Osmanlı Sarayı’nda ve Kültüründe Oğlancılık

  1. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    [​IMG]

    Osmanlı Sarayı’nda ve kültüründe oğlancılık (Karaman’daki tecavüzün şifreleri)

    Karaman’da Ensar ve KAİMDER evlerinde bir öğretmenin küçük yaşta erkek çocuklara tecavüz ettiğinin ortaya çıkması, “oğlancılık” (pederasti) konusundaki tartışmaları da alevlendirdi. Bunlardan biri de Osmanlı’daki oğlancılık kültürü. İşte bu konudaki görüşlerden bazıları:

    Türk psikiyatrisinin kurucusu Ord. Prof. Mazhar Osman Usman (1884-1951) ın öğrencisi olan Prof. Dr. Ayhan Songar(1926-1997) cinsel patolojiyi incelerken, Osmanlı Saray Edebiyatı ve Divan şiirinden örnekler verir.

    Songar, Osmanlı Sarayındaki “içoğlanı” kurumunun sübyancılık ve oğlancılığın en somut örneklerinden biri olduğuna vurgu yapar. Songar’ın belirttiği üzere, Sarayın oğlan gereksinimini karşılamak üzere özellikle Sakız adasında edilgen eşcinseller yetiştirilirmiş.

    Oğlan çocuğunu bu iş için yetiştiren ve geçimlerini bu yolla sağlayan aileler, önce çeşitli kateterleri çocuğun anüsüne sokmak suretiyle onu alıştırır, daha sonra aile bireylerince anal ilişki (fiili livata) bizzat uygulanır ve sonunda oğlan istenilen kıvama gelince, altın karşılığında Saraya satılırmış. Ayrıntıları Ayhan Songar’ın “Psikiyatri” adlı eserinin “Seksüel Patoloji” bölümünde bulabilirsiniz. (Psikiyatri, Prof. Dr. Ayhan Songar, Seksüel Patoloji, s: 345, Gül Matbaası, 1971)

    Osmanlı İmparatorluğunun tarihine baktığımızda belli bir dönemde pederasti ve pedofilinin özellikle Saray çevresinde bir hayli beğeni kazandığı görülür. Oğlanlara düşkünlüğün (özellikle XIV-XVIII. Yüzyıl) Osmanlı kültüründe onay görmesi ve Saray çevresinde çok revaçta olması nedeniyle eşcinsel-pederastik-erotik bir edebiyat -Divan Edebiyatı- gelişmiştir. Divan şairlerinin cennette hizmet eden, sakilik yapan, “saklı inciler”e benzetilen “gılman” (gulam’ın çoğulu) tasvirlerinden esinlenerek pederastik içerikli dizelere veya tümüyle pederastik şiirlere yer verdikleri görülmektedir.

    Hemen hemen tüm Divan şairlerinin kullandığı oğlancılık ve eşcinsellikle ilgili Hamamnamelerde, hamam alemlerinden, oradaki yakışıklı gençlerden ve her tür hizmet sunan hamam oğlanlarından söz edilir. Şehrengizler, başta başkent İstanbul olmak üzere, büyük kentlerin eğlence yerlerini ve güzellerini anlatır. Erkekler erotik bir şekilde övülür. Mesihi’nin“Medhi Cüvânânı Edirne”(Edirne’nin Oğlanlarına Övgü) adlı şehrengizi ünlüdür.Enderunlu Fazıl Bey’in “Hubabname“si çeşitli uluslardan delikanlıların cinsel özelliklerini şiirsel bir dille anlatır. “Defteri Aşk” adlı eseri eşcinsel aşkla ilgilidir. “Çenginame“si XVIII. yüzyıl İstanbul’unun erkek dansçılarını anlatır. Divanı da eşcinsel, pederastik temalı şiirlerle doludur.

