Türk Ordusu yerli malı araçlar

onursuck

Daimi Üye
Mehmetcik 1 - HK 416





Namlu Uzunluğu 276/368/419/508 mm
Uzunluk 785 mm (D10RS) 368 mm (D145RS)
Yükseklik ?
Ağırlık 3,31 kg (D10RS) 3,5 kg (D145RS)
Atış Özellikleri
Namlu Çapı 5,56 mm
Mermi Türü 5.56x45 NATO
Merminin Çıkış Hızı
Etkili Menzil 870m
Menzil 980m
Atış Değeri 700-900
Yiv: sağa
Şarjor 30 mermi alan şarjörler



Heckler&Koch tarafından üretilen ve M4'ü baz alarak daha geliştirdiği bir silahtır. Heckler&Koch ürettiği silahı HKM4 olarak adlandırmak istesede Colt buna karşı çıkmış ve dava açmıştır. Bunun üzerine Heckler&Koch silahın adını HK 416 (rakip olduğu M4 ve M16'ya bir gönderme) olarak değiştirmiştir. Silah tam haliyle satın alınabildiği gibi, sadece üst kısım olarakda alınabilir ve bu üst parça herhangi bir tip AR-15 alt parçayla birleştirilebilir.

OİCW programı sonrasında Heckler&Koch Amerikan Ordusu'na XM8'in dışında alternatif bir tasarım sunmak istemesi ve yeni bir silah tasarlamak yerine M4 carbine'i geliştirmeyi tercih etmesiyle üretilen bir silahtır.

M4 ile kıyaslandığında daha uzun atış ömrüne sahip bir namlusu bulunur. M4A1' de yaşanan aşırı ısınma problemi aşılmıştır, tam-otomatik modda 30 mermi atıldığında bile hala çıplak elle tutulabilir. Yeni gez ve arpacık sistemine sahiptir. Ayrıca dört namlu setine sahiptir, 267mm, 368mm, 419mm ve 508mm'lik. Suya ya da kuma maruz kaldıktan sonra ateş edebilir ve Heckler&Koch tarafından yapılan testlere göre çamura gömüldükten sonra bile ateş edebilir.

Silaha AG36 bomba atar takılabilir. Silahın ayrıca HK417 adlı 7.62x51mm NATO mermisi kullanan bir versiyonu da vardır. Muhtemelen HK416 ve HK417 FN firmasının ürettiği ve Amerikan Özel Kuvvetler Komutanlığı (SOCOM) tarafından açılan modüler saldırı tüfeği ihalesini kazanan FN SCAR'ın en büyük rakibi olacaktır.

Delta Force, DEVGRU, Amerikan Ordusu Asymmetric Warfare Group, Pasukan Gerakan Khas (Malezya Polisi'nin özel harekat birlikleri) tarafından kullanılmaktadır, ancak Amerikan Ordusu tarafından yapılan bir açıklamada yakın bir zaman içerisinde bu silahı M4 carbine ile değiştirmeyi düşünmediklerini belirtmişlerdir. Norveç Ordusu 2008 yılından itibaren bu tüfekleri kullanmaya başlayacaktır.

Ayrıca Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından HK416 üzerinden Türkiye'nin ilk ulusal piyade tüfeği olan Mehmetçik-1 tasarlanmıştır. Şu anda prototipi üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğünce Silahlı Kuvvetler’in ihtiyacı doğrultusunda projelendirilen ve "Mehmetçik-1" adı verilen yarı otomatik tüfek üretimine yönelik çalışmalarda son aşamaya getirildi.
3 kilo 600 gram ağırlığında, etkili menzili 500 metre dürbün kullanıcıya göre 5 kat büyütmeli, dipçik kilitlemeli mekanizmaya sahip Mehmetçik-1’in piyade tüfeğinin ilk prototipi yapıldı. Tüfekler test edildikten sora seri üretime yönelik süreç başlatılacak.
Yeni model tüfek üretimine yönelik olarak MKEK’te başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında da silah fabrikasında tamamıyla bilgisayar destekli tasarımı ve üretime yönelik kurum bünyesinde de bir araştırma-geliştirme biriminin de kurulduğu öğrenildi.

ÖZELLİKLERİ
Yakın muharebe ve hücre baskınlarında kullanılmak üzere lazer takılabilme özelliğine de sahip olan Mehmetçik-1 tüfeklerinin 3 kilogram ayarlama versiyonu da bulunuyor.
Yeni piyade tüfeğinin mevcut G3 piyade tüfeklerine karşı önemli avantajları bulunuyor. Tesirli menzili 500 metre. Yiv ve setlerinden dolayı daha güçlü ve öldürücü olma avantajı bulunan bu tüfeklerin isabet oranı daha yüksek.

