Siyasi Fıkralar

Zafer
Forum Ustası
SSK'lı mısın, Bağkur'lu musun?

Hikayeyi" eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'dan dinledik.

Doktora bir hasta gelmiş.

Doktor muayene etmiş.

Sonra da "seni bir başka doktor arkadaşımın daha görmesini istiyorum" demiş ve sormuş:

- Bir sosyal güvencen var mı?

- Ne gibi doktor bey?

- Yani SSK'lı mısın, Bağkur'lu musun?

- Hayır doktor bey, Yozgatlı'yım.

"Yozgatlı Başbakan Yardımcısı" Cemil Çiçek "hayır" diye itiraz etti:

- Olayın aslı öyle değil.

Abdülkadir bey "öyle" diye ısrar etti. Cemil Çiçek "hayır" diye.

Ali Coşkun ile Necati Çetinkaya araya girdiler:

- En iyisi doktoru aramak... Arayalım, doktor işin aslını Yavuz beye anlatsın.

Doktor arandı, bulundu.

Ve telefon bize verildi.

dedi ki:

- Evet hasta bana geldi... İlgilendim... Başka bir doktorun da bakmasını isterken, hastaya "SSK'lı veya Bağkur'lu olup olmadığını" sordum.

- Hasta ne dedi?

- Yeminle söylüyorum... Dedi ki "Hocam Bayburt Bayburtlu'yum."
 
Zafer
Forum Ustası
Demirel, Özal, Erdoğan, Ecevit, Baykal ve Sarıgül Cehennemde

Süleyman Demirel ölmüş. Ahiret kayıt-kabul melekleri karşılayıp
günah sevap defterini kontrol etmişler ve ceza çekmek üzere O'nu Cehennem
zebanilerine teslim etmişler. Zebaniler Demirel'i Cehennem'in dibine
göndermişler.


Bir süre sonra zebaniler periyodik kontrole geldiklerinde bir de ne
görsünler! Demirel mayosunu giymiş, hamağa uzanmış, gözlerinde güneş
gözlüğü, elinde minik şemsiyeli bir meyve suyu; keyif çatıyor.

Bu arada Cehennem'in çeşitli il, ilçe ve bucaklarından gelen kasketli
heyetler, sepetlerinde çeşitli sebzeler ve meyveler bulunduğu halde Demirel
tarafından kabul edilmeyi bekliyor.

Zebanilerden müteşekkil teftiş kurulu derhal incelemeye gelmiş. Bakmışlar ki
Demirel Cehennem'deki sıcak lav rezervlerinin üzerine termik santral kurmuş,
lav ırmaklarına da barajlar yapmış, onlardan elde ettiği enerji ile
Cehennem'in her yerine klimalar taktırmış. Kurduğu fabrikalardan taşlar
üreterek Cehennem'e otoyol ağı yapmış.

Hemen onu Cehennem'den çıkartmışlar. Evvelce vefat etmesine rağmen VIP
salonunda beklemekte olan Turgut Özal'ı Cehennem'e atmışlar. Cehennem'i
periyodik olarak kontrol eden teftiş kurulu zebanileri Özal'ı Cehennem'in
kapısının önünde para sayarken bulmuşlar.


- Hey! Sen neden Cehennem'de değilsin? diye çıkışmışlar Özal'a. Özal:

- Cehennem'i Fransızlar'a sattım, artık hem daha fazla lav üretiyor, daha
yüksek ısı sağlıyor, kapasitesini de arttırdık, daha çok yerli zebani
istihdam ediyor, artık kainat çapında hizmet veriyor, hem de artık ahiret
bütçesine yük olmaktan kurtuldu, demiş


Onu da derhal Cehennem'den çıkartıp yerine Tayyip Erdoğan'ı atmışlar.

Bir süre sonra kontrol etmek üzere geldiklerinde Cehennem'e girememişler.

Çünkükapıda tanımadıkları İngilizce, Fransızca ve Flamanca konuşan zebaniler
onların girişlerini engelliyor, girmek istiyorlarsa en yakın konsolosluktan
Schengen vizesi almaları gerektiğini söyleyip duruyorlarmış. Zavallı
zebaniler ne olduğunu araştırırken karşıdan Günter Verheugen ile Karen
Fogg'un geldiğini görmüşler. Meğerse Cehennem AB'ye girmiş.