    Pederastik şifreler

    İlk bakışta bir kadın sevgiliye yazılmış gibi görünen Divan şiiri mercek altına alındığında dizelerde sözü edilen sevgilinin erkek veya oğlan olduğu anlaşılır. Divan edebiyatının kendine özgü pederastik şifreleri, sözcükleri, simgeleri, benzetmeleri vardır. Divan şairleri bu şifreli sözcükleri gerektiğinde kullanırlar. Divan şiirini çözümlemeye yardımcı olacak jargonun bazı şifreler şunlardır:

    Civan: Genç, taze delikanlı, oğlan anlamına gelen Farsça bir sözcüktür. “Cüvan” ve “nevcivan” şeklinde de kullanılır. Şiirlerdeki civan heveskârdır, eğlenceye düşkündür, aşırı ateşlidir, yeni açılmaya başladığı için de mahcup ve ürkektir.

    Hat: Gençlerin yanağında çıkan ince tüy, ayva tüyü anlamına gelir. Kelime “yazı” anlamına da geldiğinden yazıya benzetilen tüyler “yanak sayfası” betimiyle kullanılır.

    Hal: Oğlanın vücudunun çeşitli yerlerinde bulunan “benek ve benler” için kullanılır.

    Hub: Güzel, günah; “huban”: erkek ve kadın güzeller, anlamlarına gelir. Hat ile eşanlamlı olarak kullanılır.

    Yusuf: Tevrat ve Kuran’da adı geçen Yusuf Peygamber şairlerin erkek güzellerini betimlemekte kullandıkları bir simgedir.

    Serv: Servi ağacı, erkek sevgilinin uzun boylu olduğuna işaret eder.

    Ruh, rüh: Bu sözcük Farsçada “yanak” anlamına da gelir. Ruhial: pembe yanak, al yanak; ruhi zerd: sarı, solgun yanak anlamındadır.

    Şiirlerden seçmeler

    [​IMG]


    Henüz ergenlik aşamasına gelmemiş, sesi kalınmamış, sakalı ve bıyığı çıkmamış, yani “erkek” olmamış olan oğlanlar Divan şairleri gözünde nazlı kızlar gibidir:

    “Kızoğlan kızı nâzın, şehlevend âvâzı âvâzın,

    Belâsın ben de bilmem, kız mısın, oğlan mısın kâfir.”

    (Nazlanman kızoğlan kız gibi, haykırman güzel delikanlı gibi

    Belasın ben de bilmem, kız mısın oğlan mısın kafir)

    Nedim

    Ya da, oğlanların ateşli bir Rum dilberinden farkları yoktur:

    “Dilde bu âteşi yakan mahdum

    Tıflı nevres henüz dahi masûm

    Görünür gerçi sûretâ mazlûm

    Hâli Hindûsu lîk âfeti Rûm

    Yaktı gönlümde nârı Bû Leheb’i

    On üç on dört yaşında bir Çelebi.”

    (Dilde bu ateşi yakan oğul,

    Daha yeni yetişmiş bir masumdur.

    Görünüşte uysaldır ama

    Hint beniyle bir Rum afeti gibidir.

    Gönlümde Ebu Leheb’in ateşini yaktı

    On üç on dört yaşında bir Çelebi.)

    Sükkerî

    Oğlan çocuğu yaşı ilerleyip ergenlik başlayınca, sakal ve bıyıklar çıkmaya başlayınca herşey mahvolur, pederastik hayaller de yıkılır:

    “Sakalın geldi vü mahvoldu zülfün

    Demişler hata bâkî, ömre fânî.”

    (Sakalın çıktı ve zülüflerin mahvoldu.

    Demişler sakal kalıcı, ömür geçici

    Mesîhî

    Oğlanların tüyleri ergenlik zamanı gelişip sakal ve bıyığa dönüşünce, onlar artık sevgili olmaktan çıkar ve güzelliklerini kaybederler:

    “Meydânı ruhi yarda oynar iken dil

    Hattı erişip dedi bunun bitti sakalı

    Veren ruhuna zîb ü bahâ hâl ü hatındır

    K’onlardır eden hüsn metâını bahâlı.”

    (Sevgilinin yanak meydanında dil oynarken,

    Ayva tüyleri büyüyüp dedi bunun sakalı çıktı.