YERLİ ÜRETİM OLACAK
Türkiye ayrıca üretimini geçekleştireceği bu tip silahlarla yerli üretim kabiliyeti de kazanmış olacak. TSK envanterinde geçmişteki hafif silahlar, piyade tüfekleri, yabancı tasarım birtakım silahların Türkiye’de lisans temini yoluyla üretilirken, bu kabiliyetin kazanılması ile söz konusu tür silahın tasarımı tamamen Türkiye’ye ait bulunacak.
 

onursuck

Daimi Üye
T-129 Taktik Taarruz Saldırı Helikopteri

T-129 Taktik Taarruz Saldırı Helikopteri



T-129 Türkiye'nin 12 yıl süren uzun inceleme ve araştırma döneminden sonra, ilk etapta 51 adet[1] olmak üzere almaya karar verdiği İtalyan saldırı helikopteridir.Tüm haklarını yaklaşık 3 milyar dolara ATAK ismi verilen bu proje ile Türkiye, İtalyadan satın almıştır.

Üretim tesisinin yerli olması ve bu vesileyle Helikopter sanayisinde başlangıç için önemli bir adım atılması projeyi çok önemli kılmaktadır. Tekerlekli olması ve kullandığı mühimmat açısından büyük avantajlar sağlaması bu ürünü Türk Silahlı Kuvvetlerindeki diğer Helikopterlerden farklı yapmaktadır. Bu helikopter; 1 pilot, 1 kişi de silahçıdan oluşmak üzere 2 kişilik personele sahiptir. Projede helikopterin en önemli parçası olan görev bilgisayarının üretimini ASELSAN ve TÜBİTAK daha önce yapmıştı. Görev bilgisayarı, hem uçuş hem de silah sistemlerini kontrol ediyor. Milli ve özgün görev bilgisayar sisteminin entegrasyonunu TAI’den de yapısal destek alarak Aselsan başarıyla tamamladı.

Görev bilgisayarının yer,uçuş ve atış testleri AH-1S Cobra helikopteri üzerinde başarıyla tamamlandı. ASELSAN ayrıca Aselflir 300T adı verilen aviyonik termal görüş ve nişangâh sistemini de yüzde yüz yerli imkânlarla üretmiş bulunuyor. Ayrodinamik yapıda yapılacak bazı değişikliklerin yanında, mevcut 8 adet Tow silahı Podlarının 12 ye çıkarılması tasarlanmaktadır. Ayrıca 5 Parvanesinin olması (Pal sayısı) sessizlik ve performans açısından başarıya katkı sağlayacak özellikler olarak ön plana çıkmakta.

Yapılacak bazı diğer teknolojik geliştirmelerle, dünyanın en başarılı helikopterleri arasına girmesi planlanmaktadır.

Türkiye Üretimi

Envanterdeki mevcut 41 (Resmi Değildir) Cobra serisi helikoptere eşlik edecek bu yeni seri helikopter Türkiye'de üretilecek. Firma, lisansı da dahil olmak üzere helikopterin tüm teknik özelliklerini Türkiye’ye vermeyi kabul etti. Türkiye üretimi olduğunu göstermek ve A-129 dan farklı bir dizayn olduğunu vurgulamak amacıyla helikopterin ismi T-129 olarak isimlendirildi. Yaklaşık 3 milyar dolarlık bu alım sayesinde, büyük teknoloji ve tecrübe akışı sağlanacaktır.

Yapılan son antlaşmalar dahilinde de helikopter tamamen Türk malı statüsüne kavuşmuş bulunuyor. Helikopterin bütün hakları artık TAI'ye ait ve üçüncü ülkelere satışını sadece Türkiye yapacak. Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından oluşturulan komisyon tarafından Türkiye şartlarına uygun olarak tekrar yapılandırılacak. Modernize edilip günümüzün şartlarına uyarlanıcak olan helikopterin ana yüklenicisi TAI. Ayrıca projede Agusta Westland ve yazılımları yapıcak olan Aselsan da bulunmakta. İlk prototip 2012 yılında üretilecek. Helikopterin motoruna kadar büyük oranda değişeceği ve yeni nesil bir helikopter olacağı tahmin ediliyor. İtalya'nın yaptığı helikopterden büyük oranda değişeceği düşünülen heliopterden şimdilik tamamen yerli olarak 51 adet[1] üretilecek. Genelkurmay Başkanlığı isteği doğrultusunda da bu sayıya 41 helikopter daha eklenebilecek. Pakistan, Malezya ve Ürdün'ün Türkiye nin üreteceği bu helikopterden alacaklarını açıklamaları helikopterin geniş bir pazara hitap edeceğini düşündürüyor.[2]

Rakiplerine Göre Avantajları


Rus K-50 serisinden daha çevik ve Nato Standartlarına uygun. Amerikan Cobra serisinden daha ucuz ve Aviyonik sisteminin Türkiye tarafından dizayn edilebilir olması. Amerikan Apache serisindeki yerli üretim olamayışı ve yüksek bakım fiyatı dezavantajına maruz kalmaması. Güney Afrikalı Denel firmasının Fransız yapımı motorlarının dezavantajlarından ve tecrübesizliğinden uzak olması.eurocopterin ise avrupa birliğinde türkiyeye dost olmayan yaklaşımı A129 da kullanılan motorların aksine daha güçlü bir motor yapısına sahip olması.

