Gila 3225 ENDONEZYA | Wardom Bilginin Adresi, Forum ve Bilgisayar Güvenliği

Gila 3225 ENDONEZYA

Gila

Moruk Moderator
Site Yetkilisi
Peşin peşin söyleyeyim. Resimlerin bir çoğunu internet sitelerinden alıyorum. Şayet bazı resimler belli süre sonra kayıplara karışırsa sorumluluk kabul etmiyorum.

Mümkün olduğunca ( silinme riski az olduğu için ) youtube'dan kısa metrajlı görüntüler vermeye özen göstereceğim

Tabii, bir konuda maksimum 5 video görüntüsü verilebildiği için konu parçalara ayrılmış olabilebilebilir. O kadarcığına da katlanacaksınız artık :cool:






Bir haber okudum..





Hani bazı kerizler hala dünyanın en iyi ekonomisine sahip olduğumuzu

Dünyanın bizi kıskandığını sanıyorlar

Üstelik bunu da koka yaprağı çiğnemeden gerçekleştiriyorlar ya ;)

















İşte tam da bununla ilgili bir haber

Türkiye, salgına karşı mali teşvik sıralamasında dünyada 63. sıradaymış


















Azıcık kafası çalışan

Azıcık ama

Kuş beyni kadar beyni olan herkes bilir ki; Dünyanın bizi kıskanıyor olması palavranın nirvanasıdır


Ben buralara takılmıyorum

Zaten bu söylemleri bizlere değil, kendi seçmenlerine söylüyorlar

Keriz her yerde kerizdir

AKP seçmeninin zeka seviyesini en iyi damat açıklamış zaten

Ne demiş?
















Dediğim gibi, ben buralara takılmıyorum

Keriz her yerde kerizdir


Benim takıldığım yer başka

Salgına karşı mali teşvik sıralamasında ülkemiz Endonezya'nın bile gerisinde kalmış

İşte bu fena koydu


Endonezya'ya 18 kez gitmiş ve oralarda nasıl bir yaşam olduğunu çok iyi bilen biri olarak

Bu haber, Türkiye'nin geleceği açısından gerçekten iç karartıcı bir haber


















İşin doğrusu, Endonezya'dan fersah fersah ileri bir ülkeyiz

Kıyaslama yapılabilmesi için inciğinden cinciğine kadar Endonezya'yı anlatacağım

Biraz uzun bir konu olacak belki ama, nasıl olsa bugün yarın yine sokağa çıkma yasağı gelecektir

İşiniz ne? Kırın dizinizi okuyun :cool:



Böylesine sefalet içindeki bir ülke nasıl olup ta halkına DÜNYANIN KISKANDIĞI TÜRKİYE'DEN fazla maddi yardım yapabiliyor?

Bunu da kerizler düşünsün artık :cool:




--------------------------




Endonezya'yı anlatmak için, önce Endonezya'ya gitme sebebini ve gelişen olayları yazmak isterim..


Yıl: 2002

Urfalı bir iş yeri sahibi ile ikinci bir yere dükkan açmak için el sıkıştık

Tekstil piyasasında fırtına gibi esmek için hazırım

Koyulacak sermaye açıklandı, ben planımı yaptım

Derhal Tayland, Kore, Endonezya'ya gidilecek, vakit kalırsa Hindistan'a uğranacak

Hedefim belli. Tekstil piyasası sadece Çin ve Kore ile alış veriş yaparken ben kimsenin henüz ayak basmadığı ülkelerde sıra dışı işler yaparak bomba patlatma peşindeyim


















Singapur Hava Yolları ile uçuş programını yaptık

Ana merkez Singapur olduğu için nereye gidecek olursanız olun, önce Singapur'a iniyorsunuz, sonra gitmek istediğiniz yere

Önce Singapur, sonra Bangkok

Sonra yine Singapur, sonra Seul

Sonra yeniden Singapur, sonra Jakarta

Sonra tekrar Singapur, sonra İstanbul

Singapur yazmaktan parmaklarım pert oldu :cool:

Bir seyahatte tam yedi kere Singapur hava alanına indiğimiz ve her seferinde üçer beşer saat beklemek zorunda kaldığımız için hava alanının her şeyini ezberledik

Singapur hava alanı da görülmeye değer yer Allah için :cool:

Botanik park mı, eğlence merkezi mi ayırt etmek zor

Buyurun siz karar verin

















Hazır Changi Hava alanına girmişken biraz devam edelim


Her hava alanında sigara içenler için küçük odalar ayrılmıştır

Öyle ki; İçeri girmenle çıkman bir olur

Boktan bir havalandırma ile bir saatte içilen onlarca sigaranın dumanını barındıran iki metre karelik odalar düşünün

Changi'de sigaranızı açık havada, ay çiçekleri arasında içersiniz






 

Gila

Moruk Moderator
Site Yetkilisi
Her hava alanında ayak üstü iki tek atacak bir yer vardır

Buralar, dünyanın en kazık biralarını satarlar

Changi farklıdır. Changi'de hem içkiyi en ucuza içer, hem iyi vakit geçirir, hem canlı müzik dinleyerek eğlenebilirsiniz



Dubai hava alanında IRISH BAR denilen bir yer var mesela

Burada verilen bir bardak biranın karşılığı 18 usd

Üstelik bozuk paranız yoksa yandınız. 100 Amerikan doları verir, üstünü DİRHEM cinsinden alırsınız. Hiç şansınız yok

















Hiç unutmam, 57. saniyede adamın oturduğu yerde oturuyorum

Saatlerce Dubai'de kalmak zorundayım. Haliyle kafalar güzel

Üstelik bir biraya 18 dolar ödüyorum, kafa otomatikman güzelleşiyor :)



Yanıma sarışın, Kanadalı bir hatun geldi oturdu ve krizi gelmişcesine acilen bir bira söyledi

Kadına döndüm: Bira ile resminizi çekmemi ister misiniz dedim

Manyak mıdır nedir modunda Neden? diye sordu

Çünkü şu an dünyanın en pahalı birasını içmek üzeresiniz. Böyle bir bira ile hatıra resminiz olsun istemez misiniz?

Garsona dönüp bir kaç para diye sorduğunu, bir de WHATT! diye attığı çığlığı hatırlıyorum

O parayı öderken ben gevrek gevrek gülüyordum


















Changi hava alanında her türlü aktivite mümkün

Bedava internet ve bilgisayar

24 Saat bedava sinema

Hava alanları arasında otomatik çalışan ve şehrin üzerinden gidip gelen tren vagonları

Canlı müzikler

Onlarca farklı yayın yapan onlarca televizyon

Tam bir eğlence parkı


















Hala Endonezya'ya gelemedik değil mi?

Geliyoruz az kaldı. Bir saat 25 dakika sonra Jakartadayız :cool:



Singapur Changi hava alanını benim kadar iyi bilen bir başka yabancı belki de yoktur

Sebebi, patronun oğlu

Biz yurt dışına birlikte gittik

Adam patron ya, ağa ya

Biz gundiyiz ya....

Adam bize bavul muamelesi yaptı iyi mi?



Hava alanında 11 saat geçirmek zorundayız

Ben sigara için bundan ayrıldım

Lavuk bir kayboldu, tam kayboldu

Cebimde beş kuruş yok

Ne bir şey yiyebildim, ne içebildim

Sinir küpü oldum

10 Buçuk saat sonra uçağa gidiş kapısının önünde belirdi

İyi hoş ta, ben on saat boyunca beş parasız sıkıntıdan çatladım

Ne bir şey yiyebildim, ne içebildim


Benim adım Gila

Ben bunun acısını ondan çıkartmaz mıyım?

Fazlasıyla çıkartırım :cool:



En kısa zamanda toplantı yaptık ve uçak biletimin dışında hiç bir şeyime karışmayacaklar ama günlük 300 dolar harcırah vereceklerdi

O zamanlar Endonezya'da en baba otelin geceliği 55 usd

Varın siz düşünün benim o paraları nasıl çatır çatır ezdiğimi :cool:




Ve...

Endonezya'ya geldik

Nihayet

Her ne kadar Wellcome to Jakarta yazıyorsa da, sefalete hoş geldik


















Daha önce Endonezya hakkında ne bir şey duymuşluğum, ne bilgim vardı

Çin'i, Japon'u kulaktan dolma da olsa biliyorduk ama bu ülke nasıl bir ülkedir hiç fikrim yoktu

Toplumun büyük çoğunluğunun müslüman olduğunu biliyordum, hepsi o.


