir!

önemli bir tartışma bu... ama lütfen yazılanların tamamını okuyun.. ben çogu yerde işaretleme yapmadım onlarıda okuyun lütfen...

birde varsa elinizde böyle kaynaklar sahih yorumlar vb. (fıkıh yorumları gibi) ekleyelim karşılaştıralım düşüncelerimizi... benim kaynak gösterdigim yerdeki yazı buraya tamamen sıgmamıştır. o yazıyıda siteye girip baştan okumak gerekir.

Düzenleyen adenia : 07-03-2008 22:14.
 

Eski07-03-2008, 22:03   #69
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
benim güzel kardeşim

şimdi bazı arkadaşlar diyorki; kuranda erkek bazı haklar bakımından kadından üstündür ama biz eşitligi savunuyoruz diyorlar!
hadi adenia yine iyisin. piyango çıktı sana keh keh ( üçüncü keh metaya ait olduğu için yapamıyorum ) iyisin iyisiiin. bak, talih kuşu kondu başına..
şimdi... sen bu yukarıdaki yazıyı yazan arkadaşı kopyala - yapıştır yöntemiyle buraya koyuyorsun ve böyle yazan birisini kanıtlıyorsuuuunnn,,,
ben de seni benden kurtarıyoruuuummm. yani, çekip bir daha kesinlikle gelmemek üzere bu forumdan ayrılıyorum. üstelik,, ayrılmadan önce de herkesten özürler diliyor, seni yüceltiyor ilk fırsatta motorcu adnn ın kitaplarının tam serisini kitaplığıma koyuyorum.
yok.. kanıtlayamıyorsun,, sadece == yanılmışım, böyle yazan kimse yokmuş özür dilerim == diyorsun ama hiç bir yere gitmiyorsun. sen bu forumun gülüsün gülüm...
veiyyy. ettikmi şimdi büyük laf?? eh. bi veda yazısı hazırlayayım bari
 

Eski07-03-2008, 22:19   #70
adenia
 
Turkiyede dul kadin olmak... - adenia

bana ''sen xx yerin gülüsün gülüm'' diyen çok olmuştu.. sen nasıl bu kanıya vardın?
yazından fazla birşey anlayamadım orang gila? açık seçik yazarsan sevinirim!
 

Eski07-03-2008, 22:21   #71
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
bana ''sen xx yerin gülüsün gülüm'' diyen çok olmuştu.. sen nasıl bu kanıya vardın?
yazından fazla birşey anlayamadım orang gila? açık seçik yazarsan sevinirim!
cevap varmı cevap?? ya da şöyle mi sormalıyım.. özür var mı özür??

soru basit. alıntıyı senden yapdım. şimdi bazı arkadaşlar diyorki; kuranda erkek bazı haklar bakımından kadından üstündür ama biz eşitligi savunuyoruz diyorlar!
kim diyor bunu. kanıtla. kim, Kur'an da böyle yazıyor ama bana ne. biz eşitliği savunuyoruz diye. kanıt koy. sen bunu yazdığına göre, okumuş görmüş olmalısın. bence sallıyorsun. kimse böyle birşey yazmadı. ya da ben sallıyorum. ben senin bunu kanıtlayacağını bildiğim için veda yazımı hazırladım bile.. hadi saygılar.

Düzenleyen Gila : 07-03-2008 22:24.
 

Eski07-03-2008, 22:27   #72
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

konuyu Türkiyede dul kadın olmanın zorluğundan nasıl başörtüsüne eşitliğe getirebildiniz?
birbirinize sataşarak bişey elde edemezsiniz, yapıcı tartışmalar yapalım lütfen.
 

Eski07-03-2008, 22:33   #73
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi storm42 Mesajı Göster
konuyu Türkiyede dul kadın olmanın zorluğundan nasıl başörtüsüne eşitliğe getirebildiniz?
birbirinize sataşarak bişey elde edemezsiniz, yapıcı tartışmalar yapalım lütfen.
ya kardeşim. tabii tartışalım ama olmamış postların, yazılmamış yazılarını yazmışlar gibi ortaya atıp konuyu provoke etmenin ne anlamı var.. adam diyor ki, forumda birisi, == Kur'an da böyle yazıyor ama ben tanımam kardeşim. benim gözümde kadın erkek eşittir == demiş. al başına işi.. ne anlamı var olmayan postları olmuş gibi gösterip konuyu sağa sola çekmenin. ha. ben yanılıyor olabilirim. o zaman konu basit. kopyala, yapıştır yaparsın, == ahan da işte post bu, yazan bu == dersin, ben de dersimi alır, haddimi bilirim. aksi halde olmayan postlarla buraya post atan arkadaşın bunu niye yaptığını sormak gerekir diye düşünüyorum. saygıyla.
 