Test ve Geliştirme Süreci

Uzman Türk Helikopter Pilotları ve Silahçıları (Gunner) 'nında önerileri doğrultusunda, ülkemizin coğrafi koşullarına tam uyumluluk göstermesi amacıyla yapılacak olan hummalı bir çalışma sonucunda, çok etkili bir dizayn ortaya çıkması beklenen proje kapsamında, Test süreçleri aşağıdaki başlıklar altında yürütülecektir.

* Aviyonik ve Silah Sistemleri Paketi’nin T-129 ATAK Helikopteri Sistem Performans Spesifikasyonu gereklerini karşılayacak şekilde helikoptere entegre edilmesi.
* Aviyonik ve Silah Sistemleri Paketi’nin donanım ve yazılım entegrasyonu için gerekli tasarım ve üretim aktivitelerinin gerçekleştirilmesi.
* T-129 ATAK Helikopteri konfigürasyonuna ulaşılmasına yönelik Test ve Kalifikasyon faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, bu kapsamda:
* Fonksiyonel Kabul Testleri
* EMI/EMC Testleri
* Yer Testleri
* Uçuş Testleri
* T-129 ATAK Helikopteri Kalifikasyonu.
* Performans ve Uçuş Mekaniği Analizleri.
* Yapısal Modifikasyon.
* Uçuşa Elverişlilik ve Kalifikasyon İşlemleri.
* ASELSAN’ın tasarlayacağı sisteme yönelik olarak operasyonel, sistem/alt sistem ve fonksiyonel tanımlamaları.
* Elektrik ve Grup-A Kiti Modifikasyonu.
* SEL Kabul Testleri, yer, uçuş ve EMI/EMC Testleri.
* AgustaWestland ve ASELSAN’dan aldığı ELD Veri Paketi modüllerini (bakım ve pilot el kitapları v.b) birleştirerek, nihai T-129 ATAK Helikopteri’nin ELD Veri paketini hazırlayacak.

T-129 Motor Sistemi

Weights Max take Off 4600 kg 10140 lb Weights (LHTEC - CTS800) Max take Off 5100 kg 11245 lb Engine Rating (2 x Rolls Royce 1004) Take Off power 2 x 890 SHP Engine Rating (2 x LHTEC - CTS800) Take Off power 2 x 1373 SHP Crew Crew 2 External Dimensions Overall length 13,31 m 43,70 ft Overall width 11,90 m 39,00 ft Maximum height 3,60 m 11,80 ft Performance Cruise speed 250 km/h 135 kts Rate of climb 10.20 m/sec 2025 ft/min Hovering OGE 1500 m 4920 ft Service ceiling 4725 m 15500 ft Range (Std tank) 510 km 275 NM Endurance (Std tank) 2 h 45 min Performance (LHTEC - CTS800) Cruise speed 278 km/h 150 kts Rate of climb 12.00 m/sec 2362 ft/min Hovering OGE 3290 m 10800 ft Service ceiling 6096 m 20000 ft Range (Std tank) 561 km 303 NM

T-129 Silah Sistemi

Air-to-air missiles (Stinger or Mistral) Antitank missiles (TOW or Hellfire) 12.7 mm machine gun-pod 70/81 mm rocket launcher 20 mm turreted gun

Integrated helmet (IHADSS) Helicopter IR navigation system (HIRNS) Observation and targeting sight (DVO - TV - FLIR) Video tape recorder Radar altimeter Radar doppler Air data system ADF AHRS/GPS Integrated multiplex system with AFCS HF N° 2 V/UHF U/VHF tactical radio ICS IFF Equipment EW 1553B processor and display Chaff and flare dispenser Infrared suppressor Laser warning Missile approach warning system Radar warning IR jammer

İlk Model Olan A-129 ' un Gelişimi
Agusta A129 Mangusta
Agusta A129 Mangusta

İlk olarak İtalyada A129 ismiyle üretilmiştir. Agusta SpA şirketi yaptığı çalışmalarla A-129 saldırı helikopterinin taktik kabiliyetini geliştirdi. Agusta AR-GE Grubu çalışmaları 4 konu üzerinde yoğunlaştı.Bunlar Hellfire yükünü 8'den 12'ye çıkartılması, mevcut 4 adet silah paylonuna ek olarak, kanat uçlarına Stinger için birer paylon takılması, helikopterin IGE ve OGE havir değerlerinin yükseltilmesi, mast üzerine radar takılmasıydı. Helikopter'in IGE ve OGE havir değerlerin yükseltilmesi konusunda çalışmalar AR-GE faaliyetlerinin en zor ve detaylı bölümünü oluşturdu ve pal dizaynında bazi değişikleri gerektirdi. Sonuçta, pal uçlarında yapılan aerodinamik şekillendirme sayesinde helikopterlerin IGE ve OGE havir değerleri yaklaşık yüzde 20 arttı. A-129'un taktik kabiliyetini geliştiren diğer bir gelişme, helikoptere mast radarının takılması olarak gösterilebilir.Son yapılan çalışmalarla Longbow radarı yerine IAI/ELTA şirketinin F-4 uçaklarına evvelce takmış olduğu arama ve hedefleme radarı (Surveillance and Targeting Radar) her yönüyle A-129 için uygun görüldü. Seçilen radar ISAR ve SAR kabiliyetli olup hem kara hem deniz hedefleri nitelik ve koordinatlarnını en az 30 km mesafeden saptayabiliyor.

