Banu Avar'la Yorum'un 57.Bölümü: BİDEN EL BİZ "ELDİVEN"!

alpay29
Super Moderator
Site Yetkilisi
Konu içeriğini görebilmek için lütfen sayfayı aşağı kaydırın ya da buraya tıklayın. İçerik hemen aşağıdadır.

Siteyi reklamsız gezmek için lütfen üye olun ya da giriş yapın.























Banu Avar'la Yorum'un 57.Bölümü: BİDEN EL BİZ "ELDİVEN"!
Görüşme, Mafyokrasi ve Peker'in gölgesinde kalmasın.
Banu AVAR:
Biden iş başına gelişinin 5.ayında Erdoğan ile 40 dakika görüştü diye havaya sıçrayanlar var.
Bu 40 dakikalık görüşmede hiçbir şeyin görüşülemediği ve en önemli 3 konuda her şeyin masada olduğu gibi durduğu açıktır. Erdoğan birkaç dakika evvel bu durumu açıklamıştır.
Daha farklı bir şey de beklenemezdi. Birincisi Türkiye her şeyiyle ABD’ye borçlu hem de onyıllardır.
O zaman da Amerika'nın PKK YPG ittifakına karşı en ufak bir yaptırım yapamıyor. Şikayet edip duruyor o kadar!
Amerika da PKK’ya yardımı tanklarla da taçlandıracağını açıklayıveriyor. Bizimkilerde tıs yok!
Hala Amerika'nın Büyük Kürdistan hayalinin vazgeçilemez olduğunu anlayamıyorlar!
İkinci konu Kıbrıs konusu. Biden Yahudiden çok Yahudi, Yunanlıdan çok Yunanlı ve Kürt'ten çok Kürttür. Bunu anlamayan şapa oturur!!!
Ha şunu da ilave edelim Biden Ermeni'den çok Ermeni'dir.
24 nisanda ilk kez "Soykırım" lafını ağzına almış Amerikan başkanıdır. Ve bunun altından müthiş büyük bir pislik çıkacaktır.
Erdoğan hala Biden’la güzel işbirliğimiz diyedursun çözülemeyecek hiçbir konu yok desin durum tam tersidir. Tüm sorunlar olabildiğince büyük haliyle masadadır ve önümüzdeki günlerde daha da büyüyecektir..
Yıllar önce Biden ‘Ben elim Türkiye eldiven‘ demişti.
Bu Afganistan'da, Pakistan'da, Ukrayna'da devreye girecek gibi görünüyor..
S -400 konusu da masada kalmıştır. Zaten 1 yıldır S- 400'leri kullanaMIYOR olmamız da oldukça manidardır!
15 -16 yıl önce ATTİLA İlhan’ın bir NATO zirvesi ardından yazdığı makaleyi size aktararak bitirmek istiyorum!
Nasıl da her şey aynı hiç değişemiyor!!!
Bakın makale 2005 yılından.
”…Batılılar, II. Dünya Harbi’nde Almanya’yı; ‘Soğuk Harp’te ise SSCB’yi kuşatarak, sonuca ulaştılar…” diyor.
”…bugün de Türkiye, Batı Dünyası tarafından kuşatılmıştır. Kuşatma, -hatta ‘çevirme’- Kıbrıs, Ege Denizi, Doğu Anadolu (Ermenistan) ve Güneydoğu Anadolu’dan yapılmaya çalışılıyor. Türkiye, Batı Dünyası’nın gözünde ‘Hedef Ülke’; bazılarına göre ise, gelişen jeo/politik ortamda ‘Cephe Ükesi’dir…”
‘Türk aydını’ nı tanıyoruz, ‘ilerici’ çünkü ‘Batılı’ -daha doğrusu ‘Batıcı’- ; ABD ‘den ve AB ‘den yana; elbette bu yüzden, NATO Zirvesi ‘nin ülkesinde yapılmasından gurur duyuyor; fikrince İstanbul, ‘Uygar Dünya ‘nın ‘başkenti’ oluvermiştir, ne şeref! Aslında ‘Sistem’ in çıkarları için, ‘savaş makinesi’ NATO ‘yu Avrasya ‘da kullanmak istek ve teşebbüsünün içinde, Türkiye ‘ye ‘Truva atı’ rolünün uygun görüldüğünü, ya fark etmiyor; ya da, bu aşağılanmayı sinesine çekebilecek derecede, izzetinefsini yitirmiş!
NATO ‘nun İstanbul Zirvesi, Washington açısından, o korkunç ‘savaş makinesi’ nin Ortadoğu ‘ya ve Kafkaslar ‘a yönlendirilmesi çabasıdır; iç diyalektiği, AB/ABD karşıtlığı olarak görünüyor, fakat asıl dış diyalektiği, dallanıp budaklanıyor ki, ne hikmetse, ülkemizde adeta hiç kimse onu görmek istemiyor: Batı/Doğu karşıtlığı!
Evet Attila abi durum halen böyle. Yalaka aydınların yorumları hiç değişmedi. Durum da birebir aynı!!
 
Üst