Ne oldu, neydi, neler yaşandı?

enstantane

Forum Kalfası
Bu yazıda anlatılanları tamamı hayal ürünüdür ve anlatımda bazı eksikler olabilir...
Olaylar maksimum miktarda özetlenmiştir.

Tarih 7 Nisan 1998 adını veremiyeceğim bir şehrin narkotik polis ekipleri büyük bir uyuşturucu şebekesinin ticaret faaliyetleri farkederler ve olayın peşine düşerler. Epey bir araştırma sonrasında şebekenin faaliyetlerini bitirebilecek kadar şebekeyi tanıyacak duruma gelirler, aldıkları nefesten haberi vardır ekiplerin, artık bu çeteyi çökertme zamanı için uygun zaman kollanmaktadır ve ilk darbe için zaman gelmiştir; ilk baskın çok büyük miktarda bir uyuşturucu satışının gerçekleşeceği Bilecik ilinde bir villadır.

Tarih 4 Temmuz 1999 malum narkotik şubesi kendi şehirleri dışında olduğu vede olayla ilgili incelemeleri uzun zamandır kendileri yaptıkları için Bilecik narkotik şubeden baskını kendileri yapmak için izin isterler ve kabul edilir.

Tarih 6 Temmuz 1999 villa bbg evi gibi gözetlenmektedir. Saat 13 suları, villanın bahçesinde zaman geçirmek için iskambil oyunu oynayan 4 mafya adamından birini telefonu çalar ve bir anda telaşla oyun masasından kalkıp kimsenin kendini duyamayacağı bir mesafe oranında masadan uzaklaşıp etrafında kimsenin olmadığına kannaat getirince telefonun açıp konuşmaya başlar, bu hareketinden mensubu olduğu mafya dışında bu derece gizli bir görüşme yapması villayı izleyen ekiplerin dikkatini çeker ve telefon kayıtları yaklaşık 15dk sonra şube amirin eline geçer.

Kayıtlarda şahsa çok büyük miktarda bir sevkiyat ile ilgili görevlendirilmesi vardır. Karşıdakiler ki nereden telefon edildiği bulunamadı. Amir bu denli bir sevkiyatı sekteye uğratmamak için bu baskından vazgeçer ve şahsı yakın takibe alırlar.

Tarih 17 Temmuz 1999
Yer İstanbul
Şahıs harekete geçer. Ekipler peşindedir. Şahıs Atarük havalimanına gider ekipler şaşkındır, ''Hava limanında sevkiyat mı olur?'' diye düşünmektedirler. Bu günde bir şey yok derken şahsın hava limanı kargo bölümüne gitmesiyle şaşkınlık dahada artar. İsmini veremeyeceğim dünyaca büyük bir kargo şirketinin uçağından mallar indirilmeye başlar yaklaşık beş kamyon mal indirilir. Amir durum karşısında adeta dumura uğramıştır, bu nasıl büyük bir teşkilattır ki hava limanından beş kamyon malı rahatça sevkedebilmektedir. Amir nasıl bir ağı yakaladığını düşündükçe mutlu olmaktadır.

Kamyonlar takibe alınır ve hepsi sahilde bir yalıya gider. Amir baskın için gerekli izinleri hemen ister, böyle bir teşkilata baskın yapmak ise çok zor olacaktır, yaklaşık yarım saat sonra yazılı izin kağıtları gelir ve baskın yapılması konusunda savcılıktan izin çıkmaz ve bölge amiride baskın yapılmaması için yazılı kağıt gönderir. Amir şaşkındır. Ama kararlıdır bu yalıdan ürün örnekleri alıp savcıyı ikna edip baskın yapmak istemektedir. Nasıl yapar bilinmez amir bir şekilde mallardan 2 kutu yalıdan çıkarabilir; ama gariplikler bitmez kutularda ilaç vardır, üstünde herhangi bir yazı olmayan iki farklı ilaçlardır, bunlar. İlaçları adli tıbba götürüp oradaki arkadaşından bunların ne olduğu ile ilgili bilgi ister.

Tarih 23 Temmuz 1999' gösterdiğinde
ilaçların sevkiyatı başlar; ama kendi şehirleri dışında olduğu için sadece takip edebilmektedirler amir ve erketecileri takiptedirler ilaçlar kamyonetlerle
İstanbul, Düzce ve İzmetteki bir çoğu yeni açılmış polikliniklere dağıtılmaya başlanmıştır. Bunların sahte ilaç olduğunu düşünen amir İstanbul emniyet müdürlüğündeyken cebine gelen telefonla dahada şaşkına düşer, telefonun ucundaki adli tıptaki arkadaşıdır.