Sistemin Türkiyede üretilmesiyle birlikte, helikopterde Roketsan tarafından da üretilen Hydra füzelerininde sorunsuz olarak kullanılması planlanmaktadır. Ayrıca 20 MM 'lik Top mermisi de daha önce Cobralara üretildiği haliyle yine aynı şekilde, Roketsan tarafından üretilecektir.

İlk Model A-129 (İtalya) Teknik Verileri
Fiziksel Özellikler

Ağırlık yüksüz → 2,530 kg((5,580 lb), yüklü → kg?
Uzunluk 12.62 m
Genişlik
rotorla → 11,9 m , rotorsuz → ?
Yükseklik 3.35 m
Mürettebat 2; pilot, silahçı (aynı zaman yardımcı pilot)
Performans
Motor
2× LHTEC-CTS800-2 turboşaft motoru , 946 kW (1,270 SBG) each
Hız 278 km/s (150 knots, 172 mph)
En Yüksek Kalkış Ağırlığı 5,100 kg (11,000 lb)
Menzil 560 km (300 nm, 350 mi)
Hizmet Tavanı 4,725 m (15,500 ft)
Güç/Ağırlık Oranı ?


Şu anki A-129 Silah Sistemleri

* 1x 20 mm-Gatling-Topu (üçnamlulu)
* 1xLucas Chin turret mounting a 12,7 mm machine-gun.
* 4x TOW (Tanksavar)
* 8x HOT(Tanksavar)
* 8XAIM-9 Sidewinder, Mistral veya FIM-92 Stinger (AAM)
* 38X Sura D 81mm rockets.
* 38X Snora 81mm rockets.
* 76X Hydra 70 rockets.

Kullanıldığı Muharebeler (A-129)

* Somali
* Angola
* Irak Savaşı
* Afganistan Savaşı

Kullanılacak(T-129) - Kullanan(A-129) Ülkeler


* Türkiye(51 adet sipariş-41 adet opsiyon)İtalya savunma bakanlığı Yeni anlaşmayı onaylarsa 4.3 milyar Dolarlık yeni 100 adet Atak Helikopteri T-129 olarak TAİ tesislerinde üretilip Türk Ordusuna katılacak.
* Vlag van Italië İtalya(60) (A-129)
 

onursuck

Daimi Üye
Türk Ordusu “nükleerde” bir adım önde

Irak lideri Saddam Hüseyin 1. Körfez Savaşı’nda kimyasal silahla misilleme yapacağı tehdidinde bulununca NATO’nun 5. maddesi kapsamında Türkiye’ye 5 bin 500 adet NBC (Nükleer Biyolojik Kimyasal) korumalı asker elbisesi gönderildi.




Hollanda’dan gelen kıyafetler, Güneydoğu’da tetikte bekleyen Mehmetçiklere giydirildi. Ancak korkunç gerçek, savaş tehlikesi geçtikten sonra ortaya çıktı. Türk askerinin Saddam’ın gazına karşı korunması için gönderilen elbiselerin son kullanım tarihi çoktan geçmişti bile. NBC uzmanı emekli bir komutanın verdiği bilgiye göre, Saddam’ın tehdidi gerçek olsaydı Mehmetçikler, 400 dolarlık elbise yüzünden tek kurşun atmadan şehit olacaktı.



Savunma Bakanlığı, o tarihten beri yabancıların tekelindeki hayat kurtaran elbiselerin üretim teknolojilerini geliştirmeye çalışırken, mühendis Erhan Doğudan, üniformaların içinde kimyasal gazları tutan ‘küresel karbon’ maddesini üretmeyi başardı. Tehlike anında iki dakikada kendi kendini imha edecek düzenekle korunan tesislerde, dünya savunma sanayiinin peşinden koştuğu kritik maddeyi üreten Doğudan, 150 bin Türk askerine nükleer savaş elbisesi giydirmeye hazırlanıyor. Böylece, Avrupa, ABD, Rusya ve İsrail orduları gibi Türk ordusu da nükleer savaşta sarin, VX, tabun, soman, hardal gibi kimyasallara karşı korunacak.



Karbonlu Türk ordusu düşmanların korkusu



2000 yılının 5 Ekim günü saatler 23.30’u gösterdiğinde; buhar saati 1.150 santigrat dereceyi işaret eden reaktörün öfkesi dinmişti. Pınarbaşı’ndaki fabrikadan bu sefer patlama sesi yerine sevinç çığlıkları yükseliyordu. İki yıl boyunca fabrikada yatan makine mühendisi Erhan Doğudan, sayısız deneyler sonunda ‘aktif karbon’u üretmeyi başarmıştı.



