Süphesiz biz onları ibret olsun diye yarattık | Wardom Bilginin Adresi, Forum ve Bilgisayar Güvenliği

Süphesiz biz onları ibret olsun diye yarattık

Lorne Malvo

Forum Kalfası
Arkadaslar facede geziyorken söyle bir yoruma rastladım . Yazı söyle "Şüphesizki biz onları ibret olarak yarattık sözünde neden biz geçiyor allah tek se neden ben dememiş te biz demiş" Kafama yattı bi bakıyım dedim ama bakara 13 de böyle bir ayet bulamadım .

Bakara 13 :

Ve izâ kîle lehum âminû kemâ âmenen nâsu kâlû e nu’minu kemâ âmenes sufehâu, e lâ innehum humus sufehâu ve lâkin lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Meal'i :

Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

Belki ayetlerin sırası değisiktir dedim 10-11-12-14-15-16 baktım lakin bu ayetler dede böyle birsey yazmıyor .

Bakara 10 :

Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.

Bakara 11 :

Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.

Bakara 12 :

İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

Bakara 14 :

İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.

Bakara 15 :

Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

Bakara 16 :

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.



Yani kısacası böyle bir ayet yoktur ( Varsa kaynak gösterin ) .2-3 kisinin uydurduğu bir ayettir . Amaçları nedir bilemem . Casplerde bol bol geçiyordu bu sahte ayet . Yanılgıya düsmeyin .
 

Penqueen

Banned
dediğin gibi yalancı imamlar baya dolaşıyor ortalıkta :D
bu söyleme en yakın söylemlerin ve biz kelimesinin sıkça geçtiği ankebut suresi vardır mesela
bunu kullansınlar artık :D
 

arçelik3340

Forum Kalfası
Kur’an’da Biz İfadesinin Kullanılmasının Sebebi

Bazı Kuran ayetlerinde neden biz ifadesinin kullanıldığı tam olarak anlaşılamadığından bu konu bir takım soruları beraberinde getirmektedir. Bu konu şu şekilde ele alınabilir. Kuran’da Allah kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini de, birinci tekil şahıs olarak “Ben” ifadesini de kullanır. Bu Arapçanın dil özelliğinden kaynaklanır. Arapçada ve başka bazı dillerde de azamet, yücelik ifadesi olarak bazen bir kişi kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini kullanır. Nitekim gerek Türkçemizde, gerek başka dillerde karşımızda tekil şahıs varken yücelik, saygı ifadesi olarak ikinci tekil şahıs olan “Sen” yerine “Siz” demekteyiz. Türkçede tekil olarak yaptıklarımız için de bazen birinci çoğul olarak “Biz” ifadesini kullanırız, fakat bu karşımızdaki tekil şahıs için çoğul olan “Siz” ifadesini kullanmamız kadar yaygın değildir.

Kısacası, Allah tevazu yapmaz, tevazu insanlara yaraşır, Allah için değildir. Allah azametini, yüceliğini, saygınlığını belirtmek için bu ifadeyi kullanır. Kuran Arapça inmiş bir kitaptır, bu yüzden Kuran’da Arapça dil özellikleri, Arapça deyimler bulunur. Allah’ın tekliği tüm Kuran’ın en temel mesajıdır ve Kuran’ın yüzlerce ayetiyle apaçıktır.



kaynak:
Bir noktayı daha belirtmekte fayda vardır. Kuran’da Allah kendisinden birinci şahıs olarak bahsederken hem tekil “Ben” ifadesini, hem azamet, yücelik, saygınlık belirtisi olarak çoğul olan “Biz” ifadesini kullanır. Fakat Allah’tan ikinci şahıs olarak bahsedildiğinde hep ikinci tekil “Sen” ifadesi geçer, hiçbir zaman ikinci çoğul olarak “Siz” ifadesi geçmez veya Allah’tan üçüncü şahıs olarak bahsedildiğinde hep üçüncü tekil “O” ifadesi geçer, hiçbir zaman üçüncü çoğul “Onlar” ifadesi kullanılmaz. Oysa Kuran’da binlerce defa Allah’tan ikinci veya üçüncü şahıs olarak bahsedilmiştir, bunların biri bile ikinci çoğul veya üçüncü çoğul şahıs değildir. Bu da başta dediğimiz gibi; bu ifadenin Arapçanın dil özelliğinden olduğunu gösterir.
 