Sonradan öğrendiğime göre bu oran % 87


Hava alanında çalışan kadınları görünce biraz rahatladım

Kimisinin başı kapalı, kimisinin açıktı

En önemlisi, karası mavisi fark etmez, çarşaflı hiç kimse yoktu ortalıkta

Yer yer çarşaflılara rastladıysam da, bunlar Arap turistlerdi

Bu iyiydi ;)



















İlk dikkatimi çeken detay, hava alanında fırça bıyıklı, göbekli, meksikalı tipli polisler oldu

Yani bıyığı olsa da, olmasa da, ne kadar tipsizlikten müebbet almış polis varsa hepsini hava alanına doldurmuşlar

Yontma taş devrinden kalmış gibi görüntü veriyorlardı

Gelen yolculardan avanta, hediye vs istemekten çekinmiyorlardı

Beş dolar verip yüzlerini güldürüyorduk maymunların



Aha.. Tipler bu


















Zamanla yapılan değişikliklerle genç yakışıklı çocuklar ve bıldırcın gibi kızlar görev yapmaya başladılar

Bu arada Endonezya'da kadın polis olmanın en önemli şartlarından birisinin de bekaret testinden geçmek olduğunu yazmalıyım

Yüzde 87 si müslüman bir ülkede fuhuş öylesine yaygın, seks öylesine serbest ki; ( Tabii ben bunu çok sonradan öğrenecektim ) Gerçekten bu yaşa kadar bekaretini koruyabilmiş bir kız, alnından vurulacak.. ay pardon öpülecek kızdır


















Jakarta'ya iner inmez yüzümde hissettiğim kavurucu sıcağı temmuz ayının ortasında olmama bağladıysam da, 12 ay sıcaklığın hep aynı olduğunu öğrendim

Endonezya'da kış yoktu

Parası olan Endonezyalılar, kar zamanlarında Japonya'ya giderek bol bol resim çektirirler

Bizim için Eyfel Kulesi'nin önünde resim çektirmek ne kadar hava atma vesilesiyse, bir Endonezyalının kar üstünde poz vermesi de o kadar hava atma unsurudur


Hani derler ya Allah dağına göre kar verir

Endonezya bu söyleme çok güzel bir örnektir


Adamlar fakir, fukara, çoğu çaresiz

Ne doğal gaz parası ödemek zorundalar, ne kışlık mont, palto, çizme

Bir çift terlik alırsın, parçalanana kadar giyer, sonra yenisini alırsın :cool:


















Dünyanın neresine giderseniz gidin, üç tür milleti mutlaka görürsünüz

Çinli - Türk - Koreli

Çinli çalışmak için gitmiştir

Koreli, bir şeyler satmak, ticaret yapmak için başka bir ülkeye gider

Türklerde işler değişir. Kadınlar iş, özgürlük için, erkekler şeylerinin keyfine gitmiştir


Her ülkede üç beş yüzer tane olduğu gibi, bizi de Endonezya'da bir çok fabrikanın Türkiye temsilciliğini elinde tutan bir Koreli karşıladı

Mr. Kim

Nam-ı diğer, sünger Kim

Adam sünger gibi içki içiyor, üstelik bir ondan bir bundan karıştıra karıştıra içiyor, gram sallanmıyor

Karşımda bağdaş kurmuş kişidir


















Konuya derinlemesine girmeden, Endonezya'da dikkatimi çeken iki şeyi açıklayayım

Birincisi, Endonezya'da büyük fabrikaların Hintlilere ait olan üç beşi hariç, tamamına yakını Çinli ailelerin ( ki; Yukarıda yanımda oturan şahıs, fabrikanın sahibidir ve Endonezya'ya göç etmiş Çinli bir ailenin üçüncü kuşak çocuğudur )

Mao'nun Çin devriminin kokusunu alan zengin aileler servetlerini alıp Endonezya'ya tüymüş, buralarda fabrikalar kurmuşlar

Bir tekstil firmasına yamuk yaptığınız taktirde, bütün tekstil fabrikalarının kapıları size kapanır

Çünkü bunların hepsi Çinlidir ve birbirleriyle sürekli irtibat halindedirler


















Daha sonradan ( dördüncü gidişimde ) dikkatimi bir şey daha çekti

Kadınların büyük bölümü dul

Şöyle oluyor; İki genç evleniyorlar, çocukları oluyor ama evin erkeğinin genellikle işi yok.

İş dediğin, iki üç şehirde var. Diğerlerinde hak getire

Evin eri, Ben Jakarta'ya iş bulmaya gidiyorum diyor, gidiş o gidiş

Giden geri gelmiyor..