Hemen Erdoğan'ı da oradan çıkartmışlar ve yerine Bülent Ecevit'i atmışlar.

Zebaniler "Ecevit'i gönderdik ya, artık Cehennem nihayet Cehennem gibi
olacak!"
diye sevinirlerken bir de bakmışlar ki, Cehennem'de ateş sönmüş.
Hatta insanlar üşümeye, soğuktan kürklere sarılmaya başlamışlar. Kontrolör
zebaniler kontrole gelmişler ki ne görsünler? Kömür bitmiş. Kömür ve ateş
ithal edecek döviz olmadığından kuyruklar oluşmuş.

Cehennem çalışanları greve gitmiş. Cehennem mensupları birbirlerine anayasa
kitapçıkları fırlatmaya başlamışlar. Bu arada Ecevit ve Rahşan Hanım
dizlerine renkli birer battaniye örtmüş, huzur içinde el ele, diz dize, göz
göze oturuyorlarmış.


Derhal Ecevit'i Cehennemden çıkartıp yerine Deniz Baykal'ı koymuşlar.

Cehennem bu sefer daha da yaşanılmaz bir yer olmuş. Önce ikiye, sonra dörde
bölünmüş. Yakalayan yakaladığını yumruklar olmuş. Huzur güven kalmamış.

Baykal kızgınlıkla "Cehennem bizlerindir! Beğenmeyen çeker gider. Bakın
başka yerler de var! Yakınımızda Cennet bulunuyor! Hadi yallah!"
diye
nutuklar çekerken Mustafa Sarıgül "Cehennem babanın malı değil. Bizim
yerimiz burasıdır!"
diye bağırıyormuş!
 
JusticeCrusades
Daimi Üye
% 47 ile Yönetimi ele geçiren tayyip, buyurmuş:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle
hükümetimin bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki,pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
tayyip küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
Bu pullar niye yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi.?
Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
Yapışmamasının tek nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi...
 
|Selçuk|
Forum Kalfası
100 Metre :

Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar...

Bush, Tayyip'e "Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.

Tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak "Bizde öyle bir teknoloji var ki,
partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz"
der.

Türkiye'ye döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirtir ve
attigi palavrayi anlatir. "Haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?" diye sorar.

Danismanlarindan biri hemen yanitlar: "Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?"

"Hayir sormadik"

"O halde hiç korkmayin baskanim, alin Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.


Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!!!"


İstanbulun Fethi :


Akşemsettin ve Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethi günü, yanlarında Fatih'in hocaları Molla Gürani, Molla Hüsrev de olduğu halde, törenle İstanbul'a giriyorlardı.

Bizanslılar, şehrin Fatih'ine çiçek vermek için yarış ediyorlardı. Bir yerde, şehri fetheden kişinin bu ak sakallı hocalar arasında gencecik Fatih olacağını düşünmediklerinden, çiçekleri, ak sakallı Akşemsettin'e uzattılar. Akşemsettin, hemen atını geri çekerek, beyaz at üzerindeki genç Fatih'i gösterdi:

-Padişah ben değilim.

Fatih Sultan Mehmet:

-Ona geldiniz, ona. Padişah benim, ama o da benim hocamdır...




Türk Cehennemi :


cehennemde her ülkenin bir kazanı varmış içinde sıcak kaynayan yağ olurmuş günah işleyenler bu kazanlarda cezalandırılıyormuş.kazandan kafasını çıkaranları zebaniler kafasınıa vurarak geri kazana sokuyormuş.

baş zebani bir bakmış diğer kazanlarda her kes çıkmaya çalışıyor ama türkiyenin kazanından kimse kafasını bile çıkarmıyor baş zebani zebanilerden birini çağırmış ve sormuş niçin türkiyenin kazanından kimse çıkmıyor yoksa orda günahkar yokmu?

zebani: olmazmı, ama çıkmaya çalışanı alttakiler geri çekiyor...

Anlamış Değiliz :

Donemin amerika ingiltere ve Turkiye Basbakanlari biraraya gelmis ve toplanti sonunda basinin sorularini yanitliyorlarmis

Gazeteci sormus:

- ulkenizde 4 kisilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat surebilir siz onlara ne kadar oduyorsunuz?

amerika basbakani:

- amerikada 4 kisilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yasam surebilir, biz onlara 6500 dolar oduyorum geri kalan 1500 dolari naparlar bilmiyorum.

ingiltere basbakani:

- ingilterede ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000 veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz

Turkiye Basbakani:

- Turkiyede ayni ailenin aclik siniri 800 000 000 TL dir. Biz onlara
300 000 000 TL veriyoruz geriye kalan 500 000 000 TL yi nereden buluyorlar bizde anlamis degiliz.

alintidir.
 