Penqueen

Banned
arçelik3340 bilgilendirme doğru fakat eksik
kuran yazılı hale getirildiğinde harekesiz olarak yazılmıştır
sonradan kelimelere cümleye göre harekeler eklenmiştir
bu karmaşa bundan kaynaklanıyor
arapçada kelimeyi belirleyen harekelerdir
mesela arapçada gül kelimesini harekesiz yazdığında bu gel, gül, gol, gil olarak okunabilir
bu tamamen cümlenin gidişatına göre belirlenir
 

Alpi

Forum Kalfası
arçelik3340 bilgilendirme doğru fakat eksik
kuran yazılı hale getirildiğinde harekesiz olarak yazılmıştır
sonradan kelimelere cümleye göre harekeler eklenmiştir
bu karmaşa bundan kaynaklanıyor
arapçada kelimeyi belirleyen harekelerdir
mesela arapçada gül kelimesini harekesiz yazdığında bu gel, gül, gol, gil olarak okunabilir
bu tamamen cümlenin gidişatına göre belirlenir
Bence arçelik3340 konuyu çok güzel açıklamış.

Kuran'a hareke eklenmesinin sebebi arapça bilmeyenlerin arapça öğrenmeden rahat bir şekilde okuyabilmesi içindir. Hareke eklendikten sonra "Ben" lafzı "Biz" olarak değişmemiştir. Yada hiçbir kelime ve anlam değişime uğramammıştır.
 

yeniceli

Forum Ustası
Kuranda ben, biz, o gibi ifadelerin kullanılışı hakkında İsmail Hakkı Bursevi hazretleri buyuruyor ki:

Sultanların dört türlü konuşma tarzı vardır:

1- Ben yaptım der.
2- Biz yaptık der.
3- Kendinden bahsetmeden (Şunlar emredildi) der.
4- Yalnız unvanı ile (Sultanınız size şunu emretti, şunlar size yasak kılındı) der. Üçüncü şahıs olarak o diye de bildirir.

Allah(celle celalüh)ü teâlânın, bazen ben, bazen biz demesi, halkın aşina olduğu sultanlara mahsus bir hitap tarzıdır. O, sultanlar sultanıdır. Yukarıdaki gibi dört tarzla da hitap etmiştir. Kur’an-ı kerimden üçer örnek verelim:

1- Ben dediğine örnekler:
a)Yalnız benden korkun. (Bakara 40)

b)Ben tevbe edenin tevbesini kabul ederim. (Bakara 160)

c)Kullarım beni sorarlarsa, bilsinler ki ben, onlara yakınım. Benden isteyenin, bana dua edenin duasını kabul ederim. (Bakara 186)

2- Biz dediğine örnekler:
a) Biz şükredenlerin mükafatını vereceğiz. (Al-i İmran 145)

b) Biz kâfirler için perişan edici bir azap hazırladık. (Nisa 37)

c) Biz Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık. (İsra 8 )

3- Kendinden bahsetmeden verdiği emirlere örnekler:
a) Oruç size farz kılındı. (Bakara 183)

b) Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. (Nisa 24)

c) Namaz, müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır. (Nisa 103)

4- Üçüncü şahıs olarak bildirdiğine örnekler:
a) Allah(celle celalüh) ki sizi yarattı. (Rum 40)

b) O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bakara 22)

c) O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. (Bakara 29)

Allah(celle celalüh)ü teâlânın Ben demesi yüce zatına göre, Biz demesi, isim ve sıfatlarına göredir. İsim ve sıfatlarının çokluğu zatının birliğine zıt değildir. Çünkü isim ve sıfatların hepsi, zata aittir. (Ruh-ul-Beyan c.1, s.37) O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bakara 22)

c) O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. (Bakara 29)

Allah(celle celalüh)ü teâlânın Ben demesi yüce zatına göre, Biz demesi, isim ve sıfatlarına göredir. İsim ve sıfatlarının çokluğu zatının birliğine zıt değildir. Çünkü isim ve sıfatların hepsi, zata aittir. (Ruh-ul-Beyan c.1, s.37) Biz kâfirler için perişan edici bir azap hazırladık. (Nisa 37)

c) Biz Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık. (İsra 8 )

3- Kendinden bahsetmeden verdiği emirlere örnekler:
a) Oruç size farz kılındı. (Bakara 183)

b) Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. (Nisa 24)

c) Namaz, müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır. (Nisa 103)

4- Üçüncü şahıs olarak bildirdiğine örnekler:
a) Allah(celle celalüh) ki sizi yarattı. (Rum 40)

b) O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bakara 22)

c) O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. (Bakara 29)

Allah(celle celalüh)ü teâlânın Ben demesi yüce zatına göre, Biz demesi, isim ve sıfatlarına göredir. İsim ve sıfatlarının çokluğu zatının birliğine zıt değildir. Çünkü isim ve sıfatların hepsi, zata aittir. (Ruh-ul-Beyan c.1, s.37) O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bakara 22)




Alıntıdır.
 
- Yönetici düzenlemesi: :
Üst