Alerjik hastalıklar

s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..

IgE ve non-IgE aracılı miks reaksiyonlar:
Allerjik eozinofilik özefajit, gastrit ya da gastroenterit, yemek borusu, mide ve/veya barsak duvarında eozinofil (allerji hücresi) infiltrasyonu ile karakterizedir.

Hastalığın patogenezi tam olarak anlaşılmış değildir.
Allerjik eozinofilik özefajit, genelde çocukluk ve gelişme çağında süregen reflü (mideden yemek borusuna gıda ve mide içeriklerinin geri kaçması), tekrarlayan bulantı, iştahsızlık, karın ağrısı, yutma güçlüğü, irritasyon, uyku problemi ile karşımıza çıkar. Olağan reflü tedavisine yanıt vermeyebilir.
Alerjik eozinofilik gastroenterit herhangi bir yaşta meydana gelip yemek borusu iltihabı ve/veya gastrit bulguları yaratabilir. Kilo kaybı veya gelişme geriliği görülür.

IgE’ den bağımsız reaksiyonlar:
Diyete bağlı protein enterokolit sendromu genelde bebekliğin ilk aylarında irritasyon, kusma, ishal gibi bulgularla karakterizedir. Kusma genelde gıda alımından 1-3 saat sonra belirmekte, kanlı ishal, kansızlık, karın ağrısı, gelişme geriliği görülür. Bu bulgular, genelde inek sütü veya soya proteini içeren besinlerle olabilmektedir; ama genelde anne sütü ile olmaktadır. Yumurta, buğday, pirinç, yulaf, fıstık, fındık, tavuk, hindi ve balığa karşı sensitivite rapor edilmiştir. Yetişkinlerde kabuklu deniz ürünleri (karides, istakoz vs.) buna benzer sendromlara neden olup karında kramp, kusma ve bulantıya sebep olur.

Deri prick testi negatiftir.
Celiac (Çölyak) hastalığı, protein kaybettiren bir enteropatidir. Süregen ishal, gaz, karın ağrısı, kilo kaybına neden olan bir hastalıktır. Oral ülser görülebilir. Celiac hastaları gliadine hassastırlar (bugday, yulaf ve tahıllardaki bir protein). Celiac hastaları, kronik olarak gluten içerikli gıda alımı ile T hücreli lenfoma gibi kanserlerin geli?imi için risk taşırlar. Bu vakalarda diyetten gliadinin uzaklaştırılması bulguların ve hastalığın iyileşmesi ile sonuçlanır.

Deride Oluşan Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:

IgE aracılı reaksiyonlar
Besin alerjisi olan hastalarda akut ürtiker ve anjioödem en çok görülen bulgulardır. Bulgular çok ani gelişebilir. Sorumlu besinler genelde şunlardır: balık, kabuklu deniz ürünleri, fıstık, fındık; çocuk yaştakilerde ise yumurta, süt, fıstık ve fındık. Ancak meyveler ve sebzelerde bu grup içersine girmeye başlamıştır.
Kronik ürtikerse gıda allerjisi olanlarda çok nadiren oluşur. 554 tane gıda allerjisi olan vakanın sadece %1,4’ ünde kronik ürtiker ve anjioödem bulunmuştur. 226 kronik ürtikerli çocuğu değerlendiren bir çalışmada %31 pozitif cilt testi saptanırken bunların sadece %4’ ünde gıda uyarı testi ile pozitif sonuç alınmıştır.
IgE ve non-IgE aracılı miks reaksiyonlar:
Atopik dermatit, bir ekzema türüdür ve genelde erken çocuk yaşta başlar. Kaşıntı, tekrarlayan lezyonlar, astım ve allerjik rinit en önemli bulgularıdır. Allerjen sp. IgE, bu hastalığın patogenezinde rol oynar. Langerhans hucreleri deride artış gösterir ve yüzeylerinde allerjen sp. IgE bulunur. Atopik dermatiti ve gıda allerjisi olan çocuklarda yapılan oral gıda uyarı testi sonucunda serum histamin seviyesi belirgin artar, eozinofil aktivasyonu oluşur.
IgE aracılı olmayan reaksiyonlar:
Gluten duyarlı enteropati hastalarının bazılarında çok kaşıntılı eritemli cilt lezyonları olan dermatitis herpetiformis görülür. Atopik dermatit ile karıştırılır. Kol ve bacakların dış yüzlerinde ve kalçalarda süregen, kaşıntılı, simetrik deriden kabarık içi sıvı dolu kırmızı lezyonlar vardır.

Solunumsal Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:

IgE aracılı reaksiyonlar:
Gıda uyarı testi ile hem üst solunum hem alt solunum yolu reaksiyonları oluşturulabilir. Bu reaksiyonlar genelde deri ve mide-barsak bulguları ile birliktedir. RAST ile gıda sp. IgE gösterilebilir. 480 adet gıda reaksiyonu veren vakanın değerlendirildiği bir çalışmada çift kör plasebo kontrollü yöntemle % 16 vakada solunumsal bulgu saptanmıştır.
Bulgular gıdanın alımından 15-90 dakika sonra oluşmaktadır. Burunda ve göz etrafında kaşıntı en erken bulgular olup bunun ardından hapşurma ve burun akması oluşur.
Respiratuvar reaksiyonlara yol açan gıdalar, balık, kabuklular, yumurta, nohutdur.

IgE aracılı olmayan reaksiyonlar:
Heiner sendromu çok nadir görülen, gıda ile ortaya çıkan, pnömoni, akciğer infiltrasyonları, hemosideroz (dokulara demir çökmesi), mide kanaması ve demir eksikliği kansızlığı ile karakterli bir hastalıktır. Genelde inek sütü ile oluşur. Gelişme geriliği oluşur. İnek sütüne reaktif antikorlar saptanmış olup hastalığın immünolojik mekanizması tam olarak bilinmemektedir.

Anafilaksi:

Hastahanelerdeki acil servise başvuran jeneralize anafilaksilerin 2/3’ ünü arı sokması oluştururken, 1/3’ ünü gıda allerjileri oluşturur. Her yıl ABD’ de 100 tane gıda ile indüklenmiş ölümcül fatal reaksiyon bildirilmektedir. Anafilaksinin tüm bulgularının oluşmasına rağmen bu hastaların serum triptazlarında major yükselmeler olmaz.

Gıda ile İlişkili Egzersizle Ortaya Çıkan Anafilaksi:
Sık olmayan bu form gıda alımından sonraki 2-4. saatlerde egzersiz yapan vakalarda görülür. Egzersiz olmadan alınan gıda ile gözlemlenebilen herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Bu hastalığın insidansı son 10 yılda toplumların egzersize yönelmesi ile artmaktadır. Hastalarda genellikle astma veya diğer atopik hastalıklar olup, sorumlu gıda ile pozitif cilt testi saptanır. Bu hastaların geçmişlerinde de bu gıdalarla reaksiyon vardır. Kadınlarda iki kat daha sıklıkla ve 30’ lu yaşlarda daha sık görülür. Yulaf, kabuklu deniz mahsülleri, meyve, süt, kereviz ve balık sorumlu gıdalardır.

KAYNAK

yumurta alerjisi

Gıda maddelerine karşı alerjik tepkiler, vücudun yiyecekteki bazı proteinlere alerjik tepki göstermesinden kaynaklanmaktadır. Yumurta alerjisi, çocuklarda görülen en yaygın gıda maddesi alerjilerinden birisidir. Bazıları, yumurtanın en ufak miktarına bile, çok şiddetli şekilde tepki göstermektedir. Bazıları ise, ağır rahatsızlıklara neden olmayan, hafif derecede tepkiler göstermektedir. Yumurta ve gıda maddesi alerjisi, yetişkinlere nispeten çocuklarda daha yaygındır. Bir çokları, küçük yaşlarda yumurta alerjisinden kurtulmuş olur, ancak bazıları yetişkin yaşlarda da yumurtaya karşı tepki göstermeye devam edebilir. Gıda maddesi alerjisi olan çocukların çoğu birden fazla gıda maddesine tepki gösterir, ancak yumurta alerjisi sadece tek başına görülür. Beslenmenin sağlıklı ve dengeli olabilmesi için, kesilmesi gereken önemli gıda maddelerinin yerine iyi alternatifler ve telafiler bulmak gereklidir.

Yumurta alerjili kişilerde yumurta hangi tepkilere sebep olur?

Yumurta alerjili kişilerin, yumurta yediği veya yumurta içeren yiyecekler yediği zaman görülen tepkiler, kişiden kişiye değişmektedir. Bunlara örnek olarak ishal, mide ağrısı, kurdeşen, astım, egzamanın azması, solunum sorunları/astım ve alerjik şok verilebilir.

Kişi neye tepki gösterir?
Tepkiye sebep olan yumurta proteinleridir. Bunlar hem yumurta akında hem de yumurta sarısında bulunur. Bazı yumurta alerjili kişiler, kızartılmış yumurta kokusu ve haşlanmış yumurta buharından dolayı astım ve/veya alerjik nezle belirtileri ile tepki gösterirler. Bazen, gözleme kızartmalarından (yumurta ve süt alerjen buharı) gelen kokular tek başına alerjik tepkiyi tetiklemeye yeterli olabilir.

Yumurta alerjisi nasıl tedavi edilir?
Gıda maddesi alerjisi, alerjiye sebep olan yiyeceklerin besinden çıkarılması ile tedavi edilir.

Yumurta nerede bulunur?
Yiyeceklerdeki yumurta, yumurta akı, yumurta sarısı, yumurta tozu, mayonez ve ovalbumin olarak etiketlerde belirtilir.

Yumurta içeren gıda maddelerine örnek olarak kekler, bisküvit, soslar, remoulade, mayonez, hardal, spageti, makarna, gofre, gözlemeler, çikolata dolu tatlılar, değişik makarna türleri, çikolatalar, ekmekli yiyecekler ve gratinler verilebilir. Bu nedenle, kişinin gıda maddelerini yemeden önce etiketteki malzeme listesini iyice okuması gerekir. Gıda maddeleri yönetmeliklerine göre, yumurta katılmış bütün ürünlerin malzeme listesinde bu belirtilecektir.

MMR gibi bazı aşılar, tavuk embriyonundan geliştirilmiştir, ancak aşı genelde yumurta alerjili kişilerde tepkiye neden olmaz. Grip aşısı gibi diğer aşılara tavuk yumurtası bulaşmış olabilir. Bu nedenle, yumurta alerjisi olan kişilerin, bu tür aşılara tepki göstermedikleri tespit edilmeden, bu aşıları kullanmaması lazımdır. Bu alandaki uzmanlar, yumurta alerjili çocukların sağlık ocağında güvenli şekilde aşılanabileceğini belirtmektedir. Ancak, alerjili kişilerin aşısının doktor kontrolü altında yapılması tavsiye edilir.


 
s@my@
Daimi Üye
Yumurta alerjisi olan kişiler neler yiyebilirler?
Yumurta, besin dolu bir yiyecektir, ancak besin yönünden iyi alternatifler mevcuttur. Kek, bisküvit, tüketime hazır yiyecekler ve benzeri ürünlere sınırlamalar getirdiği için, yumurta alerjisi, herşeyden önce günlük bir mücadeledir. Yumurta, fırın ürünleri için önemli özelliklere sahiptir. Çok iyi bağlama özelliği vardır ve kabartmaya katkısı olur.

