Siyasi Fıkralar | Page 11 | Wardom Bilginin Adresi, Forum ve Bilgisayar Güvenliği

Siyasi Fıkralar

Zafer

Forum Ustası
Sosyalist Enternasyol

Deniz Baykal emekli olacak 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i emekliliğinde meşgul olsun diye üyesi olduğu Sosyalist Enternasyol'e Başkan seçtirmek ister.

Sosyalist Enternasyol’in Brüksel’deki ilk toplantısında bir teklif ile Ahmet Necdet Sezer'i aday gösterir. Ama Ahmet Necdet Sezer’i Türkiye dışında tanıyan olmadığı için seçtiremez.

Deniz Baykal Başarılı olamayınca çok kızar ve müdahale etmesi için NATO'yu Sosyalist Enternasyol binasına davet eder.

Heyecanla binaya gelen NATO kuvvetleri orada bulunan Baykal ve Sezer’ in yüzüne acıyarak bakıp;

-" Şu an Türkiye dışında olduğunuzu hatırlatırız" diyerek oradan gülümseyerek ayrılırlar.

Bunun üzerine daha da hiddetlenen Baykal, hemen Ahmet Necdet Sezer'e telaşla dönerek:

“sayın Cumhurbaşkanım sende Sabih Kanadoğlu’nun cebi var mı?”

:D
 

Zafer

Forum Ustası
Çince

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti.

Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu:

"Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm."

"Yaa ne gördünüz?"

"Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm."

Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi.

Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu.

Ford: "İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm."

"Ne gördünüz?"

"Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu."

Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti:

"Ama bayrakta acaip yazılar vardı."

"Ne yazıyordu ne yazıyordu?"

"Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi"


:D
 

BedliS

Forum Ustası
ecevit

Bülent Ecevit başbakanlıktan ayrıldıktan sonra Rahşan Ecevit'le artık yuvasında mütevazi bir hayat sürüyor. Birgün telefonu çalıyor, ortada artık sekreteri vs.. olmadıgı için tabi kendi telefonuna kendi bakmak zorunda.


Telefonu açınca bir adam sesi:

- İyi günler, TC. Başbakanıyla görüşebilir miyim?
Ecevit gülüyor:

- Bayım ben artık TC. Başbakanı değilim...

Bunun üzerine telefon kapanıyor... Derken 5 dakika sonra tekrar telefon......Ecevit açıyor, yine aynı adam..

- Iyi günler, TC. Başbakanı lütfen?

Ecevit şaşırıyor..

- Az önce arayan siz değilmiydiniz? Bakın ben artık TC. Başbakanı değilim.....

Telefon yine kapanıyor....... Ecevit tam yerine oturacakken tekrar telefon çalıyor...

- İyi günler, TC. Başbakanı orada mı?

Ecevit artik çok kızıyor:

- SEN LAFTAN ANLAMAZ MISIN????? KAÇ KERE SÖYLEMEM GEREKIYOR, BEN ARTIK TC.BAŞBAKANI DEĞİLİM...!!

Bunun üzerine karşı taraf gülüyor:

- BİLİYORUM...........BİLİYORUM
AMA TEKRAR TEKRAR DUYMAK ÇOK HOŞUMA GİDİYOR...!!!
 

NazimHikmet

Banned
4-5 tane ulkucu toplanmıslar komunist avına çıkmışlar dövmek için.
yoldan uzun saçlı küpeli bir delikanlı geçiyormus uzun saçlı diye demişler sen komunistmisin?
cvp: genç korkuyla "hayır abi ne komunisti hatta ben anti komunistim ben!!" demiş.
ulkuculer: olsun biz komunistin herturlusune karısıyız deyip dovmusler adamı :D
 

Zafer

Forum Ustası
Mükemmel Bir Durum Fıkrası

Küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış.

İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler.

Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

***
Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için hergün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

***
Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.

Ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

***
Cami imamı savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde
sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler.


Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.

***
Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

"Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum," demiş. ....

“Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var."

Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam...!"


:D
_____________________________
Aytun Çıray'ın makalesinden alıntıdır.
 

kamil3360

Cool Üye
Küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış.

İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler.

Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

***
Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için hergün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

***
Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler.

Ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

***
Cami imamı savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde
sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler.


Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.

***
Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

"Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum," demiş. ....

“Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var."

Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam...!"


:D
_____________________________
Aytun Çıray'ın makalesinden alıntıdır.

Eline sağlık güzeldi :)
 

atakanTNT

Cool Üye
Tayyeap manisa yı gezerken akıl hastanesine yolu düşer.

hastane içinde yetkililerle dolaşırken 'test odası diye bir levha gözüne ilişir.

sorar 'bu ne iş' diye..

doktorlar odayı açar, gezerken bir yandan anlatırlar...

'efenim burası bizim ilk test odamızdır' diye.. sonra devam ederler.. '

gördüğünüz gibi burda ağzına kadar su dolu bir küvetimiz var.. buraya şüpheliyi sokar ve sonra kendisine bir çay kaşığı, irice bir kepçe ve bir de kova veririz sonrada kendisinden suyu taşmadan boşaltmasını isteriz...'

Tayyeap - 'haaaaa.. anladım.. akıllı olan kovayı seçiyor muhakkak.......'

doktorlar - 'hayır efenim.. akıllı olan tıpayı çekiyor muhakkak....'

=))
 

Zafer

Forum Ustası
Wardom ahalisinin Siyasi müdavimlerinden; GILA ve BEDLİS aralarında gizlice konuşuyordu.

Bedlis, heyecanla:

"Haberi duydun mu?" dedi, "Önceki akşam konsoloslukta çok büyük bir hırsızlık olmuş."

GILA şaşkınlık içinde sordu:

"Önemli dosyalar mı çalınmış?"

"Önemli de laf mı?" dedi Bedlis. "Gelecek seçimlerin sonuçları çalınmış."

GILA sakin sakin başını salladı:

"Desene, biz yine boşuna oy kullanacağız!"

:D
 

erkancenk10

Cool Çırak
Tayyip üç esir yakalamis, Saadetli, CHP'li ve bir MHP'li.

- "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.

Saadetliye sormus

- "Titanik kaç yilinda batti?"

Saadetli hemen cevap vermis

- "1912" diye.

Tayyip göndermis Saadetliyi. CHP'liye sormuş bu kez:

- "Titanik'te kaç kisi öldü?"

CHP'li cevap vermis:

- "1050".

- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.

Ve MHP'liye dönmüs;

- "Say lan isimlerini!"

:)))))
**************************
Seçim sonrası Abdullah Gül tanınmamak için yaşlı bir adam

kılığına girer ve bir camiye gider. Camide yanına

yaşlı bir erkek yanaşır ve : -"Naber Abdullah" der.

Bunun üzerıne GÜL delirir, nasıl tanıdı bu kadın beni

diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı camide aynı

adam yanaşır Abdullah GÜL'ün yanına yine -"Naber Abdullah"

der.

3.gün Abdullah GÜL çok değişik bır kılıkta gider camiye ve

yine aynı adam yanaşır ve yine -"Naber Abdullah" der.

A.GÜL dayanamayıp sorar

-nerden tanıyosun beni??

Adam: -"olum ben Tayyip len"
*************************
* Başbakan'a sormuşlar: "Reform nedir?"

Yanıt: "AB bir form verir bunu doldurur, geri göndeririz. Bu işleme reform denir."

* Başbakan'a sormuşlar: "Ankara'nın en çok nesini seversiniz?" "Brüksel'e dönüşünü" demiş.

* Başbakan'a sormuşlar: "Türk Ceza Yasası'na ilişkin görüşünüz nedir?" Yanıt: "Neredeki görüşümü istiyorsunuz, Ankara'dakini mi, Brüksel'dekini mi?".

* Başbakan'a sormuşlar: "En çok sevdiğiniz iki şeyi söyler misiniz?" "Birincisi kriz yaratmak, ikincisi yarattığım krizi çözmek...".

* Başbakan'a sormuşlar: "İki kere iki kaç eder?" O da soruyla karşılık vermiş: "Satın alırken mi, satarken mi?".