    Yanağını süsleyen ben ve tüylerindi

    Senin güzel malını değerli kılan onlardı.)

    Mesîhî

    OsmanlıPadişahları’nda oğlancılık

    Fatih Sultan Mehmet, sıkı bir oğlancıydı (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:207-221).
    Padişahlar cinsel ilişkide bulunmak için güzel oğlanları toplatıp hareme alıyorlardı
    (Osmanlı tarihi, Alphonse de Lamartine, Cilt 1, S:114).
    4. Murat’a annesi oğluna oğlan bulurdu (Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı padişahları, S:207-221).
    Vezir Ahmet Paşa, padişahın özel hareminde bulunan ve cinsel ilişkide olduğu oğlanına aşık oldu diye öldürüldü ( St. Shaw, 1, S:203).
    Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın da bu cihette adları geçer.

    Son söz niyetine Cevdet Paşa’dan döneme ilişkin tespitler:

    “İstanbul’da bizim delikanlı sevgililerimiz vardı” , “Tanzimat sosyal hayatta birçok değişiklikler getirdi ve erkeğin yerini kadın aldı”, “Ve bazı kişiler bu huylarından vazgeçmediler, gizli gizli erkek sevgilileriyle bir arada oldular. Bunların en başında gelen Sadrazam Ali Paşa’ydı.”
     
    • Beğen Beğen x 1
    #1
  2. mydos

    mydos Forum Ustası

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesaj:
    16,299
    Beğeni:
    3,476
    Türk halkı
    SARAY soyundan gelmiyor ki...

    Ama İmam Hatipliler Saraylı galiba :p
     
    • Beğen Beğen x 2
    #2
  3. alpi_09

    alpi_09 En istikrarlı üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2006
    Mesaj:
    15,921
    Beğeni:
    571
    Allah in sen buyuksun okurken bile insan utaniyor kendinden...
     
    #3
  4. Gila

    Gila Moruk Moderator

    Katılım:
    23 Şubat 2008
    Mesaj:
    61,033
    Beğeni:
    5,183
    Yeniçeri savaşa giderken bir de yanında da oğlan bölüğü götürürdü.
     
    #4
  5. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    ısrarla osmanlının geri gelmesini isteyenlere de ne hissettiklerini sormak lazım ;)
    hani batının ahlaksızlığı tabiri var ya dillerinden düşürmedikleri
    bu da doğunun ahlakı işte
     
    #5
  6. necdet35

    necdet35 Co-Admin

    Katılım:
    22 Haziran 2006
    Mesaj:
    63,108
    Beğeni:
    6,055
    Her gün bal yiyen baldan bıkarmış misali hatunlar el altında hazır olunca farklı arayışlar kaçınılmaz olmuş :) Arap kökenli toplumlarda yaygın bir rahatsızlık.
     
    #6
  7. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    yazık vallahi yazık billahi yazık... Fatih sultan mehmet Han bunu kaleme alanın ecdadıyla birlikte mi olmuş ki dedesinden kalan bir kanlı iç çamaşıra mı sahip bu kadar net ve kesin böyle bir ithamda bulunmuş....

    Fatih Sultan Mehmet Han Hz. zamanında tarihimi yazan doğrudürüst tarihçimiz yok idi. Bizans kaynaklarından elde ettiğimiz bilgiler ile öğreniyoruz. Tabi bunu evladı istanbul'u feth esnasında kaybolmuş bir kafir de yazmış olabilir. Ayrıca osmanlı'da oğlancılık var idi her toğlumda var olduğu gibi ama bütün halk gidip oğlan becermiyordu oğlan olmakda oğlancı olmakta suç idi. günümüz türkiyesende su mu ? her tarafta travesti var. kjendi tarihine küfreden tek millet biziz sanırım
     
