Teknik Bilgiler

  1. TrI-C

    TrI-C Forum Ustası

    Katılım:
    26 Mart 2005
    Mesaj:
    3,630
    Beğeni:
    0
    Enjekör Nedir?

    Elektronik enjektörler mekaniklerin aksine sürekli açılıp kapanarak çalışır. Enjektör açıldığında benzin basıncı ile benzin ince delik veya deliklerden emme manifoldundan geçen havanın üzerine püskürtülür.Bölece küçük partiküller halindeki yakıt yanma odasına doğru harekete geçer.Enjektörün püskürttüğü benzin miktarı benzin basıncı, meme büyüklüğü ve duty cycle (enjektörun açık kalma süresi) ile doğru orantılıdır.Ayrıca temiz olmayan meme püskürtülen benzin miktarını olumsuz etkileyebilir.
    [​IMG]
    Duty Cycle(Enjektörün açık kalma süresi)

    Nekadar benzin işeneceği sadece benzin basıncıyla değil aynı zamanda enjektörün açık kalma süresiylede ilgilidir, bu süreye biz injectorduty cycle diyoruz.
    Enjektörün açılıp kapanma süresi milisaniye cinsinden ölçülür.. Enjektörlerin kapasiteresi sürekli açık kaldıkları zamanla belirlenir. Buna %100 duty cycle denir. Eğer bir enjektör %100 duty cycle daysa hiç kapanmıyor sürekli açık kalıyor demektir. Yüksek performans kullanımında enjektörlerin duty cycle değerinin tam gaz durumunda %70 ile %90 arasında olması istenir,başka bir değişle kapasitelerinin %70 ile %90 arasında çalışmaları istenir . Böylece enjektörün aşırı ısınıp tıkanmasına engel olunmuş olur. Enjektörler içerisinden geçen benzin tarafından soğutulur. Sürekli açık kalan enjektör (%100 duty cycle) aşırı ısınabilir buda enjektörünüzün ömrünü kısaltır.

    Benzin Basıncı

    Enjektörün püskürdeceği benzin miktarı aynı zamanda benzin basıncıyla doğru orantılıdır. Düşük basınç az benzin püskürtülmesi ve atomizasyonu olumsuz etkiler. Dünyada enjektörlerin püskütrebileceği benzini test ederken herzaman 3 bar benzin basıncı kullanılır. Bu bi dünya standardıdır.
    Bazen sadece enjektörü büyütmek benzini arttırmak için yeterli olmayabilir. Bu uygulamanın yüksek kapasiteli benzin pompası, yüksek kapasiteli benzin rayı (fuel rail), yüksek kapasiteli benzin hattı, benzin regülatorü gibi parçalarla desteklenmesi gerekmektedir ve bütün bu parçaların birbiriyle uyumlu çalışması gerekir. Öneğin yüksek kapasiteli benzin pompası ve büyük enjektör taktınız ama benzin rayınız yeterli akışı sağlmıyorsa bu yaptığınız işlemler hiçbir fayda sağlamayacaktır size. Benzin sistemindeki tüm parçaların birbiriyle uyumlu çalışması gerekmektedir. Başka bir değişle tüm parçaları birden yüksek kapasitelileriyle değiştirmelisiniz