Zafer
Forum Ustası
AKP'nin kuruluş yıldönümü törenleri sırasında bir ihtiyar taşıdığı pankartla
ilgi çekmiş.

"Çocukluğumuzu bize bağışlayan Tayyip'e teşekkürler"

İhtiyarı sorguya çekmişler...

"Sen kiminle alay ediyorsun? Sen çocukken Tayyip henüz doğmamıştı bile..."

"İşte onun için teşekkür ediyorum ya!..."


:D


Tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş. Bir kişi dışında dinleyicilerin
tümü alkışlamış.

Tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek:

"Siz niçin alkışlamıyorsunuz" diye sormuş.

Adam yanıtlamış:

"Ben hastabakıcıyım"


:D


Tayyip'e sormuşlar:

"İstediğiniz düzeni, sağlarsanız para olacak mı ?"

"Revizyonistlere göre olmayacak, dogmatiklere göre olacak. Biz soruna diyalektik açıdan yaklaşıyoruz: Kiminin olacak, kiminin olmayacak"


:D


550 milletvekili hepsi birden aynı uçağa binmişler. Uçak teröristler
tarafından kaçırılmış.

Teröristler istedikleri yapılmazsa her saat başı bir milletvekilini serbest bırakacaklarını ilan etmişler.


:D


Üç inek ve bir komplo teorisi....

Üç inek birbirleriyle konuşuyorlarmış.

Birincisi, “İnsanlar bizi çok seviyorlar. Bol bol yemek veriyorlar.” Demiş.

İkincisi, “Ama, bazıları diyorlar ki, insanlar bizi yeterince semirdiğimiz zaman kesip, yemek için besliyorlarmış” diye cevap vermiş.

Üçüncüsü, “İnsanlar hakkındaki kötü söylentilere inanmayın. Bunların hepsi birer komplo teorisi” diyerek ötekilerini susturmuş.

Yaman Törüner'in köşesinden (Milliyet)


:D


Sakıp ağa Ahireti de garantiye aldı..

Merhum Sakıp Sabancı ya bir gün demişler ki:

- "Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)"

- "Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?"

Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:

- "Ahirette de da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA"


:D


Devletin ayak bastığı yerde ot bitmez...

Vali köylerden birisine gezmeye gitmiş.

Köye valinin geldigini duyan Mehmet dayı acele köy meydanına koşarak gelir.

İyi bir temannah çektikten sonra

-sayın valim ne olur bizim eve gidelim der.

Valiyi zorla eve götürür.

Eve gelir gelmez dama bir merdiven dayar valim 'yukariya çikalim' der..

Valiyi dama çikarir başlar dolastirmaya...

Vali merakla sorar;

-Beni niçin dolastiriyorsun? diye.

-Sayin Valim der köylü, "devletin ayak bastigi yerde ot bitmez derler benim damda her yağımurda akiyor bundansonra insallah akmayacak.."


:D


Vay bee…

Kızım 5 yaşındaydı,

- Hadi yavrum, savaşları durduralım!


dedim.

- Hadi baba. dedi.

Yeğenim 25 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Nasıl? dedi.

Arkadaşım 35 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Bir kere de akıllı bir şey söyle Allah Aşkına… dedi.

Annem 60 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Oğlum bırak bu işleri sigortalı bir işe gir, çalış… dedi…


Erdal Demirkiran' dan alıntı..


:D
 
misafir916
Forum Ustası
işte buna bayıldım :)
550 milletvekili hepsi birden aynı uçağa binmişler. Uçak teröristler
tarafından kaçırılmış.

Teröristler istedikleri yapılmazsa her saat başı bir milletvekilini serbest bırakacaklarını ilan etmişler.
 
metatron
Super Moderator
Site Yetkilisi

Tayyip'e sormuşlar:

"İstediğiniz düzeni, sağlarsanız para olacak mı ?"