Kendini bilime adayan Türk mühendisin uykusuz gecelerden sonra gelen mutluluğu fazla uzun sürmedi. Finansal destek sağlayan ortağı, esrarengiz bir şekilde çekilince piyasa yabancı firmalara kaldı. Mali sıkıntılar nedeniyle iki yıl “yeraltında yaşayan” Doğudan, yeni bir ortak bulunca; bir adım daha ileri giderek; dünya savunma sanayiinin peşinden koştuğu ‘küresel aktif karbon’u üretmeyi başardı. Doğudan’ın kurduğu ENF Savunma Sistemleri isimli şirket, bir gecede dünya devlerine rakip oldu. Çünkü, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın ‘kritik madde’ tanımlamasına giren bu madde, tüm dünyada NBC (Nükleer, Biyolojik, Kimyasal) koruyucu elbiseleri üretim teknolojilerinin temelini oluşturuyor. Bu madde, bugüne kadar Türkiye’de üretilmediği için Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) birçok alanda olduğu gibi NBC korumalı elbise konusunda da hep dışa bağımlı kaldı. MKE’nin Ankara’daki Gaz Maskesi Fabrikası’nda üretilen gaz maskelerinin bile aktif karbonu dışarıdan geliyor.



Küresel aktif karbonu ürettikten sonra geriye pek bir şey kalmıyor. Tekstil fabrikalarındaki bildiğimiz laminasyon makineleri yeniden tasarlanarak modifiye ettiriliyor. Aktif karbon laminasyon makinesiyle askeri elbiselere entegre ediliyor. Daha sonra test aşamasına geçiliyor. Testler genellikle Hollanda’nın dünyaca ünlü TNO Test Merkezi’nde yapılıyor. Askeri üniformalar laboratuvarlarda sarin, VX, tabun, soman, hardal başta olmak üzere en tehlikeli sinir gazlarına maruz bırakılıyor. Üniformanın içindeki aktif karbon zehirli kimyasalların tamamını emerek vücuda ulaşmasını engelliyor. Zaten kimyasal silahın kullanımının öncelikli hedefi, elbiseden nüfuz ederek vücutta deri yoluyla etkili olmak. Bu nedenle laboratuvar ortamında her kimyasal maddeye duyarlı özellikte ayrı ayrı aktif karbon üretilerek üniformaya entegre ediliyor. Elbiselerin geçirgenlik oranları ve hangi birliğin üniformasının hangi kimyasallara dayanıklı olduğuna ilişkin bilgilerin düşmanın eline geçmemesi için büyük özen gösteriliyor. İran-Irak Savaşı’nda NBC korumalı elbisesi olmayan İranlı askerlerin hardal taarruzunu algılamayıp hardalı emmiş elbiseleri giymeye devam etmeleri ve uzun süre buharını solumaları nedeniyle korkunç ölümler meydana gelmişti.



Erhan Doğudan’ın verdiği bilgiye göre, ABD sadece Irak’taki askerler için dünya devi Alman OWR firmasından ayda 160 bin adet NBC korumalı elbise satın alıyor. Bu da elbise başına 500 dolardan 80 milyon dolar ediyor. Tankların, araçların, toplu yaşanan çadırların filtreleri hesaba katıldığında bu rakam 250-300 milyon dolara çıkıyor. Küresel amaçlı aktif karbon üretimi bu yüzden gizlilik dereceli projeler kapsamına giriyor. Üretimle ilgili bilgileri bilmesi gereken kişiler dışındakilere açıklanması veya verilmesi milli güvenlik ve ülke menfaatleri bakımından sakıncalı görülüyor. Bu nedenle tesiste bulunan gizlilik dereceli bilgi, belge, proje ve malzemenin fiziki güvenliklerinin sağlanması için, tesisin bulunduğu yer ve çevre şartları ile maruz kalabileceği dış ve iç tehditlere göre önlemler alınıyor. İzmir Aliağa’da NBC amaçlı aktif karbon üretilen tesis, roket saldırılarına dayanıklı malzemeden inşa edilmiş. İçinde sığınak bulunan fabrika, ele geçirilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı durumlarda iki dakikada kendi kendini imha edecek düzenekle korunuyor. Bakanlıktan ‘kişi güvenlik’ belgesi olmayanlar tesise giremiyor.



