Siyasi Fıkralar | Page 12 | Wardom Bilginin Adresi, Forum ve Bilgisayar Güvenliği

Siyasi Fıkralar

Paradise Crew

Daimi Üye
KOMİNİST BAYRAĞI


Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.

- Yaa ne gördünüz?
- Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm.

Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.

- Ne gördünüz?
- Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu.

Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti:

- Ama bayrakta acaip yazılar vardı.
- Ne yazıyordu ne yazıyordu?
- Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi
 

Paradise Crew

Daimi Üye
Başbakan Erdoğan, dış destek aramak için İngiltere'yi
ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet
edilen Erdoğan, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu
sormuş. Kraliçe de çevremi akıllı insanlarla doldurmak cevabını vermiş.

Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup
olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.

Kraliçe, onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum diye
yanıtlamış ve izin verin göstereyim demiş.

Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve Sayın Başbakan, lütfen bu
soruya cevap verin:

Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin
ne kız ne de erkek kardeşiniz.Kimdir bu? diye sormuş.

Tony Blair: Bu benim, majesteleri diye yanıtlamış.

Kraliçe: Doğru.Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair demiş ve Erdoğan'a dönerek:
Gördünüz mü Sayın Erdoğan?

Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle
kullanacağım diyerek oradan ayrılmış.

Yurda dönüşünde hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan,
"Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum" demiş.

Unakıtan "Tabii efendim, nedir?"

Erdoğan:

"Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin
ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?"

Unakıtan sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda:
"Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem??" demiş.

Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden
Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırmış, saatlerce bu soru üzerinde
düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamış.

En sonunda Kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra:

"Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk
>sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu?"

Derviş: Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim! diye yanıtlamış.

Cevabı alan Unakıtan hemen Tayyip'i arayarak:
"Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş"
demiş.

Tayyip büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş:
"Yanlış cevap Kemal Abi. Doğru cevap Tony Blair idi." :D
 

Zafer

Forum Ustası
Piliç olayı

Olay: Bir piliç, bir yolda karşıdan karşıya geçer.

Soru: Piliç neden karşıdan karşıya geçti?

Ve cevaplar:

Eflatun: İyiliği için geçti; çünkü gerçek öteki taraftadır.

Aristo: Karşıdan karşıya geçmek pilicin doğasıdır.

Marx: Geçmesi tarihsel olarak kaçınılmazdı.

Freud: Pilicin karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizdeki güçlü bir güvensizlik
duygusunu ele vermektedir.

Einstein: Pilicin yolun karşısına geçmesi, ya da yolun pilicin ayakları altında yer değiştirmesi, sizin bakış açınıza bağlıdır ve tamamen izafidir.

Bill Clinton: Anayasa üzerine yemin ederim ki, bu piliçle aramda hiçbir şey geçmemiştir.

Bush: BM kararlarına rağmen, pilicin yolun diğer tarafına geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe, adalete uymamakta ve bizim açımızdan bir tehdit oluşturmaktadır. Bu durum, o yolu bizim, çoktan bombalamış olmamız gerektiğini göstermektedir.

Süleyman Demirel: Piliç geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.

Turgut Özal: Benim pilicim işini bilir.

Bülent Ecevit: Bilmiyorum, Rahşan'a sormam lâzım.

Tansu Çiller: Bu memleket için karşıdan karşıya geçen piliç de bizimdir; onu ezip geçen traktör de bizimdir.

A. Necdet Sezer: Karşıya geçtiği nokta kamusal alansa, başörtüyle geçemez.

Tayyip Erdoğan: Bence o piliç, Kuzu'ya atılan o yumurtaların anasıdır. Arkasında şer güçleri vardır. Karşıya kendisi geçmemiş, geçirilmiştir.

Ve Türk erkeği: Piliç sarışın mı, esmer mi?

:D
Alıntıdır
 

Zafer

Forum Ustası
Erbakancı takip et

1980 ihtilâli sıralarında Ülkücü, Komünist ve Erbakancı gençler aynı hapishanededir.

Ülkücüler bir komünisti karşılarına alırlar.

- Oku len sübhanekeyi!

Komünist kem küm okurken ülkücüler Erbakancıya dönerek şöyle derler:

- Len Erbakancı sen de takip et bakalım doğru okuyor mu?

:D
 

abushogo

Daimi Üye
bildik bi fıkra ama...