    Akım Tipi ve Kotrol Mekanizmaları

    Enjektörleri kontrol eden aracın ECUsu yani beyinidir.Enjektörü kontrol eden sistem aracın beyini içerisinde bulunur. Sizin bu beyinin injektörleri nasıl kontrol ettiğini bilmelisinizki ona göre enjektör kullanın. Yanlış akım tipi enjektör zamanlamasının yanlış çalışmasına sebep olur.Böylece enjektörler tam zamanında yani emme valfi açılmadan biraz önce benzin püskürtmesi gerekirken bunu daha erken veya geç yapmasına neden olur. Buda aracın üst devirlerde problem çıkarmasına sebep olur.
    Enjektörler elektromanyetik kuvvete uyguladıkları dirence göre sınıflandırılır. Bu direnç ohm cinsinden belirtilir.Yüksek dirençli (High impedance) enjektörler 12-16 ohm da çalışırken, Düşük dirençli enjektörler (Low impedance) genellikle 2-5 ohmda çalışır.
    Enjektör kontrol sistemleri (Injector drivers) genellikle çalışma şekillerine göre 2 tipde olur. Saturated ve Peak&Hold. Saturated tipde kontrol sağlayan sistemler genellikle çoğu arabanın orjinal sistemidir çünki üretim maliyeti düşüktür ve sistem olarak basittir.Bu tip sistem az eletrik tüketir, az ısınır böylece servis ömürleri daha uzundur, fakat tepki süreleri düşüktür.
    Peak and hold tipde çalışan sistemler, yüksek kapasiteli ve düşük dirençli enjektörlerden oluşur ani ve yüksek voltajla enjektörün çok çabuk açılması sağlanır ve voltaj azaltılarak enjektörün açık kalması sağlanır. Peak & Hold sistemler yüksek ve düşük ohm daki enjektörlerle çalışabilir fakat enjektor yüksek kapasiteli olmalıdır (High flow).Fakat düşük ohm lu enjektörler Saturated tipdeki kontrol sistemleriyle kullanılmamalıdır, yoksa kontrol mekanizması yuksek voltajdan dolayı zarar görebilir.
     
    #41
  2. TrI-C

    TrI-C Forum Ustası

    Katılım:
    26 Mart 2005
    Mesaj:
    3,630
    Beğeni:
    0
    [​IMG]
    SPOILER (avantaj ve dezavantajları)

    --------------------------------------------------------------------------------

    Genel Kural 1 Bir cismi yere ne kadar bastırırsanız o kadar zor kaydırırsınız.
    İşte bu kuraldan yola çıkarak diyebiliriz ki bir arabanın arkası yere ne kadar çok basılırsa, o kadar zor kayar. Arka kanat takılması olayı, özellikle yüksek hızlarda yol tutuşunu arttırmak için yapılan bir uygulamadır. Arabanın yardığı hava, arkaya taktığınız, biraz öne doğru yatırılmış kanata çarparak bir kuvvet uygular ve arabanın arkası yere doğru bastırılır. Bu arka kanatların açısı çok önemlidir. Ne düz olmalıdır, ne de fazla eğik.

    Piyasadaki arka kanatlardan Renault 21'lerde görebileceğiniz çite gibi dümdüz olanları görüntüden başka bir işe yaramazlar fazlasıyla. Ancak bir Subaru Impreza'ya baktığınızda, hem kanadın büyüklüğü hem de biraz öne doğru eğilmiş yapısı, arabanın arkası üzerinde büyük bir kuvvet uygular ve arka tekerleklerin tutuşunu büyük oranda arttırır. Bu da sizin kullanımınıza ister otobanda yüksek hızlarda olsun, ister virajlarda olsun, daha doğrusal, stabil bir sürüş sağlar.

    Arka kanat uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
    Araca arka kanat takıldığı zaman yüksek hızlarda oluşacak baskıdan ve arabanın arkasının yere daha çok bastırılacağından dolayı, tekerlekler üzerine normalden daha fazla basınç gelecektir. Tekerleklerin bu basınca karşı koyabilmek için normal değerinden biraz daha fazla şişirilmesi gerekmektedir. Kesin bir şey söyleyememekle birlikte ben olsam, kanadın boyutuna ve etkisine göre arka tekerlekleri fabrika verilerinden 1 ya da 2 psi daha fazla şişirirdim.


    Avantajı, dezavantajı
    Avantajı az önce de bahsettiğimiz gibi yol tutuşunu iyileştirmesidir. Dezavantajı ise yakıt tüketimini bir miktar arttırmasıdır. Ama bu önemsenecek boyutlarda değildir.