Karbon savaşları başlıyor



Aslında Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), ilk önce 2001 yılında “NBC Koruyucu Elbiseleri Üretim Teknolojilerinin” TÜBİTAK tarafından geliştirilmesine yöneldi. Ancak çalışmasının ihtiyacı karşılayamaması üzerine 20 Temmuz 2005 tarihinde Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel komutanlıklarının ihtiyacını karşılamak üzere toplam 142 bin 292 set NBC koruyucu elbisenin yurtiçinde tedariğine yönelik ihale açtı. 80 milyon dolardan açılış yapan yeni sektör için 13 firma başvurdu. Aralarında kimya devlerinin de bulunduğu 8 firma geri çekildi. Çünkü geriye kalan 5 firmadan sadece ENF ve Avrupa ve Amerikan ordusunu giydiren dünya devi Alman OWR firmasının küresel aktif karbonu bulunuyor. ABD ile İran arasında başlayan nükleer gerilimden sonra esen savaş rüzgarları nedeniyle aktif karbonun kilosu 80 centten 3 Euro’ya yükseldi. Bu alanda dünya devine kafa tutan ENF, aktif karbonu 40 cente mal ediyor. Maliyeti 25 cente kadar indirmeyi hedefleyen çılgın Türk Erhan Doğudan, dünya firmalarının milyar dolarlık pazarını tehdit ediyor. İstanbul’da NBC Okulu yakınlarında ve Ankara’da şube açan OWR, Türk ordusunu da müşteri listesine eklemek istiyor. Ancak SSM, dışa bağımlılığı bitirmek için kritik teknolojinin tamamen Türkiye’de bulunmasını istiyor. Birinci Körfez savaşı sırasında yaşanan NATO’nun NBC korumalı elbise skandalı yetkililerin bu konudaki kararlılığını artırmış gözüküyor. Yapılacak teknik ve güvenlik soruşturmasını aşarak ihaleyi alan firmaya, daha önceden SSM ile TÜBİTAK’ın işbirliğiyle gerçekleştirilen “NBC Koruyucu Elbiseleri Üretim Teknolojileri” projesine ait gizli bilgiler de teslim edilecek. Üstelik finansmanı Savunma Sanayii Müsteşarlığı Fonu'ndan karşılanacak. TSK’dan ekmekli bir NBC uzmanı komutanın verdiği bilgiye göre, Irak lideri Saddam Hüseyin kimyasal silahla misillemede bulunacağı tehdidinde bulununca NATO, Türk ordusu için 5 bin 500 adet NBC korumalı elbise gönderdi. Hollanda’daki depolardan gelen kıyafetler, Güneydoğu’da tetikte bekleyen Mehmetçiklere giydirildi. Daha sonra yapılan incelemede elbiselerin son kullanım tarihinin çoktan geçtiği ortaya çıktı. SSM, yakında sonuçlanacak ihale ile NBC korumalı elbise konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirecek. Büyüklüğü 300 milyon doları bulan yerli NBC sektörünün temelleri atılmış olacak.



32 patlamadan sağ kurtuldu



Dünyanın tanıdığı en vahşi element florun keşfi sırasında Knox, Niklesse, Layette başta olmak üzere çok sayıda bilim adamı hayatını kaybetti. Henri Moissan, 1886'da serbest floru elde etmeyi başardığını duyururken gözlerinden biri siyah bant ile kapatılmıştı. Bir buluş uğruna ölen bilim adamlarının arasında hiç Türk bulunmamasından yakınan Erhan Doğudan, aktif karbonu üretene kadar 32 patlamadan kurtuldu. Doğudan, ihaleyi kazanırsa elde edeceği parayla ayda en az bir buluş yapan Savunma Teknolojileri Enstitüsü kurmayı hlanlıyor.

kaynak: http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=133668&comments=all

Zaman / Turkuaz

M. Yaşar Durukan
 

onursuck

Daimi Üye
ABD'nin 90 atom bombası Türkiye'de.

ABD'nin 90 atom bombası Türkiye'de.



FRANKFURT (Cumhuriyet Bürosu)- Avrupa'dakonuşlu Amerikan nükleer füzelerinin sayısının bilinenin 3 katı olduğu ve Türkiye'de 90 adet füze bulunduğu bildirildi.


Amerikan araştırma kuruluşu Natural Recources Defense Council'in (NRCD) yaptığı bir araştırma, Avrupa'daki nükleer başlıklı Amerikan fiizelerinin sayısı,nm bilinenin en az üç katı dalıa fazla olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye'de 90 atom başlıklı fiize bulunurken Yunanistan'daki tüın atom silahlan ülke dışına çıkanldı. Türkiye 'deki atom silahlarının hedefleri ise Rusya, İran ve Suriye.


Soğuk savaşın sona ermesinden' sonra azaldığı tahmin edilen atom silahlarının, tam tersine tahmin edilenin üstünde olması şaşkınlık yarattı. Araştırma, Avrupa'da 480 nükleer başlıklı fiize bulunduğunu gösteriyor. Altı ülkede konuşlandınlan atom silahlarının, B-61 tipinin farklı modellerinden oluştuğu da araştırmada yer aldı. Amerikan üslerinde konuşlandırılan atom bombalarmm 1994 'ten bu yana azaltılmadığı da ortaya çıktı.Yalnızca Yunanistan'ın ülkedeki atom silahlarını 2001 'de ülke dışına çıkardığı belirtildi.