Bush la Tayyip Konuşurken, Bush bizimkine hava atmış.. demiş ki:
-bizim bilim insanlarımız, ölüyü diriltiyor...

tayyip bakmış olacak gibi değil, demiş:
- o da birşey mi? bizim meclistekiler 100 my. yi 10 sn altında koşarlar..

derken, gel- zaman, git zaman, dolaş zaman ee.. bush türkiye ye geleceğini söylemiş.. tayyip i bi korku kaplamış.. ya demiş içinden 100 mt yi 10 sn altında koş derse .. o sırada düşünürken, imdadına danışmanı yetişmiş.. demiş ki:
- efendim çözüm basit, siz bush u alın anıtkabir e götürün.. atatürk ü diriltmeye çalışsın.. eğer diriltemez se, iddiasını kanıtlayamaz, siz kanıtlayamazsanız da olur.. ama olurda kanıtlar ve atatürk dirilirse, siz zaten 100 mt.yi 10 sn altında koşarsınız...

biliyorum çok duyduk.. ama gerçek payı taşıyan fıkralar çok güzel..
Sevdiğim bir fıkra. Paylaştığın için sağol.:)
 

Zafer

Forum Ustası
Kılıçdaroğlu'ndan fıkralı muhalefet

Başbakan'ın çeşitli şehirlerde onlarca tesis açtığını ancak bu tesislerin hangileri olduğunu kimsenin bilmediğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, durumu bir fıkra ile özetledi:

Temel yaralanmış, cam silerken, cam elini kesmiş, demiş bir aile hekimine gideyim.
Kapıyı açmış içeri girmiş önüne iki kapı çıkmış.
Birinde 'hastalıklar' yazıyor, diğerinde de 'yaralanmalar'.
'Yaralanmalar' kapısını açmış girmiş içeriye. Bakmış orada da iki kapı. Üzerinde 'kanamalı', 'kanamasız'. E demiş ben 'kanamalı'ya gideyim.
Kanamalı kapıyı açmış, içeriye girmiş.
Yine önüne iki kapı çıkmış: 'hayati önemi olan', 'hayati önemi olmayan'.
Hayati önemi olmayan kapıyı açınca kendini sokakta bulmuş.

Akşam Temel eve gelmiş, Fadime sormuş: 'Nasıl iyi baktılar mı?'

Valla hiç bakmadılar ama, organizasyon müthişti.


:D
 

redyellow

Forum Ustası
Düşünce Suçu:

Adamın birinin bir papağanı varmış.

Papağan devamlı televizyon seyrediyormuş. Adamda işten eve evden işe giden bir kişiymiş.

Bir gün adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş...

Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya başlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN EMPERYALİZM V.S.

Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye başlamış.

Ev darmadağın olmuş.

Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.

Neyse diyerek evi yaptırmış.

Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam evi gözlemeye başlamış.Ekip aracı karşıdan görününce başlamış papağan yine slogan atmaya tabi polis te ateş etmeye.

Durumu gören ev sahibi papağanı alıp tavuk kümesine atmış.

Papağan kümeste başlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış.

Papağanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiş...

-Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahişelikten yatmıyorum. Düşünce suçundan yatıyorum...
 

redyellow

Forum Ustası
Tayyip akil hastanesinde konusma yapiyormus.

Bir kisi disinda dinleyicilerin tumu alkislamis.

Tayyip, alkislamayan kisiye donerek, "Siz nicin
alkislamiyorsunuz" diye sormus.

Adam yanitlamis: "Ben hastabakiciyim"


***


Fare

Churchill, bir milletvekilinin Muhafazakar Parti'den ayrılıp, seçim kazanma şansı adeta sıfır olan bir Liberal Partiye geçmesi üzerine şöyle demiş;

-Hayatta ilk defa bir fare, batmak üzere olan bir gemiye doğru yüzüyor...


***



Deniz Baykal emekli olacak 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i emekliliğinde meşgul olsun diye üyesi olduğu Sosyalist Enternasyol'e Başkan seçtirmek ister.

Sosyalist Enternasyol’in Brüksel’deki ilk toplantısında bir teklif ile Ahmet Necdet Sezer'i aday gösterir. Ama Ahmet Necdet Sezer’i Türkiye dışında tanıyan olmadığı için seçtiremez.

Deniz Baykal Başarılı olamayınca çok kızar ve müdahale etmesi için NATO'yu Sosyalist Enternasyol binasına davet eder.