* Başbakan'a sormuşlar: "Sizce muhalefet nedir?" "İktidara yardımcı olan partiye muhalefet partisi denir" demiş.

* Başbakan'a sormuşlar: "Demokrasi benim için tramvaydır... onunla istediğim yere kadar gider inerim" demiştiniz. Hala aynı görüşte misiniz? "Hayır" deyip devam etmiş: "Değilim, ben de değiştim. Tramvay raydan çıkabiliyor. Hedefi sağlama almak lazım. Demokrasi benim için tramvay değil raydır. İstediğim yere kadar döşerim, üzerinde istediğim hızla giderim..."

***************

Bush,Putin ve Tayyip oturup sohpet ederken birden karşılarına şeytan çıkar.Bush hemen atılır:

biz dünyaya ne zaman hakim olacaz.şeytan:bi 50 yıl sonra .bush başlar ağlamaya ben o günleri göremiyeceğim diye.putin de aynı soruyu sorar.

şeytan:sizde bir 100 yıl sonra.putin de ağlar o günleri göremeyeceği için.Tayyip'in sorusu da farksızdır.bu sorudan sonra şeytan ağlamaya başlar.tayyip sorar niçin ağlıyorsunuz? diye.şeytan :ah o günleri bende göremeyeceğim.
*******************
Abdullah Gül, Tayyip Erdogan ve bir iki bakan bir birligi teftişe giderler. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül birligin teftişini bitirmiş, erlerin genel kültür bilgilerini degerlendirmeye baslamış. Mesafe tahmini, ölçü, ölçü birimleri sormaya başlamış. derken Bolu'lu bir ere sordu:

-Benim boyum tahminen kaç santimdir?

-Tıpa tip 180 cm efendim.

Gül, dogrulugunu görünce, erin karşısındaki diger bakanların da boylarının ne kadar oldugunu sorar, hayret bir

sekilde hepsi dogru çıkar.

Durumu izleyen Recep Tayyip Erdogan, merakı neticesinde kendi boyunu sorar, er cevaplar:

-Sayin Başbakanım, sizin de boyunuz 185 cm'dir.

Erdogan, kendi boyunu da tıpa tıp bildigini görünce tekrar sorar:

-Sen, hiç yanilmadin. Nasil tahmin ediyorsun?

-Başbakanım, ben kereste uzmanıyım, sivilken, Bolu' daki kereste fabrikasinda kesilen bütün keresteleri uzunluguna göre ben tasnif ederdim...
 

kratos6061

Hızlı Çırak
Kuzey Irak sorunu yüzünden bir Amerikalı ile kapışan Temel,

"Siz Irak'ı haksız yere işgal eden ve teröristlere yardım eden zorbalarsınız" diye bağırmış..

Amerikalı hemen karşı saldırıya geçerek şu karşılığı vermiş;

"Siz Türkler, borç para yemekten başka bir şey bilmeyen insanlarsınız. Teknolojiden filan da hiç anlamazsınız. Oysa bizim işimiz teknolojidir.
Bana bir kalıp çelik yolla, sana koca bir gemi yapayım."


Temel'in kafası iyice atmış ve "O da bir şey mi" demiş:

"Sen bana kız kardeşini yolla, sana geminin bütün mürettebatını yapayım..." :D

ahahhaahah :D:D:D
 

sagacious

Genel Moderator


% 47 ile yönetimi ele geçiren Tayyip, buyurmuş:
-Üzerinde resmim olan pul bastırın, bundan böyle bütün mektuplarımda bu pullar kullanılacak...
Bir süre sonra görülmüş ki, pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Tayyip küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş:
-Bu pullar niye yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi ?!"
-Sürdük efendim" demiş yetkili ve eklemiş;
-Arkasına zamk sürdük ama herkes pulun ön yüzüne tükürüyor..
 