Geride kalanlar ya ayda 50 - 60 dolar gibi bir aylıkla fabrikaların kölesi olarak çalışmaya mahkum oluyor


















Ya da gecede 30 dolar karşılığı Arap yarım adasından gelen göbekli, sakallı ağzı kokulu fellahların yatak arkadaşı olarak hayatlarını sürdürüyorlar

Yanlış okumadınız. En babası, 30 dolara vücudunu bütün gece kiralıyor

Bu meseleye ileride ( bir arkadaşımın anlattıklarına dayanarak ) değineceğim


















Bizi karşılayan Koreli, direk küçük bir hava alanına götürdü

Buradan küçük bir uçakla Bandung denilen tekstil merkezine hareket edeceğiz

Hayatımda ilk kez pır pır uçağa bindim ama ben mi uçağa bindim, uçak mı bana bindi, orası meçhul

Benim flying koffin ( uçan tabut ) lakabını taktığım bu uçaklar 3 saatlik yolu 35 dakikaya indirse de, o üç saat içinde üç yıllık ömrünüz gidiyor



En ufacık rüzgarda uçağın dengesi bozuluyor, şeytan uçurtması gibi sağa sola savruluyor

İnanılmaz bir adrenalin yani


















Koreli mümessil, bizim için programını yapmış, bize uymak düşüyor

Sabah gelip alıyor, fabrikalara götürüyor

Akşam otele bırakıyor, bir saat sonra tekrar gelip yemeğe götürüyor

Yemekten otele getirip, yarın saat kaçta geleceğini söyleyip gidiyor

Ben de otelde üç beş bira yapıp yatağa gömülüyorum

Arada yokluyorum Koreliyi. Burada gece yaşantısı var mıdır?

Burası müslüman ülke, burası küçük bir şehir. Burada öyle şeyler olmaz cevabını veriyor

Oysa küçük şehir dediği Bandung'da gece yaşantısının aşağıdaki gibi olduğunu öğrenmem fazla zamanımı almıyor


Şerrrrefffsiiiiiizzzzz :cool:


















İlk gidişim patronun oğluyla olduysa da, sonraları tek başıma gitmeye başladım

14 Saatlik Jakarta yolculuğunun hemen ardından Bandung'a gitmek yerine geceyi Jakarta'da geçirip, ertesi gün 3 saat tren ile gitmeye başladım

Jakarta - Bandung tren yolculuğu efsanedir :cool:



Trenlerin üç tane bölümü var

Birinci mevki - İkinci mevki - Çay sigara vagonu

Aslında öyle bir vagon yok. Orası içeriye çay servisi yapılan vagon ama tren öyle yavaş gidiyor ki, açık kapının hemen yanına bir meşrubat kasası koyup üstüne oturarak, kocaman ağaç yapraklarına sürtüne sürtüne, sigara içerik ormanın içinden gitmenin keyfi anlatılmaz, yaşanır :cool:


















Koreli bizi hep fabrika - Lokanta - Otel üçgeninde gezdirip duruyor ya...

Bir gün midem ağrıyor ayaklarına yattım. Erken yatacağımı söyledim ve Koreli'yi akşamdan uğurladım

Akşam olunca da şöyle bir iki kadeh atacak ve canlı müzik dinleyecek bir yer olup olmadığını sorduğumda bana Braga Caddesi'ne gitmem önerildi

Jalan Braga ile bir tanıştım, pir tanıştım

Ulan Mr. Kim. Senin yatacak yerin var mı! :)


















Bizim bir arkadaş gitmiş bu Braga Caddesine, o anlatıyor

Yalan bir şey varsa arkadaşın yalancısıyım :cool:
 
Son düzenleme:

Gila

Moruk Moderator
Site Yetkilisi
Onun da Koreli bir mihmandarı varmış, o Koreli de burada öyle şeyler olmaz ayakları yapıyormuş

Koreli akşam yemekten sonra onu otele bırakıp, sabah dokuzda gelirim demiş

Bizim arkadaş ta otel personeline hem iki kadeh parlatacak, hem canlı müzik dinleyecek bir yer yok mu diye sormuş

Kapıdaki candarma kılıklı kapıcı olmaa mı? demiş. Braga caddesine gidiniz

Bizimki bir arabaya atlamış, gitmiş Braga Caddesi'ne

Lan o da nesi?

Burada resmen hayat var




















Bir bakmış, 200 metre uzunluğunda bir caddede yan yana ciyak ciyak müzik sesleri gelen ve içerileri cıvıl cıvıl kız kaynayan barlar

Arkadaş çok şaşırmış

Acaba yolu uzattım da Bangkok'a mı geldim diye düşünmeden edememiş

Çünkü barlarda erkeklerin neredeyse dört beş katı kız varmış


















Arkadaş birine yazılırken, biri de arkadaşa yazılmış iyi mi?

