Gila 3115 / Yeni eskiler

  1. Gila

    Gila Moruk Moderator

    Katılım:
    23 Şubat 2008
    Mesaj:
    61,063
    Beğeni:
    5,203
    Bu hikaye benim hikayem değil

    Mekanlar farklı

    Zamanlar farklı

    Sıralamalar farklı olsa da

    Bu hikaye, hepimizin hikayesi


















    Muharrem Amca ve eşi Aynur Abla

    Annelerimizden, babalarımızdan, konu komşu deyip te hürmet ettiğimiz yaşlı muhteremlerden arda kalan iki karı koca

    Ana yadigarı

    Baba yadigarı

    Elli yıldır yaşadığımız sokağın yadigarı

    İki yadigar..

    Sokağımızın son yaşayan tarihleri




    Muharrem Amca yaşayan tarihtir

    Yaşı aşağı yukarı 90 sınırına dayandı

    Ayakları şiş

    Yerinden pek kalkamıyor

    Şeker gibi adam

    Tek kusuru, tayyipçi olmaları ki; O da bu güzel insanın kusuru olsun :)

    Hafıza bomba gibi



    Bayramlarda ziyaret etmekten en keyif aldığım insan

    Az biraz gıdıklayacaksın herhangi bir konudan

    Sonra geç karşısına dinle

    İstanbul'un eski halini anlatsın

    Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki vaziyetleri anlatsın

    O anlatırken sen canlı canlı yaşarsın



    Sor anlatsın

    Gerçekten köylerde çarık yok muydu?

    Gerçekten Afrika kabileleri gibi yalın ayak mıydı insanlar?

    Ayakkabı nerde?

    Ayakkabı niyetine bildiğin köy lastikleri var, onu da almaya para yok

    Biz çocuktuk, yalın ayaktık

    Bir köyden bir köye yalın ayak giderdik



    Sor, Adnan Menderes'i anlatsın

    Atın üzerinde iki adam köy köy dolaşıyorlar

    Oy istiyorlar

    Atın üzerinde

    O adamlardan biri Adnan Menderes



    Sor, anlatsın

    İstanbul dediğin, Maslak'ta bitiyordu

    Ondan sonra yol yoktu

    Yol dediğin de, hani Levent'ten Sanayi Mahallesi'ne kadar giden, ana caddenin yanında iki arabanın yan yana zor geçtiği şey var ya

    İşte yol da oydu



    Mecidiyeköy hep dutluktu

    Bugünkü Cevahir İş Merkezi'nin oradan bakınca denizi görebiliyorduk



    Oğlu Davut bağlama çalsın diye çok özenmiş

    Bağlama almış, kursa göndermiş, özel hoca tutmuş

    Ama bu iş yemek tarifi gibi değil ki

    Biraz yetenek te olmalı



    Dört senedir kendisine söz verip duruyorum

    Bir gün sazı kapıp geleceğim

    Aynur Ablam peynirli börek yapsın, yeter

    Dört senedir hep aynı hikaye



    Geç olmadan yapmak lazım :cool:





    Eşi Aynur Abla da kilolarından pek yürüyemiyor

    Tam sokağın kesiştiği noktadaki evlerinin üst katındaki oda büyüklüğündeki balkondan gelenin geçenin çetelesini tutar

    Kimin evine saat kaçta kim girdi, kim çıktı

    O gelen motorsikletli kurye kime ne yemek getirdi

    Kim kiminle kavga yaptı, kim haklı kim haksızdı

    Hepiceğini hafızaya not alır



    O yerinden kalkamıyor ya

    Gündüz kadınlar doldurur etrafını

    Çaydı, poğaçaydı muhabbet sohbet derken

    Herkes günün özel haberlerini Aynur Abla'dan dinler



    Hiç unutmam, bir gece sabaha karşı geldim eve

    Hiç mi uyumazsın be kadın?

    Tombiş, güler yüzüyle bir kaç gün sonra sordu

    Nereden geliyordun sabah sabah?

    Camiye gittin de hocayı bulamadın zaar :D



    Bir yere alış verişe gidiyorsam mutlaka sorarım ne istersin diye

    Bazen bir şeyler ister

    Bazen de ben ondan bir şeyler isterim



    Mesela bayram yaklaşıyor

    Herkes ev baklavası yapıyor. Kadayıf yap ta yiyelim

    Kadayıf yapardı

    Canı sıkıldıkça, kafasına estikçe keşkek yapar, önüne geleni ya çağırır, ya tas tas evlere yollardı



    Sevdiğimizi bilirdi

    Sevildiğini bilirdi

    Severdi

    Sokakta elini öpmeye gittiğimiz tek insan olduğunu bilirdi

    Sevgimize nasıl karşılık vereceğini şaşırırdı

    Güzel insanlardı



    Eskiler hep güzeldi be..

    Cahildiler saftılar ama güzel insanlardı

    Kalmadı artık böyleleri

    Nesillerinin son örnekleri onlar..









    Önce babam gitti

    Henüz yirmi yaşındaydım

    Cenazesine gidemedim

    Askerdim

    Söylemediler



    Yıllar sonra iki dayımdan küçüğü gitti

    Hayatının neredeyse yarısı ceza evlerinde geçti

    Evin çatısında Hint keneviri yetiştirirdi rahmetli

    Zaten işi gücü yoktu

    44 Tane saksısı vardı

    Kendi yetiştirir, kendi kopartır, kafasına göre takılırdı



    Büyük dayım, tam bir salon beyefendisiydi

    O taraklarda bezi olmadığı gibi, evin çatısındaki saksılarda ne olduğunu da bilmezdi

    Ceza evinden çıktı ya çocuk, kendisini ota mota, doğaya verdi sanırdı



    Büyük dayım, kardeşi defin edildikten bir süre sonra Ramazan Bayramı'nda mezar ziyareti yapmadan önce çatıya çıkıp saksılara bakıyor

    Kuru toprak..