"Revizyonistlere göre olmayacak, dogmatiklere göre olacak. Biz soruna diyalektik açıdan yaklaşıyoruz: Kiminin olacak, kiminin olmayacak"
tayip revizyonizm'in, dogmatizm'in ve hele hele diyalektik materyalizm'in anlamını biliyorsa ben de kalorifer peteğiyim.. :d
 
Zafer
Forum Ustası
Kızılderili isimleri

Kızılderili çocuk babasına soruyor:

- Baba diğer milletlerin ne güzel adları var, Ali, Ayşe, Hans, Tom... Hepsi kısa kısa isimler. Bizimkiler, sanki birer öykü. Gece Uluyan Çakal, Gün Doğarken Uçan Kartal, bunlar ne biçim adlar?

- Bak yavrum, Kızılderili adları, gerçekten bir öyküdür ve güzeldir. Örneğin, küçük kardeşin Dolunay, ay dolunay halinde iken, annen yanıma geldi, birlikte olduk, o güzel çocuk doğdu. Erkek kardeşin, Çakan Şimşek; annenle bir gün gezerken, sağanak halinde yağan yağmurdan kurtulmak için girdiğimiz mağaranın ağzında, şimşekler çakarken annenle birlikte olduk ve o kahraman kardeşin, Çakan Şimşek oldu. Ablan, Bahar Çiçeği; ilkbaharda annenle otların arasında koşarken, birlikte olduk ve o güzel çocuk, Bahar Çiçeği oldu. Şimdi anladın mı Yırtık Prezervatif?

Saim GÜVEN' den alıntı...


:D


Futbol ve ördek

İKİ arkadaş sohbet ederken, biri diğerine aniden yumruk atmış. Yumruğu yiyen yerden doğrulurken, öfke ile sormuş;

- Deli misin sen, sohbet ederken birden bire niye yumruk attın?

- Sen bana "ördek" dedin de onun için!

- Sen ruh hastası mısın nesin? Ne zaman ördek dedim?

- Hava bulutlu demedin mi? Dedin. Hava bulutlu olunca yağmur yağar, yağmur yağınca ne olur? Su birikintisi... Suda da ördekler yüzer. O halde sen bana ördek dedin!

Kombine biletler ve KDV kaybını konu alan yazımızla ilgili de aynen böyle bir olay oldu. Kendisinden hiç söz etmediğimiz bir kulübün, muhasebecisi de "Bize vergi kaçırıyor denildi. Biz vergi kaçırmıyoruz" diye açıklama yaptı. Yani ördek fıkrası gibi bir şey oldu!..


:D


Duyuru

Temel’in bir gün kaynanası kaybolur. Temel hemen gazeteye ilan verir. İlan aynen şöyledir:

"Kaynanamu kaypettum. Körenlerin insaniyet namına körmemezlikten kelmeleri riça olunur."


:D


İllüzyonist

İllizyonist salonda bulunanlara seslenir;

- Şimdi hanım seyircilerden birini, gözlerinizin önünde yok edeceğim.

Arka sıralardan bir fısıltı duyulur;

- Karıcığım seni çağırıyor...

Şükrü Kızılot' tan alıntı...


:D


Bakan ve basın

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa
makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :


-Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti:

-Pazar günü saat 10'da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim. Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada.

Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.

Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :

-Bakan yüzme bilmiyor!

Ferhat Esnek'ten alıntı...


:D


Köylü möylü, fakir makir...

Bir gün padişahın aklına köylü möylü fakir makir gibi konuşmaların neden yapıldığı gelir ve ferman verir;

-“neden böyle konuşuluyor cevabı verene ağırlığı kadar altın verecem”.

Nice alimler ülemalar gelir fakat padişaha bir türlü aradığı cevabı veremez hiçbiri de.

Birgün yaşlı ve çok bilgin birisi padişahın huzuruna gelir ve başlar anlatmaya;

-Padişahım köylü diye ektiğini yiyen yarı aç yarı tok yaşıyanlara denir. Möylü ise yanında adamları olan adamları çalıştırıp kendisi yiyene denir” der ve padişah aldığı ceveptan memnun olur;

-sana bir soru daha soracağım aynı şey padişah madişah diyenler içinde geçerli mi?

Adam şu müthiş cevabı verir:

-Olmaz olur mu padişahım rahmetli babanız padişahtı sizse madişahsınz…


:D
 
m.c.okyanus
Daimi Üye
Kuzey Irak sorunu yüzünden bir Amerikalı ile kapışan Temel,

"Siz Irak'ı haksız yere işgal eden ve teröristlere yardım eden zorbalarsınız" diye bağırmış..