Yumurta telafileri, su ile karıştırılmalı ve kullanılmadan önce iyice çırpılmalıdır. Çoğu zamanlarda, daha fazla kabartma tozu veya sodyum bikarbonat kullanılması, etkili ve ucuz telafi olarak görülebilir. 1 adet yumurta yerine 1 kaşık kabartma tozu kullanılabilir.

Tatlılar yerine çilekler ve meyveler iyi alternatiflerdir. Çikolata soslarının ve jölelerin bir çoğu yumurta içermez. Dondurulmuş şerbet de en basit tatlılar arasındadır. Ancak şerbetin yumurta içerebileceğine dikkat edin.

Yumurta alerjisi kimlerde görülür?
Gıda maddesi alerjisi, genelde 2 aylık küçük çocuklarda yaygındır ve genelde 4-5 yaşlarında kaybolur. Bazılarında 6-7 yaşlarına kadar devam eder. Yumurta alerjisinin gençlerde ve yetişkinlerde görülmesi nadirdir.

Gıda maddelerinin etiketlemesi:
Bazı gıda maddeleri, "yumurta kalıntıları içerebilir" şeklinde etiketlenir. Bu, gıda maddesinin hazırlanmasında yumurtanın kullanıldığı anlamına gelmez, ama ürünün imalat esnasında yumurta kalıntıları ile teması olduğu anlamına gelir. Yumurta alerjili birçok kişi, çok az miktardaki yumurtaya tepki göstermez ve “kalıntıları içerebilir” etiketli ürünleri yiyebilir. Herkes, aile doktoruna danışarak, alerjisinin ağırlık derecesini tespit etmeli, ve buna göre, kalıntı içeren ürünleri tüketip tüketemiyeceğini bilmelidir.

KAYNAK




inek sütü proteini alerjisi
İnek sütü proteini alerjisinde, vücudun bağışıklık sistemi, süt proteinlerine karşı alerji antikorları (IgE) üreterek, iltihap hücrelerini aktif hale geçirerek veya bunların bir bileşimiyle tepki gösterir. Bağışıklık sistemi, kişinin süt proteinleri içeren yiyecekleri yediği her seferde, histamin gibi medyatörlerin çözülmesine veya T hücre aracılı iltihap reaksiyonuna alerjik tepki gösterir. Histamin vücudun bir çok yerinde çözülür ve ishal, kusma, miğde ağrıları veya cilt rahatsızlıkları (kurdeşen, egzama) gibi belirtiler gösterir.

İnek sütünde, süt alerjisi olan kişilerde reaksiyona sebep olabilecek 25 adetten fazla farklı protein bulunmaktadır. Bazıları bu proteinlerden sadece birine alerjik tepki gösterirken, bir çokları proteinlerin bir çoğuna alerjik tepki gösterir. Keçi, at ve bizon gibi diğer memeli hayvanlardan elde edilmiş sütler de genelde aynı proteinlerin bir çoğunu içermektedir. Bu nedenle, süt alerjisi olan kişilerin bir çoğu, memeli hayvanlardan elde edilmiş sütlerden uzak durmalıdırlar. Bu durum, inekten başka diğer memeli hayvanlardan elde edilmiş süte tepki göstermeyenler için geçerli değildir. Anne sütüne alerjik tepki göstermek mümkün değildir. Ama eğer anne inek sütü kullanıyorsa inek sütü proteinleri çocuğa anne sütü ile geçebilir. Bu da, çocuğa hassaslık ve muhtemelen rahatsızlık verebilir.

Belirtiler:
Süt alerjisinde hangi belirtilerin oluşacağı oldukça bireyseldir. Bu belirtiler bazılarında hafif ve zararsız olurken, bazılarında, en ufak miktardaki süt bile çok ağır alerjik tepkilere sebep olabilir. Mide ve bağırsak yollarında görülen rahatsızlıklar oldukça yaygındır. Ancak, ağız ve boğaz kısımlarında görülen kaşınmalar, mukozadaki (sümükdokusu) şişkinlik ve nefes darlığı aynı yaygınlıkta görülen belirtilerden değildir. Nitekim, bu tür belirtiler özellikle çocuklarda görülebilmektedir. Deride egzama alevlenmesi ve kurdeşen çocuklarda daha yaygındır.

Kimler etkilenir?
Süt alerjisi çocuklarda görülen en yaygın alerji türüdür. Bu, çocuğun çok erken yaşlardan itibaren inek sütü ile beslenmesinden kaynaklanmaktadır. Norveç’li çocukların (0-3 yaş) yaklaşık yüzde 2-5 oranı bu tür alerjiye sahiptir. Çocuk kısa zamanda tolerans geliştirir, bazıları daha bir buçuk yaşında iken alerjiden kurtulur ve bir çoklarında alerji çocuk 3-yaşlarında iken kaybolmuş olur.

Bazıları, bütün hayatı boyunca alerji ile yaşamaktadır. Genç ve yetişkin kişiler arasında alerjinin ne oranda ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir, nitekim, bu oranın nüfusun yüzde birinin oldukça altında olduğu tahmin edilmektedir.

Teşhisin konulması:
Süt alerjisinin tespitini yapmak için, hastanın sağlık geçmişi doktor tarafından değerlendirir, alerji antikorları ile ilgili kan tahlilleri yapılır ve deriye iğne testi uygulanır. Buna ek olarak, süt alerjisinin olup olmadığından tam emin olmak için, süt belli bir süre için kullanılmamalıdır ve daha sonra tekrar kullanılmalıdır. İnek sütü alerjisinden dolayı süt içemeyen çocuklarda inek sütü alerjisinin geçip geçmediğini belirlemek için, inek sütü ile kontrollü provokasyonlar (tahrik edici denemeler) yapılmalıdır.

Süt yerine neler kullanılabilir?
– İçecekler: Küçük çocuklar, sütün yerine geçebilecek, alerjili kişiler için özel olarak hazırlanmış maddeleri kullanmalıdır. Bunlar eczaneden satın alınılabilir. Genç ve yetişkinler, pirinç sütü, yulaf sütü, soya sütü gibi süt benzeri içecekleri kullanabilir. Pirinç sütü ve yulaf sütü yemek hazırlanmasında rahatlıkla kullanılabilir. Susuzluk anında ve yemekte, gazoz ve tatlı içecekler yerine başka içeceklerin kullanılması tavsiye edilir.

– Yemek hazırlarken: Eczaneden temin edebileceğiniz, sütün yerine geçebilecek maddeler yemek hazırlanmasında kullanılabilir. Ne tür yemeğin yapılacağına bağlı olarak elma suyu, su, pirinç, soya, hindistancevizi veya yulaf sütü kullanılabilir.

– Diğer süt ürünleri: Peynir, margarin, yağ, yoğurt, kaymak, dondurma veya ekşi krema kullanılamaz. Ancak, yaygın süt ürünlerinin yerine kullanılabilecek soya, ayçiçeği ve bitkilerden elde edilmiş diğer ürünler, ve süt içermeyen margarinler bulunmaktadır.

– Gıda maddeleri: B-vitamini, kalsiyum, protein ve enerjinin önemli kaynağı süttür. Sütten kaçınıldığı zaman genellikle kalsiyum ilavesinden yararlanmak gereklidir. Günlük beslenmeniz, gerekli enerji ve gıda maddelerini içerecek şekilde dengeli olmalıdır. Sütün kullanılmaması durumunda, diğer yağ ve protein kaynaklarının çocuğun günlük besinine dahil edilmesi gereklidir.

Süt proteini nerelerde bulunur?
Süt, bir çok hazır gıda maddelerinde ve yemek ürünlerinde bulunmaktadır. Bu nedenle, yiyecek ürünlerini satın alırken ürün etiketinde yazılı malzeme listesini okumanız önemlidir.

Bir ürünün hazırlanmasında eğer süt kullanılmış ise, bu, ürünün etiketinde belirtilmiş olacaktır. Kakao yağının diğer normal yağlar ile herhangi bir ilgisi yoktur, ve güvenle kullanılabilir.

Sütün sebep olduğu diğer tepkiler:
Bir çok kişi, sütün kendilerine rahatsızlık verdiğini belirtmiştir. Süte karşı gösterilen diğer tepkiler, süt proteini intoleransı veya laktoz (süt şekeri) intoleransı şeklinde tanımlanmaktadır.

Bazı zamanlarda, beslenme deneylerinde süt intoleransı görülebilir ama laboratuvar tahlilleri sonrası alerjinin tespiti yapılamıyabilir. Süt proteini intoleransı, bu durumlar için kullanılan bir terimdir. Süt genellikle az miktarda kullanıldığında rahatsızlık vermez, ve tepkiler uzun bir kuluçka döneminden sonra ortaya çıkar, ancak, bu tepkiler alerjide görülen tepkiler kadar ciddi değildir.

Laktoz intoleransı, süt şekerine karşı görülen aşırı hassasiyetliktir. Bu durum ise, laktozun çözülmesinden sorumlu olan laktaz enziminin azalmasından ve dolayısıyla bağırsağın laktozu çözme yeteneğinin azalmasından kaynaklanmaktadır. Laktoz intoleransı tehlikeli değildir ama hoş bir şey de değildir. Bir çok kişi, az miktarlarda olunca sütten rahatsızlık duymazlar. Diyette sarı peynir, düşük laktozlu süt ve genellikle hafif miktarda ekşitilmiş süt ürünleri bulunmaktadır. Tatlı sütten ve kahverengi peynirden uzak durulmalıdır.

KAYNAK

 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..

buğday alerjisi

Gıda maddesi alerjisi nedir?
Gıda maddelerine karşı alerjik tepkiler, vücudun yiyecekteki bazı proteinlere alerjik tepki göstermesinden kaynaklanmaktadır. Bazıları, tahammül edemedikleri yiyeceklerin en ufak miktarına bile çok şiddetli şekilde tepki göstermektedir. Bazıları ise, ağır rahatsızlıklara neden olmayan hafif derecede tepkiler göstermektedir. Gıda maddesi alerjisi, yetişkinlere nispeten çocuklarda daha yaygındır. Çocukların çoğu, okul öncesi yıllarda gıda maddesi alerjisinden kurtulmuş olur. Bir çok çeşit gıda maddesine tepki göstermek yaygındır. Beslenmenin sağlıklı ve dengeli olabilmesi için, kesilmesi gereken önemli gıda maddelerinin yerine iyi alternatifler ve telafiler bulmak gereklidir.