    Kim bilir ne yetiştiriyordu da, bakımsız kalınca öldü bitkiler diye düşünüyor

    Topraklarını iki çuvalda topluyor

    Götürüyor rahmetlinin mezarına döküyor

    Duygusallık işte..



    Aradan 2 ay 10 gün geçiyor

    Kurban bayramında yeniden mezar ziyaretine gittiğinde mezarlık görevlisi yavaşça dayımın yanına yaklaşıp soruyor

    Abi neyiniz olurdu?

    Kardeşimdi

    Allah rahmet eylesin

    Abi be.. Bu mezardan keyif çıkıyor

    Dayım o zaman anlıyor manzarayı, cevabı yapıştırıyor

    Rahmetli sağlığında içerdi. Orada da devam ediyor demek ki :)





    Büyük dayım bekardı

    Tek ailesi bizdik.

    Dayıydı ama bazen baba, bazen arkadaştı bize

    Büyük dayım bir gün beni aradı

    Sesi çok kötüydü

    Tam hatırlamıyorum ama 14 gün falan her gün hastane hastane dolaştırdım

    Bu arada annemden de gizledik meseleyi

    Hastalık öyle bir safhaya geldi ki, artık anneme söyleme zamanı gelmişti



    Söylemeye karar verdiğimiz gün vefat etti

    Valideye ölüm haberini götürdük

    O yıkıldı, biz yerin dibine girdik





    İki üç yıl sonra annem de dayımın arkasından gitti

    İki üç yıl sonra kardeşim..



    Yani hiç birisi koymadı desem abartı olur belki ama

    Kardeşimin koyduğu kadar hiç birisi koymadı

    Defnettiğim günden beri bir kez olsun mezarına gitmedim

    Gitmem

    Gitmeyeceğim..



    Gidersem yüreğim yetmez, kalırım orada

    Hissediyorum..





    Uzatmayalım..

    Bu sırada mahallede elini öpmeye gittiğimiz Feride Teyze gitti

    Oğlu İsmail Abi gitti

    İsmail Abi diyip geçmeyeceksin

    İki bira ile kafayı bulur, sallana sallana gelir, sokakta top oynayan bizlere hakemlik yapar, tadımızı kaçırırdı rahmetli

    Tadımız nasıl kaçmasın?

    Düdük yerine belinden sıyırdığı tabancayı havaya sıkardı

    GÜM!

    Ödümüz mokumuza karışmış, İsmail abiye bakıyoruz

    FİRİKİT!



    Elli yıldır yaşadığımız sokağın abilerinden Turan Abi ve karısı gitti

    O gitti bu gitti derken

    Kala kala Muharrem Amca kaldı..



    Aynur Abla da az önce gitti

    Yüreklerimizi parçalaya parçalaya gitti

    Anamızdan kalan tek yadigar

    Öyle fenalaşma menalaşma yok

    Salata yerken... Küt..

    Bu kadar..


    Allah rahmet eylesin


    Allah herkese böylesini nasip etsin..









    Gittim..

    Muharrem Amca'nın yanağını okşadım

    Babacıım diyebildim, hepsi o kadar

    Ne başın sağ olsun, ne başka bir şey

    O anladı

    Yanağını okşarken o kadar çok şey söyledim ki ona

    Hepsini de duydu, anladı




    Nedir biliyor musun?

    Evin önünde bir iki kişi konuşup duruyoruz

    Eskilerden kimse kalmadı artık falan



    Doğru değil aslında

    Tek sorun, artık yeni eskilerin biz olduğumuzun farkında değiliz



    Eskiler hiç bir zaman bitmez

    Eski eskilerin son sütunu Muharrem Amca ne kadar dayanır bilmem



    Sıra biz yeni eskilerde..
     
    • Beğen Beğen x 6
    #1
    Son düzenleme: 9 Temmuz 2019
  2. fearof

    fearof Forum Ustası

    Katılım:
    13 Ekim 2009
    Mesaj:
    11,826
    Beğeni:
    4,503
    Başın sağolsun.Mekanları Cennet olsun.

    5 onluk geçtimiydi sayaç geriye dönmeye başlıyor.
     
    #2
  3. Gila

    Gila Moruk Moderator

    Katılım:
    23 Şubat 2008
    Mesaj:
    61,063
    Beğeni:
    5,203
    Giden her eskiyle birlikte anılar da gidiyor

    Anılar gittikçe hafıza boşalıyor

    Boşaldıkça yalnızlaşıyorsun

    Sonra el atıyorlar yola çıkıyorsun
     
    #3
  4. Behüle Esgel Türk

    Behüle Esgel Türk Cool Üye

    Katılım:
    11 Mart 2017
    Mesaj:
    177
    Beğeni:
    199
    çok dokunaklı ve manalı olmuş ...
     
    • Beğen Beğen x 1
    #4
  5. Gila

    Gila Moruk Moderator

    Katılım:
    23 Şubat 2008
    Mesaj:
    61,063
    Beğeni:
    5,203
    Yaşın ortaya çıkıtor hem şiii reee :)
     
    #5
  6. Geronimo21

    Geronimo21 Daimi Üye

    Katılım:
    17 Haziran 2015
    Mesaj:
    437
    Beğeni:
    73
    vay be kitap gibi konu
     
    #6
Yükleniyor...