    Ön Tampon-Altı Rüzgarlık Uygulaması
    Normalde bir araba giderken, önündeki havayı yararak ilerler. Yardığı havanın büyük bir bölümü arabanın üstünden diğer miktarı da arabanın altından ve yanlarından geçerler. Yarılan havanın, arabanın altından geçen kısmı, arabaya alttan bir miktar kuvvet uygulayarak aracı az da olsa yerden kaldırır. Bunun karşılığında da aracın üstünden geçen hava arabayı yere bastırır. Ama biz daha iyi bir yol tutuş istiyorsak, arabanın altından geçen hava miktarını azaltabiliriz. Bunun için ön tamponun altına yaklaşık 5cm yüksekliğinde ek bir parça takılabilir. Bu takılan parça arabanın yardığı havanın, aracın altına girmesine bir miktar engel olur, bu sayede de yol tutuş bir miktar iyileşir.
    Özellikle yüksek hızlarda arabayı kontrol etmekte zorlanıyorsanız, arabayı düz bir çizgide tutamıyorsanız, araba sanki hafifmiş ve sağlam bir şekilde gitmiyormuş gibinize geliyorsa, ön kanat uygulaması sizin sorununuza çare olabilir.
    Sonuç
    Özellikle motor modifiyesi görmüş ve motor gücü arttırılmış araçlarda, ön ve arka rüzgarlık uygulamaları son derece gereklidir. Motor gücü artmasına rağmen, halen hafif olan araç, yüksek hızlarda dengesizlik, kontrol zorluğu çekebilir. Mesela 120bg. olan bir P106GTI'ısiz 150-160 bg yaptıysanız bu araba uçma eğilimi gösterebilir.bunun için ön ve arka kanatlar son derece faydalıdır.

    Araçların Kanatları Spoilerlar
    Spoiler denince bir çok kişinin aklına Ankara trafiğinde araçların yüzde 90'ında dekoratif amaçla bulunan sonradan monte edilen plastik parçaları gelir. Peki spoiler gerçekten dekor mu? Yoksa araba üzerinde bir işlevi var mı?

    Araçların ağırlığı hızları yükselttikçe azalır. 30 km hızla giden araç ile 130 km hızla giden bir aracın ağırlıkları çok farklı olur. Araç hızlandıkça hafifler. Hafifledikçe de kontrolü zorlaşır. Bu noktada spoilerlar devreye girer.

    Araçlarda ön ve arka olmak üzere iki tür spoiler bulunabilir. Araç, önünde bulunan havayı yararak ilerler. Eğer aracın arkasında doğru dizayn edilmiş bir spoiler varsa hava spoilera çarparak aracın arkasını yere bastırır.

    Bu da aracın ağırlığını; dolaylı olarak da yüksek süratteki yol tutuş kabiliyetini arttırır. Eğer aracın arkasında bulunan spoiler iyi dizayn edilmemişse aracın yol tutuşunu son derece olumsuz etkiler. Aslında spoilerları uçakların kanatlarına benzetebiliriz. Kanatlar uçakları havaya kaldırır, spoiler ise aracın havalanmasını önler. Uçakların 200 km'den sonra havalandığını ve Porsche Turbo'nun 300 km son sürati olduğunu düşünürseniz bazı arabaların spoilera olan ihtiyacının ne kadar çok olduğunu daha kolay anlarsınız.

    Eğer aracınızda fabrika çıkışı bir spoiler mevcutsa ekstra olarak bir şey yapmanıza gerek yok. Ama sonradan aracın arkasına spoiler taktırdıysanız arka lastiklerinizin havalarına dikkat etmeniz gerekir. Spoiler takıldıktan sonra yüksek hızlarda arabanın arkası yere basılacağından arka lastiklere normalden daha fazla baskı gelecektir. Arka lastikleri fabrika değerinden biraz daha fazla şişirerek bunun önüne geçebilirsiniz.

    Araç havayı yarıp ilerlerken bir miktar hava da aracın altından geçer. Bu hava akımı aracı yukarı doğru kaldırır; yani hafifletir. Otomobil üreticileri bunu düşünerek ön spoilerları üretmiştir. Ön spoilerlar aracın altından geçen havayı büyük ölçüde keser ve aracın yol tutuşuna katkıda bulunurlar.