Buğday alerjisi nedir?
Buğday, değişik tipte tepkilere sebep olabilir. Alerjiye yatkın kişiler çoğunlukla buğday tozuna tepki gösterir (örneğin fırında pişirmelerde), ama yiyecekteki buğdaya tepki göstermezler. Buğday alerjisi olduğunu gösteren laboratuvar testleri, kişideki belirtiler ve kişinin yiyeceklere göstermiş olduğu tepkiler ile beraber değerlendirilmelidir.

Bizim en yaygın tahıl türlerimiz (buğday, çavdar ve arpa) glüten proteini içerir. Çölyak hastalığında glüten tahammül edilmediği için, bu hastalığı olan kişiler glütensiz yiyecekler yemek zorundadırlar. Çölyak hastalığının teşhisi, bağırsakta gerçekleştirilen özel incelemelerle yapılır. Buğday alerjili kişiler, telafi olarak glütensiz un kullanabilir, ama çoğunlukla yulafa tahammül edebilirler.
Tahıl ürünleri Norveç'te çok kullanıldığından ve yemeklerdeki önemli besin kaynaklarını oluşturduğundan, teşhisin doğru konulması beslenmenin doğru ve dengeli olması için önemlidir.

Buğday alerjili kişilerde buğday hangi tepkilere neden olur?

Buğday alerjili kişiler, buğday içeren ürünlere farklı şekilde tepki gösterirler. İshal, mide ağrıları, egzamanın şiddetlenmesi, astım ve alerjik şok bu tepkilere örnek olarak verilebilir.

Buğday alerjisi nasıl tedavi edilir?
Gıda maddesi alerjisi, alerjiye sebep olan yiyeceklerin besinden çıkarılması ile tedavi edilir.

Buğday nelerde bulunur?
Norveç'teki tahıl ve fırın ürünlerinin bir çoğu buğday içerir. Sos ve çorba gibi bir çok yiyeceklerde de buğday kullanılmaktadır. Makarna (spagetti ve benzeri) buğdaydan yapılmaktadır. Buğday alerjili kişilerin bir çoğu çavdar ve arpaya tepki gösterir.

Buğday alerjili kişiler neler yiyebilir?
Buğday proteini süt, yumurta, et, balık, kabuklu deniz ürünleri, meyve, fındık, yağ veya sebze gibi sade ürünlerde bulunmaz. Ekmeğe sürülen bir çok besin ürününde buğday bulunmaz. Mısır, pirinç, karabuğday ve parmak otu gibi tahıl ürünleri buğday yerine kullanılabilir. Bir çok kişi yulafa da tepki göstermez. Buğdaysız ve glütensiz diyet hemen hemen aynı şeyleri içerecektir. Un karışımları, makarna, bisküvit, çavdar ekmeği ve tahıldan yapılmış kahvaltılıklar gibi glütensiz ürünler kullanılabilir. Bu ürünlerin bazılarında buğday nişastası bulunur, ancak buğday proteininin miktari çok az olduğu için, bir çok buğday alerjili tepki göstermez. Muhtelif ürünleri olan bakkallardan ve sağlık ürünleri satan dükkanlardan glütensiz ürünler temin etmek mümkündür. Buğday alerjili bir çok kişi kendi ekmeğini pişirir, ancak glütensiz ürünler satan fırıncılar da vardır. Yerel Çölyak Birlikleri bu tür uygun fırıncıların listesini tutmaktadır. Buğday işleme tabi tutulan birçok yiyeceklerde kullanıldığı için, ürününlerin malzeme listesinin dikkatli şekilde okunması önemlidir!

Kişi gıda maddelerinin buğday içerip içermediğini nasıl bilebilir?
İşleme tabi tutulan yiyeceklerin malzeme listesi, yiyeceğin içeriği hakkında tüketiciyi bilgilendirecektir. Etiket yönerge ve talimatlarına göre, buğday içeren bütün ürünler malzeme listesinde belirtilecektir. Eğer kişi, malzeme listesinde yazılan terimlerin ne anlama geldiğinden tam olarak emin değil ise terimlerin anlamını bulmalı veya ürünü kullanmaktan kaçınmalıdır.

KAYNAK





KONTAKT DERMATİT

Tanımlar
Dermatit, derinin üst tabakasının inflamasyonudur (yangısıdır). Derinin zararlı sayılan bir uyarana karşı verdiği yanıttır. Uyaranın gerçekten zararlı olması gerekmez. Bu tepki, uyaranı etkisizleştirmek üzere verilir.
Kontakt dermatit, bazı maddelerin deriye doğrudan temas etmesi sonucu ortaya çıkan inflamatuar bir reaksiyondur. Temizlikçiler, kuaförler, hemşireler, mutfak işlerinde çalışanlar, inşaat işçileri ve metal endüstrisinde çalışanlarda kontakt dermatit görülme oranı yüksektir.



Kontakt dermatit, immünolojik (allerjik) ve immünolojik olmayan (irritan) şeklinde ikiye ayrılır:

1. ALLERJİK KONTAKT DERMATİT



Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan immünolojik (bağışıklık sistemi tarafından başlatılan) bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır.
Burada gecikmiş tip aşırı duyarlılık reaksiyonu söz konusudur. Allerjen madde ile ilk temas sonrası organizmada bu allerjene karşı duyarlılık gelişir. Duyarlılık gelişme süresi ortalama 14-21 gündür. Duyarlanmış organizmada allerjenin tekrar teması ile genellikle 24-48 saat sonra dermatit ortaya çıkar. Allerjik kontakt dermatit en sık görülen meslek hastalıklarındandır.
Derinin travmatize ve enfekte olması halinde allerjenin deriyi geçisi artar ve duyarlılık çok daha kolay gelişir. Özellikle lokal olarak uygulanan ilaçlara bağlı olarak allerjik kontakt dermatit gelişme riski yüksektir.
Bazı kişilerde allerjik kontakt dermatit oluşumuna genetik yatkınlık vardır.
Kontakt allerjen bir maddeye önceden duyarlanmış kişilerde, aynı madde ile ikinci veya daha sonraki temaslardan 24-48 saat sonra allerjik kontakt dermatit ortaya çıkar. Göz kapakları, boyun ve genital bölge en kolay kontakt dermatit gelişen bölgeler iken avuç içi, ayak tabanı ve saçlı deri daha dirençlidir.
Allerjik kontakt dermatit her yaşta görülebilir. Çevresel faktörler nedeniyle kadınlarda erkeklerden biraz daha sık rastlanır. Kadınlarda kozmetiklerden, erkeklerde ise daha ziyade mesleksel olarak karşılaştıkları maddelerden meydana gelmektedir. Ayrıca gençlerde mesleki ve kozmetik allerjenler daha sık etken olurken, yaşlılarda topikal ilaçlar ön sırayı almaktadır.
Allerjik kontakt dermatit'e neden olan başlıca allerjenler; antiseptik ajanlar, bitkiler (zehirli sarmaşık), elementler, giysiler, ayakkabılar, kozmetikler, lastik, plastik, lokal uygulanan ilaçlar, güneşten koruyucular ve parfümlerdir.
Bir allerjene karşı meydana gelen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta aşırı duyarlılıkta bütün bir ömür boyu devam edebilir. Kontakt duyarlılığı olan kişilerde allerjen ile tekrar temas sıklığına ve temas süresine bağlı olarak dermatit'te akut alevlenme ve iyileşme dönemleri izlenir.
Neden olan allerjen ile temas tamamen kesilirse dermatit genellikle birkaç hafta içinde iyileşir. Allerjen ile temas devam ederse dermatit kronikleşir. Allerjik kontakt dermatit'in belirli bir vücut bölgesine lokalizasyonu ve klinik görünümü, genellikle allerjen maddenin tanımlanması yönünden ipucu verebilir.
Kontakt allerjenlerden bazıları ağız veya parenteral yol (enjeksiyon şeklinde) ile de vücuda alınabilir. Bu durumda kontakt temas kesilse bile dermatit'in iyileşmediği görülür. Duyarlılık bulunan allerjen ile çapraz reaksiyon veren maddeler varsa bu maddeler ile de temasın kesilmemesi dermatit'in kronikleşmesine neden olur. Nikel ve krom gibi çevremizde çok yaygın bulunan kontakt allerjenlerden tamamen sakınmak imkansızdır. Bu nedenle nikel ile krom'a bağlı el dermatitleri kronikleşir ve uzun yıllar iyileşmezler.
Allerjik kontakt dermatitin seyrinde; yaş, kişinin kooperasyonu ve tedaviye uyumu gibi kişisel faktörlerde önemli rol oynar. Stres, tetikleyici bir faktör olarak dermatitin seyrini etkileyebilir.

KAYNAK

 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..


2. İRRİTAN KONTAKT DERMATİT



Deriye dışardan temas eden bir takım irritan (tahriş edici) maddelerin oluşturduğu lokal inflamatuar ve immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan, bir reaksiyondur. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık (sensitizasyon) kazanılmış olması gerekMEdiğinden maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.
Tahriş edici bir madde yeterli süre ve miktarda deriye temas ettiğinde, deride hücre harabiyetine ve inflamasyona neden olur. İrritan madde öncelikle derinin en üst tabakasının yapısını bozar, derideki yağları çözer ve derinin su tutma kapasitesini değiştirir. Bu nedenle deri kurur, koruyucu yapısı bozulur ve elastikliği kaybolur. İrritanlar daha sonra derinin daha derin kısımlarındaki canlı hücrelerinin hasarına yol açarlar.
Her irritan maddenin reaksiyon gösterebileceği bir konsantrasyon eşiği vardır. Bu eşiği aşan irritan bir madde ile temas sonrası birkaç dakika ile birkaç saat içinde irritan kontakt dermatit meydana gelir. Kuvvetli irritan maddeler ilk temasta hemen herkeste dermatit oluştururken, zayıf irritanlar genellikle tekrarlayan temaslar sonrası dermatit oluştururlar. Aşırı nemden dolayı yıpranmış, ısıya, soğuğa, basınca ve tahrişe maruz kalmış deri irritan dermatite yatkındır. Kuru ve ince derinin irritasyonlara karşı reaksiyonu daha fazladır.
En çok irritan kontakt dermatit oluşturanlar, günlük yaşamda çok sık karşılaştığımız maddeler olan su ve sabundur. Su kurutucu olup, erozyona uğramış derilerde hücre hasarına neden olur. Sert sularda bulunan kireç ve magnezyum gibi maddeler de derinin çatlaklarında birikerek mekanik tahrişe neden olurlar. Sabunlar deriyi alkalileştirir (nötr yapısını bozar) ve yağdan arındırarak kalsiyum ile magnezyum çökmesine yol açarlar.
İrritan kontakt dermatit oluşturan başlıca irritan maddeler; su, sabun, deterjanlar, alkaliler, asitler (sülfürik asit, asetik asit, hidroklorik asit, nitrik asit), organik çözücüler (beyaz ispirto, dizel yağı, fuel oil, gaz, tiner, benzen, aseton), okside edici ajanlar (benzoil peroksit, sodyum hipoklorit), bitkiler (turunçgillerin kabuğu, sarımsak, baharatlar, soğan), fiziksel ve mekanik faktörler (sıcak, soğuk, rüzgar, nem, güneş ışığı), flasterler ve topikal ilaçlardır (katran, antralin, potasyum permanganat, jansiyon moru).