İlaçların ne olduğu bilgisi amire ulaşır. İlaçlardan biri organ nakli için gerekli elzem (piyasada var olan) bir ilaçtır, diğeri ise dünyada herhangi bir üretimi olmayan ilaçtır. Amirin kafası karışır yaklaşık 3 kamyon izinli ama niyeyse kaçak getirilen organ nakli ilacı, 2 kamyon ise ne olduğu belli olmayan bir ilaç sevkiyatı vardır.

Tamda emniyetteyken birden karşısında savcı ve üst amirini konuşurken görünce sitem etmek için yanlarına gider, ama işler dahada karışır niye izin vermediklerini sorunca aldığı cevap şaşırtıcıdır, ne savcıya ne de amire izin için bir talep gitmiştir vede ne savcı nede üst amir baskın için bir kağıt göndermiştir. Amir cebinden kağıtları çıkartıp gösterince ise savcının gözünde büyük bir şaşkınlık vardır, kağıdın üstünde savcının imzasının taklidi vardır. Savcı ve amir hemen olaya el atılmasını ister baskın için yola koyulurlar yalıya gelindiğinde ise büyük bir şok beklemektedir bizimkileri yalı bomboştur. Adeta aylarıdrda hiçkimse tarafındanda kullanılmamış gibidir.

Tarih 1 Ağustos 1999
Yalıya camları filmli ve plakası olmayan beş adet 70 model chevrolet marka araba girer.
Devamında ne mi oldu orasıda bana kalsın.
Peki ya daha sonrası

Tarih 17 Ağustos 1999 büyük Gölcük depremi 17480 ölü.
Tarih 12 Aralık 1999 büyük Düzce depremi 763 ölü.

Bu depremlere ait tarihlerde bu araştırmayı yapan narkotik şubedeki amir dahil 15 personelde , üst amirde , savcıda , adli tıptaki analizcide hayatını kaybetti.

Nerden mi biliyorum siz daha iyi bilirsiniz?
 
- Yönetici düzenlemesi: :
Bu yazıda anlatılanları tamamı hayal ürünüdür ve anlatımda bazı eksikler olabilir...
Olaylar maksimum miktarda özetlenmiştir.

Tarih 7 Nisan 1998 adını veremiyeceğim bir şehrin narkotik polis ekipleri büyük bir uyuşturucu şebekesinin ticaret faaliyetleri farkederler ve olayın peşine düşerler. Epey bir araştırma sonrasında şebekenin faaliyetlerini bitirebilecek kadar şebekeyi tanıyacak duruma gelirler, aldıkları nefesten haberi vardır ekiplerin, artık bu çeteyi çökertme zamanı için uygun zaman kollanmaktadır ve ilk darbe için zaman gelmiştir; ilk baskın çok büyük miktarda bir uyuşturucu satışının gerçekleşeceği Bilecik ilinde bir villadır.

Tarih 4 Temmuz 1999 malum narkotik şubesi kendi şehirleri dışında olduğu vede olayla ilgili incelemeleri uzun zamandır kendileri yaptıkları için Bilecik narkotik şubeden baskını kendileri yapmak için izin isterler ve kabul edilir.

Tarih 6 Temmuz 1999 villa bbg evi gibi gözetlenmektedir. Saat 13 suları, villanın bahçesinde zaman geçirmek için iskambil oyunu oynayan 4 mafya adamından birini telefonu çalar ve bir anda telaşla oyun masasından kalkıp kimsenin kendini duyamayacağı bir mesafe oranında masadan uzaklaşıp etrafında kimsenin olmadığına kannaat getirince telefonun açıp konuşmaya başlar, bu hareketinden mensubu olduğu mafya dışında bu derece gizli bir görüşme yapması villayı izleyen ekiplerin dikkatini çeker ve telefon kayıtları yaklaşık 15dk sonra şube amirin eline geçer.

Kayıtlarda şahsa çok büyük miktarda bir sevkiyat ile ilgili görevlendirilmesi vardır. Karşıdakiler ki nereden telefon edildiği bulunamadı. Amir bu denli bir sevkiyatı sekteye uğratmamak için bu baskından vazgeçer ve şahsı yakın takibe alırlar.