Otuz dolar verirsen ve sabah kahvaltımı ısmarlarsan geceyi geçiririz diyormuş kızlar

Ne olmuş, nasıl olmuş anlatmadı ama oradan çıkarken kızların ikisini de alıp çıkmış. Kafası mı güzelmiş ne?

Amacı sabah saat 8 civarı kızları postalayıp, kendi Korelisini beklemeye çekilmekmiş ama, sabah saat 07.30 gibi kapısı çalınmış

Kapıyı açmış, onun Korelisi küt diye odadan içeri iki adım atmış...

Donmuş kalmış...


Yatakta iki hatun görünce bizim arkadaşın yüzüne bakmış ve ORRANG GİLAAA deyivermiş


Benim bu konuyla uzaktan yakından alakam yok. Sadece Gila sözü kulağıma hoş geldiği için Wardom'da üyelik ismimdir, söz konusu olayla ilgim yoktur.

Bu da böyle biline :cool:


















Bizim arkadaş ta benim kadar olmasa da, bir çok kez Endonezya'ya gitti

Daha sonradan Endonezya'nın aslında bir dul kadınlar ülkesi olduğunu keşfetmiş ve sokaktan toplama, ne olduğu belirsiz insanlarla arkadaşlık yapmaktansa, mühendis, desinatör, avukat, doktor gibi kızlarla dostluklar kurarak daha seviyeli bir arkadaşlık silsilesi kurabilmiş


Ben maalesef Endonezya'da öyle şeyler olmaz modunda tam 18 kez gittim geldim

Hiç te tanık olmadım öyle şeyler olabileceğine :cool:

Çok çok gittiğim Japon lokantalarının sahipleriyle erkek erkeğe pozlar verdik

Ya da otel önlerinde masum resimler çektirdik

Nerdeee bende o şans :cool:



















Korona virüs salgınında nasıl oluyor da Endonezya gibi gerinin gerisinde kalmış bir ülkenin kendi halkına

Dünya lideri bir ülkeden fazla yardım yapmasına şaşırıp Endonezya'yı anlatmaya çalışıyorduk değil mi?

Nerelere daldık ya.

Hep bu bizim diğer arkadaşın yüzünden...



Endonezya'da halk o kadar fakir, o kadar çaresiz ki, hükümet şehir içi ulaşım konusunda bazı tedbirler almış

Örneğin; Özel arabası olanlar öyle keyfine göre ana caddelerde fink atamıyor

Ya arka taraftaki güdük yollardan tek başına gideceksin

Ya da devletin ana yollarını kullanacaksan, yoldan mutlaka üç kişi daha alıp, arabayı dörtleyeceksin

Olur da, birini bir yerden aldın, gitmesi gereken yere 500 metre mesafede bırakıp direksiyonu başka yere kırmak zorundasın

Bu taktirde o 500 metrelik mesafeye minibüsle gitmesi için parasını vereceksin


Aslında iki ucu b.klu değnek

Ya arka çukurlu tümsekli yollarda arabanın altını vura vura gideceksin

Ya ana caddede insanları toplayıp gidiyormuş gibi yapacaksın

Zira Jakarta, dünyanın en kötü bir kaç trafiğinden birisine sahip


















Dikkatimi çeken bir şey, zırt pırt seçim olması

Yani siyasi istikrar yok

Bir yılda üç kere gidip, iki kere seçime denk geldiğimi bilirim

Ülkenin ekonomisi o kadar boktan ki, hiç bir iktidar altı ay dayanamıyor

Ülke resmen yaz boz tahtası

Buna rağmen dünya lideri bizden fazla yardım vermişler ha?

İlginç doğrusu :cool:


















Bir ülke düşünün

Yüzde 87 müslüman

Müslüman nüfusun neredeyse tamamına yakını namaz kılıyor

Hemen hemen bütün erkekler cumaya gidiyor

İstisnasız tamamı oruç tutuyor


Ve fuhuş serbest


















Serbest..