KAYNAK

FOTOKONTAKT DERMATİT

Başlıca ultraviyole (güneş) ışınların etkisiyle ortaya çıkan fotokontakt dermatit, fotoirritan (fototoksik) ve foto allerjik kontakt dermatit olarak ikiye ayrılır. Güneş ışınlarına maruz kalan yüz, göğüs ön V’si, el sırtı, açıkta kalan önkolların dış kısımları lezyonların en sık görüldüğü yerlerdir.

1-Fotoirritan kontakt dermatit:
Güneş ışınlarına, özellikle UVA’ya maruz kalan deri bölgelerinde fotokimyasal yolla oluşan ve genellikle temas edenlerin büyük bir kısmında ve ilk temasta ortaya çıkan inflamatuar deri reaksiyonudur. Oluşumunda immünolojik mekanizmaların rolü yoktur. Fotoirritan bir reaksiyonun gelişebilmesi için ancak uygun dalga boyunda ışın varlığında irritan etkisini göstereblen bir maddenin deriye temas etmesi gerekmektedir. Klinik tabloda 1. veya 2. derecede güneş yanığını andıran görüntü olabilir.
Ayrıca lezyonlar sadece ışığa maruz kalmış deri bölgelerinde meydana gelir.
Parfümlü maddeler içindeki psoralenlerin etkisi ile oluşan Berloque dermatiti ve bitkilerdeki furokumarinlerin etkisiyle oluşan fitofotodermatit fotoirritan dermatitin sık görülen iki tipidir. Fitofotodermatite yol açan bitkilerin başında incir, kereviz, havuç, maydanoz ve limon gelir. Başlıca fotoirritan maddeler ise katranlar, psoralenler, furokumarinler, antrakinon ve akridin türevi boyalar (akriflavin, rivanol, florosein gibi), ilaçlar (sülfonamidler, klorpromazin, tetrasiklin ve kinolon türevleridir.

2. Fotoallerjik kontakt dermatit:
Allerjen maddelerle gelişen ve 280-600nm arasındaki dalga boyunda ışınlara gereksinim duyan immünolojik bir reaksiyondur. Fotoallerjik reaksiyon oluşması için kişinin önceden duyarlanmış olması gerekmektedir. Herhangi bir olguda bu iki tip reaksiyonun birbirinden ayırt edilmesi zordur. Klinik olarak allerjik kontakt dermatite benzer.
Başlıca fotokontakt allerjenler; fenotiazinler (antipsikotik, insektisit ve antihelmintik), sülfonamidler, bitkisel allerjenler, NSAID, kozmetik ürünler, güneşten koruyuculardır.

KAYNAK


ONTAKT DERMATİTLER: Tanı ve Tedavi

TANI
Tanı anamnez (hastanlık öyküsü) , klinik muayene ve yama (patch) testi ile konmalıdır. Yama testi kontakt allerjiyi gösteren en pratik testtir (ayrıntılı bilgi için...)
Allerjik kontakt dermatit'i olan kişilerde yama testi ile allerjenin saptanması, kişiye bu allerjeni içeren maddelerin listesinin verilmesi ve koruyucu önlemlerin anlatılması tedavinin en önemli kısımlarını oluşturur. Kurallara uygun yapılan yama testinde saptanan pozitif reaksiyon, kişinin kontakt duyarlılığının bulunduğunu gösterir.
Yama testinin yapılmaması gereken durumlar; gebelik, yeni doğan ve bebeklik dönemleri, yaygın veya bir alana sınırlı akut ekzema olması, test yapılacak deri bölgesinin sağlam olmaması, günde 30mg veya üzerinde prednizolon veya eşdeğeri kortikosteroid kullanımı, bağıiıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı ve menstruasyon dönemidir.

KONTAKT DERMATİTLERİN TEDAVİSİ

1. Eliminasyon
Tedavide başarılı olmak için önce allerjen madde ortaya çıkarılmalı ve elimine edilmelidir. Burada tıbbi öykü önem kazanmaktadır.

2. İlaç tedavisi
Hekiminiz tarafından planlanacaktır.

3. Koruyucu önlemler
Yıkanırken ılık su kullanılmalı, mümkünse, parfüm veya antiseptik madde içermeyen sabunlar kullanılmalıdır. Daha sonra iyice kurulanmalıdır.
Deterjanlar ve diğer temizleyici direkt olarak temastan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Şampuanla direkt temastan kaçınılmalıdır.
Cilalarla, solvent ve metal koruyucularla derinin temas etmemesine dikkat edilmelidir.
Portakal, limon, domates gibi meyve ve sebzelerle temastan kaçınmalıdır.
Bulaşık ve çamaşır için kullanılan eldivenler plastik veya içi pamuklu olmalıdır.

KAYNAK


KONTAKT (temas) Allerjenleri

Nickel sulfate
p-tert-Butylphenol formaldehyde resin

Wool alcohols
Epoxy resin

Neomycin sulfate
Carba mix

Potassium dichromate
Black rubber mix

Caine mix
Cl+Me- Isothiazolinone

Fragrance mix
Quaternium-15

Colophony
Mercaptobenzothiazole

Paraben mix
p-Phenylenediamine

Negative control Formaldehyde

Balsam of Peru
Mercapto mix

Ethylenediamine dihydrochloride
Thimerosal

Cobalt dichloride
Thiuram mix


NICKEL SULFATE - NIKEL SÜLFAT
NEDİR?

Çevremizde en sık bulunan ve en fazla kontakt allerjiye neden olan maddelerden birisidir.
NERELERDE BULUNUR?
İmitasyon takılar (Kolye, gerdanlık, küpe, bilezik, yüzük). 12 ayar üzerindeki altın ve gümüş takılarda nikel bulunmaz, daha düşüka ayarda altın ve beyaz altın içinde nikel katkısı bulunmaktadır)
Giysi aksesuarları (metal düğme, fermuar, iç çamaşır kopçası, kemer tokası, ...)
Günlük yaşamda kullanılan birçok madde (bozuk para, anahtar, anahtarlık, kalem, dolmakalem, çakmak, çanta sapları, şemsiye, bigudi, saç tokası, gözlük çerçevesi, ruj kabı, pudralık, toplu iğne, çengelli iğne, dikiş iğnesi, makas, çivi, çekiç, tornavida...).
Mobilyaların metal bölümleri, kapı ve pencere kolları, merdiven trabzanları, metal sandalyeler.
Nadiren göz kozmetikleri.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Kobalt, krom ve disulfiram

WOOL ALCOHOLS (LANOLIN) - YÜN ALKOLLERİ
NEDİR?

Koyun postundan elde edilir, lanolin olarak ta bilinen yün yağlarını oluşturan maddelerden birisidir.

NERELERDE BULUNUR?
Kozmetik ürünler (saç toniği, nemlendirici krem, el kremi, koruyucu krem, güneş yağı, şampuan, saç spreyi, parlak ruj, makyaj temizliyici, sabun, traş kremi, bebek alt bakım losyon ve yağları...)
Lanolin ayrıca mobilya cilaları, metal koruyucuları, baskı mürekkepleri, kağıtlar, ayakkabı boyaları-cilaları, kürk, deri ve hazır tekstil ürünleri...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER
(benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -
ÖNEMLİ NOKTALAR Normal ciltlerde wool alkol duyarlılığı düşüktür. Ama cilt hastalığı olan kişilerde yüksek oranda temas allerjisine neden olmaktadır.
sayfa başı

NEOMYCIN SULFATE – NEOMİSİN SÜLFAT
NEDİR?

Neomisin sülfat aminoglikozid grubu bir antibiyotiktir

NERELERDE BULUNUR?
Merhem, krem, göz damlası veya kulak damlası şeklinde uygulanan ilaçlar. Anti-bakteriyel sabun, spray, losyon ve deodorantlar. Hayvan mamaları, ilaçları.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Neomisin diğer aminoglikozid grubu antibiotiklerle çapraz reaksiyon yapabilir (Framycetin, Gentamicin, Kanamycin, Paromomycin, Spectinomycin, Streptomycin, Tobramycin).
ÖNEMLİ NOKTALAR Kronik deri hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.



 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..


POTASSIUM DICHROMATE (CHROMIUM) –POTASYUM DİKROMAT (KROM)
NEDİR?

Krom tuzudur ve en sık kullanılan metallerden birisidir.

NERELERDE BULUNUR?
Kromun renklendirici veya sabitleştirici ajan olarak kullanıldığı dezenfektan ve beyazlatıcılar (çamaşır suyu), Krom ile işlenmiş (tabaklanmış) deri giysi ve eşyalar (ayakkabı,saat kayışı, çanta, kemer, eldiven ve diğer deri aksesuar...) ,Henüz yıkanmamış olan (yeni) renkli tekstil ürünleri (tekstil boyaları). Kromla ilgili pigment içeren (genellikle sarı-yeşil renklerde) kozmetikler (fondoten, far, rimel vs), Kibrit ucu (kromatlar genellikle yanmış-kömürleşmiş kibrit uçlarında bulunur), Boyalar (pas önleyici astar boyalar, sarı-yeşil renklerde boyalar) ,Kromla ilgili pigment içeren (genellikle sarı-yeşil renklerde) dövme (tatuaj) boyaları. Diş protezi veya ortopedik protezler (krom içerenler), krome katgüt (cerrahi dikiş ipliği). Ayrıca; çimento ve yaş beton, kaynak dumanı, makina yağları, lehim, tahta cilaları, kağıt boyaları, fotokopi kağıtları, ayakkabı boyaları, renkli film baskısında kullanılan boyalar, antikorozivler, patlayıcı maddeler, gazete kağıdı, ofset baskılar, sönmemiş kireç gibi birçok materyal.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -
ÖNEMLİ NOKTALAR Krom diş protezi yapımında da kullanılan bir maddedir. Krom allerjiniz varsa diş doktorunuza bilgi vermeniz gerekir.

CAINE MIX (lokal anestezikler; Benzokain, dibukain hidroklorid ve tetrakain hidroklorid. )
NEDİR?

Lokal anestezik maddelerdir.

NERELERDE BULUNUR?
Kaşıntı giderici merhemler, ağrı giderici merhemler, hemoroid ilaçları, vajinal kremler, nasır ilaçları…
Boğaz spreyleri ve pastilleri, öksürük giderici şuruplar, diş ağrısı için merhemler, pamukçuk için kremler…

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) PABA (para amino benzoik asit)içeren güneş yağları ve kremleri. Saç boyaları


FRAGRANCE MIX – FRAGRANS KARIŞIMI (cinnamic alcohol, cinnamic aldehyde, eugenol, alpha-amylcinnamic aldehyde, isoeugenol, geraniol, hydroxycitronellal, oak moss)
NEDİR?