Amerikalı hemen karşı saldırıya geçerek şu karşılığı vermiş;

"Siz Türkler, borç para yemekten başka bir şey bilmeyen insanlarsınız. Teknolojiden filan da hiç anlamazsınız. Oysa bizim işimiz teknolojidir.
Bana bir kalıp çelik yolla, sana koca bir gemi yapayım."


Temel'in kafası iyice atmış ve "O da bir şey mi" demiş:

"Sen bana kız kardeşini yolla, sana geminin bütün mürettebatını yapayım..." :D
ulubatlı kopardın beni ya helal olsun :D
 
Zafer
Forum Ustası
Fare

Churchill, bir milletvekilinin Muhafazakar Parti'den ayrılıp, seçim kazanma şansı adeta sıfır olan bir Liberal Partiye geçmesi üzerine şöyle demiş;

-Hayatta ilk defa bir fare, batmak üzere olan bir gemiye doğru yüzüyor...


:D


Yahudiden öğütler

1- Yahudi Musa insanlara; "Sizin aklınız var. Neden köleliği kabul ediyorsunuz, aklınızı kullanın" demiş.

2- Yahudi İsa; "Aklınız var, ama bunun yanında kalbiniz de var. Duygularınıza da önem verin" demiş.

3- Yahudi Marks; "Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, ama karnınız açsa neye yarar" demiş.

4- Yahudi Freud; "Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, karnınız da tok, ama seks hayatınız sakatsa neye yarar" demiş.

5- Yahudi Einstein ise; "Bu yukarıda söylenenlerin hepsi İZAFİDİR" demiş.


:D


Bakanlar neye göre belirleniyor?


Yaşı ellinin üzerinde olanlar, Demokrat Parti döneminin bakanlarından Emin Kalafat'ın boyunun oldukça kısa olduğunu bilirler..

Kalafat, Menderes'in kurduğu ilk kabinede olmadığını görünce soluğu Başbakan'ın makamında alır..

-Sayın Başbakanım, bakanlarınızı neye göre tespit ediyorsunuz?

Menderes'in cevabı güzel bir espri olarak o günlerde uzun zaman dillerde dolaşmış;

- Boy sırasına göre Eminciğim, boy sırasına...


:D


Yıldırım Akbulut'un ilginç icraatı


Eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut...

Malum, Akbulut siyasete atılmadan önce Erzincan'da bir süre Hal Müdürlüğü yaptı.

Yardımcılarından biri bir gün gelir..

-Efendim..der

-Elimizde hayli evrak birikti.. Bunları artık Seka'ya devretsek..

Akbulut bir süre düşündükten sonra...

-Evrakları Seka'ya devredelim ama ne olur ne olmaz, bir fotokopilerini alalım ondan sonra verelim..


:D


Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkan sendika başkanı,salonda toplanmış işçilere ateşli bir söylev çekmektedir:

- "Yoldaşlar! Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık. Bundan böyle haftanın dört günü daha çalışmayacağız!" Kalabalık,


- "Yaşasın!" diye bağırır.

- "Çalışma saatimiz beste değil, dörtte bitecektiiirrr!"

- "Yaşaaaaaa!!"

- "Çalışmaya dokuzda değil, on birde başlayacağııızzz!"

- "Helaaallll!!"

- "Maaşlarımız yüzde 150 artacaktııırrr!"

- "Vaaaaaauuuuuvvvv!!"

- "Yalnızca Çarşambaları çalışacağıııız!"

Bu sözün ardindan derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur:

- "Her çarşamba mı !"


:D

Alıntı yapılmıştır...
 
DeibA
Banned
AKP'nin kuruluş yıldönümü törenleri sırasında bir ihtiyar taşıdığı pankartla
ilgi çekmiş.

"Çocukluğumuzu bize bağışlayan Tayyip'e teşekkürler"

İhtiyarı sorguya çekmişler...

"Sen kiminle alay ediyorsun? Sen çocukken Tayyip henüz doğmamıştı bile..."

"İşte onun için teşekkür ediyorum ya!..."


:D


Tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş. Bir kişi dışında dinleyicilerin
tümü alkışlamış.

Tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek:

"Siz niçin alkışlamıyorsunuz" diye sormuş.