Rusya, Suriye, İran hedefte

NATO kaynaklarının, var olan atom silahlarının herhangi bir ülkeyi hedef almadığım öne sürmelerine karşılık, araştırma, silahların belirli hedeflere yöneldiğini ortaya koyuyor. Bu planlara göre, olası hedefler arasında Rusya, İran ve Suriye bulunuyor. Atom silahlarının pratik olarak kullamlmasının imkfuısız olduğunu belirten uzmanlar, silahların korkutma amacını taşıdığına dikkati çekiyorlar.


Rapora göre, 150 atom başlıklı füze ile Almanya başta geliyor. Almanya'yı 110 atom bombası ile ıngiltere ve 90' ar bombayla Türkiye ve İtalya izliyor. Atom silahı bulunduran ülkeler sıralamasında Türkiye'den sonra 20' şer bombayla Belçika ve Hollanda yer alıyor.

kaynak: http://gbulten.ssm.gov.tr/arsiv/2005/04/30/05.htm


bunun iyi bişi olup olmadıgı çelişkili olmakla birlikte söle bir yorum yapabilirim . eger bu bombalar içimizde ise bize saldırmaları bile gerekmez . zaten hastalıgı içimizde tasıyoruz ..


bu bomba nasıl bişi ..

B61, uranyum içeren bir ve 0.3, 1.5, 5, 10, 60, 80, veya 170 kiloton patlayıcı gücü olan Amerikan nükleer bombası'dir

B61



1963 yılında Los Alamos Ulusal Laboratuvarlarında New Mexico da dizayn edilmiş. İlk denemesi 1961 yılında yapılmış, çalışmalar sonucu 1968 yılında tamamen kullanıma hazır hale getirilmiştir.

B-1, B-2, B-52 ve FB-111 adlı stratejik bombardıman uçaklarında;F-100, F-104, F-16 , F-105, F-115 ve F-4 adlı savaş-bombardıman uçaklarında kullanılabilir.



Denizaltılar için telsiz istasyonu

Denizaltılarla iletişim imkanı sağlaması amacıyla inşa edilen 384 metre yüksekliğindeki telsiz istasyonu Aydın’da hizmete girdi. Telsiz istasyonu bin kilometre yarıçapındaki alanda Türk denizaltıları ile haberleşmeyi sağlıyor.

19 Mayıs— Denizaltılarla iletişim imkanı sağlaması amacıyla inşa edilen telsiz istasyonu Aydın’da hizmete girdi. Her biri 384 metre yüksekliğinde 2 antene sahip olan istasyon, teknolojisi bakımından Türkiye’nin ilk, dünyanın da sayılı istasyonlarından biri olarak gösteriliyor


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Didim’de inşa ettirilen Bafa VLF Denizaltı Cevapsız Yayın Telsiz İstasyonu, dün törenle hizmete girdi. İstasyonun 384 metre yüksekliğe sahip 2 anteninin, dünyada Eiffel Kulesi ve ABD’deki Empire States Building’ten yüksek olduğu belirtildi.
Törene, Aydın Valisi Muharrem Göktayoğlu, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Atilla Şenkul, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı temsilcileri katıldı
İstasyon, Doğu Akdeniz’den, Karadeniz, Ege ve Adriyatik denizine kadar bin kilometre yarıçapındaki alanda Türk denizaltılarına hizmet verecek.
Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Atilla Şenkul, istasyonun talep olursa NATO operasyonlarında da kullanılabileceğini söyledi.
Telsiz kulasenin Paris’teki Eiffel Kulesi ve New york’taki Empire States binasından daha yüksek olduğu bildirildi.

........................

bu antenlerin bulundugu yer hakkındaki bilgilerim ..

yapım fotoraflarını gördüm yerin yaklasık 500 m ile 1000 m arası denizin içinden denizaltıların girmesi için rampaları vardı .. bildigim kadarıyla diger ülkerin haberleşmeleride buradan yapılıyor ve bu hizmeti satıyoruz..
 
- Yönetici düzenlemesi: :

efruz

Banned
Arkadaşlar yakinen bildiğim bir kaç konuyu da ben ekleyim, tai firması boeing firmasının bir çok kritik parçasını üretip italyaya yolluyor, tümünü üretmek rantable olsa onu da üretecek teknoloji mevcut, roketsan K ve J modeli uzun menzilli füzeleri ve yakıtlarını kendi üretiyor sürekli denemeleri yapılıyor, aselsan mühendisleri, dışarı ile bağlantısı olmadan koordinat bilgisini süreklü güncelleyebiln INS cihazlarını kişisel kullanıma uygun geliştirmeye çalışıyorlar, Bittiğinde dünya ordularında tek olucak. ameriak sadece hava araçlarına koyabilmişti.
yine aselsan amerikan deniz piyadelerinin telsiz ihalesini kazandı üretip satıyoruz. burada anlatılması zor olacak ama emin olun türk savunma sanayi hiç kimseninkinden daha geri değil.
Allah bunu başlatan cesaret eden ve sürdürme cesareti gösterebilen idareci ve teknik adamlarımızdan razı olsun. BU konulardaki gelişmelerin kriptosu "neden olmasın" dır ve bunu ilk açan rahmetli Özal olmuştur. ben bu geçen 20 senede katedilen yola inanmıyor her gelişmeyi tüylerim diken diken yüreğim gurur dolu izliyorum. genç arkadaşlar asla kendinizi küçük görmeyin, herşeyi yaparsınız. unutmayın "neden olmasın"
 