Fragranslar koku maddeleridir. Çok az miktarlarda bile kontakt allerjiye neden olabilmektedirler Günümüzde 5000’ den fazla fragnans maddesi kullanılmaktadır: Amylcinnamic alcohol, Anisyl alcohol, Benzyl alcohol, Benzyl salicylate, Cinnamic alcohol, Cinnamic aldehyde, Coumarin, Eugenol, Geraniol, Hydroxycitronellal, Isoeugenol, Musk ambrette, Oak moss absolute, Sandalwood oil, Wood tars, … gibi

NERELERDE BULUNUR?
Parfümler, kolonyolar, sabunlar, saç losyonları- spreyleri, şampuanlar, tıraş sonrası losyonlar, pomatlar, gargaralar, rujlar, spreyler, makyaj malzemeleri. Ev temizlik malzemeleri, çamaşır deterjanları, Diş macunları, gargara solusyonuları, Gıdalar içinde (dondurma, ciklet, şekerlemeler, karanfil, vermut, likör) Kontakt lens solüsyonları, diş dolgu malzemeleri. ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Peru balsamı

COLOPHONY - KOLOFONİ
NEDİR?

Kolofoni kozalaklı ağaçlardan elde edilen reçinedir

NERELERDE BULUNUR?

Kozmetikler (maskara, ruj, göz farı, fondoten, tırnak ojesi), Yapıştırıcılar (yapışkan bant, zamk, tutkal, flaster), Ilaçlar (siğil ilaçları, bebek bezi kremleri, hemoroid kremleri), Kişisel temizlik ürünleri (şeffaf sabun, ağda, diş ipi, güneş yağı), Ev gereçleri (yağ lekesi çıkartıcılar, ayakkabı boyası, parke cilası, araba cilası, çamaşır deterjanı, sinek kağıdı, briyantin), Keman reçinesi, raket sapı, golf sopası sapı, balmumu (ağaç aşılamada kullanılan), havai fişek , Sakız, Kağıt ve karton (üretiminde kolofoninin en sık kullanıldığı materyallerdir), Boya, vernik, cila, çimento, cam macunu, yer kaplama materyalleri, baskı mürekkepleri, asvalt malzemeleri, lehim, korozyon önleyiciler, makine yağları, izolasyon malzemeleri, makina-fan kayışları

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -
ÖNEMLİ NOKTALAR Peru malsamı, dihidroabietil alkol, çam ağacı reçinesi, ladin ağacı reçinesi, neftyağı

PARABEN MIX – PARABEN KARIŞIMI (methyl-, ethyl-, propyl-, butyl- and benzyl-parahydroxybenzoate)
NEDİR?

En yaygın olarak kullanılan korucuyucu maddelerdir, birçok ürünün içinde bulunur

NERELERDE BULUNUR?
Kozmetikler (Fondoten, pudra,, göz farı, maskara, makyaj temizliyiciler, ruj, çabuk kuruyan ojeler).
Ilaçlar (Krem- merhem şeklinde ilaçlar, göz, kulak ve burun damlaları, rektal -vaginal ilaçlar, bandajlar, lokal anestezik ilaçlar)
Kişisel bkım ürünleri (Nemlendirici losyon ve kremler, diş macunu, diş tozu ve temizliyicileri, güneş yağları, cilt temizleyiciler, terlemeyi önleyici deodorantlar, sabunlar…), Gıdalar (Salata sosları, mayonez, hardal, ketçap, dondurulmuş gıdalar-sebzeler, reçeller, meyve suları…)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -Paraphenylenediamin ve benzokain
ÖNEMLİ NOKTALAR Kortizon içeren merhemlerde bulunabilir. Paraben içeren kremler kronik deri hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır. Paraben-free (paraben içermeyen) kozmetikler piyasada mevcuttur.

BALSAM OF PERU – PERU BALSAMI
NEDİR?

Peru balsamı, orijini El Salvador olan Myroxolon balsamum adlı ağacın kabuğundan elde edilen vanilya ve tarşın kokusunda bir maddedir

NERELERDE BULUNUR?
Kozmetikler ve kişisel bakım ürünleri (parfüm, deodorant, tıraş sonrası losyonlar, tuvalet sabunları, diş macunu, saç spreyleri, rujlar,…), Gıdalar (çukulata, pasta, sakız, dondurma, bal, kokulu çaylar, tarçın, vanilya, karanfil, kola, vermut, likör), Kokulu tütünler , İlaçlar (öksürük ilaçları, pastiller, suppozituvarlar, diş hekimliğinde kullanılan bazı sement ve sıvılar)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -Rosin, benzoik asit, cinomikasit, fragrance mix, tolu balsamı, katran, terabentin
ÖNEMLİ NOKTALAR

ETHYLENEDIAMINE DIHYDROCHLORIDE – ETİLEN DİAMİN DİHİDROKLORİD
NEDİR?

Etilen diamin özellikle ilaçların yapısında bulunan ve çeşitli endüstri ürünlerinde kullanılan bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR? İlaçlar: Antibiyotik-steroid karışımlı bazı kremler, aminofilin, bazı antihistamin ilaçlar (methapyrilene HC, pyrilamine maleate, hydroxyzine, piperazine gibi), Endüstriyel ürünler: albumin ve casein ‘de solvent olarak, elektroforetik jeller, elektroplate solusyonları, antifiriz ve boyalarda korozyon önleyici olarak, lateks üretiminde stabilize edici olarak, fungusit ve insektisitlerde...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -
ÖNEMLİ NOKTALAR


COBALT DICHLORIDE - KOBALT
NEDİR?

Gümüşe benzer bir metaldir ve birçok özelliği demir ve nikele benzer. genellikle diğer metallerle birlikte metal alaşımlarının içinde bulunur.

NERELERDE BULUNUR?
Porselen, cam, çömlek, seramik ve emaye eşyalarda mavi renk pigmenti olarak, suluboya ve boyalı kalemlerde mavi ve yeşil renk olarak... Metal kaplı maddeler (toka, düğme, fermuar, bijuteri, toka, mutfak gereçleri...) Matkap ucu, testere, mekanik parçalar gibi sert metaller. Çimento, beton, boya ve vernikler, endüstriyel yağlar, kauçuk, plastik, kağıt, kürk ve suni hayvan yemleri...
Medikal malzemeler (metal protezler, diş protezleri), ilaçlar (vitamin B12), Saç boyaları, antipersipiran (terlemeyi önleyici) ürünler.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) -
ÖNEMLİ NOKTALAR Nikel içeren objelerin hemen tümünde az da olsa kobalt mevcuttur.

p-TERT-BUTYLPHENOL FORMALDEHYDE RESIN – PARA_TERSİYER_BUTİLFENOL FORMALDEHİT REÇİNESİ
NEDİR?

Paratersiyer butilfenol ve formaldehitin yoğunlaştırılması neticesi oluşan bir reçinedir. Güçlü ve esnek bir yapıştırıcıdır.

NERELERDE BULUNUR?
Ayakkabı yapıştırıcıları, saat kayışı, kemer, el çantası ve cüzdan gibi deri ürünlerinin yapıştırıcıları, lastik ve kauçuk maddelerin yapıştırıcıları, otomobil endüstrisinde kullanılan yapıştırıcılar, dental (diş ile ilgili) yapıştırıcılar,
Fiberglas ürünler, film banyoları, insektisitler.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)
ÖNEMLİ NOKTALAR PBFR'ye allerji genellikle paratersiyer butilfenole karşı gelişir. , PBFR'nin deride depigmentasyon (renkaçıcı)yapıcı etkisi vardır.
 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..

EPOXY RESIN – EPOKSİ REÇİNE
NEDİR?

Epoksi reçine endüstride sıklıkla kullanılan güçlü yapıştırıcı özelliği olan bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR?
Deniz taşıtlarının, arabaların yüzey, metal boruların yüzey kaplamalarında (güçlü ve paslanmayı önleyici olarak). İzolasyon malzemesi olarak elektrik-elektronik malzemelerde. Hava araçlarında, zemin döşemelerinde, yol ve köprü yapımında, hazır beton birleştirmede, otomobil endüstrisinde yapıştırıcı olarak. Dental (diş ile ilgili) yapıştırıcıların bazılarında.
Gözlük çerçeveleri, vinil eldivenler, el çantaları ve plastik kolyeler gibi vinil, plastik ve PVC ürünlerinde.
ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)
ÖNEMLİ NOKTALAR


CARBA MIX – KARBA KARIŞIMLARI (Diphenylguanidine, Zincdibutyldithiocarbamate, Zincdiethyldithiocarbamate)
NEDİR?

Karba karışımları lastik ürünleri ve tarım kimyasal maddelerinde akselatör olarak kullanılır.

NERELERDE BULUNUR?
Arabaların iç ve dış lastiklerinde, ayakkabı tabanı, lastik eldiven, dalgıç elbisesi, oyuncak, balon, kondom, diafram, silgi, bahçe hortumu, lastik terlik, elektrik kablosu, lastik bantlar gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe...
Bazı sabunlar, şampuanlar, dezenfektanlar, yapıştırıcılar, pas önleyici maddeler, tarım ilaçları...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)
ÖNEMLİ NOKTALAR Thiuram mix, mercapto mix, mercaptobenzothiazole, disulfiram

BLACK RUBBER MIX – SİYAH LASTİK KARIŞIMI
NEDİR?

Üç ayrı maddenin karışımından oluşur. Siyah lastik elde etmede kullanılır.

NERELERDE BULUNUR?
Arabaların iç ve dış lastiklerinde, hortum, kablo, lastik bot, lastik sap, lastik saat kayışı, iç çamaşır lastikleri, spor malzemeleri, şinorkel, deniz gözlüğü v.b siyah lastikten yapılmış tüm ürünler....

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar)
ÖNEMLİ NOKTALAR Saç boyası kimyasalları: p-aminodiphenylamine, p-phenylenediamine

CL+ ME- ISOTHIAZOLINONE – İZOTİAZOLİNON (Kathon CG)
NEDİR?

Birçok alanda preservatif (koruyucu) madde olarak kullanılır. Bakteri, mantar ve alglere karşı öldürücü etkisi vardır.

NERELERDE BULUNUR?
Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri (nemlendirici, fondoten, pudra, güneş yağı, makyaj temizleyici, göz farı, maskara, şampuan, sıvı sabun, saç jölesi, bebek temizlik bezleri, tuvalet kağıdı)
Topikal ilaçlar, deterjanlar, çamaşır yumuşatıcılar, ev temizlik malzemeleri, cilalar-parlatıcılar, böcek ilaçları.
Kağıt endüstrisi, su bazlı boya ve vernikler, baskı mürekkepleri, renklendirici maddeler, yapışkan bantlar ve yapıştırıcılar, radyografi sıvıları.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Diğer isothiazolinones
ÖNEMLİ NOKTALAR İsothiazolini, krem veya şampuan gibi sıvı şekilde içeren maddelerde, allerji riski daha büyüktür.