    #7
  8. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    Fatih sultan mehmet han olmasaydı hani deriz ya Atatürk olmasaydı adınız hans olurdu diye. Fatrih olmasaydı Atatürk bile olmaz idi

    ha yazan veledi buldum


    kaynak
     
    #8
    Son düzenleme: 26 Mart 2016
  9. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    işinize gelmeyenlere hemen kulp bulmakta üstünüze yok
    diğer kaynakları bile geçtim
    karalamadan önce reşad ekrem koçu ismini biraz araştır derim ;)
     
    #9
  10. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    Reşat ekrem koçu nerden almış kaynağını biliyormusun paylaş bakayım o devirde yaşamadığına göre bir kaynaktan almıştır. Ben söyleyeyim türk tarihçi o vakitler yok iki tane Bizanslı yavşak yazmış bizim kide para etsin diye gerçek diye lanse ediyorlar adamlar Türkler canavarlardı Tanrı gazap olarak gönderdi gök yüzü karardı gök yarıldı azizler ile meryem gelip yardım eetti diyorlar bunlara ne kadar itibar edersen o kadar da bu yavşak bizans tarihçilerine itbar edersin bu iki tane yavşağ Kritovulos ve Dukastır
     
    #10
  11. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    genel olarak yerli kaynakları kullanmış
    notlar, kitaplar, vs.
    zaten örneklerde verilen şiirlerle bunu rahatlıkla anlayabiliriz
    nedim diye krito ve duka dediğin adamlar mı yazdı o şiiri?
    ya da mesihi diye?
     
    #11
  12. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    nedim hangi yüzyılda yaşamış. Kardeşim anlamıyorsun yada anlamak istemiyorsun Fatih'ten önce ki devirde osmanlıda tarih yazan osmanlı tarihçisi yok denecek kadar az hatta yok desem de yeridir. Alınan bütün bilgiler bizanslardandır. Fatih'in oğlancı olduğunu savunan yavşak bizanslı ise hayal dünyası içerisinde yaşayan bir oğlan öyle hayalci kuşatma esnasında gökten azizlerin geldiğini yazmış yardım edecek yazmış hatta dahada ileri gidip meryem anada geldi yazmış amma istanbul düşünce fatih oğlancı olmuş diye yazmış. Sen şimdi bu adamın lafına bakıp müslüman aleminin müjdelenen hünkarına böyle aşağılık bir iftirada bulunamazsın. O fatih ki bütün insanlara saygı ile yaklaşmış özgürlüklerini evlerini dinlerini korumuş. Devleti ali osmanlının temellerini atmış yazık vallahi yazık bilahi yazık. Halen bu konunun burda kalmasıda ap ayrı bir ayıp
     
    #12
    Son düzenleme: 26 Mart 2016
  13. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    güldürdün beni :D
    bizimkiler çanakkale savaşında ermişler, şeyhler, şuyhlar havadan geldi, aslanlarla düşmanları kovaladı, uçakları sırtında taşıdı hikayeleri anlatırken bunlar gerçek, bizanslı aynı hikayeyi anlatırken hayal dünyasında yaşıyor oluyor öyle mi :D
    adamlar meryem anayı görünce ileri gidiyorlar, bizimkiler peygamberi görmüşler deyince doğru söylüyorlar :D
    çanakkalede savaşanlar, can verenler bi halt yapmadı size göre
    savaşı şeyhler kazandı, ülkeyi onlar kurtardı
    sen böyle işine gelmeyeni yalanlamaya çalıştıkça ne anlatsak boş
     
    • Beğen Beğen x 1
    #13
  14. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    bir türk'ün çanakkele zaferine maneviyat yüklemesi gayet doğaldır. Bir türk'ün istanbulun fethine maneviyat yüklemesdide doğaldır ama gerçekmidir o insanların maneviyatı ile alakalıdır ister inanırsın ister inanmazsın bu gerçek tarih değildir gerçek tarihde de yazmaz. Senin yaptığın çanakaleyi anlatan bir ingiliz tarihçisinin meryemin ingilizlerin yanında olduğu ama bir ışık gelip tanrının saf değiştirdiği zaten türkler siperlerde birbirlerini beceriyordu demesini buraya taşımandır bu tarih değildir bu hakarettir. Kendi ceddine hakarettir. Bir daha söylüyorum benim muşlu kuşu uçmayan hemşerim adın agop olurdu ya kıpti idin ya ermeni
     