Heyecanla binaya gelen NATO kuvvetleri orada bulunan Baykal ve Sezer’ in yüzüne acıyarak bakıp;

- Şu an Türkiye dışında olduğunuzu hatırlatırız diyerek oradan gülümseyerek ayrılırlar.

Bunun üzerine daha da hiddetlenen Baykal hemen Ahmet Necdet Sezer'e telaşla dönerek “sayın Cumhurbaşkanım sende Sabih Kanadoğlu’nun cebi var mı?”



****




Yıldırım Akbulut'un ilginç icraatı


Eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut...

Malum, Akbulut siyasete atılmadan önce Erzincan'da bir süre Hal Müdürlüğü yaptı.

Yardımcılarından biri bir gün gelir..

-Efendim..der

-Elimizde hayli evrak birikti.. Bunları artık Seka'ya devretsek..

Akbulut bir süre düşündükten sonra...

-Evrakları Seka'ya devredelim ama ne olur ne olmaz, bir fotokopilerini alalım ondan sonra verelim..
 
- Yönetici düzenlemesi: :

Zafer

Forum Ustası
Pazar akşamı televizyondan seçim sonuçlarını izleyen Kemal Kılıçdaroğlu, rakamlara oldukça şaşırır.

AKP % 47, CHP % 20, MHP % 14. "İstifa eder gibi mi yapsam acaba" diye düşünür.

Büyük bir telaşla kurmaylarını çağırır ve "Nedir bu rezalet?" diye sorar.

Kurmayları "Efendim onlar öteki Türkiye’nin seçim sonuçları, onları niye dikkate alıp, canınızı sıkıyorsunuz ki... Buyrun bunlara bakın" der ve Kılıçdaroğlu'nun önüne İzmir'in, Antalya'nın seçim sonuçları getirilir:

CHP % 47, MHP % 27, AKP % 20 "İşte gerçek Türkiye bu." diyen Kılıçdaroğlu ve kurmayları, derin bir nefes alır.


:D
 

Nazim_Hikmet

Forum Ustası
ÇAĞIN FIKRASI.....???
Adamın biri New York, Central Park`ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını kurtarmıştır.
Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine koşar ve adamın yanına gelir. Sarılıp teşekkür etikten sonra `Sen` der `bir kahramansın, yarın bütün gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak;
_Cesur New York`lu küçük kızın hayatını kurtardı.`
Adam `Ama ben New York`lu değilim!` der.
Polis `Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar;
_Cesur Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı` cevabını verir.
`Ama ben Amerikalı da değilim` der adam artık şaşırarak. Polis `
_Ya, o halde nerelisin?` diye sorunca adam cevap verir;
_`Ben Iraklıyım!`
Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır;
_`Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.`!
 

Zafer

Forum Ustası
Melih Gökçek'in Kılıçdaroğlu fıkrası

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, twitterda takipçilerine anlattığı fıkra ile CHP'nin şimşeklerini yine üzerine çekecek.

Gürsel Tekin ile ilgili liderlik iddialarını sürdüren Gökçek, anlattığı fıkra ile de savını desteklemeye çalıştı.


:)


"İri yarı bir adam kahveye girmiş.

- Gürsel kimdir?

KK espri yapmak istemiş,

- Benim, demiş,

Adam KK'yı bir güzel pataklamiş ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış. Sonrada çekip gitmiş.

Adam gittikten sonra dayak yiyen KK başlamış gülmeye.

Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:

- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Ne diye durmuş gülüyorsun şimdi

-Benim adim Gürsel değil Kemal , nasıl kandırdım o enayi adamı ama...."

Gökçek fıkradan sonra da aşağıdaki mesajı attı;

Laf aramızda Gürsel yaptı numarasını, yerleştirdi adamlarını. Seçimden 6 ay sonra CHP Genel Başkanı Gürsel Tekin, Hayırlı olsun.

K
:D
 

Zafer

Forum Ustası
İşte o fıkra!..

Başbakan Erdoğan, açılışına gittiği pekçok üniversitede protesto edildi. Bu protestolarda polisin sert tavrı eleştirildi. Son olarak ise Erdoğan'ı protesto eden 18 İTÜ öğrencisi 15'er ay hapis cezasına çarptırıldı.

İşte günlerdir kamuoyunda konuşulan bu olaylardan sonra üniversite öğrencileri arasında bir fıkra kulaktan kulağa yayıldı.


:)

İşte o fıkra:

"Başbakan, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret etmiş.