QUATERNIUM-15 - KUARTERNİUM
NEDİR?

Formaldehit salan bir preservatif (koruyucu) maddedir. Başta kozmetikler olmak üzere birçok kişisel bakım ürününde kullanılır. Aynı zamanda biyositik özelliği de vardır.

NERELERDE BULUNUR?
Kozmetikler (fondoten, pudra, göz kalemi, maskara, allık, makyaj temizliyiciler)
Kişisel bakım ürünleri ve temizlik malzemeleri (şampuanlar, sabunlar, nemlendirici losyon ve kremler, tıraş köpüğü, güneş yağı, dezenfektanlar...) Endüstriyel ürünler (yapıştırıcılar, zemin cila-vernikleri, kağıt, karton, su bazlı mürekkep, lateks boyalar)

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Formaldehyde
ÖNEMLİ NOKTALAR


MERCAPTOBENZOTHIAZOLE - MERKAPTOBENZOTİAZOL
NEDİR?

Doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılır.

NERELERDE BULUNUR?
Arabaların iç ve dış lastikleri, ayakkabı tabanı, lastik eldiven, dalgıç elbisesi, oyuncak, balon, kondom, diafram, silgi, bahçe hortumu, lastik terlik, elektrik kablosu, lastik bantlar, izolasyon malzemeleri, gaz maskeleri, koruyucu gözlük-maskeler, lastik paspas, kulaklık, steteskop, gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe...
Deri ve plastik yapıştırıcıları, antifiriz, gres yağı, korozyon önleyiciler, deterjanlar, çimento, küf gidericiler, veterinerlik ilaçları (pire ve bit öldürücü sprey ve pudralar).
ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Merkapto miks, tiuram miks, karba miks
ÖNEMLİ NOKTALAR

p-PHENYLENEDIAMINE – PARAFENİL DİAMİN (PPD)
NEDİR?

PPD mavi-siyah bir anilin boyasıdır, çok allerjen bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR?
En yaygın kullanım alanlarından birisi saç boyalarıdır. Tekstil ve kürk boyaları, yün boyaları, koyu renk kozmetikler, geçici tatuajlar (dövme), fotoğraf banyoları, litografi plakları, fotokopi ve baskı mürekkepleri, siyah lastik, gras yağı.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Azo ve Anilin boyaları: saç boyaları, tükenmez kalem mürekkebi, ilaç boyaları, Para-aminobenzoik asit (PABA): güneş yağı ve kremleri.
ÖNEMLİ NOKTALAR

FORMALDEHYDE - FORMALDEHİT
NEDİR?

Formaldehit çeşitli endüstriyel ürünlerin işlenmesi ve üretimi sıraında kullanılır.

NERELERDE BULUNUR?
Ürünler içinde kalan miktar zaman içinde salınmaktadır:
Kumaş türlerinde (kalıcı kumaş baskıları, antistatik kumaşlar, buruşmayan kumaşlar, su geçirmez kumaşlar, ter geçirmeyen kumaşlar, güve ve rutubede dayanıklı kumaşlar,). Deri giysilerde (süet ve güderi), deri ayakkabılarda. Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde genellikle preservativ madde olarak (tırnak cilaları, tırnak sertleştiriciler, terlemeyi önleyiciler, makyaj malzemeleri, banyo köpükleri, banyo yağları, şampuanlar, kremler, gargaralar ve deodorantlar) Ev temizlik malzemeleri, dezenfektanlar ve cilalar. Kağıt ürünleri (kağıta suya ve dayanıklılık, kırışmayı önlemek gibi özellikler katmak için): Parlak kağıttan yapılmış, masa ve çarşaf örtüleri, aynı şekilde parlak kağıda basılmış gazete ve dergiler. Sunta, kontraplak ve MDF gibi bina yapı malzemeleri, Siğil ilaçları, terlemeyi önleyici ilaçlar, ortopedik alçı, diş kanal tedavisinde kullanılan dezenfektanlar. Boyalar, astar boyalar, boya sökücü maddeler. Laboratuvar örneklerinin bozulmadan saklanması (Biolojik materyallerin fiksasyonunu). Sigara dumanı, odun dumanı, otomobil egzos gazları, kömür ve mangal kömürü dumanı, fotoğraf kağıtları ve filmleri, bazı böcek ilaçları. Hastahane malzemelerinin ve ameliyat odalarının dezenfeksiyonunda.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Formaldehit, glutraldehit ile çapraz reaksiyon yapar.
ÖNEMLİ NOKTALAR Formaldehit, çok ucuz ve etkili bir konservatör madde olduğundan, bir çok endüstriel ürün içinde bulunur.

MERCAPTO MIX – MERKAPTO KARIŞIMI (Mercaptobenzothiazole, Morpholinylmercaptobezothiazole, Cyclohexylbezthiazyl sulphenamide)
NEDİR?

Doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılırlar. Ev ve çalışma ortamında birçok materyalde bulunur.

NERELERDE BULUNUR?
Arabaların iç ve dış lastiklerinde, ayakkabı tabanı, lastik eldiven, dalgıç elbisesi, iç çamaşırların lastik bölümleri, deniz bonesi, oyuncak, balon, biberon lastiği, lateks kondom, diafram, cerrahi eldiven, silgi, bahçe hortumu, lastik terlik, elektrik kablosu, lastik bantlar, izolasyon malzemeleri, gaz maskeleri, koruyucu gözlük-maskeler, lastik paspas, kulaklık, steteskop gibi sayılamayacak kadar çok lastik üründe... Deri ve plastik yapıştırıcıları, antifiriz, gres yağı, korozyon önleyiciler, deterjanlar, çimento, yapıştırıcılar, küf gidericiler, veterinerlik ilaçları (pire ve bit öldürücü sprey ve pudralar), film banyoları...

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Merkapto benzotiazol, karba miks, tiuram miks
ÖNEMLİ NOKTALAR

THIOMERSAL - TİOMERSAL
NEDİR?

Antiseptik ve preservatif (koruyucu) bir maddedir.

NERELERDE BULUNUR?
Thiomersal bir antiseptik ve preservatif (koruyucu) maddedir ve kontakt lens sıvılarında, göz kozmetikerlinde, göz ve burun damlalarında, aşılarda, antitoksinlerde ve tuberkülin testinde bulunabilir. Ancak günümüzde kullanımı oldukça sınırlıdır.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Diğer organik (metalik olmayan) civa bileşikleri ve piroksikam gibi antiromatizmal ilaçlarla (fototoksik reaksiyon) çapraz reaksiyon verebilir.
ÖNEMLİ NOKTALAR

THIURAM MIX – TİURAM KARIŞIMI (Tetramethylthiuram monosulfide, Tetremethylthiuram disulfide, Dipentamethylenethiuram disulfide, Tetraethylthiuram disulphide)
NEDİR?

Üç disülfit, bir monosülfit karışımından oluşur ve doğal ve sentetik lastik yapımında akselatör olarak kullanılır. Aynı zamanda güçlü antimikrobiyal ve antioksidan özelliktedirler.

NERELERDE BULUNUR?
Ev ve çalışma ortamında birçok materyalde bulunur.
Arabaların iç ve dış lastiklerinde, ayakkabı tabanı, lastik eldiven, dalgıç elbisesi, iç çamaşırların lastik bölümleri, deniz bonesi, oyuncak, balon, biberon lastiği, lateks kondom, diafram, cerrahi eldiven, silgi, bahçe hortumu, lastik terlik, elektrik kablosu, lastik bantlar, izolasyon malzemeleri, gaz maskeleri, koruyucu gözlük-maskeler, lastik paspas, kulaklık, steteskop gibi sayılamayacak kadar çok lastik içeren ürün... Deri ve plastik yapıştırıcıları, böcek ilaçları ve tarım ilaçları ve boyalarda da bulunur.

ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER (benzerlik nedeniyle allerji yapanlar) Mercapto mix, mercaptobenzothiazole, carba mix
ÖNEMLİ NOKTALAR Tiurama duyarlı hastalar şayet alkol alırlarsa antabuse tipi reaksiyonlara (deride kızarıklık, kaşıntı ve ürtiker) maruz kalırlar.

KAYNAK
 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..

ÜRTİKER VE ANJİOÖDEM NEDİR?
Ürtiker sıklıkla karşılaşılan bir deri lezyonudur. Kendi başına bir hastalık olmayıp, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan bir klinik tablodur.
ÜRTİKER deri yüzeyinde oluşan etrafı kızarıklıkla ile çevrili, büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, çeşitli şekillerde kaşıntılı ve ödemli (şiş) plaklardır. Halk arasında “kurdeşen” veya “dabaz” olarak adlandırılır.
Dudak veya iç organların mukoza ödemleriyle birlikte olan ya da, derinin derin kısımlarını tutan formuna ise ANJİOÖDEM adı verilmektedir.
Ürtiker Hipokrat zamanından beri bilinmektedir. Bu terimin, dokunulduğunda kızarıklık ve kaşıntıya neden olan, ısırgan otu "Urtica ureus" un bir türevi olduğu kabul edilmektedir.
Ürtiker atakları 6 haftadan kısa bir zaman periyodunu içeriyorsa AKUT ÜRTİKER, lezyonlar 6 haftadan daha uzun bir süre ataklar halinde tekrarlayarak devam ediyorsa KRONİK ÜRTİKER olarak adlandırılır.
Ürtiker tüm yaş gruplarında görülebilir, ancak akut ürtiker genellikle çocuk ve genç erişkinlerde, kronik ürtiker ise erişkinlerde ve özellikle orta yaş bayan hastalarda daha sık olarak gözlenmektedir.
Ürtiker plakları vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilmektedir, ancak anjioödem genellikler yüz, dil, eller ve ayaklar, ve genital organlarda görülmektedir

AKUT ÜRTİKER ve ANJİOÖDEM
Akut ürtiker ve anjioödem kısa süreli atakları tanımlar.
Bu atakların toplam süresi 6 haftadan kısadır. Genellikle ilaçlara ya da gıdalara karşı oluşmaktadır.
Tüm ilaçların ürtiker ve anjioödem oluşturma potansiyeli taşıdıkları unutulmamalıdır. Özellikle gözden kaçırılmaması gereken günlük hayatta sıklıkla kullanılan aspirin, vitaminler, ve antigribal ilaçların da ürtikere neden olabileceğidir.
Akut ürtiker-anjioödemin muhtemel bir nedeni de enfeksiyonlardır. Çocuklarda viral enfeksiyonların seyri sırasında, erişkinlerde ise Hepatit B virus enfeksiyonlarının erken döneminde geçici ürtiker atakları görülemektedir.
Parazit hastalıklarında da ürtiker görülebilmektedir.