Eski07-03-2008, 22:38   #74
M3KS3F3
 
Turkiyede dul kadin olmak... - M3KS3F3

adenia bende sana şunu söylüyorum, eğer bir fikrin ve inancın varsa, inancını ve fikrini karşındakine nasıl anlatacağına dikkat et. senin bahsettiğin ayetleri sureleri hadisleri ben kabul ederim ama belki farklı yorumlarım. peki bu forumda ateist, hristiyan, yahudi yada vsvs.. insanlara kurandan ayetlerle nasıl neyi ispat edeceksin? öyle bir şey söyleki bizde eyvallah haklıymışsın diyelim.

ama dini karıştırma işin içine arkadaşım!
herkesin inancı ayrı !

hem konu islamda dul kadının yeri veya zorluğu değil, Türkiyede dul kadın olmanın zorluğu.. saptırmayalım konuyu lütfen..

orang gila, yanlış anlama (sırf senin psikolojik sağlığın için söyledim ) okudukça kan akışının hızlandığını sinir katsayının yükseldiğini ben bile anlıyorum (hatta yaşıyorum )
 

Eski07-03-2008, 22:49   #75
Gila
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Gila

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi orang gila Mesajı Göster
sak üstünde damdağan, kaz beline vurmayı. bir daha resim koyarsam, post atarsam ( adenia hariçtir ) diye not düşerim. konuyu sulandırmayalım. konuyu hiç kişiselleştirmeyelim.

burada, bir kadının bir başkasıyla yemeğe gitmesiyle o..puluk yapmasının aynı anlama gelmediği izah edilmeye çalışılıyor. endonezya gibi, islami tarzını, laiklik ilkelerini bizden almış bir ülkenin insanının medeniyete ne kadar yakın olduğu anlatılıyor. ekonomik özgürlüğünü eline almış bir kadının mutlaka kötü yolda olmadığı anlatılıyor. başka?? başka şu anlatılıyor... namus, etek altında değil, kafaların içindedir. ahh adenia.. ben seni neediim. sen yine bulur bi kulp takarsın buraya da. sonra konu kayar gider bir yerlere olan konuyu açan arkadaşa olur.

bu konu çok ciddi ve üzerinde tartışılması gereken bir konu. en azından, kadınlarımıza kızlarımıza özgürlük diye baar baar baaran özgürlükçü arkadaşlarımızın, özgürlükten ne anladıklarını anlayabilmemiz hakkında bize iyi bir klavuz olacaktır diye düşünüyorum.

ve lütfen konuyu sulandırma. konuyu açan kişinin de haklarını gasp etmek durumuna düşmeyelim. mutlaka tartışacaksan, bekle. birazdan marduk da bir post atar buraya,onunla didişirsin.

herkese saygılar.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi storm42 Mesajı Göster
adenia bende sana şunu söylüyorum, eğer bir fikrin ve inancın varsa, inancını ve fikrini karşındakine nasıl anlatacağına dikkat et. senin bahsettiğin ayetleri sureleri hadisleri ben kabul ederim ama belki farklı yorumlarım. peki bu forumda ateist, hristiyan, yahudi yada vsvs.. insanlara kurandan ayetlerle nasıl neyi ispat edeceksin? öyle bir şey söyleki bizde eyvallah haklıymışsın diyelim.

ama dini karıştırma işin içine arkadaşım!
herkesin inancı ayrı !

hem konu islamda dul kadının yeri veya zorluğu değil, Türkiyede dul kadın olmanın zorluğu.. saptırmayalım konuyu lütfen..