    Spoilerlar doğru uygulandıkları taktirde araçların yol tutuşlarını güçlendirirler. Fakat yanlış uygulamalar aracın yol tutuşunun bozulmasına, daha fazla benzin tüketimine neden olabilir. Genellikle otomobillerini modifiye edip güçlerini yükselten kişiler yol tutuşlarını iyileştirmek için spoiler kullanırlar.
     
    #42
  3. TrI-C

    TrI-C Forum Ustası

    Katılım:
    26 Mart 2005
    Mesaj:
    3,630
    Beğeni:
    0
    Dump Valve nedir, ne işe yarar? Dump Valve, turbo beslemeli otomobillerde turbo basıncını sürekli yüksek tutarak gaz tepkisini arttırmak için üretilmiş bir parçadır.

    Turbo beslemeli otomobillerde ayak gazdan çekildiğinde turbo hala dönmeye devam etmektedir, fakat turbonun bastığı havanın gideceği bir yer olmadığı için oluşan yüksek basınç turbo pervanesine büyük bir kuvvet uygulayarak pervaneyi aniden yavaşlatır. Gaza tekrar bastığınızda turbo basıncının tepe noktasına gelebilmesi için pervaneyi tekrar hızlandırmak gereklidir ve bu esnada istenilen turbo basıncı elde edilemediği için büyük bir performans kaybı yaşanır. Dump Valve işte bu performans kaybını önlemek için vardır.
    [​IMG]
    Dump Valve vasıl çalışır?
    Ayağınızı gazdan çektiğinizde Dump Valve hemen devreye girerek turbonun bastığı havayı dışarı verir, bu sayede turbonun önceden bastığı hava geri tepmeyeceği ve bir geri basınç uygulamayacağı için pervane yavaşlamaz, sizin de tekrar gaza bastığınız anda pervane yavaşlamamış olduğu için turbo basıncı hemen tepe noktasında ulaşır ve siz ani gazdan çekme ve basmalar arasında performans kaybı yaşamamış olursunuz.
    [​IMG]
    Dump Valve'in faydaları?
    * Turbo pervanesi üzerindeki olumsuz geri basıncı önleyerek turbonun ömrünü uzatır.
    * Turbo pervanesinin hızının yavaşlamasını engelleyerek turbo basıncını sürekli yüksek tutar. Yüksek turbo basıncı yüksek güç anlamına gelir.
    * Gazdan çekme ve gaza basma arasındaki eski ısınmış havayı dışarı verip yeni, soğuk havayı içeri aldığı için artı güç sağlar.
    [​IMG]
     
    #43
  4. TrI-C

    TrI-C Forum Ustası

    Katılım:
    26 Mart 2005
    Mesaj:
    3,630
    Beğeni:
    0
    Bass Hoparlör Türleri Ve Kutulari


    -----------------------------------------

    Bu yazımızdaki konumuz; kimi otomobillerin bagajlarında rastlayabileceğimiz bas hoparlör kabinleridir .Bas hoparlör kabinleri suntadan , ağaçtan , plexiglass vb. bir malzemeden imal edilebileceği gibi günümüzde en yaygın kullanım MDF dir. Kimi zaman boyutları oldukça büyük olabilen bu kabinlere neden ihtiyaç vardır diye soranlara ve bu konuda bilgi edinmek isteyen arkadaşlara hazırlanmıştır bu yazımız. Daha önce arabasında ki bir sisteme hiç bas hoparlör ekletmeyen bir kişi, sisteme bas hoparlör eklenince ne gibi değişiklikler olduğunu bilebilir sanırım. Bu arada hoparlörünüzün parametrelerinin ne olduğunu bilmenizde fayda var. Çünkü o değerleri bildiğiniz de hoparlörünüzden ne bulup bulamayacağınızı anlayabiliyorsunuz. Artık bir bas hoparlör almaya karar verdiyseniz yada kabinsiz bir hoparlörünüz varsa; bir montajcıya gittiğiniz de karşınıza çıkacak seçeneklerin ve bu seçeneklerin ne işe yaradığından bahsedelim. Bir bas hoparlörünü otomobilde çalıştırmanın 4 ana yolu vardır. Aşağıda belirtilen şekillerin dışında da bir takım yollar varsa da en yaygın olanları aşağıdakilerdir.