KRONİK ÜRTİKER ve ANJİOÖDEM
Kronik ürtiker ve anjioödem nedenini bulmak genellikle zordur .
Kronik ürtiker sistemik bir hastalığın bulgusu olarak ortaya çıkabilir. Damar iltihabları klinik olarak klasik ürtikerden ayrılamayacak şekilde kronik ürtiker tablolarına neden olabilirler.
Kişinin emosyonel (duygusal) durumu ürtiker ve anjioödemde hastalığın seyrini etkilemektedir. Hastanın sorunlarının ya da günlük streslerinin giderilmesi kronik ürtiker tedavisinin başarısını artırır.
Kronik ürtikerin önemli kısmında otoimmünitenin (yani bağışıklık sisteminin kendi doku ve hücrelerine karşı reaksiyon göstermesi) rol oynadığı gösterilmiştir.

KAYNAK

ÜRTİKER ve ANJİOÖDEM: Tedavide Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavinin başarılı olması ve ürtikerin tekrar etmemesi için hastaların dikkat etmesi gereken önemli konular vardır:
1. İLAÇLAR
Bazı ilaçlar ürtiker şikayetlerini başlatır, veya mevcut ürtiker şikayetlerinin artmasına ve tedavinin başarısız olmasına neden olur. Bu ilaçların başında ASPİRİN (asetil salisilik asit) gelmektedir. Aspirin ürtikerin tüm formlarında kullanılmaması gereken bir ilaçtır.
Hastalar çoğu kez doğrudan “aspirin tablet” olarak kullanmasalar da, farkında olmadan asetil salisilik asit’e maruz kalmaktadır. Çünkü “grip ilacı” olarak adlandırılan farklı isimlerdeki ilaçların çoğunun içeriğinde aspirin vardır.
Aspirin ev yapımı salça ve domates sularında bozulmayı önleyici madde olarak domates ilacı adıyla kullanılmaktadır. Hastalar bu tip ev yapımı gıdalara da dikkat etmelidir.

ASPİRİN KONUSUNDA ÖNEMLİ BİR HATIRLATMA:
Bazı kalp ve damar hastalarına halk deyimiyle “kanı sulandırmak” amacıyla düşük dozlarda aspirin verilmektedir. Bu hastalar Kardiyoloji ve Allerji Uzmanı hekimlere danışmadan, kalp hastalığı yönüyle büyük önem arzeden bu tedaviyi kendi kendilerine kesmemelidirler.
Aspirin dışında, “AĞRI KESİCİ” olarak kullanılan birçok ilaç ürtiker-anjioödem şikayetlerini artırmaktadır. Bu ilaçlar “Non Steroid Anti-İnflamatuvarlar” olarak adlandırılır ve halk arasında “romatizma ilaçları” olarak bilinir. Ürtiker-anjioödem şikayetleri olan hastalar bu tür ilaçları gelişigüzel kullanmamalıdırlar.
PARASETAMOL grubu ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar, genel olarak ürtiker şikayeti olan hastalarda güvenli kabul edilmektedir. Ancak, özellikle yüksek dozda (bir kerede 2 TABLET) alındığında aspirin ve NSAİ ilaçlara benzer şekilde etki yapmaktadır. Ayrıca parasetamolün kendisi de doğrudan ürtikere neden olabilir. Bu nedenle Allerji uzmanına danışmadan kullanılmamalıdır.
ACE İNHİBİTÖRÜ olarak adlandırılan bir grup hipertansiyon ilacı bazı hastalarda yüzde, dudaklarda ve göz kapaklarında anjioödeme neden olabilir. Hastalar, böyle bir durumla karşılaştıklarında tedaviyi başlayan hekime başvurmalıdırlar.
TÜM İLAÇLARIN ÜRTİKER VE ANJİOÖDEME NEDEN OLMA POTANSİYELİ VARDIR. HİÇBİR İLAÇ HEKİM BİLGİSİ OLMADAN KULLANILMAMALIDIR.

2. GIDALAR
Bazen kronik ürtikerde altta yatan neden gıda allerjisi olabilir.
Bu tür allerjiler, birtakım özel testler ile ortaya konabilir ve sorumlu olduğu düşünülen gıda diyetten çıkartılarak tedavi sağlanır.
ANCAK, özellikle gelişme çağındaki çocuklarda Allerji uzmanı tarafından bilimsel olarak kanıtlanmadıkça, HİÇBİR GIDA allerji yapıyor gerekçesiyle DİYETTEN ÇIKARTILAMAZ.

3. GIDA KATKI MADDELERİ
Doğal gıdalar dışında kalan ve “gıda boya ve katkı maddeleri” olarak adlandırılan bazı maddeler de hastalarda şikayetlerin artmasına neden olabilmektedir.
İçinde katkı ve boya maddeleri bulunan gıdalardan uzak durmak, ürtiker tedavisinde bazen faydalı olmaktadır.
Ayrıca, baharatlar da birçok hastada şikayetleri artırmaktadır.

4. MAYALI İÇECEKLER
Özellikle bira ve şarap gibi fermentasyon yoluyla elde edilen içecekler ürtikeri artırmaktadır. Ürtikerin şikayeti olan hastaların bu tür içecekleri tüketmemesi tavsiye edilir.

STRES ÜRTİKER NEDENİ MİDİR ?
Bugün stresin doğrudan bir ürtiker nedeni OLMADIĞI kabul edilmektedir. Ancak, diğer birçok hastalıkta da olduğu gibi stres faktörü, ürtiker ve anjioödem şikayetlerin artmasına ve tedavinin güçleşmesine neden olmaktadır.
Bu nedenle günlük yaşamda strese neden olan faktörlerin kontrol altına alınmasına yönelik önlemler ve psikolojik destek, yeterli olmaz ise antidepresan ilaç tedavisi ürtiker-anjioödem tedavisinde zaman zaman başvurulan yöntemlerdir.

FİZİKSEL ETKENLER ve ÜRTİKER

Fiziksel etkenlere bağlı olarak ürtiker oluşabilir. Fiziksel ürtikerler, genellikle kronik ürtikerlerdir. Birden fazla fiziksel ürtiker tipi aynı hastada birarada bulunabilir.
Fiziksel ürtikerlere, ortaya çıkmasına neden olan fiziksel etkene göre isim verilmektedir:

SOĞUK ÜRTİKERİ
Soğuk ürtikeri, SOĞUK TEMASINI takiben kısa süre içinde... (devamı için tıklayınız)

KOLİNERJİK ÜRTİKER

Kolinerjik ürtiker, egzersiz, sıcak banyo, terleme ve anksiete gibi uyaranlarla ortaya çıkan, etrafı belirgin kızarıklıkla çevrili küçük, nokta şeklinde lezyonlardır. Daha çok göğüsün üst kısmı ve boyunda gözlenmekle birlikte tüm vücutta yaygın olarak oluşabilir.

BASINÇ ÜRTİKERİ
Basınç ürtikeri basınca maruz kalan vücut bölgelerinde 4-6 saat sonra ortaya çıkan ürtiker ve angioödemdir. Semptomlar vücudun giysilerle basınç altında kaldığı bölgelerinde veya yürüme ya da uzun süreli oturma gibi uzamış basınca marzu kalan bölgelerinde ortaya çıkar.
Basınç ürtikeri kendi başına bir hastalık olarak görülebilmekle birlikte daha çok kronik ürtikere eşlik etmektedir. Basınca bağlı ürtikeri olan kronik ürtikerli hastalarda gıda allerjisi insidansının artmış olduğu yönünde bulgular vardır.

DERMOGRAFİZM
Deriye yazı yazma anlamına gelir.
Populasyonun %2-5’inde görülür.
Derinin künt bir cisimle çizilmesini takiben 1-2 dakika içinde çizilen hat boyunca ürtiker oluşmasıdır.
Dermografizm birçok kronik ürtiker tipiyle birlikte görülebilmektedir.

SOLAR ÜRTİKER
Güneş ışığına maruziyet ile 1-3 dakika içinde ürtiker tablosunun ortaya çıktığı bir hastalıktır.
Tipik olarak güneşe maruz kalan bölgelerde ilk 30 saniye içinde önce kaşıntı oluşur, takiben kızarıklık ve şişlik meydana gelir. Geniş vücut sahası güneş ışığına maruz kalırsa tansiyon düşüklüğü ve solunum sistemi semptomları da oluşabilir.

AKUAJENİK ÜRTİKER
Akuajenik ürtiker, suyun ısısından bağımsız, direkt su ile temasa bağlı olarak ortaya çıkan küçük ürtiker plakları şeklinde bir klinik tablodur.

KAYNAK



 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..

ALLERJİ HURAFELERİ
Astım ve Allerjik Hastalıklar Konusunda...


YALNIS BİLİNENİ
Sizde "astım başlangıcı" var...

DOGRU BİLİNENİ
Yanlış bir tanımlama. Genellikle hastaları "korkutmamak" için ve "iyi niyetle" kullanılır. Ancak astımın başlangıcı, ortası gibi tanımlamalar olamaz. Astım kronik (müzmin) inflamatuvar (yangı ile seyreden) bir hastalıktır. Astım tanısını koymak bazen zordur ve ayrıntılı tetkikler gerekebilir. Tanı konulduktan sonra ise ancak uygun ilaçlarla kontrol altında tutulabilir. Hastaları bu şekilde "hatalı" bilgilendirmek doğru değildir. Astım tanısı konuldu ise, hasta astım ve tedavisi konularında ayrıntılı olarak bilgilendirmelidir. Tanı kesin değilse ya da tedavi edilebilir başka bir durum sözkonusu ise "astım başlangıcı" terminolojisi kesinlikle kullanılmamalıdır.

YALNIS BİLİNENİ
Aşı tedavisinin sonuçlarını (iyileşme oranını) kontrol etmek için tekrar allerji testi yapılmalıdır.

DOGRU BİLİNENİ
Allerjik rinit ya da astım nedeniyle aşı tedavisi uygulanıyorsa, tedavi sonuçları en iyi olarak semptomların (hastalık belirtilerinin) belli skorlama sistemine göre değerlendirilmesidir. Tekrar tekrar allerji testi yapılması gerekli değildir

YALNIS BİLİNENİ
Allerji aşılarının içinde kortizon var...

DOGRU BİLİNENİ
Allerji aşılarını içinde sadece hastanın duyarlı olduğu allerjenlerin (polen, mite, arı venomu gibi) ekstreleri vardır. Böyle bir yanlış bilginin dillerde dolanıyor olmasının sebebi ise ...


YALNIS BİLİNENİ
Allerji aşıları kilo aldırır...

DOGRU BİLİNENİ
Allerji aşılarının böyle bir etkisi yoktur. Ancak; allerji tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (antihistaminler) iştah açıcı etkiye sahiptir ve dolaylı olarak kilo almaya neden olabilir.

YALNIS BİLİNENİ
Aşı tedavisi allerjik rinit ve astımın tek tedavisidir.
Aşı olmak astımı ortadan kaldırır...