ms-dos

Forum Kalfası
Abd her ürünü kendi tek başına yapacak kapasitededir fakat yapmaz .ünkü ticari bağların yanı sıra müttefikleri ile teknolaoji paylaşır.paylaşırki yanlız kalmasın.Paylaştığı teknolojide pek para etmez.Kendine 3000 uçak yapıyorsa f35 ten diğer ülkelerin hepsine 300-400 anca yapar veya izin verir.ben makinaları beğendim ama dikkan edin hep metal üstü kaba silah tasarımı.elektronik ve bilim teknik ince işçilik adına birşey yok yada az.İzcide ki silah öylemi olmalı ne işi var robottaki silahta dipçiğin?daha uygun tasarımlı entegre bir silah olmalıydı.Kobra helikobtere g3takmak gibi olmuş.
 

efruz

Banned
arkadaşlar fırtına obüsü tamamen türk yapımıdır ve dünya standartlarının üstündedir. msdos kardeşim atın bu "amerikanın dediği olur tribini üzerinizden" kimse o kadar büyük değil. fırtına dediğim obüsü tüüm dünya orduları bizden satın almaya hazır ve içinin tüm yazılımı ince işi de türk mühendislerinde yapıldı ve milli yazılım.
panter obüsü tamamen makina kimya üretimi ve ürdüne pakistana satışı tamamlandı. kendi ordumuzda fırtınadan geri bulduğpumuzdan üretimi durdduruldu. elbette neytin yapılıp neyin yapılmayacağı ekonomi gözetilerek idare ediliyor türkiye de amerika gibi yapıyor. bu son 20 yılda asıl değişen bu sektörün para kazanmaya devletin üstün yük olmak yerine döviz getirmeye başlamasıdır. bunu da katı devletçi ekonomi anlayışından serbest piyasa anlayışına geçmekle başardık . neyse böyle bir konuda siyaset yapmak istemem bu başarı kim ne düşünürse düşünsün ne fikirde olursa olsun bizim insanımızın başarıdır çünkü
 

YARGIC_42

Daimi Üye
çok araştırma yapmışsın eline sağlık güzel çalışma olmuş...
 

ms-dos

Forum Kalfası
Kara kolay arkadaşım yeterki havada başarı olsun.Bugün Türk ordusu amerikan ordusu ile boy ölçüşemeyeceği açıktır.Silahları karşılaştıramayız bile çünkü bizde karşılığı bile yok.Daha mühendislerimize sahip olamıyoruz.Elektrik demiyorum ben elektronik diyorum.Artık mekanikden dijitale geçme vakti geldi.Daha hızlı seri makineler yapma vaktidir.Ben bunları çok yakından takip ediyorum ve farkındayım.Senin dediğin obüsü kimler alıyor yazmışsın zaten.Ben bir avrupa ülkesi görmedim aralarında.Amerika yapar dedim yapar.Amerika bu kendimi kandırmam.Gelişmeler çok yavaş oradaki makinalar kaç senedir var yeni değil ki.Size iki örnek finlandiya ve isviçrenin yaptıklarına bakın.Adamlar kişisel ufacık tersanelerinde aile şirketlerinde silahlar gemiler yapıp büyük ülkelere satyor.amerikalı bir adam aır ship one diye uzay mekiği yapıp uzaya çıkan ilk sivil.Şimdide uzaya sefer yapmayı planlıyor,hemde günlük.bunu yapan adam küçük bir şirket sahibi fabrika değil.Sonra bizi amerika engelledi ne amerikası otokar koç holdingin en büyük yahudi destekçisi koç holdingdir.Sizde sevinin yüzde yüz diye.
 

mbasinca

Cool Üye
Göktürk ümüz varda onu attık mı uzaya sanki abdnin agzına bakıoz hala ULUSALCI bir hükümetin gelmesi lazım tamammen milletini düşünenen ama nerde Türkiyenin en iyi ihraç malı ordu
 

SoNiC__

Forum Ustası
Bi yerli Tank eksiğimiz vardı şükürler olsun onuda çözdük onuda üretmeye başlıcaz şuanda yüzdelik kısımda çoğu proje bize ait kendimiz üretiyoruz ama bazılarını t 129 gibi makinaların kullanım haklarını alıp kendimiz üretip geliştiriyoruz burdaki tek amaç taaruz helikopteri çok yönlü bi çalışmadır onu sıfırdan icvat etmek çok zaman ister burda zamandan kazanıyoruz iyide yapıyoruz. Bide duymuşsunuzdur yok f 16 ların kodları ABD de istediklerinde makiina yığınnıa dönüştürürler vbvb bunlar karalama kampanyasıdır.O kodlar çoktan çürümüştür bitmiştir bile