Sınıfın birinde öğrencilerle tanışmış.

O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapmış.

Etkili konuştuğunu düşünerek "Sorusu olan var mı?" demiş.

TEMEL; "Ben size 3 soru soracağım." demiş;

"1-Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl oldu da arttı?

2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı?

3-Bu paralar nerede?"


Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan, "2.derste devam ederiz" deyip çıkmış.

Derse yeniden girince "nerede kalmıştık" diye sormuş.

Bu sefer DURSUN ayağa kalkmış; "Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince,

Başbakan "iyi tekrar sorun bakalım" demiş.

DURSUN, "Size 5 sorum olacak" :

"1-İktidarda yıpranmış olmanıza rağmen oylarınızı nasıl artırdınız?

2-Bütün önemli kurumlarımızı sattınız? ne kadar para kazanıldı?

3-Bu paralar nerde?

4-Tenefüs zili neden yarım saat erken çaldı?

5-TEMEL nerede?"


K
:D
 

Zafer

Forum Ustası
Türkiye’yi Anlatan En Güzel Fıkra

Fıkrayı okuyunca aslında nasıl bir devletimiz olduğunu anlayabilirsiniz ama biz yine de komedi tadında bırakalım :)

İşte o harika fıkra:

Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak,500 TL maaşla Bir bekçi işe almaya karar verir.

Bir süre sonra düşünülür ;

”Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak”

Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750′şer TL maaşla, iki kişi işe alınır.

Bir süre sonra ”İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz” diye düşünülerek, 1.000′er TL maaşla, iki denetmen işe alınır,biri denetim yapar diğeri raporları yazar .

Bir süre sonra ” Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ” diye tartışılırve 1.500′er TL maaşla, bir malimüsavir, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.

Bir süre sonra ;”Peki bunlardan kim sorumlu olacak.” Diye düşünülür ve 5.000 TLmaaşlı bir müdür ve 3.000′er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.

Bir süre sonra, ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır…!

:D
 

metatron

Super Moderator
Site Yetkilisi
Odanin birine 1 kadin, 1 ütü ve 1 gömlek koymuslar.
5 dakika içinde gömlegi ütüleyip, kadinla beraber olan kisi
yarismayikazanacakmis.

Japon,almis ütüyü eline gömlegi bir güzel ütülemis.
Kadina sira gelince süre bitmis.

Çikista :Bizde prensip budur demis: Önce is gelir.

Fransiz girmis ve hemen kadina saldirmis. Ütüye sira gelince süre bitmis.

Çikista:Bizde prensip budur demis:Önce ask gelir.

Türk girmis.Girer girmez vermis kadina ütüyle gömlegi,o ütülerken kadinin
isini bitirmis ve kazanmis.

Çikista: Bizde prensip budur demis:bizde Çalisani zkerler... :D
 

AdrenaLiN_

Forum Ustası
fıkra olarak nitelendirelim :D

İstanbul'da belediye otobüsünde geçen bir olay...
Bebek bekleyen bir çifte sorarlar,
- İsim düşündünüz mü ?
**(Kadın artist bir şekilde) Erkek olursa Recep Tayyip, kız olursa Emine.
Arkadan yaşlı bir amca seslenir,
***- Adam olursa da MUSTAFA KEMAL koyun..
 

Gila

Moruk Moderator
Site Yetkilisi
fıkra olarak nitelendirelim :D

İstanbul'da belediye otobüsünde geçen bir olay...
Bebek bekleyen bir çifte sorarlar,
- İsim düşündünüz mü ?
**(Kadın artist bir şekilde) Erkek olursa Recep Tayyip, kız olursa Emine.
Arkadan yaşlı bir amca seslenir,
***- Adam olursa da MUSTAFA KEMAL koyun..

4/4 lük fıkra olmuş :)
 

Joker

Forum Ustası
baba: - benim seçtiğim bir kızla evlenmeni istiyorum
oğul: - hayır!
baba: - kız bill gates’in kızı
oğul: - o zaman tamam

... baba bill gates’e gider:

baba: - kızını oğlumla evlendirmek istiyorum.
bill gates: - hayır.
baba: - ama oğlum dünya bankası’nın ceo’su
bill gates: - o zaman tamam.

baba dünya bankası’nın başkanına gider:

baba: - oğlumu ceo yap!
başkan: - hayır.
baba: - oğlum bill gates’in damadı
başkan: - o zaman tamam.
 
Üst