    a) Free Air
    b) Kapalı Kutu
    c) Portlu ( Bass Reflex ) Kutu
    d) Band-Pass Kutu




    a)Free air

    Free air kelime manasıyla serbest hava anlamına geliyor.Free air şekil aslında en çok karıştırılan kavramlardan biridir otomobil müziğinde , çünkü free air iki şekilde de olabilir.
    Bunlardan birincisi free air çalışmak üzere imal edilmiş bir hoparlörü herhangi bir kutu yapmadan , ya da daha doğrusu otomobil bagaj litresinin tamamını bir kutu gibi kullanır şekilde çalıştırmaktır.Bu şekilde imal edilmiş bas hoparlörlerin genel özelliği kutuda çalışanlara göre sert bir süspansiyona sahip olmalarıdır.Bu sert süspansiyonun avantajı, hoparlörün kontrolünün, kutu büyük olsa da daha zor kaybolması ; dezavantajı ise bas hoparlörün daha yüksek frekansları okuyan ve belki de güçlü bir midbass haline gelmesidir.
    İkinci şekil ise kutuda çalışmak üzere imal edilmiş bas hoparlörü free air tarzında kullanmaktır.Bas hoparlör çok büyük bir kapalı kutuda çalışıyor olacaktır bu montaj şekliyle .Ses karekteristiği açısından çok bozuk bir görüntü vermez fakat alabileceği güç en az yarısına düşer ve sonuç itibariyle mekanik limitlerine çok çabuk ulaşır.
    Free air , bir bas hoparlörü çalıştırmanın en kolay yöntemidir.Günümüzde beklentilerin değişmesiyle beraber popülerliğini yitirmeye başlayan bir şekildir.Eğer tercih edilecekse , en çok dikkat edilmesi gereken unsur , bas diyaframı ile mıknatısın bulunduğu bagaj bölümünün birbirinden hava geçirmeyecek şekilde ayrılma gerekliliğidir.

    b)Kapalı kutu

    Kapalı bas kutuları populerliği giderek artan ve ses karekteristiği olarak en düzgün kutu şeklidir.
    Avantajları : İmal ediliş kolaylığı , kutunun diğer dizaynlara göre daha ufak olması , hoparlör parametre bozukluklarının ses üzerinde daha az etkili olması , daha güçlü amplifikatörlerle kullanılabilmesi, ses sinyalini diğer dizaynlara göre çok daha az geciktirmesi.
    Dezavantajları : Portlu ( Bass Reflex ) ve Band Pass kutulara göre daha verimsiz olması ve midrange seslerin portlu kutuya uygun bir woofera göre daha az çıkmasıdır.
    Bunların pratik hayattaki anlamı ise şudur ; eğer otomobilinizde çok yer kaybetmeden bir kutulu bas hoparlör kullanacaksanız , bas hoparlörün şiddetinden çok müzikal kalitesi sizin için önemliyse ve en önemlisi bas hoparlörünüz bu tarz bir montaj şekline uygunsa kapalı kutu sizin isteklerinize tam manasıyla cevap verecektir.

    Bir bas hoparlörün kapalı kutuya uygun olduğunu anlamanın pratik bir yöntemi vardır:
    - EBP = Fs / Qes .

    - EBP : Efficiency Bandwidth Product ya da Verimlilik Band Genişliği Üretimi

    - Fs : Hoparlör rezonans Frekansı

    - Qes : Hoparlör Elektrik Q'su

    - EBP 40 ve aşağısında olduğunda hoparlör kapalı kutuya , 40 - 50 arasında hem portlu hem kapalı kutuya , 50 üzerinde sadece portlu kutuya uygundur .