Adam yanıtlamış:

"Ben hastabakıcıyım"


:D


Tayyip'e sormuşlar:

"İstediğiniz düzeni, sağlarsanız para olacak mı ?"

"Revizyonistlere göre olmayacak, dogmatiklere göre olacak. Biz soruna diyalektik açıdan yaklaşıyoruz: Kiminin olacak, kiminin olmayacak"


:D


550 milletvekili hepsi birden aynı uçağa binmişler. Uçak teröristler
tarafından kaçırılmış.

Teröristler istedikleri yapılmazsa her saat başı bir milletvekilini serbest bırakacaklarını ilan etmişler.


:D


Üç inek ve bir komplo teorisi....

Üç inek birbirleriyle konuşuyorlarmış.

Birincisi, “İnsanlar bizi çok seviyorlar. Bol bol yemek veriyorlar.” Demiş.

İkincisi, “Ama, bazıları diyorlar ki, insanlar bizi yeterince semirdiğimiz zaman kesip, yemek için besliyorlarmış” diye cevap vermiş.

Üçüncüsü, “İnsanlar hakkındaki kötü söylentilere inanmayın. Bunların hepsi birer komplo teorisi” diyerek ötekilerini susturmuş.

Yaman Törüner'in köşesinden (Milliyet)


:D


Sakıp ağa Ahireti de garantiye aldı..

Merhum Sakıp Sabancı ya bir gün demişler ki:

- "Ağa bu dünyada her şey güllük gülistanlık nereye baksak her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz (MarSA,YünSa,LasSA,ToyotaSA)"

- "Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?"

Sakıp Ağa gülerek cevap vermiş:

- "Ahirette de da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA"


:D


Devletin ayak bastığı yerde ot bitmez...

Vali köylerden birisine gezmeye gitmiş.

Köye valinin geldigini duyan Mehmet dayı acele köy meydanına koşarak gelir.

İyi bir temannah çektikten sonra

-sayın valim ne olur bizim eve gidelim der.

Valiyi zorla eve götürür.

Eve gelir gelmez dama bir merdiven dayar valim 'yukariya çikalim' der..

Valiyi dama çikarir başlar dolastirmaya...

Vali merakla sorar;

-Beni niçin dolastiriyorsun? diye.

-Sayin Valim der köylü, "devletin ayak bastigi yerde ot bitmez derler benim damda her yağımurda akiyor bundansonra insallah akmayacak.."


:D


Vay bee…

Kızım 5 yaşındaydı,

- Hadi yavrum, savaşları durduralım!


dedim.

- Hadi baba. dedi.

Yeğenim 25 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Nasıl? dedi.

Arkadaşım 35 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Bir kere de akıllı bir şey söyle Allah Aşkına… dedi.

Annem 60 yaşındaydı,

- Hadi savaşları durduralım!
dedim.

- Oğlum bırak bu işleri sigortalı bir işe gir, çalış… dedi…


Erdal Demirkiran' dan alıntı..


:D
erdal demir kıranı takip ettigine sevindim +Zafer
 
DeibA
Banned
Bir Ingiliz doktor diyor ki :

Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu alti haftada is arayacak hale getiririz.

Alman doktor diyor ki :
Bu hiç birsey diil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu dört haftada savasa hazir hale getiririz.


Amerikali doktor da diyor ki :
Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyaz saraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor, yarisi da savasa hazirlaniyor.
 
Zafer
Forum Ustası
Her zaman dönemin siyasi kişileri hakkında güldürücü ve bir o kadar da düşündürücü fıkralar çıkmıştır, bu fıkralar bazen halkın duygularına tercüman olmakla birlikte bazen de ufak bir tebessüm bırakan ilginçliklerden öteye gitmemiştir.. Burada yine siyasetle ilgili yazılmış birkaç fıkra paylaşıyorum. Sizlerden ricam bunları siyasi olarak değil mizah olarak algılamanızdır..

FIDYE

Ankara'da, adamin biri isine giderken birden anormal bir trafigin icine duser, ama trafik bir milimetre bile kipirdamamaktadir. Bir sure sonra arabasinin yan camina
birisinin tikladigini gorur ve camini acar:


-Ne var, ne olmus acaba?

-Teroristler Tayyip Erdogan'i yakaladilar....Eger 1 milyar YTL verilmezse uzerine benzin dokup yakacaklarmis!