    #14
  15. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    Bunun türklükle falan alakası yoktur
    Bu söylentilerin geçmişini araştırırsan manda yanlısı hacı hocaların savaştan sonra yaranmak için uydurduğu şeyler olduğunu görürsün
    Bakın biz dua ettik, bu yüzden savaşı kazandık demeye getirmişler
    İşte bu yapılan orda savaşan askerlerimize bir hakarettir
    Aynısı bizanslılarda da var, başka milletlerde de
    Din tacirlerinin bir taktiğini tutup da savunman, gerçekleri yok sayman ne derece doğrudur?
     
    #15
  16. BedliS

    BedliS Forum Ustası

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesaj:
    3,576
    Beğeni:
    168
    kendin yazyıyon kendin yazdığın ile tezata düşüyon . Bu bizanslı tarihçi fatih han için oğlancı benzetmesi yapmış sen bunu konu yapmışsın . Bizansın hacı hocasının yazdığı doğru gerçek bizim kisi yalan keh keh keh...

    Yahu açıkça şu konuyu osmanlıya hakaret olsun diye açtım yaz hoş göreyim.
     
    #16
  17. Penqueen

    Penqueen Banned

    Katılım:
    24 Haziran 2005
    Mesaj:
    14,599
    Beğeni:
    2,059
    Neden tezata düşeyim?
    Yazılı tarih ile hikayeleri sen bir mi tutuyorsun?
    Azizlerin gökten gelmeleri ne kadar hikayeyse şeyhlerin de havadan gelmeleri o kadar hikaye
    Üstüne bu yazılı tarihi sırf kendince yalanlamak için bizanslısı bilmem nelisi yazmış diyorsun
     
    #17
  18. redyellow

    redyellow Forum Ustası

    Katılım:
    25 Ocak 2011
    Mesaj:
    18,251
    Beğeni:
    1,191

    Şu konuda bile İmam Hatiplilere küfür ediyorsunuz ya yazıklar olsun size.

    Geçenlerde forumda TUNCELİ şehriyle ilgili bir söz yazıldı, bir çok tepki verildi.

    GENELLEME yapıldığı için kızıldı.

    Şimdi aynı şeyi sen yapıyorsun.

    Benim oğlum imam hatipde okudu, kardeşim imam hatip mezunu.

    Senin benim oğluma, kardeşime veya herhangi bir imam hatipli insana bu şekilde hakaret etme hakkın var mı?

    Ayıp ediyorsunuz.

    Siyaset yapacağız derken seviyesizleşiyorsunuz.
     
    #18
  19. necdet35

    necdet35 Co-Admin

    Katılım:
    22 Haziran 2006
    Mesaj:
    63,108
    Beğeni:
    6,055
    Yorumlara ve üsluba dikkat.
     
    #19
  20. Gila

    Gila Moruk Moderator

    Katılım:
    23 Şubat 2008
    Mesaj:
    61,033
    Beğeni:
    5,183
    Cehalet kötü şey.

    En kötüsü, bilmeyip te biliyormuşcasına ahkam kesmek :)

    Bak şimdi..

    Osmanlı sefere giderken bir de oğlanlar bölüğü yanlarında giderdi. Savaş molası verildiğinde bu oğlanlar hizmet verirdi.

    Bunları yazmak, ecdada küfür değil, ecdadın gerçeğinin açıklanmasıdır.

    Atatürk diyorsun da; Örneğin Atatürk'ün rakı içtiğini hepimiz kabul ediyoruz

    Gün gelecek, senin çocukların da babalarının ölümüne desteklediği siyasetçinin ve ailesinin nasıl hırsızlıklara boğulduğunu ve hangi mahkemelerde nasıl cezalandırıldığını konuşacaklar :cool:
     
    #20
Yükleniyor...