Tarih 17 Temmuz 1999
Yer İstanbul
Şahıs harekete geçer. Ekipler peşindedir. Şahıs Atarük havalimanına gider ekipler şaşkındır, ''Hava limanında sevkiyat mı olur?'' diye düşünmektedirler. Bu günde bir şey yok derken şahsın hava limanı kargo bölümüne gitmesiyle şaşkınlık dahada artar. İsmini veremeyeceğim dünyaca büyük bir kargo şirketinin uçağından mallar indirilmeye başlar yaklaşık beş kamyon mal indirilir. Amir durum karşısında adeta dumura uğramıştır, bu nasıl büyük bir teşkilattır ki hava limanından beş kamyon malı rahatça sevkedebilmektedir. Amir nasıl bir ağı yakaladığını düşündükçe mutlu olmaktadır.

Kamyonlar takibe alınır ve hepsi sahilde bir yalıya gider. Amir baskın için gerekli izinleri hemen ister, böyle bir teşkilata baskın yapmak ise çok zor olacaktır, yaklaşık yarım saat sonra yazılı izin kağıtları gelir ve baskın yapılması konusunda savcılıktan izin çıkmaz ve bölge amiride baskın yapılmaması için yazılı kağıt gönderir. Amir şaşkındır. Ama kararlıdır bu yalıdan ürün örnekleri alıp savcıyı ikna edip baskın yapmak istemektedir. Nasıl yapar bilinmez amir bir şekilde mallardan 2 kutu yalıdan çıkarabilir; ama gariplikler bitmez kutularda ilaç vardır, üstünde herhangi bir yazı olmayan iki farklı ilaçlardır, bunlar. İlaçları adli tıbba götürüp oradaki arkadaşından bunların ne olduğu ile ilgili bilgi ister.

Tarih 23 Temmuz 1999' gösterdiğinde
ilaçların sevkiyatı başlar; ama kendi şehirleri dışında olduğu için sadece takip edebilmektedirler amir ve erketecileri takiptedirler ilaçlar kamyonetlerle
İstanbul, Düzce ve İzmetteki bir çoğu yeni açılmış polikliniklere dağıtılmaya başlanmıştır. Bunların sahte ilaç olduğunu düşünen amir İstanbul emniyet müdürlüğündeyken cebine gelen telefonla dahada şaşkına düşer, telefonun ucundaki adli tıptaki arkadaşıdır.

İlaçların ne olduğu bilgisi amire ulaşır. İlaçlardan biri organ nakli için gerekli elzem (piyasada var olan) bir ilaçtır, diğeri ise dünyada herhangi bir üretimi olmayan ilaçtır. Amirin kafası karışır yaklaşık 3 kamyon izinli ama niyeyse kaçak getirilen organ nakli ilacı, 2 kamyon ise ne olduğu belli olmayan bir ilaç sevkiyatı vardır.

Tamda emniyetteyken birden karşısında savcı ve üst amirini konuşurken görünce sitem etmek için yanlarına gider, ama işler dahada karışır niye izin vermediklerini sorunca aldığı cevap şaşırtıcıdır, ne savcıya ne de amire izin için bir talep gitmiştir vede ne savcı nede üst amir baskın için bir kağıt göndermiştir. Amir cebinden kağıtları çıkartıp gösterince ise savcının gözünde büyük bir şaşkınlık vardır, kağıdın üstünde savcının imzasının taklidi vardır. Savcı ve amir hemen olaya el atılmasını ister baskın için yola koyulurlar yalıya gelindiğinde ise büyük bir şok beklemektedir bizimkileri yalı bomboştur. Adeta aylarıdrda hiçkimse tarafındanda kullanılmamış gibidir.

Tarih 1 Ağustos 1999
Yalıya camları filmli ve plakası olmayan beş adet 70 model chevrolet marka araba girer.
Devamında ne mi oldu orasıda bana kalsın.
Peki ya daha sonrası

Tarih 17 Ağustos 1999 büyük Gölcük depremi 17480 ölü.
Tarih 12 Aralık 1999 büyük Düzce depremi 763 ölü.

Bu depremlerde bu araştırmayı yapan narkotik şubedeki amir dahil 15 personelde , üst amirde , savcıda , adli tıptaki analizcide hayatını kaybetti.

Nerden mi biliyorum siz daha iyi bilirsiniz?
Pek Başarılı Değil Biraz Daha Yaratıcı Olabilirdiniz.

Edit: Neyin Kafasını Yaşıyorsunuz ?
 

enstantane

Forum Kalfası
- Yönetici düzenlemesi: :