orang gila, yanlış anlama (sırf senin psikolojik sağlığın için söyledim ) okudukça kan akışının hızlandığını sinir katsayının yükseldiğini ben bile anlıyorum (hatta yaşıyorum )
haklısın kardeşim. uyarın için teşekkür ederim. bu arada daha 15. postumda bu önemli konunun sulandırılmaya başlandığını yazmıştım. malesef bir tek şeye tahammül edemiyorum. olmamış bir şeyin olmuş gibi gösterilmesine. eğer ben burada bir itham yazarsam, kanıtlarım. kaynak veririm : ki forumun başlıca kurallarından biridir bu.
yine de, sinir sistemimi iyi tahlil ettin. uyarın için teşekkür ederim. en iyisi ben uzaktan izleyeyim. çünkü bu dakikadan sonra konu magazinel bir durum almaya başladı. saygılar.
 

Eski07-03-2008, 23:23   #76
Kryon
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Kryon

"Yalnızlık varsa buda var olmanın kesin şartıdır"

Dul kadınlar hayatta en güçlü varlıklardır.
 

Eski08-03-2008, 00:55   #77
berry
 
Turkiyede dul kadin olmak... - berry

...........................

Düzenleyen berry : 02-04-2009 15:09.
 

Eski13-03-2008, 12:52   #78
0guzhan
 
Turkiyede dul kadin olmak... - 0guzhan

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi adenia Mesajı Göster
dul kadın evinde otursun kardeşim neden kendine kötü gözle bakılmasına sebep olacak, yanlış anlaşılmalara maruz kalacak, hal ve tavırlar sergileyecek birşey yapsın! bu durumdaki insanlar, yanlış anlaşılmaya çok müsaid bir durumdadır. insanlar bu kişi hakkında konuşabilirler. sen istesende istemesende bunun önüne geçemezsin. devlet bile olsan birşey yapamazsın. insanların düşüncelerine ket vuramazsın! torba degilki herkesin agzını büzesin! o halde nedir; dul kadın arıyla namusuyla evinde oturacak 40 gün geçtikten sonra kendi gibi dul bir erkekle tekrar evlenecek! veya çevresinde güvendigi insanlar akrabası, kardeşi, abisi samimi arkadaşı vb. var ise onlara danışarak bir eş bulacak kendine! uzun süre dul kalmayacak.
Yapme be dostum....

Söylemeyin böyle şeyler...

Kadın evlenmek istemiyorsa zorla evlendirmek... :S

hem de 40 gün sonra!

Bu mudur özgürlük anlayışı... ?
 

Eski25-03-2008, 21:31   #79
Edy
 
Turkiyede dul kadin olmak... - Edy

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi storm42 Mesajı Göster
adenia bende sana şunu söylüyorum, eğer bir fikrin ve inancın varsa, inancını ve fikrini karşındakine nasıl anlatacağına dikkat et. senin bahsettiğin ayetleri sureleri hadisleri ben kabul ederim ama belki farklı yorumlarım. peki bu forumda ateist, hristiyan, yahudi yada vsvs.. insanlara kurandan ayetlerle nasıl neyi ispat edeceksin? öyle bir şey söyleki bizde eyvallah haklıymışsın diyelim.

ama dini karıştırma işin içine arkadaşım!
herkesin inancı ayrı !

hem konu islamda dul kadının yeri veya zorluğu değil, Türkiyede dul kadın olmanın zorluğu.. saptırmayalım konuyu lütfen..

orang gila, yanlış anlama (sırf senin psikolojik sağlığın için söyledim ) okudukça kan akışının hızlandığını sinir katsayının yükseldiğini ben bile anlıyorum (hatta yaşıyorum )
Adenia diyorki, ben islam medeniyetinden baska medeniyet kesinlikle tanimam diyor, daha ne desin. Bu mantikla onla bunla kavga etmekten bir adim daha yol kat edemez.

Aramizda bir bilet parasi topliyalimda, medeniyet gorsun adenia.
 

Cevapla





Şu Anda Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 12:10.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



pvp serverler, ukash, Maç Özetleri, diğer yarım son bölüm, kırmızı shop, dövme, kız oyunları


İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Wardom Internet Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Wardom hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler için webmaster \@wardom.org adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) gün içerisinde Wardom yönetimi olarak tarafımızca gereken işlemler yapılacak ve avukatlarımız size dönüş yapacaktır.