Devlet Adamlığı Dersi

  1. mydos

    mydos Forum Ustası

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesaj:
    15,725
    Beğeni:
    3,294

    Kanapiçe Koyu, Aydın-Kuşadası sınırları içinde, Sisam Adası’nın hemen dibinde, karşıdan biri seslense sesi rahatlıkla duyulabilecek kadar yakın bir koy. İşte her şey bu koyda oluyor.



    O tarihte İngiliz donanması Sisam Adasına demirler. Sınırlarımızı yine askerlerden oluşan Gümrük Muhafaza Alayları korumakta.


    Donanma askerlerinden dördü bir sandalla gizlice bizim koya yaklaşır. Askerlerimiz kendilerini ikaz eder, dinlemezler.


    Bunun üzerine adamlara ateş açıp hepsini vururlar. Yalnız ölen İngilizlerden 3’ünün cesedi bizim kıyıda kalır, 1 İngiliz’in cesedi ise denize düşüp kaybolur.



    Durum hemen Kaymakam Dilaver Bey’e bildirilir. Kaymakam da durumu telgrafla Ankara’ya anlatır.


    Ankara’dan talimat gelmesi beklenirken, bir İngiliz savaş gemisi Kuşadası Limanı’na demirler. 2 İngiliz subayı karaya çıkıp, Kaymakamın makamına gider.


    Kaymakamdan askerlerin hesabını sormaya çalışır. Ancak Kaymakam, Atatürk’ün arkasında olacağını düşünüp, hesap sormalarına sert bir şekilde karşılık verir. Türk askerinin ülkemizin yasalarını uyguladığını anlatır.



    Bunun üzerine İngilizler 3 maddelik bir ültimatom verir. Ültimatom maddelerinden biri de İngilizlere ateş açıp vuran Balıkesirli er Musa’nın kendilerine teslimi.


    İngilizler gidince Kaymakam durumu tekrar Ankara’ya bildirir. Ültimatomdan Atatürk de haberdar edilir. Konuyu inceleyen Atatürk şu emri verir:



    "Görevini yaptığı anlaşılan Türk eri Balıkesirli Musa, yerinden alınamaz ve cezalandırılamaz.


    Gerekirse Musa için İngiltere ile savaş göze alınır. Şimdi Ankara'ya hareket ediyorum. Ege’de kısmi seferberlik emri veriyorum."


    Sonunda İngiliz Hükümeti Türkiye’nin kararlılığını görünce, ültimatom maddelerinden sadece kayıp olan teğmenin cesedinin Türk karasularında aranmasına razı olur.


    Gıkları çıkmaz. Türk Devletinin iyi niyetiyle ortak bir arama faaliyeti başlatılır.



    Bu olay sonunda, Kuşadası Kaymakamı Dilaver Bey'e bir takdirname ile 50 lira para ve 1 hafta istirahat izni verilir.


    1934'ten sonra Dilaver Bey başka bir yerde görevliyken Kuşadası'na gelen Mülkiye Müfettişleri, İngiliz amirale çekilen 9 liralık telgraf ücretini uygunsuz bulup, hakkında soruşturma açarlar.



    Dilaver Bey, devlet parasını çarçurdan mahkemeye sevk edilir(Günümüz politikacılarının bu durumdan çok ders almaları gerekir, ama nerde).


    Yargıç Kemal Aksüt, ilk celsede salonu boşaltır, Dilaver Bey'i yanına çağırır, gerekli makamlara ağzına geleni söyler ve beraat kararı verir.




    Kanapiçe Koyu Olayı
    14 Temmuz 1934


    Kaynak
     
    • Beğen Beğen x 2
    #1
    Son düzenleme: 14 Eylül 2018
  2. Sebnemy35

    Sebnemy35 Forum Kalfası

    Katılım:
    21 Ağustos 2015
    Mesaj:
    1,210
    Beğeni:
    239
  3. akay

    akay Super Moderator

    Katılım:
    23 Mart 2006
    Mesaj:
    7,575
    Beğeni:
    1,229
    Kaynak link kontrol :)
     
    • Beğen Beğen x 1
    #3
  4. mydos

    mydos Forum Ustası

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesaj:
    15,725
    Beğeni:
    3,294
    düzeltildi
     
    • Beğen Beğen x 1
    #4
Yükleniyor...