AdrenaLiN_

Forum Ustası
KPSS iptal edilecek mi? Beklenen yanıt geldi!
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen atamalarının iptal edilmeyeceğini bildirdi.
Güncelleme:22 Ağustos 2010 12:21

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili iddialar üzerine, 31 Ağustos 2010'da gerçekleştirilecek 30 bin kadrolu öğretmen atamasına ilişkin iptal taleplerinin medyada yer aldığı belirtildi.

10 ve 11 Temmuzda yapılan KPSS'de soruların çalındığı ve kopya çekildiği iddialarının ÖSYM tarafından araştırıldığı ifade edilen açıklamada, konuyla ilgili olarak Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın ''ÖSYM'nin güvenilir bir kurum olduğu, soruların hazırlanmasından dağıtılmasına kadar her aşamada sınav güvenliğine dikkat ettikleri ancak günümüz teknolojisinin geldiği noktayı da dikkate alarak kopya iddialarını ihbar kabul ettiklerini ve gerekli incelemeyi başlattıklarını'' kamuoyuna açıkladığı bildirildi.

KPSS'de kopya çekildiğine veya soruların elde edildiğine ilişkin iddianın özellikle ''eğitim bilimleri'' testinde 350 adayın tam puan almasına yönelik olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

''ÖSYM hem söz konusu 350 adayı hem de sınavdan yüksek puan alan adayları tek tek araştırmaktadır. Ancak araştırmanın sonuçlanacağı tarih net değildir. Bu nedenle bakanlığımız 18 Ağustos 2010 itibarıyla almaya başladığı kadrolu öğretmen başvurularını 31 Ağustosta gerçekleştireceği atamalarla tamamlayacaktır. Kaldı ki ağustos ayında 30 bin öğretmen alınacağı tarafımızca çeşitli tarihlerde duyurulmuştur. Ayrıca 20 Eylül 2010'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında yeni atanacak öğretmenlerimiz, 1 Eylül 2010 tarihi itibarıyla eğitim ve öğretim çalışmalarının aksamaması için görevlerinin başında olmak durumundadır.

Dolayısıyla hem öğretmen ihtiyacımız hem de atama bekleyen öğretmenlerimiz göz önüne alındığında atamaları iptal etmek haksızlığa neden olacaktır. Sınavın iptaline yol açacak bir sonuç elde edilmediği sürece Milli Eğitim Bakanlığı bu sınavı hukuken geçerli saymak durumundadır ve bakanlığımız aksi ispatlanana kadar sınavın geçerliliğini kabul etmektedir. Henüz kanıtlanmamış iddialardan yola çıkarak atamaları iptal etmek hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır. Bir kez daha belirtmekte fayda var ki bazı adayların sınavlarının iptali söz konusu olsa bile bu durum sınavın bütününü etkilemediği sürece sınav sonuçlarını geçerli kabul etmek hukuki bir zorunluluktur.

Bakanlığımız söz konusu iddiaların doğruluğu kanıtlanırsa bu kişilerin atamalarını derhal iptal edecek ve kimseyi hak kaybına uğratmadan yerlerine puan üstünlüğüne göre yeni öğretmen ataması yapacaktır.''


kaynak
 
- Yönetici düzenlemesi: :

AdrenaLiN_

Forum Ustası
polislik sınavıda aynı işde hepsi fettullahcıların eline geçiyo nedeni devletin üst makamlarının cemaatci olması defalarca soruların çalındığını ispatladılar ama sonuç aynı tabi işlerine gelmiyo

milletin hakkını yiyin kendi adamlarınızı sokun sonrada bana eşitlikten söz edin

yok anayasa çıkarcaz evet verin yok darbeci zihniyeti yok etcez evet diyin siz önce kendi içinizi düzeltinde ben evet diyim

bütün ülkeyi yediniz bitirdiniz kendi adamlarınızın sırtını devlete dayadınız şimdi değiştirin anayasayıda hepten satın devleti

bu adamlara dinci diyolar ya (en sevmediğim yakıştırmadır) sonuna kadar doğru diyolar ama kimsenin hakkı kimsede kalmıyo bu dünya olmasa da öteki tarafda görürüz bakalım orda da yasaları değiştirmeye kalkıp yırtabilecekmisiniz
 
Üst