    Bunun dışında uzun bir ses bobini ve yüksek bir Xmax kapalı kutu gerekliliklerindendir.

    c)Portlu (Bass reflex) kutu

    Portlu kutular günümüzde en yaygın kutu şekilleridir. Sadece otomobil müziğinde değil sahne seslendirmesinde, diskoteklerde, evlerde en çok rastlanılan bas hoparlör kutu şekli budur.
    Otomobil müziğinde kullanımının avantajları da dezavantajları da vardır.
    Avantajları : İyi bir midrange ve bas ses performansı , diyafram daha az oynadığı için daha az distorsiyon, daha çok verimlilik ve daha ucuz bütçe.
    Dezavantajları : Daha komplex bir dizayn ve yapım zorluğu , kutu rezonans frekansı ( Fb ) aşağısında diyafram kontrolü zayıflığı , daha çok sinyal gecikmesi ( Group Delay veya Phase Shift ) .
    Bunları daha pratik bir dille anlatırsak , portlu kutularda çalışan bas hoparlörler şunu yaparlar; bir bas hoparlörün ses vermesini sağlayan bir diyaframı ve bu diyaframın hem ön hem de arka bölümü vardır. Diyaframın ön ve arka bölümünün çalıştıkları esnada farkları 180 derece faz farkı olarak ifade edilir. Bu birbirinin tam tersi olan iki ses dalgası belli bir zaman farkı ile birleşirlerse , üst üste binerler ve bu sayede hoparlörün hem ön hem de arka diyaframı en verimli şekilde kullanılmış olur.
    İşte portlu kutular , hacimleri ve portları sayesinde bunu yaparlar ve kapalı kutuya göre ortalama 3 dB ( iki kat ) avantaj sağlarlar.
    İlk bakışta çok avantajlı gibi görünen bu dizaynların ,her güzelin bir kusuru olduğu gibi birtakım kusurları da vardır . Portlu kutularda çalışan bas hoparlörler eğer bir subsonic filtre ile kullanılmazlarsa Fb aşağısında kontrolü kaybederler .Bunun yanısıra sinyal üzerinde gecikme yaptıkları için otomobilde sahneyi bozarlar.
    Sonuçta yukarıdakiler bilindiği takdirde isteklerin karşılanacağı bir dizaynı seçmek çok ta zor olmayacaktır



    d)Band-pass kutu

    Band pass kutu dizaynları portlu kutu dizaynlar içerisinde en komplex yapıda olanlardır .Yapımı en zor olan bu dizayn ölçüm hatalarını da hiç affetmez .Bir takım avantajları yanısıra önemli bir takım dezavantajları da vardır.
    Avantajları : Band pass kutular hem aşağıda hem de yukarıda kontrol sağlarlar , frekans aralığı içerisinde daha verimlidirler ve çoğu zaman bir low pass filtreye gereksinim duymazlar.
    Dezavantajları : Komplex olmaları , port rezonansında istenmeyen sesin çıkması, band genişliği az olduğu için güçlü bir midbasa ihtiyaç duyması, çift portlu olan 6th order dizaynların sinyali çok geciktirmesi ve kutuların çok büyük olması.

    BURADAN ÇIKARACAĞIMIZ SONUÇLAR;

    1.Kişinin kendisine en uygun bass hoparlörünü satın almasıdır.

    2.Satın aldığı bass hoparlörünü parametrelerine bağlı kalarak uygun bir kutuda kullanma zorunluluğudur.

    Türkiye'ye gelen ürünlerin hepsi aynı kalitede olmasada aslında duyduğumuz sistemler arasındaki farklılığın temel kaynağı montaj kalitesidir.Eğer hoparlör parametreleri bilinmiyor veya yorumlanamıyorsa yapılacak en iyi hareket müzik sistemini yapmadan önce distribütörle temas kurup hoparlör için tavsiye ettiği kutu ölçülerini öğrenmektir.Bu sayede otomobil içerisindeki en büyük zevklerden biri olan kaliteli müzik hepimizin ulaşabileceği kolay bir hedef olacaktır.
     
    #44
Yükleniyor...