Çünkü her eve en az üç beş çocuk kampanyasının güzelliğine kanmışlar

Nüfusu 260 milyona patlatmışlar

İnsan çok, iş yok

İş bulabilen insanlar açlık sınırının da altında imkansızlıklarla boğuşuyor

Mötüne güvenen, lüks otellerin gece kulüplerinde arz-ı endam ediyor

Onu da yasaklasan, insanlar yolda birbirlerini şeedecekler

Serbest bırakmış, kurtulmuş

İyi tarafından bakarsan, fahişeler ülkenin hatırı sayılır döviz kaynaklarından

Bundan iyisi Şam'da kayısı


















Bizim arkadaş anlatıyor..

Jakarta'da MULIA HOTEL diye bir otel varmış

Çok lüks bir otelmiş

İlle de orada bir oda tut demişler

O da şeytana uymuş, Mulia'da bir oda tutmuş

Arkadaşın dediğine göre odalar nefis olmakla birlikte

Endonezya'da kural, sadece odaya para verirmişsiniz

Odanın parasını ver, istersen yüz kişiyi odaya doldur

Orası senin sorununmuş :)


















Bizim arkadaş odasına yerleştikten sonra inip yemeğini yemiş, sonra tavsiye üzerine otelin barına giriş yapmak istemiş

Girmesine girmiş ama o da nesi?

İçeride 40 erkek varsa 300 kız var

Hepsi de biribirinden güzel, biribirinden alımlı

Lan burası neresi demiş, sıyırmış

Arkadaş öyle söylüyor :cool:


















Anlattığına göre, kızlar piyasası gecelik 100 dolardan açılıyormuş

Gece saat 24.00 civarı ( barın kapanmasına 2 saat kala ) 50 dolara iniyormuş

Yaklaşık 50-60 erkeğe karşı 300 civarı kızın kızıştırdığı rekabetle saatler 01.00 sıraları 30 dolarlara kadar düştüğü de oluyormuş

Hele kapanış saatinde eve gitmesi mümkün olmayan birisini yakalayabilir, iki içki ikram ederse sabah kahvaltısına fit edip götürebiliyormuş bile

Söyleyenin yalancısıyım


















Hatta kız bolluğundan öyle şımarmış ki, ortada başı boş gezen kızları bırakıp, birilerinin yanında yamanmış kızlardan birini ayartmaya yönelmiş

Bakmış, yaşlıca bir Amerikalı'nın yanında beton gibi bir kız

Kızla önce kaş göz işareti yapmış

Sonra ufaktan ufaktan yanına yaklaşmış ve birbirlerine bakıp bakıp sırıtmaya başlamışlar


Bizimki bir kağıda ( ingilizce tabii ) ne işin var bu morukla yazıp kıza verivermiş

Kız sırıtmış

Moruk olayı çakar gibi olmuş sa da, bizimkiler moruk onlara baktığında müzisyenleri seyretmeye takılmışlar



Moruk içtiği içkilerin sonucu olarak bir ara çişe gitmeye kalkmış

Şu aşağıdaki türden bir kalabalığın içinden geçerek tuvalete gidip gelmesi nereden baksan dört beş dakika sürermiş











Moruk barın kenarından ayrılıp tuvalete yöneldiğinde bizimki ile kız göz göze gelmiş

Bizimki kafasıyla HADİ işareti yapmış

Kız çantasını kaptığı gibi bizimkinin koluna girmiş, koşar adım asansöre

Oradan doooru bizim arkadaşın odasına



Bizim arkadaşın anılarını anlatmamın sebebi

Endonezya'da fuhuşun ne kadar serbest olduğunu vurgulamaktır

Başka bir niyetim varsa na böyle oliim


















Uzun lafın kısasını toparlamak gerekirse...


Fakirlikten çürümüş bir Endonezya hükümetinin 270 milyonluk kendi insanına bizim gibi dünya lideri bir ülkeden daha fazla yardım yapması gerçekten çok dokundu


Şu pandemi süreci bitsin, Endonezya'ya gidiyorum.

Bu da böyle biline :cool:
 
Son düzenleme:

Gila

Moruk Moderator
Site Yetkilisi
Aslında böyle zor oluyor. Bir gün kelle başı yüzer kağıt uçlanalım, üç beş büyük rakı alalım, bir merdiven altında toplanalım

Kornişon turşu - rakı eşliğinde anlatayım, keyiften sekiz olalım :cool:
 

Ne0

Forum Kalfası
Usta ajan gibisiniz :)
Koreliler falan...

O degil de bira icin çığlık atan abladan yola Ciktim. Siz bize biraz ilk tanışma dersleri verseniz ne güzel olurdu.
Hatta anılarınızı anlatsaniz biz öğreniriz ;)
 
Üst