DOGRU BİLİNENİ
Yine yanlış bir bilgi... Aşı tedavisi astım ve allerjik rinitte tedavi alternatiflerinden birisidir ve hastalığı ortadan kaldırmaya yönelik değildir.

YALNIS BİLİNENİ
Allerji psikolojik bir hastalıktır...

DOGRU BİLİNENİ
Allerjik hastalıklar bağışıklık sistemi ile ilişkili hastalıklardır. Ancak stres gibi psikolojik etkiler tüm hastalıklarda olduğu gibi allerjik hastalıkların seyrini de etkileyebilir.


YALNIS BİLİNENİ
Astım ilaçları kısırlık yapar...
Astım ilaçları akciğerlerde şişme yapar...
Astım ilaçları kalp büyümesi yapar...
Astım bulaşıcı bir hastalıktır...

DOGRU BİLİNENİ
Burada asıl üzücü olan, astım ile ilgili bilinmesi gereken en temel ve en basit konular hakkında fikri olmayan insanların, böylesine akıla gelmeyecek ilginçlikte hurafeler yaymalarıdır...


ALERJİ HABERLERİ

1

Aşırı temizlik çocukları alerji yapıyor


STOCKHOLM- Bilimadamları temizlik konusunda fazla titiz davranan ebeveynlerin büyüttüğü çocuklarda, ileriki yaşlarda alerjiye yakalanma riskinin büyük olduğunu bildirdi.
Finlandiya'nın başkenti Helsinki'deki Alerji Hastanesi'nde görevli bilimadamı Tari Haatela, alerjiyi önlemek için yapılan aşırı temizliğin ters tepebileceği uyarısında bulundu. Haatela, "Çocuğu alerjiden korumak için, mesela tüylü hayvanlara olan alerjisini ortadan kaldırmak için temizlikte ileriye gitmemeli" dedi.
Çocukları korumada bazen çok aşırıya kaçıldığını vurgulayan Haatela, "Bu fayda yerine zarar veriyor. En ufak bir alerji belirtisinde hemen her şeyi yasaklamak, çocukta savunmasızlığa yol açıyor. Ufak çocukların, biraz da olsa pisliklerle, toprakla temasında fayda var" diye konuştu.
Finli bilimadamı, çocukların ayaklarının toprakla temas etmesi gerektiğini belirterek, "Haziran'dan Ağustos'a kadar ayakkabı giydirmeyin" tavsiyesinde bulundu. Konuyu sayfalarına taşıyan Aftonbladet isimli İsveç gazetesi, haberi "Alerjiye en iyi çare pislik" başlığıyla duyurdu.

KAYNAK


2

Oda kokusu, kokulu mumlar ve tütsü alerji sebebi


Suadiye Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, "Tütsü, mum ve oda kokularının zararlı etkileri" olduğunu söyledi.
Keskinel, "Koku verici ürünler, solunum sistemi yakınmaları (nefes darlığı, burun tıkanıklığı, öksürük, astım krizi), cilt belirtileri (egzama, kaşıntı, döküntü), bulantı, gözlerde kuruma/yaşarma, çift görme, kulak çınlaması, baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk gibi sinir sistemi yakınmalarına yol açabilir." dedi.
İlkay Keskinel, oda kokularının, kokulu mumların ve tütsülerin zararlarına dikkat çekti. Çoğu oda kokusunun, aslında kokunun kaynağını ortadan kaldırmadığını, sadece maskeleme yaptığını anlatan Keskinel, "Aerosol şeklindeki oda kokuları; propan, bütan ve izobütan gibi petrokimyasal itici gazlar içerebilir. Oda spreylerinden havaya yayılan gözle görünmeyecek kadar küçük parçacıklar, nefes almakla akciğere ulaşır. Özellikle astım gibi altta yatan bir sorunun varlığında, hava yollarını rahatsız eden bu gazlar, yüksek doz kullanımında sinir sistemi üzerine de olumsuz etki yapmaktadır. Ayrıca, hem bu itici gazlar hem de oda kokularındaki güzel kokulu kimyasallar, göz ve deri problemlerine de neden olabilir." diye konuştu. Oda kokularına benzer şekilde, kokulu mumlar, potpuriler ve tütsüler de sağlığa zarar verebilir. Tütsülerin yakılmasıyla havaya karışan küçük parçacıkların, solunum yollarını tahriş edebileceğini, astımı tetikleyebileceğini, çeşitli cilt yakınmalarına sebep olabileceğini anlatan Keskinel, "Hatta kansere yol açabilir. Gebelik ve emzirme döneminde evlerinde tütsü yakılan çocukların ileride lösemiye yakalanması riskinin arttığı iddia edilmektedir. Tütsü ve mumların yakılmasıyla ortaya çıkan maddeler bebeklerin düşük doğum kilolu doğmasına, bunun yanı sıra kansere sebebiyet verebilmektedir." şeklinde konuştu.

KAYNAK

 
s@my@
Daimi Üye
Alerjik hastalıklar ..



3



CEP TELEFONLARINDA ASTIM VE ALERJİ TEHLİKESİ


-İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta, “Gelişmiş ülkelerdeki astım, saman nezlesi ve egzama gibi alerjik hastalıklardaki artışla, cep telefonlarının kullanımındaki ve yaygınlığındaki artış büyük bir paralellik göstermektedir” dedi.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta, “Gelişmiş ülkelerdeki astım, saman nezlesi ve egzama gibi alerjik hastalıklardaki artışla, cep telefonlarının kullanımındaki ve yaygınlığındaki artış büyük bir paralellik göstermektedir” dedi.
Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta ANKA’ya yaptığı açıklamada, cep telefonlarının beyin tümörlerine, hafıza kaybı ve uyku bozukluklarına, depresyona, Alzheimer'e, baş dönmesine, bulantıya, baş ağrısı ve geçici bilinç kayıplarına kadar pek çok hastalığa yol açabileceğinin ileri sürüldüğünü belirtti. Cep telefonlarının, en son astım, saman nezlesi ve egzema gibi allerjik hastalıklardan da sorumlu tutulduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, “Gerçekten de, gelişmiş ülkelerde allerjik hastalıklardaki artışla, cep telefonlarının kullanımındaki ve yaygınlığındaki artış büyük bir paralellik göstermektedir” dedi. Bunların hiçbirinin kesin olarak kanıtlanmadığını da söyleyen Rasim Küçükusta, “Kedi ve tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalar, cep telefonlarının beynin elektrik aktivitesini değiştirebileceklerini, hücrelerin çoğalma hızını, enzim aktivitelerini ve hatta genleri etkileyebileceklerini göstermiştir” diye konuştu.
-DİŞ DOLGULARINA DAHİ ETKİ EDİYOR-
Yapılan araştırmalarda, cep telefonlarından yayılan mikrodalgaların mast hücrelerinden histamin, P maddesi, VIP ve NGF gibi kimyasal maddelerin salgılamasını iki misline kadar artırabildiklerinin saptandığını belirten Küçükusta, “Bunlar, özellikle de histamin ve P maddesi, astım, saman nezlesi, egzema gibi hastalıkların ortaya çıkmasında çok önemli rolleri olan maddelerdir. 800-900 MHz arasındaki bu mikrodalgaların, antihistaminik ve kortizon gibi alerji tedavisinde kullanılan ilaçların etkilerini azalttıklarının da anlaşılması bu konudaki endişelerin hiç de haksız olmadığını göstermektedir” dedi. Prof. Dr. Küçükusta ayrıca, cep telefonlarının yarattığı elektriksel alanın diş dolgularındaki cıvayı gaz haline getirebileceği ve bunun da beyne ulaşarak depresyon, Alzheimer, multipl skleroz gibi hastalıklar yanında astım riskini de arttırabileceğinin ileri sürüldüğünü kaydetti.
-ÇOK GEREKLİ OLMADIĞI TAKDİRDE CEP TELEFONU İLE KONUŞMAYIN-
Uzun vadede ne gibi olumsuzluklara neden olacağının henüz bilinmediğini belirten Prof. Dr. Rasim Küçükusta, özellikle çocuklar ve hamilelerin cep telefonlarını kullanmamaları gerektiğini ifade etti. Küçükusta ayrıca, çok gerekli olmadıkça cep telefonu ile konuşulmaması,telefonla konuşurken kulağa fazla yaklaştırılmaması ve cep telefonlarının, kullanılmadığı zamanlarda üstte taşınmaması yönünde uyarılarda bulundu.

KAYNAK


4


Alerjiye karşı jelden bariyer


Prof. Dr. Çanakçıoğlu: Kirli hava, ev tozları ve akarlarla, tek bir spreyle baş etmek mümkün
Göz kızarması, hapşırık, göz akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle kendini gösteren ve yaşam kalitesini düşüren alerji, küresel ısınmayla daha da yayılıyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Cerrahisi Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Salih Çanakçıoğlu, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Alerjik vakaların sıklığında bir değişim hissediyor musunuz?
Maalesef evet. Küresel ısınma sebebiyle özellikle yataklarda ve halılarda yaşayan akarların sayısı artıyor. Ayrıca insanların açık alanlar yerine plazalarda çalışmaya başlamaları da olumsuz etkenlerden. Okullar açılınca öğrenciler yaz boyunca alıştıkları ev ve açık hava ortamından kalabalık ve kapalı ortamlara giriyor. Dışarı çıkıldığında da egzoz ve kirlilik nedeniyle günden güne daha fazla insan alerjik belirtiler yaşamaya başlıyor.
Alerjide de korunma tedavisi mümkün mü?
Tıpta sevindirici gelişmeler var. Yeni geliştirilen mikronize edilmiş selüloz tozuyla alerjik belirtilere yol açan sebeplerin burun mukozasına ulaşması ve alerjiyi tetiklemesi önleniyor. Mikro taneli sprey uygulandığında burun mukozası üzerinde elastik, ince bir koruyucu tabaka oluşuyor. Bu tabaka alerjenlerin mukozayla temasını engelliyor.
24 SAAT ETKİLİ SPREY
Uygulamanın sonuçları nasıl?
Sprey uygulandığında hastalarda görülen hapşırma, burun akıntısı, gözlerde batma, göz yaşarması gibi belirtiler ortaya çıkmıyor.
Hangi durumlarda kullanılabilir?
Kapalı ortamlarda evcil hayvanların yol açtığı alerjiler, nemli ve havalanması az alanlarda üreyen akarlar, hayvan salgılarına bağlı alerjiler, iyi havalandırılmayan işyerleri ve okullardaki tozlar; yoğun trafikte artan egzoz dumanı; kirli hava, bahar aylarında ortaya çıkan ağaç, çim ve saman polenlerine karşı rahatlıkla kullanılabilir. Çocuklar ve hamileler de kullanabilir, yan etkisi yok.
Spreyin etki gücü ne kadar?
24 saatlik etki gücü var. Her sabah evden çıkarken uygulanabilir. Ayrıca alerji yaratan ortamlara girmeden önce de kullanılabilir.

KAYNAK
 
Üst