-Yaa ,iste onun icin herkesten biraz yardim topluyoruz.-Insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?

-Valla, yaklasik olarak 5'er litre...!


:D


KIMLIK

Bir ciftlik evine davet edilen Kenan Evren, Orhan Gencebay ve Tayyip Erdogan ayni anda kapiya gelirler.

Kapida bekci karsilar. Ama bekci guvenlik konusunda sikica tembihlendigi icin gelenlere kimliklerini sorar.

Gencebay "Beni herkes tanir. Bak sazimda elimde. Sazim benim kimligimdir ."der.

Bekci tamam sizi sazinizdan tanidim. Gecin" der.

Kenan Evren "Bende Marmaris'te resim yapiyorum. Herkes beni tanir. Bak paletlerimi de getirdim. Belki burada da resim yapacagim" der.

Bekci "Tamam sizi de tanidim. Guzel hanimlarin resimlerini yapiyorsun, gecebilirsiniz" der.

Sira Tayyip Erdogan'a gelince,

Erdogan, "Ne kimligi, artistlik yapma lann!" der.

Bekci bu kez, "Tamam Basbakanim. Kimlik gostermenize gerek yok bu beyaniniz yeter."


:D


TEŞEKKÜR

AKP'nin kurulus yildonumu torenleri sirasinda bir ihtiyar tasidigi pankartla ilgi cekmis.

"Cocuklugumuzu bize bagislayan Tayyip'e tesekkurler!!"

Ihtiyari sorguya cekmisler...

-"Sen kiminle alay ediyorsun? Sen cocukken Tayyip henuz dogmamisti bile..."

"Iste onun icin tesekkur ediyorum ya!..."


:D


İSABET

Sehit cenazelerine karsilamak icin Anadolu illerinden birine giden Tayyip top atisiyla selamlanmis.

Ikinci atistan sonra yasli bir kadin polise sormus:

"Niye ates ediyorlar,evladim?"

Polis aciklamis:

"Tayyip geldi de..."

Vah, vah... ilk atista isabet ettiremediler demek..."


:D


Abdullah Gül, Disisleri Bakanligi koltuguna oturunca, bürokratlari çagirmis ve

"Bana, ülkelerin dis politika anlayislari hakkinda bir rapor hazirlayin" demis.

Iki gün sonra bir dosya getirmisler önüne. Bakmis, içinde tek bir yaprak ve
üzerinde 10-15 satir yazi. Sasirmis önce ve "Bu ne?" der gibi dudaklarini büzmüs, sonra okumus:

Suudi Arabistan'in Riyad sehrinde, farkli ülkelerden gelen bir turist grubu, bir dinlenme yerine giderek buz gibi kola ismarlamislar. Kolalar gelince bardaklarinda birer karasinek oldugunu farketmisler.


INGILIZ, baska bir bardakta yeni bir kola istemis.

ISVEÇLI, ayni bardakta yeni bir kola istemis.

FINLANDIYALI, sinegi bardaktan çikardiktan sonra kolayi içmis.

RUS, kolayi sinekle birlikte içmis.

ÇINLI, sinegi yemis, kolayi içmemis.

YAHUDI, sinegi yakalayip Çinli'ye satmis.

JAPON, degerlendirilmek üzere, sinegi Tokyo'ya göndermis.

YUNANLI, kolanin yarisini içtikten sonra itiraz ederek yeni bir kola istemis,

NORVEÇLI, kolayi içtikten sonra bardaktaki sinegi balik yemi olarak kullanmis.

IRLANDALI, sinegi ezip kolayla karistirmis ve Ingiliz'e içirmis.

AMERIKALI, 5 milyon dolarlik tazminat davasi açmis.

Arabistan hükümeti, özür dileyerek,10 milyon dolar tazminat ödemis."

Bakan, biyik altindan gülerek, rapordan hoslandigini belirtmis.

"Iyi, güzel de, bu turist grubunun içinde bizden biri yokmuymus?" diye
sormadan edememis.

"Varmis efendim" diye cevaplandirmislar.

Bakan devam etmis, "Peki, o zaman, O ne yapmis?".

Bürokratlar biribirinin yüzlerine bakmislar. Içlerinde en tecrübeli olani, bir adim öne çikip, cevap vermis;

"TÜRK, olayi siddetle kinamis."


:D


aLINTIDIR....
 
Üst